October 2, 2017

Üçüncü Gün / Aslında Bir De Künefe Yedim, Yazmaya Üşendim

Cumartesiler eğlencesini ve heyecanını yitirmiş olabilir ama pazar günlerinin sıkıntısına hiçbir şey olmadı, aynı şekilde duruyor. Niye bilmiyorum, bu yaşımda hala ödev yapmamışım ve temiz gömlek yok seviyesinde bunalıyorum.

Eğer barbar kocam terasta oturmuş sabit bir noktaya bakmıyorsa annesine gidiyoruz pazarları. Urla'dan sabun sipariş etmişti, dün onları da götürdüm. Olivurla diye keçi sütlü zeytinyağlı sabun, üç çeşidi var. Kayınvalidem şeker hastası, cildi pek dertli bu sebeple. Bu sabunların iyi geldiğini söyledi, şuraya linkini koyayım, belki denemek isteyen olur. Urla'da Mermerli Çeşme'nin oralarda Ayerya Organik Ürünler diye dükkanları var, ben dükkandan aldım.

Kayınvalidemin iki iri kediyle paylaştığı evine ulaşmak için Kızılay'dan geçiyoruz, meclisin oralar polis doluydu. Sırf normal polis de değil, çok havalı siyah minibüsler filan vardı antenli mantenli. Meğer yasama yılının açılış töreni varmış. Sonra helikopter de çıktı ortaya zaten. Hiçbir şeyden bıkmadım bu helikopterlerden bıktığım kadar.

Günün büyük kısmını twitter'dan Katalan referandumunu takip ederek geçirdim. Oy verme işinin kendisinde pek takip edecek bir şey yok tabii, fakat İspanyol polisinin hiç kalır yanı yokmuş. Anneme laf attım, ay insanların kafalarını yarıyor polis diye. Cevap geldi:


Annemle konuşmak bende bazen Anıtkabir'e çelenk bırakıyormuşum gibi bir his uyandırıyor. Teşebbüsün de bir b'si düşmüş ama tablet kucağında, yakın gözlüğü, sekiz kedi, iki köpek filan allah bilir nasıl bir ortam, şaapamadım. Estağfurullah zaten ben kiiim, teşebbüsün b'sinin önemi neee. Hiç.

Bu cevabın üzerine devlet müessesesine dair hislerimi açıkladım, ona cevap vermedi. Tenezzül. İki tane z var.

Ay buradan "Sonunda T yok"a geçerdim ama kendimle ilgili bir şey farkettim, ben bayağı linççi bir insanım. Orta Çağ'da yaşasam elimde meşaleyle en önde koşarmışım ev yakmaya filan. Bu yüzden hislerimi ev ortamında ve arkadaşlarım arasında yaşamakta fayda görüyorum. Buradan sadece sağda solda okuduğum "Herkesin başına gelebilir" mızıldanmasına itiraz etmek istiyorum. Bence bu öyle bir hadise değil. Yıllardır edebiyle, kurallara uyarak, sakin sakin araba kullanan milyonlarca insanı bu bokun içine sokamazsınız. Öyle insanlara gelip arkadan çarpıyorlar işte.

Dün gördüğüm şu fotoğraf çok etkileyiciydi:


Kaç gündür sesleri çıkmıyordu, kardeşimle damadımızı dürttüm, Mara'nın fotoğraflarını yollamalarını istedim. Şu pek hoş olmuş:


Bir de şunu kaydetmişim dün kompüterime:


Ay benim de bisikletle ilişkim aynen böyle. Bisiklet ne kadar havalı ne kadar sportifse ben de bir o kadar yanlışlıkla yanına ışınlanmış gibiyim. Hala bilmiyorum bisiklete binmeyi, öğrenmeye çalışmak da aklıma gelmiyor. Zaten ortalıkta bisiklet de yok.

Gidiyorum ben, aldı başını gitti bu yazı, usulca kalkıyorum masadan. Yarın görüşürüz, öBtüm.

