March 20, 2018

12. Hafta

Cumartesi günkü teras oturması için gerçekten çaba sarfettik ama rüzgar durmak bilmedi. Tam bulut da değil, bir tuhaf tozlu pus yüzünden güneşi göremedik doğru dürüst. Burnumuz akmaya başlayınca içeri girdik. Barbar kocam gönlünce mangal yaptı anlayacağınız. Camı aralayıp uzattığı köfteleri möfteleri içeri alıp salonda yedik. Koko, kendi kafası büyüklüğünde bir parça lazanya çalıp yedi.

Ne içeceğimizi bilemedik, bakkaldan küçük şişe değişik biralar söyledik. Önce biraz Zeki Müren filan çaldım, o dertli meyhane havası salonun havasına gitmedi. Geceyi playstation oynayarak kapattık, sırayla araba yarıştırdık. Lazanya güzeldi, köfte de güzeldi. Bunları hanemize artı puan olarak yazdım. Terasta otururken alnımızın yavaş yavaş güneşten yanacağı günler henüz gelmemiş.

52 haftalık şalanjın 12. haftası için sevdiğimiz yerleri yazmamız icap ediyor. Güzel havalarda evimizin terası o yerlerden biri. Bazen şöyle manzaralar oluyor, ne çok renk var:


Urfa Balıklıgöl, hemen yanındaki biraz daha ufak Ayn Zelha, kenarındaki çay bahçesi. Yıllar geçiyor, Fruko şişeleri değişiyor, benim şurada oturmaktan aldığım haz değişmiyor. Sol taraf 2002 filan herhalde, sağ taraf 2008:


Mayıs başlarında okulun Devrim Stadyumu, gene sevdiğim yerlerden:


Sarajevo'nun bizzat kendisi, her köşesiyle filan. Bugün aklıma Dveri'nin küçücük avlusu geldi:


Sadece avlusu değil, kahvaltıları da. Bir ekmek yapıyorlar ki ekmek değil, sanat şaheseri. Şurada sağ tarafta ekmek:


Roma'daki Pantheon:


Pantheon'un önündeki bu küçük meydanda sağlı sollu kafeler var, onlardan birine çökmüştük. Gözümü Pantheon'a dikip saatlerce oturdum orada, o kadar mutluydum ki. Ertesi gün başka bir kafeye oturup limonata içtik, biraz da sağ tarafından baktım Pantheon'a. Bir sonraki gün sandviç aldık, sırtımızı duvarına dayayıp oturduk. Niye bilmiyorum, koca Roma'da en sevdiğim yer burası oldu.

Bir de annemlerin Urla'daki evin bahçesi. Çardak gibi bir şey yaptılar, onun altında oturunca bahçenin şu tarafına bakabiliyorum:


Ağaç ne güzel bir şey.

Daha çok gezsem daha çok yer olurdu, bu hımbıllığa gene fena değil valla. Ay saat üç buçuk, kalkıyorum masadan. Köpeklerin hatrını sorayım dürterek, çiçekleri sulayayım, artık lütfen kartlara ve mektuplara cevap yazayım, ne biçim bir insan oldum bilmiyorum.

6 comments:

  1. Urfa unutulmuyor değil mi? Kızım üç yıl Suruç'da ve Urfa merkez de görev yaptı. Bende sık sık gittim. Eski resimlere baktıkça burnumun direği sızlıyor.

    ReplyDelete
    Replies
    1. Valla unutulmuyor. Her gittiğimde biraz daha değişmiş buluyorum şehri ama hep ilk gördüğüm zamanki hislerle dolaşıyorum. Eski şehirler insanı çarpıyor herhalde :)

      Delete
  2. Seni en çok etkileyen tarihi yapı nedir deseler, istisnasız Pantheon derim. Kalabalık içinde her şeyden soyutlanmış ve bambaşka alemlere gitmiştim sanki. Fakat ne yazık ki karşısındaki kafelere oturup seyretmek fırsatım olmadı. Roma gezimizde oğlumun sağlıkla ilgili bir takım rahatsızlıklarının nüksetmesi nedeniyle kafamız leyla gibiydi. Daha iyi bir zamanda tekrar Roma'yi ve Pantheon'u görmek hep aklımda bu yüzden . Bu yazıyla aklıma düştü şimdi :)

    ReplyDelete
    Replies
    1. Yaa çok sevindim şu hissiyatımızın ortaklığına <3 Umarım en kısa zamanda hakkını vererek seyredersin, şöyle dertsiz bir zamanda, uzun uzun oturarak.

      Delete
  3. Benim de isteğim teras aslında fakat üşengeçliğimi (ve titizliğimi) bildiğimden hiç girmiyorum o toplara. Temizlemesi eziyet olur bana :(

    ReplyDelete
    Replies
    1. Ay gerçekten eziyet. Düzenli olarak giderleri temizlemek lazım, giderlerin bazılarına ulaşabilmek için akrobasi lazım. Bu zamanlarda otlar buldukları her çatlaktan fışkırıyor, onları temizlemek lazım. Bunlar bir yana, sürekli bir "Allahım acaba alt kata su gidiyor mu?" tasası var.

      Çok ekstrem olmakla beraber olmayacak iş değil, bize bir defa oldu, çatıda güvercin ölmüş ve farketmemişiz. Çünkü koca çatı ve görünmüyor. Bir yandan biyoloji dersi gibiydi ama bir yandan da bütün terası ve evin bir kısmını kurtçuklar bastı. O gün gelip bizi bu durumdan kurtaran iki böcek ilaçlamacı abiyi hala şükranla anıyorum :D

      Delete