December 5, 2017

Konversçi Biriyim

Eveth. Paul Auster'in yeni kitabının adının 4 3 2 1 olmasının bir sebebi varmış, heyecanı kaçmasın diye yazmayayım buraya ama benim gibi gece yatakta okuyup kitabın üstüne uyuyanlar için biraz zorlu bir okuma olabilir. Her bölümün dört ayrı altbölümü var, olaylar, olaylaaar.

Sıpotifay'da ne kadar "konsantre ol! focus! ultra focus! intense studying!" filan listesi varsa gezdim dolandım, böyle şeylerden medet umuyorum çünkü çalışmam lazım. Burada ne işim var o zaman? İki satır yazıp kaçacağım, blog yazmak da lazım bir şey. Çay demleyeyim bari, zaten hava karanlık, zaten arzu ettiğimden 2 saat geç kalktım yataktan, zaten gitti günün yarısı.

Ay öğlen yazmaya başlamıştım, saat neredeyse 16:00, aman yarabbi. Bu kadar zor olacağını tahmin etmemiştim her gün kendimle ilgili 1 adet bilgi yazmanın. Kaçıncı çayı içiyorum belli değil o arada. En iyisi saçmalayarak gideyim ben.

Günün bilgisi: Converse'çi biriyim ezelden beri. Converse Chuck Taylor All Star, bildiğimiz bez olanlar.

Geçenlerde şu fotoğrafı görüp saklamışım, şimdi hatırlamıyorum, en çok konversi olup da rekor kıran adam mıydı? Öyle bir şeydi.


İlk çiftimi anneme aldırabilmek için uzun süre ağlaşmam gerekmişti. Halihazırda bir çift iyi durumda yazlık pabucun varsa neden ikincisini istediğini anlamaz çünkü anamla babam, öyle insanlar değiller. Kendi paramı kazanmaya başlayana kadar böyle sürdü bu. Yürürken kıvrılan yerlerinden açılır bu konversler, giymeye devam edersin. Pank rakçı filansan bantlayıp giyersin. Altı yarılıp da kızıl ebeveynimin standartlarında bile "Giyilemez" hale gelince yenisi alınır.

Kendi paramı kazanmaya başlayınca ağlamama gerek kalmadan alabilmeye başladım ama gene de o tutumlu ahlak yapıştı kaldı üstümde. Bu fotoğraftaki hale gelmedim. Şu anda mesela, evde bir çift yenice bez konvers var, bir çift de 10 sene önce aldığım güderi konvers. Ayakkabılarıma iyi bakıyorum, zor eskiyorlar.

Her şeyle giyiyorum, her yere giyiyorum. Kışın hava yağmurlu değilse yün çorapla da giydiğim oluyor. Uzun süre yürünmez de bunlarla, ne rahatlar ne de ayağın anatomisine en ufak bir destek verirler. Gene de kalbimde devasa bir yerleri var.

Ne bez ayakkabı fırtınaları geldi geçti, elim varmadı hiçbirine. Aylavyu konvers. Herhalde biraz da İzmir'deki neşeli, hafif, güzel ergenliğimi hatırlatıyor bunlar bana. Bahar gelmiş, palmiye ağaçları varmış, vapura binip Alsancak'a gidecekmişiz, hayat en fazla bir bulut kadar ağırmış gibi.

Gittim. Öbtüm.

15 comments:

  1. sanırım bende konversçi biriyim mutlaka krem rengi ve siyah konversim hali hazırda durur eskirse hemen yenilenir. Lisede uzun olanları sevsemde şimdi kısa modelleri daha çok beğeniyorum. Dediğiniz gibi bir ayakkabı her şeye her yere mi uyar o zaman yaşasın konversler :D

    ReplyDelete
    Replies
    1. Yaşasın konversçi birileri! :) Ben de uzunları daha çok sevdiğime karar verdim ama önüme koysalar bir çift kısa siyah mesela, hayır demem. Diyemem :)

