June 27, 2018

Kabak

Ay biraz Twitter'a bakayım dedim, kavga gürültü bitmediği gibi daha da alevlenmiş. Çünkü insanlar çok haklı, bir açıklama bekliyorlar. Elle tutulur bir açıklama yapılmadığı gibi, "Parti içi konular sosyal medyada konuşulmaz bir, şöyle şöyle yapılmaz iki..." ayarında tweet atıyor CHPliler. Canan Kaftancıoğlu yazmış bunu, insanlar da doğal olarak "Biz sizin maaşlı çalışanınız mıyız? Orası ülkü ocağı mı?" diye cevap yazmışlar. Ben de ekleyeyim, kimse size mecbur değil; bu biiir, bu ikiii diye akıl öğretmek yangına benzin dökmenin yanında ayıp da. Akp'nin Gezi Direnişi'ni anlamadığı filan söylenir ya, bence Akp gayet iyi anladı, esas muhalefet bir bok anlamamış ki kendini "hesap sorulamaz" filan zannediyor.

"Ben neden seçim gecesi yanlış yönlendirdim? Biz neden bir işi düzgün yapamıyoruz?" diye kendini eleştireceğine biiir, ikiii. Maşallah. Kendi kendinize konuşun parti içinde o zaman, ne diyelim. Hiçbir şeye üzülmüyorum, sabahlara kadar tutanak peşinde koşturanlara, çuval taşıyanlara, Urfa'da tekme tokat dövülüp canını zor kurtaranlara üzülüyorum. Gene sosyal medyada okudum, bir gönüllüyü kurtarmak için okulun ikinci katının camını kırmışlar dışarıdan, demirleri eğmişler, gönüllüyü çekip almışlar, götürüp evlerinde saklamışlar. Urfa burası, tahayyül edebiliyor musunuz yaşananı? Benim oy kullandığım okulda gönüllüler hep 18-20 yaşlarındaydı, o çocuklardan utansınlar bari.

Ben bunları yazarken Adil Seçim Platformu açıklama yapıp özür dilemiş, gönüllülere teşekkür etmiş. Bir ufak medeniyet kırıntısı da yani şu saatten sonra bir faydası yok.

Efendim, Ankara'da yaz mevsiminde çatı katları öğlen bir saate kadar serinliğini muhafaza ediyor, ondan sonra fırın gibi yanmaya başlıyor. Fırın saatine geldik, ben yazdıkça ev ısınıyor, ev ısındıkça benim kafam ısınıyor, bu sebeple zaten beyhude olan bu seçim lakırdısını burada kesiyorum biiir, ahhahhahha g.tüm ikiii.

Ya valla gerçekten, kime bakıp da "Aaa ne akıllı kadın, aaa ne iyi konuşuyor adam!" dediysem elimde kaldı. Ne varsa arkadaşlarımda var, yahu ta Almanya'dan balkabağı tohumu gönderdi Itır, ektim. Her gün biraz büyüyor kabaklar, saksıların karşısına Orta Doğu usulü çömüp seyrediyorum. Bu yazı kabaklar domine ediyor, benim de akıl sağlığıma iyi geliyor. Çünkü su veriyorsun, güneş alıyor ve büyüyor kabak; bu sadelik dünyanın en güzel şeyi.

Kabaklar:


Dayanamadım, klimayı açtım çünkü zaten ne önemi var? Bugün marketten plastik torba da aldım, öyle bir "yansın dünya" histerisi yaşıyorum, allahtan çapım bu.

Dün ütü yaparken ÇOOAATIR diye kıvılcımlar çıktı ütüden, ben bir yana, köpekler bir yana kaçıştık. Sinsi bir evlat olduğum için annemler taşınırken ütülerini gasp etmiştim. Gasp ütüsüyle kaldığım yerden devam edeyim, iki avuç taze fasulye aldım, onları pişireyim. Sonra çıkar kabaklara bakarım.

Ay şuna güldüm acı acı, bilmiyorum size de komik gelir mi?


Acı acı gülmelerin doğduğu topraklardan size selam, size selaam getirmişem diyerek satırlarıma son veriyorum, küçüklerin ellerinden, büyüklerin alınlarından öberek gidiyorum.

10 comments:

  1. Peki icinde seçim lafi geçen herhangi hir yazı ya da görsele histerik bir şekilde gülmem ? Sonra da kendime gelince ay adam olecekmis yahu ne guluyosuun demem ve sinirlerimin bozulmasiyla birlikte bir daha gülmem...
    Kabaklara selam ediyorum ben de buradan! Sanki ne yapmasi gerektigini benden iyi biliyo gibi...

    ReplyDelete
    Replies
    1. Ahahhahha :D Ay ama seninki gördüğüm en pozitif delirme olmuş vallahi <3
      Ya gerçekten kabaklar her şeyi biliyor. Ben banyoyu ovdum, hızımı alamadım, şimdi de koltukları süpürücem. Kabak olsaydım etrafıma bakınırken büyüyor olurdum lanet olsun.

      Delete
  2. Ahaggshahaha of bu laf twitterda cok unlu ve benim buradaki hayatimin ozeti.

