June 22, 2018

Bir Yastık, Gene Sürahi, Apartman Toplantısı

Şunu gördüm Twitter'da sabah:


Sinirlerim bozuldu. 40 yaşındasın, ünlü birisin, niye ağlaşıyorsun canım kardeşim, sanki ilk defa böyle bir şey oluyormuş gibi şoklar içinde bir de? Git yapış okuluna, herkes öyle yapıyor. Herkes bir ucundan yapışıyor her şeye, hayat böyle bir şey haline geldi, ben de bıktım ama geldi yani, durduramadık. En azından gidip siper olmayı deniyor insanlar. Ayh, yazarken bunaldım.

Bir de şu kızı bu yastıktan kurtarsınlar:


Dünyanın parası, her türlü imkan, sonsuz seyahat, partiler martiler ve fakat o yastık. Bikiniyi göstereyim ama tam da göstermeyeyim çünkü Türkiya. Yav at o yastığı kurban olurum, at. Bu da senin isyanın olsun. Memeyse meme, hepimizde var. Göbekse, o daha da çoğumuzda var.

Bütün suratsızlığımla sürahilerle kavga etmiştim geçen gün, Sevda bugün Paşabahçe'de 25 liralık sürahi bulup almış. Vallahi arkadaşlarımın iyi kalpleri olmadan ben bir hiçim. "50 liralık sürahileri ben mi uydurdum?" diye sordum, uydurmamışım, hatta 90 liraya da varmış ama bir kenarda 25 liralıklar da varmış. Yarın buzlu çay yapacağım bu sevinçle.

Yarının planı buzlu çay, bugünün dev planı da annemler burada olmadığı için vekaleten apartman toplantısına katılmak. Aynı saatlerde Muharrem İnce mitingi var, ona mı gitsek diye konuşuyorduk evde ama yooo çok önemliymiş apartman toplantısı. Çünkü apartmana biri taşınmış ve taşınır taşınmaz yönetici olmak istediğini ilan etmiş. Bütün apartmanı şüpheye ve endişeye boğan bu adam acil toplantı ve seçim talep etmiş. Deli midir nedir bilmiyorum, insan neden yönetici olmak ister? Gidip halihazırdaki yöneticiye destek olacakmışım. Olayım bari, ne bileyim, alabildiğine tuhaf. Halihazırdaki yönetici dediğim de babamın okuldan arkadaşı, benim de çok sevdiğim bir arkadaşımın babası. Ankara'da böyle birbirimize yapışarak yaşamaktan hoşlanıyoruz. Ya adam hem mimar hem tasarımcı, üstelik delicesine detaycı ve titiz, ustası var, elektrikçisi var; daha ne ister insan bir apartman yöneticisinden?

Gene çok heyecanlı ve maceralarla dolu bir yaz mevsimi yaşıyorum, daha Kore Elçiliği'nin sığırlar tarafından inşa edilmeye başlanan binasını yazacağım. Dün gece balkondan "YETEEEAAR SAAT 11 YETAAAAR!!" diye bağıran insanlar olduk, bir gün olacaktı zaten, çünkü derinlerde bir yerlerde tam olarak böyle balkondan bağırması gereken tipleriz, siftah dün geceye nasipmiş. Saat 23:00'te kepçe çalıştıran ayılarla mücadelemiz sürecek diye korkuyorum. Başlangıcı da dün gece değil, birkaç ay önce zabıtayı aradım, yaktıkları inşaat artıkları yüzünden eve kül yağıyordu. Başlayalı oldu, daha temel atmadılar, yolumuz uzun yani.

Velhasıl Doğa Hanımcığım, ben de bunları neden yaptıklarını bilmiyorum, memlekette kural kanun filan vardır gibime geliyor ama tam olarak da emin olamıyorum, 7/24 üzgünüm, ciğerim soldu. Bu sebeplerle zabıtayı arıyorum, olmadı balkona çıkıp bağırıyorum. İte kaka, tekme ata ata kazanacağız.

Yarına sürahide buzlu çay, apartman toplantısından havadisler ve seçim temennileriyle karşınıza çıkmayı umuyorum, öberek gidiyorum.

12 comments:

  1. Yarın Cermodern'de ünlü yazarlar toplantısına katıldıktan sonra Antalya'ya müteveccihen yallah :) Oy kullanmak önemli bişi, 2. tura kalmayı 15 gün sıcakta pişmeyi göze alarak temenni ediyorum. Dönünce görüşek, buluşak, özlettin kendini.
    Bu arada Ümit Kıvanç Doğa'nın adını cins isim gibi (doğa) yazarak cezalandırmış sanırım hihihi :)
    Yazılarını özlemişim, bir daha bu kadar açma arayı...

    ReplyDelete
    Replies
    1. Ay buluşalım evet, hem belki bambaşka bir Türkiyağ'da buluşuruz, belli mi olur? :D
      Şu aralar tek eğlencem blog, açmam herhalde arayı mihiihiih :) <3

      Delete
  2. Salı günü okulda toplanılacak, oradayız.

    ReplyDelete
    Replies
    1. Ay şimdiden kolay gelsin ve iyi ki varsınız! Doğa Hanım gelmezse bir daha çemkireceğim buradan :)

      Delete
  3. Tesadüf bizde de site toplantısı var, kimi diyor yok gelmem miting var.Haklılar miting beş dakkalık yolda gitmesen olmaz.Toplantıda şu tapu davaları konuşulacak, o da mühim.Bakalım artık..

    ReplyDelete
    Replies
    1. Ya umarım sizin toplantı sakin geçmiştir, benim ömrümden ömür gitti dün akşam :/ Mühim bir mesele bile yoktu üstelik, nelerden kavga çıkabiliyor, hala atamadım üstümden şoku.

      Delete
  4. Merak ettim şikayetine bir geri dönüş falan oldu mu?

    ReplyDelete
    Replies
    1. Geri dönüş olmadı. Aradıktan sonra bir süre bekledim terasta, gelen giden olacak mı diye. Birileri gelene kadar herifler zaten yakacaklarını yaktı. Zabıta geldi mi göremeden pes edip içeri girdim.

      Delete
  5. Bizim şirketin yanında metro çalışması var. Tam konsantre oluyorum bir işe derinlemesine, BAAAMMMMM dinamit patlatıyorlar. Bir gün beni kalpten götürecekler.

    ReplyDelete
    Replies
    1. Ayyy aman yarabbi, olabilecek en berbat inşaat sesi seni bulmuş!
      Urla'da meğer hala iftar topu geleneği sürüyormuş, 8 gün kalp krizi geçirdim aynı saatte. Patlayacağını bildiğim halde geçirdim, hiç sevmiyorum yüksek ses :/

      Delete
    2. yorumlarım gitmiyor neden:P doğa hanımın karnı burnunda diycektim gitmese daha iyi

      Delete
    3. Haaa o zaman bu tweet de normal :)

      Delete