February 22, 2017

(5) Bir Anda Beliriyorum

Gereksiz bir yeteneğim var mı?
Olabilir.

Önce kardeşime sordum, almayı beklediğim cevabı aldım:


Panter/kaplan desenine, parlak renklere ve en son 1981'de bir altın gününde takılmış gibi duran küpelere olan merakımdan bahsediyor. En nefret ettiği ikiliyi bir araya getirdim hemen:


Bu meyil tabii, elim gidiyor böyle şeylere naapiyim? Sanırım gerçekten en gereksiz yeteneğim evin içinde hayalet gibi dolaşmam. Bunu barbar kocam daha iyi ifade ederdi, arkasında beni farkedince çığlık atıp sıçrıyor haftada iki üç kere.

Bilerek de yapmıyorum, geldiğimi duymuştur diye düşünüyorum her seferinde, duymuyormuş. Bu gereksiz yeteneğin gurusu annemdir aslında, ben de "Haaaiiiiyyyaaa!" sıçraya sıçraya büyüdüm çünkü.

Ne işe yarıyor bir anda belirmek? Hiçbir işe yaramıyor. Koko'yu mutfak tezgahlarını yalarken, Kudi'nin mamasını yerken filan yakalıyorum bazen, öyle bir faydası var. Koko da sıçrıyor beni farkedince, sanırım bu ailede anne-kız ilişkisinin temelini bir anda belirivermek oluşturuyor.

Ayh neyse, gidiyorum ben. Neredeyse iki saattir mahallenin üstünde helikopter dolanıyordu, aptal oldum oturduğum yerde tortortor. Kahve yapayım bari.

9 comments:

  1. Topuklu terlik giy, şu önünde ponponu olan, çeyizliklerden. Tıkırtını duyan gardını alır :)
    Aynı yetenekten kocamın da var. Ben odada otururken eve gelme, üstünü değişip duş alma, kahve yapma ve sonra hayalet gibi odaya süzülüp "Naber" deme kabiliyetine sahiptir ve ben en ufak bir ses bile duymam. Bazen kolumu uzatıyorum göğsüne doğru acaba hayalet mi, elim içinden geçer mi diye :)Kaç kere kalp krizi eşiğine gelmişliğim vardır, hele Denizli'de bir vakam var çok uzun, gelince anlatırım :)
    Fularına değil ama küpene bittim :)

    ReplyDelete
    Replies
    1. Ahhahha giyeyim hakikaten, demek çeyizin işinin bir anlamı varmış, ben bilememişim :D
      Ama işte bunlar hep ön hazırlık, önce ölürsem musallat olup ev hayatını burnundan getiricem, evlilik anlaşmasına dahil bu madde.
      Küpe, saçları at yelesi modeli bütün vatkalı kadınları konkene davet ediyor.

      Delete
  2. ayyy benim rahmetli babam gölge adamdı... gizli bi şey konuşulamazdı evde ne vakit nerden çıkıp neleri duymuş olabileceğini bilmek olasılıksızdı :D

    şimdi de pırçık öyle (kedim) patisine falan basıyorum bazen sessizce sokulduğu anlarda cıırklıyo tabi yazık

    ReplyDelete
    Replies
    1. Yaaa nur içinde yatsın. Ve hemen üstüne yatıyorum "gölge adam" sıfatının, böyle havalı bir tabir arıyordum kendime, çok iyi oldu :D
      Ben de köpeklere basıyorum bazen ama öyle estetik bir sessiz gelme değil tabii bunlarınki, hödük gibi yol kesiyorlar. Bir de karanlıkta göremiyorum ikisini de, öyle kazalar da oluyor.

      Delete
    2. ahahah köpek kısmısı da şahane ama ya.. saf saflar ya bi de
      yerimmmm

      Delete
  3. http://southpark.cc.com/clips/mpfg98/its-just-randy#source=473fef35-48a7-434c-afc6-207874c7f1a3:e821fc2e-4dc6-4775-b619-6094517d6fce&position=11&sort=playlist

    Ahahahaha :D İstemeden şunu hatırladım üzgünüm.

    ReplyDelete
  4. Gerçekten büyüyünce sana dönüşeceğime inanıyorum ve bu, içimi umutla dolduruyor. Ben de aynı şeyi Mert'e kaç kez yaşattım bilmiyorum, bazen "Cemile, ne olursun biraz ses çıkar yürürken" diyor. Ben de kasıtlı yapmıyorum, haldır huldur da yürüdüğüme inanıyorum.

    Leopar, kaplan, zebra desenleri benim de nefret ettiğim bir şey gerçekten ama, küpeyi beğendim. Biliyorsun, giyim anlayışım en en en az kokan şeyleri üzerimde toplamaktan ibaret.

    ReplyDelete
    Replies
    1. Ay hadi bakalım, ben senin kadar cesur değildim, o yüzden sen biraz farklı dönüşebilirsin. Merakla bekliyorum :) Leopar zaten 20'li yaşlar biterken girdi hayatıma, zebra desenini hala sevmiyorum. Küpeyi de galiba Ankara'ya ilk geldiğim dönem antika pazarından almıştım; onlarca ev değiştirdim, bir hırsızlık vakası yaşandı filan ama küpe kesinlikle kaybolmuyor. Herhalde birbirimize aidiz.

      Delete