October 4, 2017

Beşinci Gün / Ispanak Gene Kaldı Dolapta

Dün öğle yemeği yemeye okula gittim, Vicky beni hocaların yediği yere götürdü. (Fekültiy kılab yani.) Gerçekten de hep hocalar yemek yiyiyordu. Sonra da Mimarlık kantininden kahve aldık, bahçede oturduk biraz. Okul açılmış, her yer çocuk dolu. Şöyle gözümü kısıp baktım, bu sene 1999 doğumlular başladı galiba üniversiteye, aman yarabbi.

Kampüsü çok seviyorum, eski mavi servis otobüslerini ise daha da çok seviyorum.


Şu renklerde tişört yapsalar da alsak.

Dolmuşla döndüm eve. Yolda giderken müzik dinleyeyim dedim, baktım Spotify "Your Time Capsule" diye liste yapmış, çal der demez telefonumun ekranını bu tanıdık sima kapladı:


Zeki Beyciğim. Tabii taym kapsülün de gene yarısı benim dinlediğim şarkılar, yarısı barbar kocamınkilerden oluşuyor. Kaderime razı oldum dolmuşta.

Eve girerken posta kutusunda şunu buldum:


Ne güzel kart yahu, o kadar beğendim ki! Itır yollamış, Girit-Hanya'dan, ecnebiler Chania diyor. Aristoteles pulu var üstünde, Yunan pullarını da çok beğeniyorum.

Ispanak gene olmadı. Dolapta günlerdir sürünen patlıcanları ve kabakları harcayayım dedim, türlü gibi bir şey yaptım. Yanına da pilav. Ama kepekli pirinçten, bir ölçü pirinç ve yarım ölçü yeşil mercimek. Bunlara hep asgari miktarda zeytinyağı koyuyorum. Dün hiç ekmek yemedim.

Kardeşim bilgisayarında şu fotoğrafı bulmuş, dün yolladı:


Bir kucak dolusu puantiye. Evde hiç köpenk yokmuşçasına özledim Mara'yı.

Akşam bir tane kısa belgesel izledim, Amerikalıların silahlarla ilişkisi üzerine. Ne zamandır seyrettiğim en bunalım verici şeydi. Şuraya koyayım, belki merak eden olur:



Öyle içim büzülerek gidip yattım. Beşinci günü böyle tamamladım.

20 comments:

  1. Ay aklıma geldi yav, benim Arsuz çıkışlı Antakya kartım gelmedi di mi?

    ReplyDelete
    Replies
    1. Aaaa hakikaten! Gelmedi bana. Eline ulaşan olmuş mu ki başka?

      Delete
    2. Ay çocuklarınki üç günde ulaşmış, seninki sizin oralarda kayıp anlaşılan :) Halbukisi sana nazar değmesin diye gözlü mozaik almış idim, bazılarına nazar değiyor ya...

      Delete
    3. Bana en çok değiyor çünkü kartpostal koleksiyonumu kıskanıyor herkes. Beni de kıskanıyorlar ama yerimden pek kıpırdamadığım için nazarlar değemiyor. Bunlar hep fizik ve biyoloji bilimleri.

      Delete
  2. Ispanağı dipfirize mi atsan acaba? ;-))

    ReplyDelete
    Replies
    1. Ahhahhaha :D Attım attım, ikinci günün şafağında attım :) Ve hala bi rmiktar patlıcan ve kabak var dolapta, allahım hiç ev ekonomisi bilmiyorum :/

      Delete
  3. Başlığı görünce: "sadece hayal edersin" ahahahaha

    Ekmek yeme. Nisan'dan beri sanırım bir dilim yedim sadece. Onu da yazarım belki. Sağlıklı yaşam mambo jambolarına daldım.

    ReplyDelete
    Replies
    1. Ahhahha ayy ıspanak dev bir üzüntüye dönüştü :/
      Sabahları 1 ya da 2 küçük dilim yiyiyorum ekmek, ekşimaya, tam buğday filan. Ben de beyaz ekmek yemeyeli aylar oldu. Benim sağlıklı yeme çabasının en iyi getirisi bu oldu gibime geliyor, ekmek aramıyorum, bazı günler hiç yemiyorum, bazı günler işte az miktarda.
      Ay yazsana lütfen bunları, merak ediyorum. Kendi yemek programımla karşılaştırmak da istiyorum. Karbonhidratı tamamen mi kestin?

      Delete
    2. Sıfır ekmek (beyazı veya siyahı farketmiyor). Tamamen hayatımdan çıkardım böylece. Kahvaltıda onun yerine akşamdan kalan kurufasulye/barbunya/ıspanak/kabak tüketiyorum ve doyurucu oluyor oldukça. Domates+salatalık+sınırsız peynir. Zeytin kamyonlarca. Süt ve yanında sirke içiyorum mümkünse. Probiyotik sirke. Becerilirse evde yapmalı onu. Haftada 2-3 sabah da yumurta. Vegan düşmanı oldu diyet fakat çalışıyor.

