November 25, 2017

Pes Etmekte Bir Huzur Var mı?

Güneş gözlüklerimi buldum, bu sefer de numaralı gözlüklerim kayıp. Ekrana bakmak çok eziyetli şu anda ama oturdum bir kere buraya.

Saçaklı'nın geçen günkü başarısızlık abidesinin yanına kendiminkini dikmeye geldim, onunkinden daha iri bir abide olacağını tahmin ediyorum.

Günün bilgisi: Kaçan biriyim.

İlkokul yıllarından başlayayım. Resim kursuna gitmek istiyordum, annem matematik kursuna yazdırdı. Annem haklıymış tabii ama resim yapmak isteyen çocuk nasıl otursun o kursta. Kısa sürede yok olmayı başardım matematik kursu sınıfından. Matematiğimi bir türlü düzeltemediğim gibi resim yapmayı da bıraktım.

İlerleyen yıllarda Altay Spor Kulübü'nün yüzme takımından kaçtım. Üstelik dünyanın parasını verip silikon bone aldığımın ertesi günü kaçtım. Zorla okulun basket takımına soktu hoca. Oynayamıyordum, en ufak bir fikrim yoktu. İki maça çıkıp yedeklerde oturdum, bir seferinde hoca "Azıcık eline top değsin," diye maça soktu, tam bir rezaletti. Sessizce takımdan da kaçtım.

Tembel ama son dakika çabalarıyla yırtan bir öğrenci olarak üniversite sınavına girip aldığım 3 puanla Arkeoloji Bölümü'ne yerleştim. O zamanlar Klasik Arkeoloji ve Protohistorya ve Ön Asya Arkeolojisi diye iki ayrı bölüm vardı, Klasik'in puanı daha yüksekti, tahmin edin ben hangisine girdim?

Allahtan çok severek okudum. Okulu ve bölümü değil ama tarih öncesini çok severek, Taş Çağı'nı, Mezopotamya kültürlerini filan. Birinci sınıfta çeşitli derslerden bütünlemeye kalmama mani olmadı bu sevgi, birinci sınıfın yaz mevsiminde gittiğim kazıdan izin alıp ayrılarak bütünlemelere girdim. Gerizekalı olduğum için bütün sene süründüğüm derslerden ayı gibi notlar alıp geçtim.

O kazıya bir daha geri dönmedim, korkunç bir yerdi, herkes herkesi silindir gibi eziyordu. Kazılardan kaçtığım olmadı ama bir tanesinden atıldım.

Ay ben lisansta zorunlu olan o İnkılap Tarihi ve Türk Dili derslerinden de kaldım. Türk Dili'nden kalmayı nasıl başardım hatırlamıyorum ama İnkılap Tarihi sınavlarından 13 filan aldığımı hatırlıyorum. Son sene can havliyle verdim bu iki dersi de mezun olabildim.

Yüksek lisansa başladım, tabii ki başladım, neden? Çünkü; 1- Dediğim gibi gerizekalıyım, 2- Arkeolog olarak pek seçeneğim yoktu. Herkesin 2 senede bitirdiği yüksek lisansı 4 senede bitirdim. Bitireceğim filan yoktu aslında ama tam ortalarında asistan oldum, o yüzden mecburen oturup bitirdim. Asistan olduğumdan doktora yapmam gerekiyordu, ona da başladım. Son jüriye girdim, ufak tefek düzeltmelerle geçtim. Buraya da yazdım, tebrik ettiniz beni, çok sevindim.

Ben o doktora tezini teslim etmedim. Tam o ara memuriyetten de istifa ettim. Arkama bakmadan kaçtım. (Sonra öğrenciliğe döndüm tekrar, hala doktora öğrencisiyim. Ve hala sömestre sonu yaklaşınca paniğe kapılıp çalışmaya başlıyorum. Bir ay sürmesi beklenen düzeltmeler yıllara yayıldı.)