      Delete
  2. Benim ilk konversim ayagıma büyüktü. Neden? Çünkü ayakkapçıda bir tek o numara vardı ve bende "Oldu bu oldu aa çok rahat super" diyerek aldırmıştım ablama. Sonra ablamın o zamanlarki sevgilisi "Seninki sahte, o yıldızlı yuvarlak iç tarafta değil, dışta olacak" diye kandırmıştı beni, yıkılmıştım.
    Hep bir çift konversim oldu benim de, sanki biten şampuan gibi, eskidikçe almışımdır ama son aldıklarım yepyeni duruyor çünkü gerçekten çok rahatsızlar ya :(

    ReplyDelete
    Replies
    1. Ay benim de bi erkek arkadaşım takmıştı, "Seninkilerin altı neden siyah, bağcığı da siyah. Kesin sahte bunlar" diye ahhahhaha :D
      Valla numara bulamasam ben de bir küçük, bir büyük alırdım, oturduğumuz semtte sadece 1 dükkan satıyordu. Ne varsa o alınıyordu zaten.
      Rahatsızlar di mi? Uzun yürüyeceksem giymiyorum, insanın tabanı zonkluyor sonra.

      Delete
    2. Bende çakması vardı hayatımda giydiğim en rahat ayakkabiıydı.Hatta atarken iç tabanını almıştım ped niyetine diğer ayakkabılarda kullanırım hala��Bence ilk fırsatta çakmalara şans ver

      Delete
  3. En sevdiğim ayakkabım karşınızda:
    https://media.music123.com/is/image/MMGS7/Chuck-Taylor-All-Star-Doors-The-War-Is-Over-Hi-Top-Green-9/411420000003111-00-750x750.jpg

    Rahat oluyor ama uzun süre kullanamıyorum yürüyorsam. Nedense tabanlarımı fena ağrıtıyor :/

    ReplyDelete
    Replies
    1. Zihnibeyciğim size de bu yakışırdı zaten! Ay çok güzelmiş, hiç görmemişim ben bunları.
      Peki zamanında basketçiler filan giyiyormuş, nasıl olabilmiş o? Sakatlanmadılar mı çok merak ediyorum.

      Delete
  4. Ya bana bir kere hediye alındı bir kere de kendim aldım, zinhar ayağım içine sığmıyor :/ diğer ayakkabılarda gerçek numarayı bulabiliyorum. sanırsın bu eve gelince küçülüyor. bi de yün çorapla asla düşünemedim o.O
    ama evet, sen! :)

    ReplyDelete
    Replies
    1. Allah allaaah? Senin ayakların ince yahu nası sığmıyorlar?
      Mihiihiih gonvers kalp ben <3

      Delete
  5. Ay ben de ağlaşıp aldırıp sonra giyememiştim. Halen daha duruyor aynı konversler.
    Haki yeşil , sarı numaralar var üstünde . Nasıl bir ergenlik . Anlıyor musun ?

    Şu güderi konversler çok şık ama günlük ve abiye kullanıma uygun bence.

    ReplyDelete
    Replies
    1. Ay anlıyorum ergenliği. Hala ara ara kurukafalı güllü filan görünce durup düşünüyorum, ergenlik dediğin bir yaşam biçimi bazen :/
      Güderi galiba biraz daha dayanıklı çıktı bez olanlardan. Ama gene içi miçi parçalandı tabii. İçerden topuk kısmı erimiş, daha da rahatsız bir ayakkabı olmayı başarmış.

      Delete
  6. Replies
    1. Ay iyi hatırlattın, yarın gidip gene loto oynıyım bebişimle, geçen hafta devretti çünkü :)

      Delete
  7. He benim de vardı bi dene kısa, kırmızı. Cart diye yırttım üçüncü giyişimde, Converse isyan etti galiba geç kaldım diye. iyi de benim ergenlikte converse vardı da giymedik mi? Kes giyerdik biz :)

    ReplyDelete
    Replies
    1. Yırtılır üçüncü giyişte, lakayt pabuç çünkü, umrunda da değil. Kesler de güzel, konverslere göre daha zarif onlar hatta. Her dönemin ruhuna uygun bez pabuç yapıyorlar bence.

      Delete