Hep sürdüğüm kurs arabası bozulmuş, bir kenarda kaputu açık duruyordu. Benden biraz önce sınava giren biri ağaca çarpmış, fotoğraflarını gösterdiler, bayağı girmiş ağaca. Hem üzüldüm, hem anksiyetem sinsi sinsi tırmanmaya başladı. Arabaya binerken son bir kere kocama baktım, aradığım şeyi göremedim ne yalan söyleyeyim. Elinde çantam ve paltomla, iki metrelik bir umutsuzluk abidesi hâlinde dikiliyordu kaldırımda. Ondan bulamadığım desteği direksiyon hocasından ve sınav komisyonundan tedarik ettim allahtan.
Direksiyon hocası zaten ununu elemiş, eleğini asmış bir kedi kadar sakin bir insan; komisyon da "TAMAM TAMAM BÜTÜN LASTİKLERİ TEKMELEMENE GEREK YOK! TAMAM GEL BEN AÇTIM KAPUTU, HANGİSİ MOTOR BUNLARIN? EVET TAMAM AFERİN AKÜ O. TAMAM TAMAM KAPAT KAPUTU!" diye sınavın başlangıç aşamasını süratle tamamlayıp öğle yemeği için telefonla pide sipariş etme derdindeydi. O arada yola çıktım ben de sola sinyal verip.
Direksiyon hocası zaten ununu elemiş, eleğini asmış bir kedi kadar sakin bir insan; komisyon da "TAMAM TAMAM BÜTÜN LASTİKLERİ TEKMELEMENE GEREK YOK! TAMAM GEL BEN AÇTIM KAPUTU, HANGİSİ MOTOR BUNLARIN? EVET TAMAM AFERİN AKÜ O. TAMAM TAMAM KAPAT KAPUTU!" diye sınavın başlangıç aşamasını süratle tamamlayıp öğle yemeği için telefonla pide sipariş etme derdindeydi. O arada yola çıktım ben de sola sinyal verip.
Paralel parka girerken sol bacağımın delirmiş gibi titremesi ve rampa kalkışında stop ettirmediğim hâlde ettirdiğimi sanıp direksiyon başında sincap gibi donmam dışında boynum bükülmeden tamamladım parkuru. Sınav komisyonu da sakin, insan gibi insanlardı. Ben sinyal verdikçe "AFERİN! AFERİN!" dediler.
Vallahi ehliyet almış olmaktan çok bu sürecin bittiğine seviniyorum, yarın gidip evraklarımı vereceğim, eve yolluyorlarmış ehliyeti.
Kasım başından bu yana nefes almadan çeviri yapıyorum. Bir miktar gazete haberi, iki tane makale. Olaylar kısa bir-iki haber ve kısa bir hayvan kemiği buluntularının analizi makalesiyle başlamıştı, bitirir ve hayatıma devam ederim diye düşünmüştüm.
Haber metinleri uzamaya başladı, "Soğuk ve kederli bir çarşamba günüydü, dökülen yapraklar uçuşuyordu, o gün İsveç'te kartlar yeniden dağıtılacaktı..." diye yolsuzluk haberi mi yazılır gözünü seveyim? Mesaj atıp hakaret ettim, "Roman yazın madem böyle arzularınız var. Çarşambanın soğuğundan kime ne allahın belaları?!" diye.
İlk kemikli makaleyi bitirir bitirmez, "Yav bir de bu var ama nasıl olacak, ben hâlâ yazıyorum? Teslim tarihi de 5 gün sonra?" diye ilkinin dört katı ebatlarda ikinci bir makalenin bahsi açıldı. Kemikli makalelerin yazarını çok sevdiğim için "DELİ MİSİN AOOOVV HEMEN YAPARIM! YAZDIKÇA YOLLA SENİ ÇILGIN HELLEN KADINI!" dedim.
Valla yolsuzluklar içimi öldürdü biraz içerik bakımından ama Neolitik hayvan kemikleri ve komünal şölenler pek hoştu. Şölenleri cumartesi gece yarısı bitirdim, yolsuzlukların sonuncusu bugün öğlen bitti. Zengin hep zengin ve her şeyden sıyrılıyor, hayat ise 9000 sene önce daha güzelmiş; bunları öğrendim komşular.
Kalkayım, dolapta günlerdir ağlayarak bekleyen kerevizleri pişireyim. Gene gidip gerizekalı gibi balkabağı aldım. Ben kim, balkabağı kim? Yenmiyor bu evde, keke filan koymuştum, kimse anlamadı balkabaklı olduğunu kekin. Fakat o parlak turuncu aklımı başımdan alıyor, her seferinde alıp eve getiriyorum.
