June 26, 2015

Bir Yerlerde Aşk Kazandı

Birisi bu çok asi anarşist arkadaşlara evliliğin devlet önünde öpüşmekten haz almak değil, devlet önünde ve yasalar nezdinde hak sahibi olmak, görünür olmak falan olduğunu anlatabilir mi? Ben pasif-agresifim, twitter'da insanlara cevap yazınca ayaklarım büzülüyor.

Hele bizimki gibi ezik büzük bir memlekette oturup da bu kadar büyük bir eşitlik adımına burun kıvırmak gerçekten çok tuhaf. Millet resmi olarak eşcinsel aşkı "dolaptan çıkardı", bizde "öğğ evlilik boktan bişiiii".

İstemeyen evlenmez, isteyen davullu zurnalı evlenir, heteroseksüel insanlar olarak böyle bir seçme lüksümüz var. Neden herkes aynı lükse sahip olmasın? Evliliği "devlete sevgi onaylatmak" olarak tanımlamak için kaç yaşların atarında kalmış olmak lazım? 13? 15?

Madem bu kadar heyecanlısınız, yakın bütün köprüleri devletle? Ev mi satın alıyorsun mesela, tapuda onaylattırma o işlemi. Tapu falan, mal gibi, ne o öyle. Barınma hakkımız var, pardon, hakkımıs var, seviniyos. Ama maalesef şehirlerde yaşıyos tatlı qıs. İşin içine dünya kadar para girince herkes tapu dairelerinde birer kaplan gibi evrak peşinde koşuyor.

Heteroseksüel olduğumuz için devlet tarafından onaylı evliliğimiz kapsamında mesela barbar kocam bana kazık atsa, avukat tutar mahkemeye giderim, hakkımı ararım, yasal olarak partneriz. Evcil birlikteliğimizin bir noktasında ölsem, bana ait her şey ona kalır, dımdızlak ortada kalmaz, cenazemi kaldırır, yasal olarak partneriz.

Partner olduğumuzu kimseden saklamak zorunda değiliz. Kimse saklamak zorunda kalmasın diye yasalaşıyor dünyanın sağında solunda eşcinsel evlilikler.

Gideyim biraz daha pide yiyeyim peynirle. Ne acayibiz, devamlı fikir belirtiyoruz ve hiç yorulmuyoruz ve çok eminiz ve ne çok konuşuyoruz yarabbi.

18 comments:

  1. Ben artık takmıyorum bu çok anarşistim tavırlarına, bu arada esas olanın eşcinsellerin artık seçme hakkı kazanmalarının olduğunu bile anlamıyorlar
    9 kişilik Supreme Court'un 3'ü kadın 6'sı erkek. Kadınların hepsi evet oyu vermiş erkeklerden sadece 2's. Kadınların önemini bir kere daha gördük. Bizde de TBMM'nin yarısı kadın olsa bazı konuları çok daha rahat konuşuruz.

    ReplyDelete
    Replies
    1. Ay öyleymiş evet Supreme Court, ben de yeni okudum. Tam tersi karar da çıkabilirmiş, ucu ucuna resmen. Hala çok zorlu bir mücadele bu ama olsun, ne kadar normalleşse o kadar iyi.
      Ya senin dediğini okuyunca hemen hak verdim, her yerde daha çok kadın olsa hayat biraz düzelir diye. Sonra da aklıma bazı eski dönem kadın vekiller geldi, silah kolleksiyonu olan falan. Eşitlik konusunda korkunç laflar eden Birgül Ayman Güler vardı. Gerçi CHP temizledi sanırım bu tür isimleri. Neyse yani, bazı kadınlar da beni çok ürkütüyor :)

      Delete
  2. evet aslında sorun memleketin durumu , zira resmi nikah bizim ülkemizde -özellikle haklar bakımından- şart. Ne ki bazı ülkelerde birlikte yaşamak bile bu haklara sahip olmak için yetiyor, o mertebeye gelebilir miyiz , zor.

