October 8, 2017

Dokuzuncu Gün / Pasta Yedik, Ekmek De Vardı

Kalkıp bir kahve içtim, koşarak mahallemizin pastanesine gidip pasta aldım, biraz da yiyecek bir şeyler. Eve döndüğümde barbar kocam kalkmıştı, son sürat sokuşturdum maytapları pastanın üstüne. Köpenklerle zıplayarak ve havlayarak kutladık doğum gününü.

Hediye olarak da sayısal loto kuponu verdim. Şimdi kontrol ettim, 3 bile tutturamamışız. Valla haydi bu sefer vaktim yoktu ama vaktim olduğunda da bilemiyorum ben bu adama ne alacağımı. Hafta içi gideyim de çorap, Iron Maiden tişörtü, asla kullanmayacağı el kremi filan alıp potburi yapayım.

Pastayı yedikten sonra sanayideki arabalarına bakmaya gitti. İki adet benle yaşıt arabası var, külüstür vaziyette satın almıştı. Boş vakitlerinde onlara parça sipariş veriyor, gidip ustalarla yarım ekmek ciğer yiyerek motorlara filan bakıyorlar. Galiba üç sene oldu bu araba işi başlayalı. Hedef arabaların bitmesi mi yoksa bu işin sonsuza kadar sürmesi mi, artık hiç emin değilim.

Barbar kocam gidince ben de bir avuç arkadaşımı telefonla arayıp yokladım, sonra annemi aradım, babam açtı. Telefon kesildi, bu sefer babamı aradım, annem açtı.

Meyhanelerde yer bulmak gibi dev bir sorun varmış, ben bilmiyormuşum. Ankaralılar cumartesileri meyhaneye gidiyormuş akın akın. Bahçesinde boş masa olan bir tanesini bulup yer ayırttık. Her şey pek hoştu, masalar, saksılar, arkada hafif bir müzik filan. Fakat mezelerde pek o kadar iş yoktu maalesef. Aç bir insanım ben, biraz bozuldum ama içime attım. Kızarmış ekmekleri övdüm boş durmayayım diye, ekmek güzel bir ekmekti.

Biz öyle otururken karanlıkların içinden Sevda çıkıp geldi, bir duble de o içti. Sonra kalkıp evlere dağıldık erkence bir saatte. Gecenin geri kalanını barbar kocamla evde müzik dinleyerek geçirdik. Ben zaman zaman kalkıp parkelerin üstünde kayarak dans ettim. Vanilla Ice'tan uyuz Creed'e, oradan tabii ki Journey'e filan uzanan korkunç bir müzik listesiydi, maruz kaldılarsa komşularımızdan çok özür diliyorum.

Yazımı dün gecenin menüsünden bir şarkıyla bitirerek gidiyorum. Neden bilmiyorum ama barbar kocam Iron Maiden'dan sonra çot diye bunu çalabiliyor ve çok mutlu olabiliyor. Ben de beğenmiyor değilim ama emin olamıyorum, gerçekten beğeniyor muyum yoksa evlilik müessesesi içinde bir an geldi ve pes mi ettim.

8 comments:

  1. Öyle tatlısınız ki mina <3 İyi ki doğmuş Şafak da <3

    ReplyDelete
  2. Bülent Ersoy Gotik mi olmuş ne? Sanat yönetmeni kesin metalci

    ReplyDelete
    Replies
    1. Ay kesin metalci evet! Sinirlerim bozuldu ahhahhahha :D

      Delete
  3. fakat Bülent kırmızı ruju da dekolteyi de hepimizden iyi taşımıyo mu ya! paranın doğru kullanılışı diye bir şey var gerçekten :))

    beyiniz iyi ki doğmuş. bir dahaki yaşına ceviz, erik, nar ağaçlarıynan girsin işallah maşallah. ^_^

    ReplyDelete
    Replies
    1. Ay taşıyor kadın, onumuzu yirmimizi cebinden çıkarır.
      Sabah spor salonunda ben bisikleti çevirdikçe döviz arttı, bir gözüm televizyonda ağlamaklı oldum. Kriz patlarsa baybay ceviz ağacı, elveda erik :/

      Delete
  4. AHAHAHAHAHAH GALİBA ÖLÜYORUM :D Yazıdan evvel şarkıyı görünce... Hiç beklemiyordum.

    https://img-s2.onedio.com/id-596753121a5ee5ea0eb3de3d/rev-0/w-635/f-jpg-gif-webp-webm-mp4/s-970e9112a67d1886efac8a0c4e0dc424d4194fb3.gif


    Meyhaneye gitmedim fakat bu fasıllara gitmek zor.

    ReplyDelete
    Replies
    1. Ay ne güzel yiyiverdi Bülent Hanım :D <3
      Ya şöyle bir korkunç durum var, birkaç tane mezeleri güzel meyhane var, Bestekar civarında. Fakat buralara dev kalabalık genç grupları geliyor, bir yerden sonra avaz avaz şarkılara filan eşlik ediyorlar masaların üstünde. Ben tahammül edemiyorum.
      Belki de en güzeli evde oturmaktır :)

      Delete