April 13, 2018

15. Hafta

Ay gene şalanjı unuttum, 15. haftasında üzerimizde ne olduğunu soruyor, yani gerçekten gene ha telefonlarımı dinletip devlet sırlarını çaldırmışım ha şalanj cevaplamışım niteliğinde bir soru. İçişlerimizi, arzularımı, ihtiraslarımı ve zayıf noktalarımı yazdım, şimdi de salopetimi yazacağım.


Filtreyi de bastım hiç düşünmeden, allah muhafaza filtresiz fotoğraf koyuyor demesinler. Ya herhalde patenin aklıma düştüğü gibi salopet de aklıma düşmüştü. Geçen yaz aldım bunu, çok giyiyorum, pek seviyorum. Fotoğrafta görünmeyen kısımlar ise ananas baskılı çorap ve bantlı Alaman terliği. En güzel şey ortopedik terlik bence, biraz daha ısınırsa havalar çorapları da çıkaracağım. Ayaklarım her daim çok üşüyor lanet olsun.

İlk defa bir grup dersine iştirak ettim sabah spor salonunda; bayılana kadar mekik çekmeli, ayakları havalara savurmalı, plank çeşitleri filan. Yarın bakalım nefes alırken ağlayacak mıyım. İki ayrı hareket esnasında dengemi kaybedip mata yapıştım, allahım ne biçim bir şey insan vücudu, gerçekten bilmiyorum.

Kompüterim donmaya başladı. Haftada 2-3 kere çot diye donup kalıyor. Biraz gugılladım, tavsiyeleri denedim, CCleaner ile temizlik yaptım, yüzlerce gigabaytlık müzik ve eski ders/proje bokunu püsürünü başka yere depoladım. Birkaç gündür donmadan çalışıyor, ürkek bir sevinç içindeyim. Ne tamire taşıyacak halim var ne de yeni bilgisayar almak istiyorum, umarım çözmüşümdür sorunu.

Ay spor salonunda camın önündeki bisiklete denk geliyorum bazen, her gün aynı saatlerde biraz yaşlıca ve biraz da tombulca bir Golden Retriever köpek geçiyor babasıyla. Kışın kırmızı bandanası vardı, bu aralar pembe takıyor. Geçenlerde nihayet yolda karşılaştık, hem biraz sevdim hem de adını öğrendim, Paris'miş. Yaşını da sordum, 10'un üzerinde bir rakam söyledi babası, unuttum şimdi. Hemen "Aaaoo ama ne kadar enerjik! Ne kadar güzel yürüyor uzun uzun!" diye övdüm. Çok seviyorum sokakta köpeklerle tanışayım. Bir de sokak çomarını sevdim geçen gün, dirseğinde yarası vardı, yanımda hiçbir şey yoktu. Çomar da toz oldu zaten ben bakınırken. Çantama mama-su-lateks eldiven stokladım, elbet bulacağım çomarı. Profesyonel hayvansever arkadaşımız fotoğraf istedi, normal yaraysa başka ilaç, uyuzsa başka ilaç sürecekmişiz. Böyle bir devam eden çomar projesi var yani.

Gideyim dolapta sürünen yoğurtla çorba yapayım. Gene dolapta sabırla bekleyen karnabaharla bir şey yapayım. Haydin iyi hafta sonları, yanaklarınızdan öbüyorum, salopetle gidiyorum.

4 comments:

  1. Hem benim hem Funda'nın bilgisayar (masaüstü) cortladı geçen hafta. Benimkini oğlum halletti sağolsun ama aynen senin gibi acil harici disk alıp yedekledim. Funda'nınkini de hale yola sokmaya çalışıyor yiğeni. Valla inanmıyordum ama bu merkür retrosu denilen şeyin aslı var galiba. Bilgisayarlara negatif elektrink gönderip nazar değdiriyor merkürü kürelenesice :)
    Ahaha çelıncın bu sorusu manyak ya, Türk filmlerinden esinlenmiş. Suzan Avcı olsa babydoll derdi, havalı olurdu, ben aşörtmen dedim, sen salopet. Bizde hayat yok :)

    ReplyDelete
    Replies
    1. Bugün bitmiş merkür retrosu :D 4 ay rahatmışız. Ya valla bilgisayar cortlaması kadar üzüldüğüm az şey var, cümleten geçmiş olsun, ne diyeyim :/
      Bugün yazsaydım arkadaşımın kotu ve dizime kadar svetşört diyecektim, gene salopet derli toplu kaldı valla ahahhha :D

      Delete
  2. en pis huyum düşene pek gülerim:))matın üstünde hayal edince sana da güldüm sabah sabah

    ReplyDelete
    Replies
    1. Ya valla o kadar sık düşüyorum ki hayatına renk getirebilirdim düzenli olarak :D Şimdi bir de paten kayma macerasına girişiyorum, sen düşün neler olacak.

      Delete