16 comments:

  1. Anıtkabir'e çelenk bırakıyormuşum hissi şahaneydi:) Bayılırım böyle annelere:)

    ReplyDelete
    Replies
    1. Ahhahha ay, kendi kendime gülüyorum ben de :D
      Gelir de okursa bir de "Her yazdığım mesajı buraya mı koyacaksın?" diye nota verecek. İlişkimizi maslahatgüzarlık seviyesine indirecek mehiihiihi :D

      Delete
  2. Ahaha Sezer'le ikimiz aynı cümleye takılmışız, alem kızsan ya Ferminanım :)
    Bisiklete binmeyi bilmeyen ama oğlu yukarıdaki turun haritalarını çizen bir yaratığım ben de, ne yapayım babam Salcano aldı da ben mi binmedim güççükkene :)
    Büyüyünce ben olacaksın diyeceğim de Allahtan sen yüzme biliyorsun :)

    ReplyDelete
    Replies
    1. İkiniz de takıldınız aynı yere, bana da endişe bastı, durduk yere fırça yemesem bari :D
      Ay yüzmem de bisikletten hallice, açılamam edemem, burnumdan nefes veremem. Öyle sahilden denize uçmuş naylonn torba gibi süzülüyorum.

      Delete
  3. https://twitter.com/ceketimiver/status/913465945183670272

    ReplyDelete
    Replies
    1. Ne isabetli bir remix. T yok, utanma yok, herhalde gerçeklik duygusu yok. Ne acayip.

      Delete
    2. Valla yani bu durumda dahi kahraman yaratma çabasında olan insanlar gördükçe ne diyeceğimi bilemiyorum. Ortada bir kaza var. Ölenler var. Fakat "kitaplarının yüzü suyu hürmetine" onu hala kutsamaya çalışanlar, görmezden gelirmiş gibi davrananlar, vs. Pes valla. Andırgıraundçu tiplerin kahramanlaştırma çabalarını hiç sevmiyorum. Aman bir şeyler olsun da heykelini dikelimcilik. Yazdıklarını da hiç sevemedim. Yani sonunda Dostoyevski yok.

      Delete
    3. emrah serbes konusunda ne düşüneceğimi gerçekten bilemiyorum.
      annen her zamanki gibi harika <3

      Delete
    4. Ben andırgıraund da sevmediğimi farkettim. Bu hadise ister istemez Metin Kaçan'ı hatırlattı bana, annemle konuşuyorduk ve tuhaf bir şekilde annem Ağır Romancı, ben 9-5 memur çıktık. Yani edebiyat kısmını tartışırken, öbür kriminal kısmında hemfikiriz.
      20'li yaşlarımın bir yerine kadar okurdum, baktım son on senedir elimi sürmemişim. Behzat Ç. de bilmiyorum zaten. Delikanlılık müessesesi de dev bir yalan gibi geliyor bana. Yani en çok sesin çıktığı yer hep en fos yer.

      Delete
    5. Ben seviyorum. Emrah Serbes bir kez okudum, sevmiştim onu da yani normal kitaptı. Bu olaya çok hakim değilim. Kimileri adam teslim olmuş altında bir şey aramaya gerek yok diye carliyor kimileri vicdansız diye carliyor adamın tutumu nasıl oldu hiç bilmiyorum öğrenmeye de useniyorum o yüzden bana ne amaan.

      Delete
  4. ah işte, ben o akşam biraya bisikletle gelecektim ki kuduz kedi tırmalayacak, sen ani bir şokla hastaneye gitmeye çalışırken kendiliğinden öğrenecektin bisiklete binmeyi... akıl edemiyorum, akıl!

    ReplyDelete
    Replies
    1. Ohooo bisiklete atlayana kadar ilk geçen yaşlıyı o 3 tekerli motorun üstünden itiverirdim. Sonra seni atar gaza basardım. Çünkü biliyorsun ani şoklarda adeta bir süper kahramana dönüşüyorum, yanan tüplere filan hiç dalıp gitmiyorum.

      Delete
  5. Bisiklete binmeyi bilmeyenler kulübü mu kursak ne yapsak?
    Ne hoş bir yazı iyi geldi sabahın erken saatlerinde okumak. ☺❤

    ReplyDelete
    Replies
    1. Kuralım lütfen, bence bizden çok var :)
      Çok teşekkür ederim, ne mutlu bana <3

      Delete
  6. Ahahahhahaha bisiklet aldim sonunda ilk gun elektrik kutusuna caaaat diye girdim. Reis'in bisiklete baktigimi gibi baktim bisikletime:( Salanji yapmaya vaktim yok ama geri gelicem bugun bisiler yazarim belki.

    ReplyDelete
    Replies
    1. Ay gel lütfen geri, bakıcam hemen yazdın mı diye.
      Bisikleti almışsın, dev bir adım atmışsın, elektrik kutusu önemli değil. Bir Berliner olarak mecbursun o bisiklete binmeye :)

      Delete