September 13, 2016

Beni Amelie Ettiler, Koko'yu da Dövdüler

Offf berbere gittim, gitmez olaydım. Çok güzel kesti kahküllerimi, "Çok az kısaltır mısınız?" dedim, gözümü açtığımda Amelie olmuştum. Bu pozitif kelebek bayat ekmek kızla da hiçbir ortak noktamız olmadığından iyice mutsuz oldum. Kendimi seramik bahçe cücelerini kaldırıma çarpıp kırarken filan hayal ettim.

Saçlarım kısa kesilince havaya dikiliyor benim, her banyodan sonra bu gerizekalı kahkülleri alnıma yapıştırmak için fön çekiyorum. Alnım yandı fönden. Zaten suratsızım, iyice çerçeveledi suratımı bu saçlar; "Lütfen boksuratıma bakın, ama iyice bakın, uzun uzun bakın" diye bağırsam bu kadar dikkat çekemezdim.

Berberin de dehşet verici bir rahatlıkla belirttiği gibi, uzar. Uzayana kadar söylenmeye devam edeceğim. Çünkü berberden aynen şöyle çıkmak istiyorum:


Çıkamayınca bozuluyorum. 5 sezon Rupaul's Drag Race seyrettim, rüyalarımda görüyorum. 3 sezon daha var, bitince ne yapacağım bilmiyorum. Bir yandan drag queenlere baktıkça kendimden utandım, kalkıp oje filan sürdüm, gidip makyaj malzemesi almaya kalktım. Günde 5 saat peruk-tül-payet-pırıltı-çatal dil seyrettikten sonra Yunus Market'e gidip kendi halinde Ankaralı teyzeler ve amcalarla patates soğan almak biraz ruhumu öldürdü. Ama Rupaul, aylavyu. Ben ergenken Blue Jean dergisi çıkartmalarını verirdi, bugün 55 yaşında, senden güzeli yok yemin ederim.

Evimizin tadilatı tabii ki bitmedi, dün gidip baktık. Buzdolabımız terasta açık havada duruyor, mahzun, boynu bükük. Bütün muslukları sökmüşler, çiçekleri sulamak için su ararken bulduğum bir vanayı çevirdim, yüzüme tazyikli bir doğal gaz şelalesi çarptı. Bir yığın molozu da ön bahçeye yığıp tüymüşler, bayramı molozla geçirmek zorunda kalan komşularımdan özür diliyorum. Size moloz manzarası, bana dünya güzeli çift kapılı buzdolabımın hava koşullarıyla imtihanı. Girdik bir kere bu işe.

Kurban bayramı vesilesiyle kayınvalideme gittik, dönerken kaldırımda inek kafası gördüm. Kaldırımda inek kafası. 2000'ler için uçan arabalar, Mars'ta koloniler filan hayal ederken geldiğimiz kaldığımız yer çok acıklı. "3541 acemi kasap, kurban keserken hastanelik oldu. 2 kişi öldü" haberlerini okumadan geçtim biraz önce, yapamayacağım.

Bunlar dışında günlerim köpenklerin emrine amade geçiyor. Kudi'nin inatla iki günde bir kaka yapması, iki günde bir yapmaya kalkınca da dakikalarca çömelip havalara bakarak beklemesi hayatımın önemli bir bölümünü işgal ediyor. Yeri gelmişken Koko'nun bir sokak kedisinden dayak yediğini, attığı çığlığın mahalleyi ayağa kaldırdığını, dayağın akabinde koşarak eve kaçtığını, apartman kapısından içeri giremeyince biraz daha ağladığını da yazmam gerekiyor. (Bilmeyenlere not: Koko nam köpeğimiz 45 kiloluk bir doberman maalesef)

Gündüz bozkır sıcağı ensemize ensemize vurdu, şimdi de gök gürlüyor kuru kuru. Ama lütfen kuru kuru gürlesin, zira buzdolabım, biliyorsunuz. Gideyim yatayım, yarın yine bayram, ayrıca Kudi'nin kaka günü, sokaklarda uzun uzun havalara bakacağız.

8 comments:

  1. RuPaul bu yıl en iyi sunucu Emmyi ödülünü aldı. :)

    ReplyDelete
    Replies
    1. Oha çok sevindim! Rupaul dururken bunca zaman başkalarına vermiş olmaları hata :) No tea, no shade :)

      Delete
  2. Kudi'de işe yarar mı bilmiyorum ama aynı psikolojiye sahip 3'lük bir hatun var evde, ona rüşvet teklif ediyorum ben (en azından umutla bakarsın göklere diye..) Tadilat işi insanı süründürmeden ve yapana tehdit dolu cığlıklar atmadan bitmez, bitemeeez.. Kolay gelsin :)

    ReplyDelete
    Replies
    1. Biraz hindistan cevizi yağı deneyeyim, rüşvet kabilinden, bakalım noolcak. Dün gece yağdı yağmur, buzdolabı da Schrödinger'in kedisi oldu, ben gidip bakana kadar hem içerde hem dışarda offff :)

      Delete
  3. Ben başta kediden dayak yiyen Koko'yu kınıyorum, kalıbından utansın. O öküz gövdedede bir kelebek ruhu taşıdığı belliydi zaten. Tadilat bitince savunma sanatları kurslarına yazdır onu. Artık kick-box mu olur, sadece boks mu olur, judo mu olur, aikido mu olur, hangisi ucuzsa.
    Ne senin tadilat bitti ne benim manto dikildi. Bu yıl hangi köşeden sınandığımızı şaşırdık. Ayol bir saçak altı yok mu buzdolabını yağmurdan koruyacak, yazık arkadaşa.
    Çok şükür bu yıl ne koyun, ne dana, ne de kanlı kesim gördüm, et getiren de olmadı. TV'ye de bakmadım. Zaten bayram gelmiş neyime, tatilse bana hep tatil, bitsin gitsin çabucak.
    Öptüm kaçtı, cuma yolcuyuz bir aksilik çıkmazsa...

    ReplyDelete
    Replies
    1. Var içinde bir kelebek ruhu hakikaten, ben judoya yazdırırım, bu kaçıp ikebana kursuna gider.
      Bitmeyor işler, evime dönmek istiyorum artık, içim büzüldü. Ay yaz bitti ayol, dönme zamanınız gelmiş sizin, mektup yazayım bari şimdiden.

      Delete
    2. Yaz kız valla mektup yaz iyi geliyor, taahhütlü yolla ama, parasını ben vereyim, yoksa kayboluyor, kaybediyor lanet postacı :) Zaten Tarık Akan da öldü, gençliğime ağlıyom sabah beri :(

      Delete
    3. Tamam ben şaaparım kaybolmayacak gibi. Aman ya valla çok üzüldüm, hepimizin gençliği o ağladığın.

      Delete