March 27, 2018

13. Hafta

Yarın 13:30'a randevu aldım ailemizin ve hemen hemen tanıdığım herkesin diş hekiminden. Yediklerimi çiğneyemez hale geldim, ağrıyan diş sayısı ikiye çıktı, üst çenemle beraber kafam da zonklamaya başladı dün. Kendimi en kötü felaketlere hazırladım, yarın gidip teslim olacağım.

52 haftalık şalanjın 13. haftasında soru şu: "Herhangi bir konuda kendinizi tutmanıza, çekinmenize ne sebep olur?"

Kalabalık önünde, insan içinde konuşmaya hala çekiniyorum mesela. Öyle kalabalık derste, konferansta filan kalkıp soru sorabilen biri olamadım hiç. Zaten yol yordam da bilmediğim için kalkıp soru sorduğum 2-3 seferi hala anlatıp gülüyoruz. "Ay streç filmle sar, olmadı söküp kaldır bari Akdamar Kilisesi'ni?", bunu kültürel miras koruması yapacağım diye kiliseyi dikenli telle çevirmeyi öneren sınıf arkadaşıma demiştim. Ama durup dururken coşmadım, kız bir saat boyunca bir kere Ermeni demeden anlattı kiliseyi, hem eksik hem ayıp. Ermeni demek istemediğinden de değil, bok gibi kaynaklara bakıp hazırladığı için sunumu, denk gelmemiş. Merak da etmemiş kim inşa etti bu kiliseyi diye. Neyse, genelde sessiz bir izleyici/dinleyiciyim.

Arkadaşlarım arasında değil ama, arkadaşlarımlayken çok konuşuyorum.

Yeni şeyler denemeye meyilli biri değilim bir de. Yeni yerlere gitmekten tutun da yeni teknolojileri denemeye kadar uzanan bir yelpazede beni kıpırdatmak pek mümkün bir şey değil. Alıştığım yerde durmaktan hoşlanıyorum, kendimi tuttuğumdan da değil ama kendini bırakan biri değilim. Niye bilmiyorum. Televizyon ilk icat edildiğinde gelip bana sormuş olsalar ben de kesin "Ay radyo varken bunu kim ne yapsın?!" derdim, hatta taşla vururdum o ilk televizyona.

Nihayet İthaki Yayınları Fahrenheit 451'in yeni bir çevirisini basmış, ön siparişe koymuşlar.


Gerçekten kötüydü ve onlarca kere basarak sattılar o halini. Dost Körpe'ninki iyidir diye tahmin ediyorum, çok sevindim. Ben o eski basımı okuyup mutsuz olmuştum, okumadıysanız bence bunu alın.

Ay dişlerimden ve ne kadar aç olduğumdan başka bir şey düşünemiyorum, gideyim bari. Sessizce ağlayarak çorba yaparım belki.

10 comments:

  1. Dişlerimden neler çektim bir ben bilirim bir de çevremdekiler. nihayet topunu çektirip damak kullanmanın zevkini tadıyorum. Ağrıdan sızıdan kurtulmuş oluyorsun. Yazın cavcavında hava 55 derece idi. Bizim köyde dal öğlen abanıp da bir su içeyim dedim. Yerin kaç fersah derinliklerinden geldi bilinmez bir su kaynağı. Farkında değilim o zaman dişlerim vardı otuz iki dişim birden suyun soğukluğundan kekan çaldığını söyleyebilirim. Hani derler ya karpuz çatlatan su diye. Bizimkisi keman çaldırtıyor vesselam.

    ReplyDelete
    Replies
    1. Of vallahi diş derdi çok fena bir dert. Suyun soğukluğunu okurken bile içim fena oldu, sanki ben içmişim gibi :)

      Delete
  2. Bu konuda sana inanılmaz benziyorum Mina, ayh benim de yeni şeylere allerjim var. Bir oğlanla tanıştım, birkaç gündür sohbet ediyorduk. Bu gün evine davet etti beni ya da ben kendimi davet ettirdim bilmiyorum, arkadaşları ile oturduk sohbet ettik, resmen içime kaçtım. Yeni insan tanımak beni çok yoruyor, çok utanıyorum. Sonra beni moron sanıyorlar.

