April 10, 2018

Kinoa Baronu

Salı helikopterleri geleli iki saat kadar oldu, sanırım bugün terasa inecekleri gün. O kadar alçalıyor ki bir tanesi, istemsiz bir şekilde kafamı omuzlarıma gömüyorum oturduğum yerde. Ne güzel gene "Senin de derdini şaapayım güzel kardeşim" tepkisini garantileyerek başladım yazıya.

Aynı şekilde devam edeceğim, markette 500 gram beyaz kinoa 21 lira komşular. Bu kinoa denen şeyle ne yapacağımı anlamam aylar sürdü, hala da tam olarak niye hayatımızda bilmiyorum. Ama instagramlarda dolanırken tarifler filan görüyorum, herkesler kinoalı besleniyormuş gibime geliyor. Eksik kalmak istemiyorum. Kinodan pizza tabanı tarifi gördüm, markete gidip bir süre baktım o paketlere. 21 liraya Yayla marka kinoa. Evde BİM'den 3 liraya filan aldığım 2 kilo tam buğday unu var, onunla yaparım pizzayı, sonra da çıkıp saatlerce yürür yakarım o kalorileri.

Zaten tarif parmesandı, mozarellaydı alıp başını gidiyor, bunlara vereceğim parayla eve 2 yıllık BİM tam buğday unu stoklayabilirim. Kinoayı tabii kötü kötü güleriz diye yazdım, cumartesi Ayrancı Pazarı'na gittik, oranın da bir farkı yok. Kabağın kilosunun 6 lira olması normal mi allahaşkına?

Her şey pahalı, her baktığımda biraz daha pahalı. Geçenlerde aklıma geldi bakayım dedim, şimdi girip bir daha hesapladım ve ekran görüntüsü aldım; 1 Bosna konvertıbıl markı kaç lira ediyor:


Biz 2013'te ilk gittiğimizde 1 KM 0.90 Türk lirasıydı. 2017 yılbaşısında 1 KM 1,90 liraya denk geliyordu, "Oha her şey iki katı pahalandı bizim için!" diye dertlenmiştik. Şu anda da durum bu. Dolardı euroydu bir yana, Avrupa'nın köşesine sıkışmış, ekonomisi batık Bosna Hersek'in parası bizimkinden değerli. 

Bu işlerden anlamıyorum, anca buraya kadar gelebiliyorum. Marketlerde, pazarlarda fenalık geçiren biri oldum. Geçen akşam Habertürk müydü hatırlamıyorum, gecenin bir saati tartışma programı vardı, herifin biri Hollywood ünlülerine yapılanın planlı bir saldırı olduğunu, durup dururken ortaya çıkan bu cinsel saldırı suçlarının arkasında bir takım güçler olduğunu filan anlatıyordu. Yani bu herifler kadınlara-erkeklere saldırmamış ya da saldırmış ama önemli değil, önemli olan bu suçların gün yüzüne çıkmasında bir takım karanlık güçlerin parmağının olması. İşte Amerika'yı idare ediyormuş bu güçler. Kim bu güçler? Onu bilemiyoruz. Haydi bu herif meczup, programı idare eden kadın kafasını sallayarak onayladı, herifin yanında oturan Gürkan Hacır'ın gıkı çıkmadı. Gürkan Hacır bu tip tartışma programlarında "muhalif gazeteci" tarafına oturtuluyor, ben tam olarak anlayamadım kimdir nedir. Ethem Sarısülük'ü anlatan Haziran Yangını belgeselinin yönetmeniymiş; Halk Tv, Ulusal Kanal, Akşam Gazetesi, her şey var özgeçmişinde.

Neyse esas şunu diyecektim, tam aradığım programdı aslında. "Ya evet bey'fendi, aynı karanlık güçler beyaz kinoa fiyatlarını da patlattı. Düşünün hem kossskoca Weinstein'ı işinden gücünden ettiler, yani ne var tecavüz filan ettiyse, bir yandan da kinoayla beslenenlerin ceplerinde gözü var bu güçlerin. Kinoa baronu olarak bilinen isim aynı zamanda Rus ajanı ve İsrail lobisi, bende belgeleri var ama açıklayamam." der, ardından ağzımı büzüp kaşlarımı çatardım, devasa katkımı yapmış olurdum programa. Sonra programı idare eden kadınla bir süre karşılıklı kafa sallayarak birbirimizi onaylardık. Baktım yetmiyor, "kabağın kilosu 6 lira" kartımı da oynardım.