    ReplyDelete
    Replies
    1. Ay tabii, doğru diyorsun, İngiltere'de filan nikaha mikaha bakmadan ortak haklar var. Ama onlar da çok mücadele verdi, her kesim uğraştı hakları için. Biz geriden gidiyoruz bir hayli, haklısın.
      Direnmek lazım, birarada durmak lazım, hep konuşmak lazım, belki bir gün değişir hayat, kimbilir :)

      Delete
  3. Bu, çok affedersiniz "mevzuya götüyle bakıp yorumlayan" insancıklar o kadar çoklar ki ve dediğiniz gibi o kadar yorulmadan, usanmadan fikir beyan ediyorlar ki, ben artık bunun sevgisizlikten ve mutsuzluktan olduguna emin oldum. Dünyayı, binlere hayatı değiştirecek bir karar için, evlilik kurumuna bok atan bir yorum yapmak, konuya nasıl bir açıdan bakmaktır anlayamıyorum ben.
    Her ne kadar hayli geriden de gidiyor olsak, ben umutluyum ve dünyanın değişmesine, böyle güzel gelişmelere tanık olabildiğimiz için şanslıyız diye düşünüyorum :)

    ReplyDelete
    Replies
    1. Ya evet di mi? Görüyorum şimdi twitter'da falan, 70 yaş civarı evlenmeye koşan çiftler var Amerika'da, hem inanılmaz hüzünlü hem de içimden şeref turu atmak geliyor. Kime ne yahu? Birarada koca bir ömür geçirmişler, istemişler demek ki hep evlenmeyi.
      Ben de sinir oluyorum çeşitli kurumlara, sırf kan vermeye gimeye üşendiğimiz için 6 ay sürdü nikah başvurusunu tamamlamamız :) Kurumlarda huzur bulan biri değilim ama evde huzur buluyorum. Mutsuz bu insanlar herhalde, haklısınız, bir kısmı da tweet atmazsa rahat edemiyor gibime geliyor. Kompüteri kapatıp çıkıyorum şimdi evden, içimi darlıyorlar yemin ederim.

      Delete
  4. Düşünsene adamla birlikte yaşıyorsun senelerdir. Sonra bir kaza geçiriyor, birinci dereceden yakını olmadığın için hiçbir şey yapamıyorsun. Çoğu yerde ziyaretçi olarak kabul etmeleri bile doktorun inisiyatifine bağlı. Evlenmeyip ne yapacaksın? Ha, bazı Avrupa ülkelerinde "registered partner" diye bir uygulama var ama önce bi evlilik gelsin, ondan sonra o da gelir...

    ReplyDelete
    Replies
    1. Tabii ya, eşcinsel çiftlerin yüzde kaçı ailelerine açık acaba? Böyle acil durumları var hayatın, hastalık var, o var, bu var. Evliliğin içinde daralınca boşanmak mümkün, tek tip bir şey de değil ki yahu bu evlilik kurumu, herkesinki başka türlü. Vallahi anlamıyorum.
      Registered partnerlik bizde olaydı girerdik, o kadar sevmemiştim ki evliliğin o havaleli hazırlık aşamasını öff. Ama evet yani, önce herkese evlilik hakkı, sonra istemeyene registered partnership.

      Delete
  5. Olmaya devlet cihanda. Devlet eliyle yasalaşan herşeyden huylanıyorum. Muhalefet değil paranoya. Hele bir politikacı love ve wins fiilini aynı anda kullanıyorsa yemezler diyesim geliyo. Öyle bi paranoya :) çünkü bu bildiğim aşksa kaybetmekle yan yana duruyor. Hak adalet eşitlik demokrasi... Kafam çok karşık. Bütün çemkirecekleri göze alarak love hurts diyorum.