      Ara öğün kesinlikle olmuyor. Direk öğlene geçip sınırsız bir sebze yiyorum. Miktarı önemsiz. Doyana kadar. 13-14 gibi bitiriyorum yemekçilik işini. Çok acıkırsam akşamları (18:00 son deadline) çerez. Kabuklu kavrulmamış fıstık favorim. Siyah ufak çekirdeklerden de yiyorum bazen. Kahve içiyorum. Sıfır karbonhidrat. Sıfır şekerli ürünler/şeker. Patates yok. Et ise haftada maksimum iki gün. Tercih etmediğimden öyle genellikle. Bilimsel bir neden sunamam :D Meyve 15:00'ten sonra asla yemiyorum. Ya sabah unutmazsam tüketiyorum ya öğlen. Bir adet ama meyve. Meyve olarak favorim çilek ve muz.

      Su içiyorum. Erkenden (zifiri karanlıkta :/) sabah sporu mecburen. Tempolu yürüyüş. Koşu değil. Dizlere zararlıymış. Bence yaptıklarım içinde en önemli olduğunu düşünyüm nokta kalori hesaplamıyorum. Zırt pırt tartıya çıkmıyorum. Öbür türlü ben rahat edemiyorum. Matematik problemiymiş gibi ne o yani. Zaten diyet yapmıyorum ben. Klişe tabir olacak ama yaşam şeklim biçimlendi. Tabii herkesin vücüdu farklı. Bünyesinin refleksleri de değişik. En iyisi doktora görünüp o çerçevede bir program oluşturması.

      Delete
    3. Bu çok disiplinli, ben bunu bir yandan uygular bir yandan da kaçmanın yollarını ararım, kendimi biliyorum :D Yani ortak noktalarımız var ama ben daha gevşek bir sistem izliyorum.
      İlk 3 ay filan kalori saydım, light yoğurt gibi gıdaları da tükettim çünkü başka türlü kendimi hizaya sokamazdım. Kalori sayınca yediklerimin farkına vardım, porsiyonları ayarladım. O arada paketli gıdayı, boku püsürü kestim.
      6 ayda 12 kilo verdim, yarı yolda bir yerde kalori saymayı bıraktım zaten, pek sık tartılmıyorum da artık.
      Arada sırada dışarıda yiyiyorum, tek tük tatlı yiyiyorum. İşte bir de geçen spora başladım, iyi geldi. Bende de bu sistem işe yaradı :)
      Geçenlerde ikram edilince Lipton ice tea içmeye kalktım, fenalık geçirdim. Böyle şeylere çok seviniyorum :)

      Delete
    4. ay ikinci kere okusam resmen kalori yakmış olucam! tebrik ediyorum ikinizi de bu dirayet ve sabrınızdan dolayı. keşke diyet listesi okuyup ya da fitness videosu falan izleyip kilo versek yhaaa!

      Delete
    5. Kız ben öyle başladım, başkalarının diyetlerine bakıp videolar izlereyek :D Ama o da ayrı bir cehennem çukuru çünkü mesela instagram'da yüzbin takipçili diyet hesapları var, "İşte öğle yemeğiiiim" diye 3 tane burgu makarna, yarım domates koyuyorlar. Ve hiçbiri doktor, diyetisyen filan da değil.
      Sen Birgül'ü dinle, önce bi doktora git. Birgül biliyo böyle şeyleri :)

      Delete
    6. kamuoyu açıklaması meğer bu yazı altında gelmiş. bira ve çerez tükettiğim sırada okumam hiç iyi olmadı :/ emekli arkadaşlarımla yürümeye devam edebilsem bence her şey düzelecek! :P

      Delete
    7. Ay ben de dün akşam favayı kızarmış ekmekle dürtüp dürtüp yedim :)
      Sen emeklileri organize et, mesela tai chi filan yapın sabahları plajda. Bilmedikleri bir şey göster onlara, grubun liderliğini ele geçir, kendini Çeşmealtı arşidüşesi ilan et. Sonra da gidip o neonlu evi işgal et, kendine kale yap orayı.

      Delete
  4. Kart çok çok çok güzelmiş, tişört fikrin harika! Ama eğer onlar bu renklerden tişört üretmeye meyilli değilse ben bize bu renklerden kazak örebilirim. Evet bunu yapabilirim Mina!

    ReplyDelete
    Replies
    1. Oha ne harika fikir yalnız kazak! Ay tam bir kazak örecek sabrın var mı peki? Binlerce ilmek? Olabilir mi bu?

      Delete
    2. Evet kalın iple gelişme kaydediyorum. Kendi kazagimi bitirip kolları falan birleştirmeyi öğrenince bu işe başlayacağım hemen. Bu kadar sabrım var ve daha iyi bir isim de yok

      Delete
    3. O zaman kendi kazağını bitirince buluşalım biz, ben yanımda otobüsün bi resmini getireyim, Kızılay'dan yün alalım. Sonra da bira içeriz.

      Delete
    4. ay sadece şu plan için ankara'ya atlayıp gelcem galiba!

      Delete