Naapıyorsunuz, iyi misiniz? Ankara'da hava bok gibi bugün, güneşi bir daha ancak mayıs gibi filan görürüz gibime geliyor. Arayı açmamaya niyetliyim, öberek gideyim.
Vallahi ehliyet almış olmaktan çok bu sürecin bittiğine seviniyorum, yarın gidip evraklarımı vereceğim, eve yolluyorlarmış ehliyeti.
Kasım başından bu yana nefes almadan çeviri yapıyorum. Bir miktar gazete haberi, iki tane makale. Olaylar kısa bir-iki haber ve kısa bir hayvan kemiği buluntularının analizi makalesiyle başlamıştı, bitirir ve hayatıma devam ederim diye düşünmüştüm.
Haber metinleri uzamaya başladı, "Soğuk ve kederli bir çarşamba günüydü, dökülen yapraklar uçuşuyordu, o gün İsveç'te kartlar yeniden dağıtılacaktı..." diye yolsuzluk haberi mi yazılır gözünü seveyim? Mesaj atıp hakaret ettim, "Roman yazın madem böyle arzularınız var. Çarşambanın soğuğundan kime ne allahın belaları?!" diye.
İlk kemikli makaleyi bitirir bitirmez, "Yav bir de bu var ama nasıl olacak, ben hâlâ yazıyorum? Teslim tarihi de 5 gün sonra?" diye ilkinin dört katı ebatlarda ikinci bir makalenin bahsi açıldı. Kemikli makalelerin yazarını çok sevdiğim için "DELİ MİSİN AOOOVV HEMEN YAPARIM! YAZDIKÇA YOLLA SENİ ÇILGIN HELLEN KADINI!" dedim.
Valla yolsuzluklar içimi öldürdü biraz içerik bakımından ama Neolitik hayvan kemikleri ve komünal şölenler pek hoştu. Şölenleri cumartesi gece yarısı bitirdim, yolsuzlukların sonuncusu bugün öğlen bitti. Zengin hep zengin ve her şeyden sıyrılıyor, hayat ise 9000 sene önce daha güzelmiş; bunları öğrendim komşular.
Kalkayım, dolapta günlerdir ağlayarak bekleyen kerevizleri pişireyim. Gene gidip gerizekalı gibi balkabağı aldım. Ben kim, balkabağı kim? Yenmiyor bu evde, keke filan koymuştum, kimse anlamadı balkabaklı olduğunu kekin. Fakat o parlak turuncu aklımı başımdan alıyor, her seferinde alıp eve getiriyorum.
Naapıyorsunuz, iyi misiniz? Ankara'da hava bok gibi bugün, güneşi bir daha ancak mayıs gibi filan görürüz gibime geliyor. Arayı açmamaya niyetliyim, öberek gideyim.

Arayı iyice açtı diye söyleniyordum :)) Meğer ehliyetler alınmış, işler başları aşmışmış :)) Kolay gelsin, hem çoook hayırlı olsun çok sevindim :)
ReplyDeleteYine beklerim :)
Yav gerçekten son 5 senenin en sıkışık haftaları oldu bu geçtiğimiz 3-4 hafta, niye böyle oldu ben de anlamadım :D
DeleteÇok teşekkür ederim, ay ne sevindim anlatamam bu ehliyet işine :)
ayy hayırlı uğurlu olsun. hepsini alnının akı ile bitirmiş olmanı tebrik ediyorum. bence ekmek konusunu da bir daha deneyebilirsin bu gazla. yürü be minaaaa kim tutar seni :)
ReplyDeleteAy hakikaten ya, ekmek yapayım bu gazla ben :D
DeleteÇok teşekkür ederim <3 Burada bir sokak hayvanları için derneğe üyeyim, takvim filan yollamışlar. Bir de "Bu arabada patisever var" çıkartması :D Tek eksiğim bir araba şimdi, karbon ayakizimi patlatıcam ama çok şükür patisever biriyim :)
Ooooo tebrikler Fermina! Haydi geçmiş olsun diyeyim ardından.
ReplyDeleteAğaca çarpmış aracı görmeseydin iyiydi ama şükür etkilememiş seni ki geçmişsin.