    Blogunda çevirinin kötü olduğunu okuyunca kitabın yeni çevirisini beklemeye başlamıştım umutsuzca. Ben de sevindim buna, artık alıp okuyabilirim diye düşünüyorum.

    ReplyDelete
    Replies
    1. Ay beni de moron sanıyorlar, ya valla ben anlamıyorum herkes herkesle ne çok konuşabiliyor. Ben de biraz sarhoş olunca konuşuyorum ama ertesi gün düşününce içime fenalıklar basıyor. Çok lüzumsuz gerçekten o konuşmalar.

      Delete
    2. Ben de galiba çok konuşuyorum. Yalnız işin tuhafı genelde çok konuşurken ortamı sevmemişsem aynı Cessie gibi içime kaçıyorum. Bu işin bir normali olmalı :)Dün mesela söyleşide, beni tutana aşkolsun :))) Bir de videosunu izleyince hızlı konuştuğumu farkettim, yavaşlamak lazım, her alanda, yoruluyor insan :)
      Dişlerini ihmal etme, sonra insanın başına çok iş açıyor. ameliyatında köprüsüne kadar her türlü işlem dişleri üzerinde denenmiş abla tavsiyesidir, orada olsam gelir elini tutardım dişçide. Umarım çözülmüştür sorun, geçmiş olsun...

      Delete
    3. Ay evet, insanlara karşı konuşurken ben de arkamdan kovalayan varmış gibi koşturuyorum. Sadece çocuklara atölye yaparken rahatmışım, sonradan videolara bakarken gördüm. Ama bu sefer de sürekli hareket ediyorum, çocukları dürtüyorum, kalemkutularını karıştırıyorum, ellerimle kollarımla daireler çiziyorum. Bilmiyorum bu işin normali nasıl olur :)
      Ya boku yedim, gitti bir diş iyi mi. Çekmedi de, biraz bekleyelimmiş. Gördüm röntgende, zavallı diş canı pahasına tutunuyor çeneme. Yazıcam bugün, durduk yere başıma iş açmışım resmen.

      Delete
  3. Bi ara implant maceramı oku.Şaka şaka sakın yapma!Akdamar kilisesi repliği iyiymiş o vakit çok görmüyorum tarihi eserleri sözde restore ettiklerini söyleyenlerin yeniden çimento tuğla marifeti ile inşa etmelerini:(sosyallik ayrı mevzu saatlerce saçmalayacağım dostlarım var.Ama ne bekar iken nede evli iken bir komşu muhabbetim olamadı.Oğlumun okulunda velilere tahammül edemiyorum sorun bende mi bilemedim gitti

    ReplyDelete
    Replies
    1. Ay okıycam implant maceranı, kendimi hazırlayayım bari şimdiden.
      Ya gıybet gibi olmasın ama bu kız doktora alamadı çünkü yeterlilik sınavını geçemedi, İngilizce puanı da yetmedi bir türlü galiba. En son Kültür Bakanlığı'nda çalıştığını duydum :)
      Yooo sorun sende değil, annem yıllarca bizim okullardaki velilere tahammül edemedi, bir yerden sonra okul müessesesini toptan reddedip hayatına devam etti. Arkadaşlarım Sevda ve Birgül kendilerini kesecek hallere geliyorlar o veli whatsapplarında, okul toplantılarında. Sevda veli toplantılarına gitmeyi reddediyor. Birgül her seferinde kavga çıkarıp eve dönüyor. Ben de apartmanda sadece bir daireyle konuşuyorum karşılaştıkça, onlar da 70'lerinde bir çift zaten. Yalnız değilsin :)

      Delete
  4. Şu sağdaki etiket kolonu okuyucuya çok iyi oluyor demeye geldim. Kitap lazım oldu tıkla... müzik lazım oldu tıkla... keşke herkeş yapsa <3

    ReplyDelete
    Replies
    1. Ay resmen tavsiyeli blog olmuşum, ben olsam beni dinlemezdim gerçi.

      Delete