May 6, 2016

(20) - (25) Koşarak Şalanj

Çekçek bulamadım, zaten derdimi de çok zor anlattım. Köfter deyince uyandı bir stand sahibi, "Ankaralılar yemez onu" dedi. Sonra da neden köftere çekçek dediğimi merak etti, bazen ağzımı açmak çok zor geliyor, adam kelimenin dilbilimsel kökenlerine inerken kaçtık standın önünden. Zaten çok az stand vardı, hiç öyle beklediğim gibi üzerime tulum peynirleri, ne bileyim Çorum leblebileri filan yağmadı.

Şalanjı da rezil ettim o arada, ben biraz deBraZyondayım galiba. Şuraya yazmak en sevdiğim şeydi, bu aralar çok zorlanıyorum. Döndüm baktım, bok gibi de cevaplar vermişim zaten. Neyse, kaldığım yerden şaapıyım.

20. soru diyor ki nereye gitmek isterim, nerede yaşamak isterim; gitmek istediğim yerleri 26. güne saklayayım, bugüne kadar gittiğim yerlerin çoğunda yaşamak istedim.

Hep alıcı gözle bakıyorum, insanların evlerine bakıyorum, boş arazilere filan bakıyorum gözlerimi kısıp. Hayal kuruyorum, nasıl olurdu burada yaşamak diye. Bazen hiç gitmediğim yerleri de gugıllayıp fotoğraflara bakarak aynı şeyi yapıyorum. Galiba ilk defa Urfa'da başladı bu, o avlulu taş evleri görünce aklımı kaçırmıştım.


Kim istemez taş evi olsun, avlusunda turunç ağacı da olsun. Çok şükür bunlardan birinde kalmışlığım var; avluya yer yatağı yaptım, dama yatak yaptım, yıldızların altında uyudum. Bunlar oldu hep.

Bir yere gideceğimiz yok, bari daha az betonlu, daha çok ağaçlı bir yer olsun. Google map'ten yer beğeniyoruz bu aralar, en son şurayı beğendik.


21 için güldüren 5 söz öbeği yazmak lazımmış. Aile içinde kullandıklarımızdan bir demet seçtim, dörtte kaldım.

"Gör götüm yolları", bütün gün yollarda koşturup da hiçbir işi halledememek.
"Yecüc mecüc", her türden insanın içinde olduğu sıkışık ve kalabalık yerleri tarif ederken. "Kızılay'a indik, yecüc mecüc dolmuş her yere".
"Orada helaaaa, burada maşrapaaa, burada götüüüüm", küçük ve dağınık bir mekan, o mekanda zor durumda kalmak. Bunun hikayesi İstanbul'un dehşetli susuzluk çektiği günlere dayanıyor, insanların yıkanabilmek için İzmit'e filan gittiği bir dönem. Bir aile dostumuzun tuvaletteki isyanı aslında; her türlü kabın içine su biriktirilmiş, o kaplar ve kovalar banyonun her tarafına dizilmiş, oradan alıp buraya aktarıyorsun, türlü cambazlıkla işini hallediyorsun.
"Şafaka", dandik bir şeyi çok güzel sanmak, küçük bir şeye gereğinden fazla değer vermek. Annemlerin bir arkadaşının kızının mikroskobik kağıtlara çizdiği resimleri biricik kocişkosuna "Şafak'a" yazarak ithaf etmesi üzerine sözlüğe girmiş. Ben sonradan dahil oldum, ne kızı ne Şafaka'yı tanıyorum. Cümle içinde kullanayım; "Ay bu kadın da bıkmadı bu şafakalardan".

22, sahip olduğum en kıymetli şey hayat. Kimse benim öğrendiğim gibi öğrenmesin bunu ama onun da bir sonu var, nefes alabildikçe de umut var. Başka bir şey lazım değil.

23, yaparken heyecan duyduğum bir yığın ufak ve manasız iş var. Kartpostal yazmak, konserlere gitmek, müze gezmek. Şuraya banci camping filan yazamadığım için büzüldüm şu anda, hiç öyle biri değilim. En son bir Caravaggio resminin önünde dururken heyecandan ağlamıştım.

24, şu anda şunu okuyorum ve beğeniyorum:


Patti Smith'in M Treni'ni okudum, ne zamandır bu kadar ilham verici bir şey okumamıştım. Patti Smith'in kaybettiği kocasının gömleklerinden tutun da insanlığı bir arada tutan o şey ne ise onunla, çayla silinen masalarla, şiirlerle, bir paltoyla, etrafını saran her şeyle olan o sade ama tutkulu ilişkisi beni çok etkiledi.

