June 21, 2018

Çok Önemsiz Hadiseler / 18. Hafta

Sabahtan beri kıvranıyorum evde, iki kalem işim vardı, çıkayım mı yoksa sallayayım mı yarına diye kendimi bunalttım. İki kalem işi açıklıyorum, loto oynamak ve kredi kartı borcu yatırmak. Neyse çıktım evden.

Her zaman loto oynadığım kırtasiye, makineyi kaldırmış. Çok bozuldum, uyuz rutinim bu şekilde darbe yiyince gerçekten ruhen yıpranıyorum. Çok bozulduğumu ifade ettim kasadaki kıza, gülüştük, çıktım. Karşıya geçip tekel bayii buldum bir tane, orada oynadım. Güleryüzlü bir adamdı, televizyonda da güzel bir şarkı çalıyordu. Bir müşteriyle birbirimize sıramızı vermeye çalıştık, "Aaa yoo siz benden önce geldiniz!", "Ama olmaz, ben çok oyalandım, siz buyrun!" Buradan da adeta tuzu kuru bir Avrupa ülkesinin vatandaşıymışımcasına, öyle bir ülkenin tekel bayiisiymişçesine filan neşeyle ayrıldım.

Bankaya yürüdüm. Bankanın binası tadilata girmiş, zaten doğru dürüst çalışmayan bir ATM vardı, onu da sökmüşler. Kapının önünde sigara içen banka çalışanlarından biri "İçerden ödeyebilirsiniz, zaten boş şube," dedi. Girdim içeri çünkü yakınlarda başka şube yok. Gerçekten boştu, bir sonraki numara benim elimdekiydi. Fakat çıkmam yarım saat sürdü. 

Bir gişe çalışıyordu, bir kadının işini görüyordu, merkezden onay bekliyorlarmış. Gelmedi o onay. O arada da ne gözde çıkan arpacığa ne sürülürü eksik kaldı ne detaylı uçuk tasvirleri ne de kepeğe iyi gelen bilmemne marka çay şampuanı. Ömrümden ömür gitti, kadın telefonundan doktor-hastane-eczane-kozmetik dükkanları aradı, buldu, bankacı kıza aktardı. 25. dakikada onay geldi, sıra bana geldi, borcumu ödedim. Bankacı kız o kadar sevimliydi ki sadece ATM'nin ne zaman geri geleceğini sorabildim, komik bir şeyler dedi, espri yaptı, zaten o kadar gençti ki. Bir de kardeşimin çok sevdiğim bir arkadaşına benziyordu, hemen içim şefkatle doldu kıza bakarken. Lanet bankadan da gülerek çıktım. 

Apartmanın bahçesine adımımı attım, yağmur yağmaya başladı. Eve koştum, çay yaptım, camı pencereyi açtım, birkaç saksıyı dışarı çıkardım, yağmur suyu daha iyidir diye. Gök gürlüyor, köpenkler birbirlerine yapışarak koltuğa büzüldüler. Nereye varacağım peki ben? 

Ay hiçbir yere varmayacağım, varılmıyor. Hayat bugün sağa sola çemkirmeme izin vermedi sadece, bu yani anafikir. Terlikle çıkmıştım sokağa, ıslanmadan eve de girebildim. Buralardan Polyanna sevinçleri çıkarmayı düşünmedim de değil ama alışmayan kıçta Polyanna da durmuyor. Kısa bir süre kendi kendime sevindim sokakta, yahu gene de hayat fena değil, arpacık ve uçuktan bahsetmeye bayılsak bile birbirimizle geçinebiliriz, normal günler geçirebiliriz filan diye. Bilmiyorum. Niye hala yağmur yağıyor, sel basıyor a dostlar? 

Hiç utanmadan 52 haftalık şalanja da kaldığım yerden devam edeceğim. 18. haftada beni heyecanlandıran bir şey soruyor, mayısın ilk haftasıymış, gerçekten iyi ki girmişim bu şalanja, pes. Seçime heyecanlanıyorum çünkü daha önce de defalarca belirttiğim üzere emekli bir amcayım ben. Bu ülkede yaşlanmaya niyetliyim, herhalde bu sebeple her seçimde umutla bekliyorum bir değişiklik olur mu diye. Gene aynı umutla bekliyorum. Bir değişiklik olmazsa gene aynı umutla beklemeye devam edeceğim. 

Gideyim bir şeyler yiyeyim, anket manket sonucu varsa onları okuyayım, siniri bozuk arkadaşım varsa yatıştırayım. BU SİNİRLER BOZULMAYACAK ARKADAŞLAR! Seçimse seçim, zaten yılda bir kere ilkokulun önünde toplaşmayınca üzülüyorum ben. 

6 comments:

  1. MAROUSI'NIN DEVİ :o Çok etkilenmiştim okurken nedense (hele ki son sayfalar). Yengeç Dönencesi'nden bile iyi olabilir. Merakla bekliyorum yorumunu.

    ReplyDelete
    Replies
    1. Ay hatırlıyor musun, sen tavsiye etmiştin taa ocak ayıydı? Hatta tavsiye de rötarlıydı çünkü bir zaman Yunanistan'ı yavaş yavaş gezmeyi konuşmuşuz, senin bir yakının gezmişti Ankara'dan çıkıp, onun üzerine. Neyse yani sayende okuyorum ama herhalde 3 sene filan gecikmeli okuyorum ahhahhha :D
      Çok da severek okuyorum, Yunan olan ne varsa herrr şeylere bir epik övgüler silsilesi :D Fakat ne kadar algısı açık Henry Miller'ın, nasıl gezmek ve nasıl anlatmak bu, yemin ederim özenmekten tansiyonum düşüyor.

      Delete
  2. :)) Ne kadar da pozitif bir gün geçirmişsin..

    ReplyDelete
    Replies
    1. Valla bütün gün eşikten dönmüşüm, tam bankada olay çıkaracağım hooop tatlıya bağlanıverdi filan. En kötü günümüz böyle olsun :D

      Delete
  3. Son cümle beni sesli güldürdü:) Alıştık sahiden seçimlere:) İnşallah sonuç bu sefer farklı olacak.

    ReplyDelete
    Replies
    1. Ay tabii ama, o mevsim tabloları, o ünite çalışmaları filan, merakla inceliyorum :D
      İnşallah, inşallah! Tüm kalbimle diliyorum bakalım.

      Delete