June 29, 2011

hola mona!

gittiğimiz veteriner fourvet, ankara'nın en eskisi. hayvan sahibi olanlar bilir, veterinere güvenmek çok zor olabiliyor. insan en ufak şeylerden gıcık kapmaya eğilimli oluyor, ben öyleyim en azından. izmir'den ankara'ya envai çeşit veterinere taşıdım kedilerimi, çok kötüleri oldu, içim rahat gidip geldiğim tek veteriner izmir bostanlı'daki serdar'dır. küçük mucizeler yarattığı oldu hem ev kedilerimizde hem de sokaktan bulup götürdüklerimizde. urla'da annemle takılan mafyöz bişko bugün yaşıyorsa serdar'ın ve kardeşim Z.'nin inadı sayesindedir. gırtlağından kıçına uzanan dikişleri gördüğümde pek umudum yoktu, şu anda koyun ebatlarında ve bahçeyi demir bi patiyle yönetiyor.
ankara'da çok veteriner değiştirdim, özellikle de tekirim mi'ye kanser teşhisi koyulmasından sonra. biyopsi sonucundan aylar sonra haberim oldu, ağlayarak beni neden aramadıklarını sordum, "aranmışsınız 1 kere, burada yazıyor bakın" dedi bana küçücük stajyer bi kız. başkent hayvan hastanesi o dakikaya kadar şahaneydi, karı-koca inanılmaz sevimli insanlardı, bi süre daha götürdüm mi'yi, sonra çaresizlikten aklımı kaçırmış vaziyette başka veterinerlere gittim. yağmurdan kaçarken doluya tutulduk çoğunda, mi de çok dayanamadı zaten.

fourvet bahçelievler'de, posbıyıklı veteriner amcalar ve her daim fönlü bi han'fendi var. fönlü bi elizabeti 20 liraya saymaya kalkınca ona da hemen gıcık kaptım, neyse ki bi kamınsens var hala, para almadılar sonunda. kediye de stajyer bi kız yaptı aşılarını, 87'liymiş allahım, bu haftasonu kep töreni varmış! 87!
karne çıkartmak için oturduk karşılıklı, "5 dakika içinde bi isim bulman gerek, bak yazıyorum karneyi" dedi. panikle aklıma bi önceki blog postum geldi, "mona" deyiverdim. hem sanatsal, hem rakınrol, hem de kendi adımla kafiyeli oldu. 87 için kafa karıştırıcı oldu bu kafiye durumu, akabinde içeri giren kocama neşeyle kediye isim koyduğumuzu ilan edip benim adımı söyledi. kız çocuğumuzu da erkek kaydetmiş ayrıca, ama olsun ben sevdim 87'yi, konuşkan ve merhametli birine benziyor, umarım kalır fourvet'te.

bu ahval ve şerait içinde mona oldu yani adı, daha aristokrat olsaydı mona bobi nikki de la paspas von nını olurdu. böyle oldu. şu anda petburada.com kargosu bekliyoruz, mamaydı kumdu, koko çaldığı plastik saksıyı yiyiyor, mona masanın üzerinde yattığı yerden onu kesiyor, benim evi temizleyip bi adet tübitak raporu yazmam lazım. hayat maraton.

1 comment:

  1. merakla ufka mı bakıyor yoksa dehşetle koko'ya mı belli değil; lakin boyutlarının şirinliğini göstermesi açısından pek hoş bir foto. like :)

    ReplyDelete