May 3, 2015

Böylece İştirak Ettik

1 Mayıs'a katılım bir hayli fazlaydı, en azından geçen seneye göre. Çocuklar bu dolarları hazırlamış, havaya atıverdiler, topladık.

Tren garının önünde üç kişi buluştuk, Sıhhıye'ye doğru yürürken dördüncümüzü de bulduk. Bir gruba girelim de öyle yürüyelim diyerek LGBTİ kortejine yanaştık, "Ay yaşlı kaldık ulan resmen herkesin yanında" diye dertlenirken bir anda çöküverdiler, derken meydana doğru koşturmaya başladılar. Biz çökemediğimiz gibi koşamadık da, havalarda uçuşan gökkuşağı bayraklarına bakakaldık arkalarından.

Bu "çök-kalk-koş" meselesine ezelden beri dahil olamıyorum, koşmaktan hoşlanan biri değilim. Neyse, Sıhhıye Köprüsü'nün altına kadar yürüyüp geçen gruplara bakmaya karar verdik. Geçenleri alkışladık, düdük çaldık filan. Açlıktan bayılacak hale geldim o arada, baktım CHPlilerin önünde bir simitçi abi yürüyor, atladım iki simit aldım, CHP kortejinden bir adam simitçiyi azarladı "Hadi dayı hadi! Çekil, çekil!" diye. Senin de işçi bayramın kutlu olsun asabi g.t, ne güzel insan iteliyorsun.

Herkes herkesi iyi kötü alkışladı ama HDPlilerin gördüğü ilgiyi başka kim gördü bilmiyorum, çılgınca bir destek aldılar bizim gibi kenarda bekleşenlerden. Biz de atlayıp aralarına girdik, meydana öylece girdik. Büyük ihtimalle en kalabalık gruptu zaten.

Saygı duruşuydu, marştı, halaydı derken çıkalım meydandan dedik. Polis barikatından geçerken polisin biri süzdü, süzdü, süzdü beni. "Aaa nooluyo yahu?" diye kafamı çevirdim, arkamdan da süzüyor hala. Ama görmeniz lazım, kaşlar çatık, bir ciddiyet, sanırsınız ki canlı bombayım, aslan polisimiz beni çat diye tespit etti kalabalığın içinde, öyle bakıyor adam. Edebimle önüme döndüm, kendimi attım barikatın diğer tarafına, arkadaşıma söyledim süzüldüğümü, o anda uyandık.


Meğer beni değil Ali İsmail'i süzüyormuş. Umarım gece rüyalarına da giriyordur.

(Tişörtü şuradan sipariş vermek mümkün, geliri Ali İsmail'in ailesinin kurduğu Alikev'e gidiyor. Güzelce paketleyip yolluyorlar, içinden bir de Ali İsmail'in lise defterlerinden bir sayfa çıkıyor, planlarından bahsediyor, yazmış güzel güzel yavrucuğum. Kargo sabah 8:30'da geldi, ben ağlamaktan kendime gelemedim o sabah.)

Güvenpark'a doğru yürürken yanımıza bir kadın yanaşıp "Demin polisleri konuşurken duydum, saldıracaklarmış, içerde arkadaşınız varsa haber verin" dedi. Gitmek de bilmedi bir türlü, bir şekilde savdık başımızdan. Bu, son 2 senedir başımıza gelen ilk acayiplik de değil, herhalde birimiz paratoner gibi çekiyoruz bu insanları, bilemiyorum.

Neyse işte, bunlar bunlar oldu, pek de bir şey olmadı, böylece kutladık bayramımızı. Güzel, kapalı bir hava var bugün, çıkıp bir tur atayım.

6 comments:

  1. fermina'm ben o yanaşan kadın olayını hiç anlamadım. iyi niyetli bir uyarı değil miydi diyorsun? başıma gelirse falan dikkatli olayım diye kuruldum ben kendi kendime çünkü.

    ReplyDelete
    Replies
    1. Ya valla biz de anlamadık. Miting alanından 15 dakika uzaklaşmışız, normal kalabalığa karışmışız? Herhalde benim tişörtten anladı. Valilikten izinli miting, neden saldırsın polis, zaten dağılıyordu millet? Bir yandan zerre güvenmiyorsun saldırmayacağına. Biz hakikaten hala alanda olan eşe dosta "Polis saldıracak" diye mesaj atsak, paniği düşün, dört yanı bariyerle çevrili el kadar alan orası.
      Neticede saldırmadı polis, hiçbir şey olmadı. Kadının yanlış duyduğunu düşünmek istiyorum, öbür türlü iyice tuhaflaşıyor :)

      Delete
  2. aaaa resmen yol göstericim oldunuz sevgili fermina daza, ben de alacağım tişörtten ve ajandadan.
    sevgililer.

    ReplyDelete
    Replies
    1. Alınız şenaycığım, tişörtlerin bedenleri normel, yani larcı larç, midyumu midyum. Biraz futbol forması gibi kumaşı. Yıkayıp astım dolaba, insanın kalbi kaldırmıyor.

      Delete
  3. Tişört çok güzelmiş.

    ReplyDelete
    Replies
    1. Güzel hakikaten. Çeşitli şekillerde güzel, acıklı, giymesi zormuş bir de.

      Delete