    ReplyDelete
    Replies
    1. Devlet elinden başka neyle yasalaşıyor ayol bu işler? :D Bir yandan çok katılıyorum sana, Amerika'da her şeyi "havalı video klipler" gibi kurguluyorlarmış gibime geliyor benim de, görsel bir memleket.
      Love hurts tabii ki, aşk insanı zavallı ediyor çoğu zaman. Ama önce kadınları mı erkekleri mi sevdiğine bakmadan herkesin evlenmeye hakkı olsun bir, ondan sonra evlilik kurumunu parça pinçik ederiz :)

      Delete
  6. Hoppaaaaaa.

    Yasal güvence denen şeyden bihaber insanlar. Dediğin gibi madem o kadar ütopyacıyız, filmdeki çocuk gibi eşyaları toplasınlar (tweet de atamayacaklar şimdi ://) dağa bayıra yerleşsinler. Avlanarak, ırmaklardan su toplayarak yaşamaya baksınlar. İki gün sonra "dovlot bobo" diyerek soluğu tapu dairesinde alırlar.

    Millet yırtınıyor bu ülkede, kadınlar yasal güvencede olsunlar, dini nikah gibi kağıt üstünde bir geçerliliği olmayan yollarla mağduriyet yaşanmasın deniyor, bizdeki Lemon'lar (John Lennon) ne yapıyor.. Bilemiyorum ya, ülkenin sağcısı da solcusu da bence fabrika ayarlarına dönmeli. Yani şunu gördükten sonra hayvan haklarıymış, kediymiş, çevreymiş, lgbtiymiş,.. Uzay gemisi yapmak kadar hayal sanırım. Çok yolumuz var daha.

    ReplyDelete
    Replies
    1. Ay dökülüyor memleket valla, çok fena. Dün bütün günü "Biri gelip benim köpeğimi pompalı tüfekle vursa naaparım?" diye düşünerek geçirdim, düşüne düşüne o tüfekli adamdan bir farkım kalmadı. Herhalde hepimize sirayet ediyor bu korkunç hisler.
      Ya evet bak, iyi bir analoji bu, madem evlilik bok gibi bir şey neden imam nikahına karşı çıkıyoruz? Hem evlilik gibi hem de değil, allah katında evlisin ama devletin haberi yok. Devletin bizim iyiliğimizi düşündüğünü zannetmiyorum, umrunda değiliz hatta, o yüzden iş başa düşüyor. Ne kadar hak hukuk kırıntısı kaldıysa hepsine sahip olmak zorundayım.
      Birer tüfek alıp dağlara yerleşmediğimiz sürece hayat böyle bir şey. Ay bak gene tüfek müfek, nasıl buralara geliyorum anlamıyorum, oyh :/

      Delete
  7. Özellikle son 3-4 yazıdır yorum yazasım var bi heyecan:, kısmet olmadı.. Ne güzel insansın, gerçekten:)

    ReplyDelete
    Replies
    1. Ay yaaa çok teşekkür ederim, yazıyorum yazıyorum, sonra okuyunca o kadar da emin olamıyorum bir türlü kendimden. Bir kendine güvensize destek oldun, vallahi sevaptır :D

      Delete
  8. ay ne demek emin olamamak mina çok özledim seni ben. muck cağnımın içü

    ReplyDelete
    Replies
    1. Sinirle yazıyorum, sonra emin olamıyorum :) Ben de seni çok özledim, yazmıyosun da hiç, niya yazmıyosun?

      Delete
  9. ben de çok özledim yazılarını.
    arkadaşlara sadece ay götüm demek istiyorum ya...

    ReplyDelete
    Replies
    1. Al bak, Ferdi Özbeğen sevgilisiyle evlenemediği için evlat edinmiş, demek ki lazım bazen yasalar masalar. (Yazdıktan 10 gün sonra hala konuyla itişiyorum.)
      Ne zaman bitecek bu kaplumbağa stajı? Sana mektup yolladım, varacak mı çok endişeliyim.

      Delete