Geçen gün twitter'da şunu gördüm:



O kadar iyi anlıyorum ki o huzuru. Yogaya da başlamıştım. Onu da buraya yazmıştım, öyle iyi geldi, böyle esnetti diye. Sonra o küçücük salonda 30 kişiyle kıçkıça debelenmekten bunaldım, bütün öğrencilere dünya para karşılığında sertifika aldırılmasını hiç anlamadım. Yogadan da kaçtım. Evime yürüyüş mesafesindeki iki ayrı spor salonundan da kaçmışlığım var. Bari evde yapayım diye aldığım mat, dambıllar mambıllar da şu anda neredeler bilmiyorum.

Kim bilir kaç tane projenin ilk toplantılarında "Hı hı evet, çok harika bir proje," diye gaz verip onayladım ve bir daha asla ortalıkta görünmedim. Çalışırken de istifa ettikten sonra da ara ara iş teklifleri geldi, güzel çeviri işleri, heyecanlı arkeoloji projeleri filan, çalışmayı istediğim işler. İmzalar mimzalar atıldı, kitaplar adresime yollandı, bir daha da hiç ses çıkmadı bu işlerden. Ya öyle ya böyle, işlerim hep bu halde. Sarıkafa ile oturup 2 ciltlik kitap çevirdik, Türkçe makaleler İngilizce'ye, İngilizce yazılmış olanlar Türkçe'ye. Mikrop kadar yazıyor adlarımız bir yerlerinde o ciltlerin. En "olmuş" işlerde de halim bu yani.

Velhasıl son verdiğim dersin üzerinden 2 sene, son gittiğim kazının üzerinden de 4 sene geçti. O arada kendi isteğimle başladığım terapiden de kaçtım. Bir ara apartman yöneticisi oldum, kısa sürede kaçtım ve bir şeyden kaçabildiğime hiç o kadar sevinmemiştim. Kaçtığım insanlar da var tabii, kimin yok ki, yazmaya üşeniyorum.

Allah bilir neleri unuttum ama genel durum bu. Mutsuz muyum? Valla değilim. Berbat biri olduğumu da düşünmüyorum, belki biraz fazla kaçan ama normal biriyim. Sportif biri değilim, kesinlikle değilim. Çalışkan değilim, zorla oturmam gerekiyor kompüterin başına. Ama hiçbir şeyden pişman da değilim.

Abidemi diktiğime ve hiç utanmadığıma göre gidebilirim artık, gözlüklerimi arayayım. 

14 comments:

  1. ahahhah :) aramızda kaç sene varsa sen o kadar süre dur ben yetişmeye çalışıcam! :)) bana da dünyanın en normal insanı ben olabilirmişim gibi geliyor. (itiş kakış çıktı! :P ) Düz otururum, televizyona bakarım, çay içerim... :D:D ayy aşağıdakiler geldi aklıma, gittim izledim geldim. herkes zehirlensin;
    https://youtu.be/0kmzKd5OckI?t=328
    https://onedio.com/haber/duz-adam-sami-den-dumduz-cevaplar-303334

    ReplyDelete
    Replies
    1. Ben duruyorum valla, çok güzel dururum zaten. Kız Zeynep herhalde benden önce verecek doktorasını, aramızda 9 yaş var, sen düşün.
      Sami'yi seviyorum. Baktım şimdi, kah Samiyim kah karşısındaki, kendimden tiksindim.

      Delete
  2. Yaaa... <3
    Öyle özeniyorum ki hayatta böyle gerçek tutkusu nedir bilmiş, bulmuş onunla ugraşan insanlara. Ya da ne bileyim bir şeyi deli bir ihtiras ile yapanlara... Aha ben onlardan olamadım hiç. Öyle de çok insan tanımadım ama ne bileyim, bana ugramadı :( 35 yaşındayım, hala şimdiki aklım olsa kesin şunu şunu yapardım dediğim bir bok yok. Şükür mutsuz değilim ama bazen eksik gibi hissediyorum ya da bende bir problem mi va r yoksa bana göre bir meslek, hobi falan henüz icat edilmemiş mi acaba diye sormadan edemiyorum.
    Rumuz: She's a little runaway