    ReplyDelete
    Replies
    1. Ay yaa? Ahhahha ama ünlü olmasa şaşardım, çok güzel :D Valla dün Nadire'yi "Sık dişini, 40 oldun, belki vahiy mahiy iner" diye avuttum, ona inmezse sana iner, bu kadar çilenin bir sebebi olmalı :/

      Delete
  3. Ya ben hepsini anlarım da Deniz Baykal'ın milletvekili gösterilmesini anlayamam. O gençlere haksızlık olmuyor mu ? Ne geçiyordu akıllarından ? Sokaklarda afiş dağıtan, insanlara temas eden, çalışmalar yürüten, hiç olmadı sandıklarda görev yapan gençler varken ayaktan düşmüş birini vekil seçtirmek gerçekten müthiş. Ahde vefa, siyasi süreklilik, veya her ne zıkkımsa ona inanmıyorum. Eğer iş yapabilecekse birisi tamam seçilsin. Yoksa buyursun gitsin. Ha tabii bir de hasta olmayıp da hiçbir şey yapmayanlar var ki onlar da ayrı bir yazının konusu. Meclisin bir kısmının ismini dahi bilmiyoruz. Veya ben şimdi mesela hiçbir zaman bölgemdeki vekillerle tanışmadım. Gelip de soran oldu mu halimizi ? Taleplerimizi ?

    Vicdanım çok rahat. Pusulalardan yalnızca birine mühür vurdum. Çok kızan oldu benim yakınlarımdan. Fakat bazen gerçekten boykot etmek tek duruş.

    ReplyDelete
    Replies
    1. Deniz Baykal'dan adama hakaret etmeden bahsetmeye muvaffak olamadım henüz, o yüzden bahsetmiyorum. Koltuk sevdasıysa bundan daha iyi örneği mi var allahaşkına?
      Ben de bunca senedir oy verdiğim bir vekille karşılaşmış değilim. Geçen dönem İstanbul vekiliydi, ona rağmen gittiğim anmalarda filan görüyordum, bu dönem Ankara'da bizim bölgeden adaydı, ona verdim oyumu. Bir beklentim de yok aslında, hayatıma hiçbir etkisi olacağını sanmıyorum.
      Dün sokakta kahve içip bunlardan bahsediyorduk, yerel seçimler var filan. Bu ahval ve şerait içinde Melih Gökçek aday olsa kazanır. Kazanabilir filan değil, kesin kazanır, hiç şüphem yok.
      Bakalım neler göreceğiz, ziyadesiyle yılgınım bu konuda, umarım geçer zamanla :/

      Delete
    2. Bu kez gerçekten çok ama çok kararlıyım ne yerel yönetim seçimlerinde ne de genel seçimlerde (tabii artık olacaksa) CHP ye oy vermeyeceğim. Kime vereceğim bilmiyorum ama bu bizi çantada keklik sanmalarından fena halde bıktım. İzmir'i kaptırmayacağız diye aldıkları oyları bileklerinin hakkıyla aldıklarını sanıyorlar ya deliriyorum. Sırf bizim elimiz ,gönlümüz el vermediği için aldınız bizden o oyları ama artık yağma yok. Ben nasıl hüsran yaşıyorsam siz de yaşayın. Artık çantada keklik ,cepte oy olmayacağım bir İzmir li olarak ve bilmemeliler ki yakın çevremde aynı görüşte olduğum çok insan var.

      Delete
    3. Valla ben de yerel seçimlerde hem katılım açısından hem de muhalefetin oy oranı açısından hezimet bekliyorum ne yalan söyleyeyim, burada da herkes aynen sizin gibi düşünüyor çünkü. Gerçekten bu memleketin yarısı kadarı o tarafa basmak istemediği için bu tarafa basıyor mührü. Chp'nin ders mers çıkardığı da yok.
      Seçimlerden önce "Ya belki bir mucize olur, biri çıkar ve umut verir" gibilerinden bir şeyler yazmıştım buraya, Muharrem İnce hiç beklemediğim bir şekilde iyi kötü başardı bunu. Peki niye şu an olduğumuz yerdeyiz diye düşününce aklıma ilk önce o partinin içinde bir şeylerin ya çalışmadığı ya da çok yanlış işlediği geliyor. Sonra diğer faktörleri düşünüyorum.
      Elazığ'dan bir vekil çıkarabilmişler nihayet, o da anında isyan etti, bugün partiden ihraç etmişler. Kim, neden aday gösteriliyor, onu da anlayabilmiş değilim.
      Ay başlayınca durduramıyorum kendimi, bakalım daha neler göreceğiz :)

      Delete
  4. Bizde domates ektik, bir de bahçede tavuk besliyoruz. Yemini suyunu veriyorsun, yumurtayı alıyorsun. Dünyanın en güzel alışverişi, onlar bizden biz de tabii onlardan memnun. Hayatta akıl sağlımızı korumak için böyle minik detaylara ihtiyacımız var demek ki. Bende ütüyü tak diye yere düşürdüm. İnşallah çalışır diye dualar ediyorum. :D

    ReplyDelete
    Replies
    1. Ay tavuk mu var? Çok özeniyorum tavuk beslemeye, umarım bir gün bahçem olur da tavuklarla koşarım her gün.
      Minik detaylar da işe yarıyor tabii ama aslında bu ekmeli-biçmeli yaşam tarzı kesin çözüm bence. Hayvanlara bak, bahçeye bak, kendi peynirini ekmeğini kendin yap filan, insanın cılkı çıkar bütün gün. Haberlere de akşamdan akşama baksan oh mis gibi akıl sağlığı :)
      Çalışır bence ütü, bir yere düşürülmeyi atlatacağına inancım tam :)

      Delete