January 30, 2012

new girl

dizimag çok şahane bi şey. sıfır çabayla onlarca dizi seyredebiliyorsunuz, altyazı var, dert-tasa yok. new girl'ü sağda solda okumuştum, oturdum seyrettim 10 bölüm. sesli güldüğüm oldu.

yeni terkedilen kız, 3 oğlanla aynı eve çıkar, olaylar gelişir. kız tuhaf, nerdy bile olabilir bi miktar, içinde bulunduğu durumları şarkılı hale getiriyor mesela, "uuuuu şimdiiii gidiiiipp süüüüt alacağıımm yeaaaahh" gibi. oğlanlar da dahil olmak üzere herkesin defoları var dizide, biri üniversite terk, öbürünün basketbol kariyeri erken bitmiş, en kariyer sahibi olanları ise kendini kadın mıknatısı zannediyor ve olmadık yerlerde tişörtünü çıkartıyor. esas kızımızın en yakın arkadaşı manken falan ama onun da gönlü nerde hayvanadam varsa onlara meylediyor.

neyse, netice itibariyle birbirlerini destekliyorlar, "arkadaşlık dostluk, en önemli şey bunlar hayatta" gibi bi havası var dizinin. bölüm bitince geride kalan hafif bi şey seyretmiş olma hissi, bi feel-good hali falan bana ally mcbeal'i hatırlattı biraz.

zooey deschanel'den pek hoşlanmıyorum. ona rağmen seyrediyorum diziyi. illa ki bi deschanel seçmem gerekiyorsa ablasını seçerim. bence daha güzel hem. ve bunun david boreanaz'ın köşeli çenesiyle hiç alakası yok.


No comments:

Post a Comment