    ReplyDelete
    Replies
    1. Gerçek tutkusuyla uğraşan insan diye bana demiyorsun di mi? Ben hala şimdiki aklım olsa şunu yapardım, bunu okurdum diyorum üstelik. Git şimdi oku, tutan mı var? Yok. Bir yandan da biliyorum onlardan da kaçacağım. Karşılaştırmalı Edebiyat, bir de Adli Antropoloji mesela, övüp duruyorum bunları. Şu anda geleceğim yere gelirdim, o kadar eminim ki. Sorun işlerde değil, bende çünkü :)
      Kitap okuyalım biz, o da hobi sayılır. Yürüyüşe çıkmak, o da hobi. Sonra belki bir gün bütün runawayler birleşir, dünyayı ele geçiririz :D

      Delete
    2. Ahah yok sana demedim ama yazıda yine de bir tutku var bence. Valla birleşip dünyayı ele geçirecek yetkinlikte olsak eminim ben "siz bi şaaapın ben geliyorum iki dakikaya" deyip oradan da uzaklaşırdım usuuul usuuul :) A aa sonra bir bakmışım Fermina Hanım benden önce fıymış bile :P

      Delete
    3. Ahhahha ay iyi, yoksa oturup gerçek tutku bu olamaz diye içimi dökecektim şuraya sayfalarca :D
      Bugün geç oldu, biz en iyisi yarın erken kalkıp dünyayı ele geçirelim :)

      Delete
  3. Pes etmekte kesinlikle huzur var. Ben de galiba bir şeylerden çokça kaçan bir insanım, bazı şeylerden de asla kaçamayan. Neyse, bana her zaman huzur veriyorsun, kendime hep diyorum ki "asla çok geç değil, bir şey olabilirsin cessie" ahah

    ReplyDelete
    Replies
    1. Aaa tabii canım, bir şeyler olmak için asla geç değil. Bir arkadaşımız üniversite sınavına girip Hindoloji okumaya başladı, Sanskritçe öğreniyor. Üniversitede İngilizce hocasıydı, şimdi gene öğrenci. Bunlar olabilir hep hayatta.

      Delete
  4. Valla hem senin , hem Saçaklı'nın yazdıklarını okuyup harfiyen " aha ben" dediğim yerler var . Özellikle şu kısmına %100 katıldım "Allah bilir neleri unuttum ama genel durum bu. Mutsuz muyum? Valla değilim. "
    Şimdi tüm hayatımdan ders almamış gibi bu yorumu yazdıktan sonra ehliyet kurslarına bakıcam. Nasıl bıraktığımı , nasıl kaçtığımı veya nasıl kaldığımı zevkle anlatacağım.

    ReplyDelete
    Replies
    1. "Yahu kim bu demir somya?" diye Saçaklı'ya sorup nüfus bilgilerini aldım, o sarıkafalı pofidik köpekten de tanımamışım ya pes, hiç kafam çalışmıyor.
      Kız ben de mi gidip baksam ehliyet kurslarına, belki kaçmam ahhahhahh :D Ay kendi kendime heyecanlandım şu anda o.O

      Delete
    2. Depresyondan çıkmam 3 yıl aldı , blog açmam 1 yıl. Düşün nasıl üşengeç bir insanım .Efki olmasa depresyondan çıkamazdım ya neyse.
      Beraber başlayalım bence , bak meceralar maceralar , her gün söylenecek bir şey çıkar . Ohhh sırf bundan dolayı bile giderim.

      Delete
    3. Ay olsun, demek ki şimdi hazır hissettin kendini. Valla köpek giren eve depresyon girmiyor, evde halihazırda varsa da köpeğin eve girmesiyle birlikte yavaşça toz oluyor. Köpek dediğin dürterek çıkartır depresyonu :)
      Bakıcam bi eve yakın kurs var mı diye. Otobüsle ehliyet kursuna gitmek istemiyorum.

      Delete
  5. olumsuz pekiştirme yapmamış senin ebevenlerin?çevremde o kadar çok ki belki bende o guruba dahilim millet ne der diye tırmalayan,yorulduğunu bile anlamayan

    ReplyDelete
    Replies
    1. Yapmaz olur mu, annem yaptı hep. Bende işe yaramıyor :) "Millete ne ayol benden?" diye diye bu yaşlarıma kadar geldim. Arkadaşlarım da denedi, "Bak şu gerzek kız bile verdi doktorasını!" diye gözlerini aça aça, "Ay evet o kız çok gerzek hakikaten," deyip hayatıma devam ediyorum.

      Delete