25, bir favori Disney karakterim yok. Küçükken ne varsa seyrederdim ama pek öyle bir çocuk değildim, şöyle bir çocuktum:


Disney prenseslerinden ziyade arka bahçede doğuran kedilere, arada bir uğrayan kahverengi bahçe yılanına, Mister No'ya ve Zagor'a, bu tür ota boka merakım vardı. Sonraları aklım erince okudum biraz, Walt Disney çok sevimsiz bir adammış, bu kadar endüstriyel hale gelmiş olması da tuhafıma gidiyor. O Disneyland falan üstüme üstüme geliyor benim. Bambi'yi de ağlaya ağlaya seyrederdim zaten, ne anladım ben bu işten. Fotoğraftaki Kıymet Teyzem, en süper teyzeydi.

İyi bari, yetiştim herkese. Yarın ziyaret etmek istediğim, birbiriyle hiç alakası olmayan 10 yer listemle karşınızdayım.

14 comments:

  1. "Caravaggio resminin önünde dururken heyecandan ağlamıştım." :D Nalet adam. Hepimizin ayarlarıyla oynuyor..

    Ya neden böyle oldu bilmiyorum, şalanj bir haftadır herkeste yalpalamaya başladı. Havadan olabilir. Daha bu sabah iki sayfada daha aynısını okudum; şalanj yalan oldu şeklinde :)

    ReplyDelete
    Replies
    1. Ay hakikaten ya, böyle toptan yapınca da aynı şey olmuyor, teker teker daha güzel.Son 5'i usulüne uygun yaparım umarım :)
      Hava da güzel aslında, tam evde bir şeyler yapmalık hava. (Ha soracaksın ne yaptın diye, taş üstüne taş koymadım sabahtan beri.)
      Şunu gördün mü? http://www.theguardian.com/artanddesign/2016/apr/12/lost-caravaggio-causes-rift-in-art-world
      Hemen üstüne de şunu okudum, adamın söylediklerine aklım yattı. http://www.theguardian.com/artanddesign/jonathanjonesblog/2016/apr/13/caravaggio-in-tolouse-attic-looks-like-a-fake

      Delete
  2. Götlü deyimlere bayıldım. "Özellikle gör götüm yolları" tastamam benlik. Koştur koştur ama en sonunda hiçbir işi bitirme.
    Yecüc mecüc: ecüş bücüş olarak biliyorum ben onu. "Küçücük arabaya ecüş bücüş sığdık." Aynı kökenden geliyor olmalı :D Dilbilimsel kökenlerine ineyim mi ha? Aahahahaa
    Taşlı avlulu evlerde gözüm yok ama Urfa'da bir damda yıldızların altında uyumak ölmeden önce yapılması gereken şeyler listeme üst sıralardan girer.
    Bu arada teyzene çok benziyormuşsun. O da çok güzel bir kadınmış.

    ReplyDelete
    Replies
    1. Yaa teşekkür ederim, teyzem çok güzel kadındı hakikaten.
      Urfa'nın yıldızları da eskisi kadar parlak değil, şehrin ışıkları artmış. Ama biraz şehir dışına çıksak parlak bir battaniye gibidir hala, eminim.
      Lütfen inelim her şeylerin dilbilimsel kökenlerine ahahhahha :D
      Ay gör götüm yolları resmen bir aile laneti, o kadar sık geliyor ki hepimizin başına. Demek buradan da ortak noktamız varmış :)

      Delete
  3. o sözün tamamı "gör götüm yolları, iç soğuk suları" :D
    Çenebaz

    ReplyDelete
    Replies
    1. Tamamı daha güzelmiş :)
      Çenebaz kim?

      Delete
  4. M Treni okumak istiyorum.

    Ne tatlı bir kız çocuğusun.

    ReplyDelete
    Replies
    1. Oku, bana beğenirsin gibi geliyor. Yani senin yazdıklarından çıkardığım, öyle bir his.
      Oğlan çocuğu tarafı baskınca bir kız çocuğuymuşum, kısmet :)

      Delete
  5. Kartpostal yazmakta heyecalandirmiyor sanki seni son zamanlarda.. aylar oldu kart almayali.. Evet, bu bir sitemdir!!! :))

    ReplyDelete
    Replies
    1. Ay oldu aylar, farkındayım. Yazdım oraya kartpostal, konser, müze diye ama hakikaten onlar da heyecanlandırmıyor. İçim geçik :) Ayırdım kenara sana yollayacağım kartı, bu hafta başaracakmışım gibi bir his var içimde :)

      Delete
  6. girme debrazyona falan, hatta biz gelemedik bari sen çık gel.

    ReplyDelete
    Replies
    1. Offfff allahım, vallahi bazı günler niye yataktan çıkıyorum bilmiyorum. Niye İstanbul'da yaşıyorsunuz ühüühüühüüh :/

      Delete
  7. ne kayalığıysa orası hemen gidip yerleşelim, salopetini sevdiğim! <3

    ReplyDelete
    Replies
    1. Gargur Kayalığı galiba, bence ismi de güzel :D Yazın keşif yaparız madem, çiğdemimizi alıp.

      Delete