December 14, 2017

Kudi'nin Sürüsüyüz

Dün gece yarısı Kudi'yle beraber dikildik terasta, 5-10 tane kayan yıldız görmeye muvaffak oldum. Şehirden uzak yerlerde eminim muazzam bir manzara vardı, Ankara'nın çamurumsu gece gökyüzü pek azına müsaade etti.

Kudi hiç anlamadı neden soğukta dakikalarca durduğumuzu ama durdu benimle. Fırtına filan çıktığında saksı toplamak için kendimi terasa atıyorum, gene sadece Kudi geliyor benimle dışarıya. Çünkü gariban çocuğumun bütün o çorbaya dönmüş sokak köpeği genlerinin arasında bir yerlerde biraz çoban köpekliği de var gibime geliyor. Hepimiz (sürü), yatak odasına (ağıl) girmeden rahat etmiyor. Kapıda dikilip herkesin yatağa girdiğinden emin olduktan sonra gelip bir kenara kıvrılıyor. Olur da birimiz kalkarsak o da kalkıyor, nereye gittiğimize bakıyor, peşimizden geliyor. Çok gülüyorum bu haline, kendi çapında mesai yapıyor evde.

Daldan dala atlayacağım, günün bilgisi: Kapanan bazı kulak deliklerimi açmaya çalışıyorum.

İlkokula gidiyordum herhalde, yaz tatilinde iki teyzem ve annem Kemeraltı'nda bir kuyumcuya soktular beni, kulaklarımdan birini deldi adamcağız ve ben elinden kurtulup delirmiş gibi koşarak kaçtım dükkandan. Kıymet Teyzem peşimden koşup yakaladı beni, çantasından çıkardığı kremi sürdü kulağıma ve diğer ikisini azarladı; annem gözlerini devirdi, Zeynep Teyzem bir işin neden böyle yarım bırakıldığını hiç anlamadı. İçleri dışları birbirine benzemeyen üç kız kardeştiler. O tek delik süratle kapandı o yaz.


Bahsi geçen iki teyzem ve ben. Aşağı uçmayayım diye kolumu pençelemiş olan tabii ki Kıymet Teyzem. O varken başka kimsenin beni düşünmesine gerek kalmıyordu, tek başına 15 kişilik sevgi ve ilgi verebilen biriydi.

Anca orta okula giderken yeniden kalkışabildim kulak deldirmeye, şu tabancalar çıkmıştı. Birkaç sene sonra ergenlik iyice hasıl olduğunda, iki kulağıma da üçer delik daha ekledim. Ya ifrat ya tefrit, bütün hayatım böyle geçiyor.

Neyse işte. Baktım bazıları hala tam olarak kapanmamış, küpe takayım bari dedim. İşsiz güçsüz insan genelde kendine sarıyor sanırım.

Sabahtan beri Matthew and the Atlas dinliyorum, Spotify'da şuursuzca dinlediğim yığınların içinden dikkatimi çeken ikinci ses oldu. Koca bir sene içinde bula bula iki yeni grup buldum yani kendime. Size de bırakayım ve gideyim.

2 comments:

  1. Kudi'nin kudisi olabilirim. Zevkle .
    Kabul ederse tabi.

    Benim de 1 yaşında iken delmişler kulaklarımı bir de ip takmışlar. Sonra üniversitede tabanca ile deldirdim, onlar kapandı ama babaannemin yaptığı kapanmadı.

    Küpe de bir insana hiç mi yakışmaz , hiç yakışmıyor.
    Neyse
    Kudi'yi tekrar öpüyorum o kafasının üstünden .Koko'yo da çok selam

    ReplyDelete
    Replies
    1. Kudi her türlü kudiliğe açık bence, hiç tanımadığı insanlarla kucaklaşıyor, seni mi kabul etmeyecek :)
      Ay valla yeni deldirmişim gibi bir hassasiyet var, saçım değince sızlıyor. O tabancalar berbat şeyler galiba.
      Niye yakışmasın ayol küpe? Sık sık takmıyorsundur, takınca gözüne tuhaf geliyordur.
      Öpüyorum bu gerizekalıları senin yerine, sen de Efki'yi iki yanağından öp lütfen <3

      Delete