Bilmiyorum ne olacağız. Helikopterler gitti o arada. Gidip çeşitli yollarla Wikipedia'ya gireyim, ekonomik kriz okuyayım. 5 liralık taze fasulye almıştım, onu pişireyim. Çamaşır asayım. Bunlardan geriye vakit kalırsa da tezimi düzeltirim. Bu ev dediğimiz şey insanın bütün zamanını emip geriye sadece lavaboda birikmiş kirli bulaşık bırakıyor. Annemle babamın evinde yancı olarak yaşadığım o son 1,5-2 seneyi çok özlüyorum.

6 comments:

  1. "Bu ev dediğimiz şey insanın bütün zamanını emip geriye sadece lavaboda birikmiş kirli bulaşık bırakıyor." Ne güzel anlatmışsın. Geçen yaz taşındığımız evin hala yeni taşınılmış havası var. Nıye? Gündelik yapılması gereken işler bütün ev içi enerjimi sömürüyor. Kendime zorla zaman ayırıp kitaplı filmli bi şeyler yapmak istiyorum ki kendime saygım yerinde dursun. E bey de akşama kadar çalışmış oluyor. Haftasonları da malak gibi yattığımız için hala yok musluk değişecek, yok ta ne zaman alınan raf monte edilecek, yok balkondaki anlamsız ip sökülecek vs... Nalet olsun durmadan biriken tozlara, çamaşırlara, bulaşıklara, 3 öğün yenmesi gereken yemeklere...

    Kinoa olayını ben de çözemedim. Burda da pahalıymış hiç girmedim. Yulaf aldım öyle duruyo bi kenarda, kinoa benim neyime, diyerekten.

    TL ve TR konusuna hiç girmeyeyim. buraya geldiğimizde euro 2.60 tl falandı. Şimdi 5 küsür oldu. İnsan gerçekten hayret ediyor.

    ReplyDelete
    Replies
    1. Ya valla. Bizde de vaziyet tamamen aynı. Davlumbazın iki tane küçük lambası var, ampuller gitti, ne yemek yaptığımı göremez hale geldim. 4 ay sürdü yeni ampul almamız. Gündüzleri kitap okuyabildiğim tek gün pazar, o da bazı pazarlar. Hafta içi hep yapmam gereken şeyler var, hep mutfak, hep çamaşır, hep bişiy. Böyle gerzek bir blog yazısı yazmak bile 1-2 saatimi alıyor, yazarken sağa sola takılıyorum filan. Neyi yanlış yapıyorum bir anlasam keşke.

      Yulafa alıştım ben. Sütle pişirip yiyiyorum, tuzlu kekimsi şeyler yapıyorum. Pek tadı tuzu olan bir şey değil ama lif mif diye yiyiyorum.

      Ay herkes o kadar endişeli ki burada, anlatamam. Anlatsam nereden başlayacağımı bilmiyorum zaten. Her markete girdiğimde yüzüme tokat gibi yemin ederim, kinoayı boşver tabii, süttü peynirdi biraz sebzeydi alıp kasada verdiğim paranın miktarına şok geçiriyorum her seferinde.

      Delete
  2. 21 lira çok para. Değişik marketlerde değişik paraya satılıyor. Ben de aktarda bulmuştum ilk, çok pahalıydı almadım, sonra çaprazındaki markette tesadüfen gördüm üçte biri gibi bir şeydi. Asıl Kuşkonmaz baronu diye başlık atsaydın bir demeti 25 tele. Hem de en ucuz manavda.

    ReplyDelete
    Replies
    1. Ay kuşkonmaz! Hiç almadım biliyor musun, hem ne yapacağımı bilmiyorum kuşkonmazla hem de o fiyatı yüzünden gördüğüm yerde kaçıyorum aksi istikamete doğru. Kuşkonmaz baronu olabilirdi, yabanmersini baronu da olurdu aslında, 125 gramı 20-30 lira arası değişiyor.

      Delete
  3. Şu sondan bir önceki paragraf absürd halimizi çok güzel özetlemiş. Bu kadar saçmalık içinde nasıl çıldırmıyoruz anlamıyorum. Ve 1 KM o kadar olmuş mu yahu? Üzücü :(

    ReplyDelete
    Replies
    1. Olmuş valla 1 KM 2,5 lira. Rumen parası da fırlamış bizimkinin karşısında.
      Belki biraz çıldırmışızdır ama hepimiz çıldırdığımız için farkında değilizdir :)

      Delete