Çeviri işi çok zor. Ben bir filmin altyazı çevirisini 1 saatten önce bitiremiyorum, ofluyor pofluyorum. Sizin gibi çevirmenlerin önünde saygıyla eğiliyorum efeeemmm
Çok teşekkür ederim! Cümleten geçmiş olsun, trafiğe çıkarsam tüm Ankaralılara da şimdiden geçmiş olsun :D Ay çekici gelip toplayıp götürmüş arabayı ya, valla çok üzüldüm, korkunç bir direksiyon sınavı kabusu yaşamış biri o gün :/
DeleteOf gerçekten çok zor iş çeviri. Ben hiç profesyonel filan değilim, eşe dosta çeviriyorum genelde. Kitap okurken düşünüyorum hep "Nasıl çevrildi bunlar?!" diye, edebiyat çevirisi yapabileceğimi hiç sanmıyorum. O yüzden seninle beraber ben de önünde eğiliyorum öyle çevirmenlerin :)
Barbar bey iki metre miymiş hey maşallah :)) Viking beyi demeli bundan sonra.
ReplyDeleteBaşlığı gördüğüm an anladım yazının konusunu ahahaha hepimiz konun bir parçası olduk. Nihayet sonuç alınmış tebrik ederiz.
Kereviz sevemiyorum :/
Bugün önümü göremiyordum resmen. Evin içinde bile ışık yoktu sanki. Contrast ve brightnessıyla oynanmış sanki bugün şehrin.
Ay ne mutlu olurdu gerçekten Vikinglerle, aradığı her şey Vikinglerde var. Spotify 2018 özetine bakıyordu dün akşam, 2017 ile aynı her şey. 2016 ile de aynı. 2015 ile de. Herhalde 1995 senesiyle de aynıdır. Keşke Viking yaylalarında dinlese bunları da evin atmosferini rezil etmese.
DeleteHepimize geçmiş olsun :D Çok teşekkür ederim, ne zamandır bu kadar sevinmemiştim. Bir daha kurs arabasına binmeyeceğime ve İncek'te paralel park çalışmayacağıma daha da çok seviniyorum.
Ben de son 3-5 senedir yemeye başladım kereviz, hislerim çok karışık.
Bugün ışık var biraz ama insafsız bir soğuk da var. Altındağ İlçe Nüfus Müdürlüğü'ne gidip gelerek taçlandırdım Ankara ayazı kabusunu.
Minoşka hayırlı olsun, kazasız, keyifli kullan dilerim. Yaza kadar iyice pratik yap, beni gezdireceksin. Hoş bu sene yaya bile görüşemedik, seneye arabalı görüşebilir miyiz acebağ diyorum :) Hem bak dizim giderek kötülüyor, bir şöfere ihtiyacım var, şöfeeer şöfer :))
DeleteZihin kardeşimle birlikte sesleniyorum, kerevize laf etmeyin. Kereviz Ankara sınırları dahilinde bilinmeyen ve yenmeyen bir zepze. Ağzıma sürmeden evlendim ama
antalya'ya yerleşince bir alıştım sorma gitsin. Size yapraklarından bir salata yapsam yeminle parmaklarınızı da birlikte yersiniz. Ayrıca saplarından da terbiyeli bir yemek yaparım ki (burada anneannemi anarak) ölüler el uzatır da vermem onlara, diriler yesin :)
Antalya 10 gündür resmen suya kesti, dinmiyordu yağmur, bugün güneş yüzü gördük şükür, umarım bir günlük değildir.
Sevgi, selam ve bilcümle iyi dilekler...
Ahhahha ay yaa bu şöfeeer şöfer nasıl yer etmiş hepimizde, unutulmaz bir anmış resmen, kursa başladığımdan beri sırtıma pat pat yapıp "Haydi bakalım şöfeeer şöfer!" diyenlerin haddi hesabı yok :D
DeleteÇok teşekkür ederim <3 Valla her şey yolunda giderse yaza kadar seni gelip evden alacak hâle gelmiş olurum diye umuyorum. Ufkumuz Tunalı'dan öteye genişler hem.
Ay ben de yemek haline getiremedim kerevizi o akşam. Sarımsaklı yoğurda rendeledim, öyle tükettik. Ben yerim ya her türlüsünü ama genel olarak kök zebzeler konusunda çok heyecanlı biri değilim. Belki de yemek yapmaktan bıkmışımdır, bilmiyorum. Balkabakları da hâlâ duruyor dolapta :/
Sevgiler, selamlar bizden efendim, öpüyoruz :)
Tebrikler Mina! Gif'i görünce anladım konuyu :D
ReplyDeleteAhhahhah :D Çok teşekkür ederim Küçük Joecuğum <3
DeleteSelam.
ReplyDeleteİstanbul'da aynı bir soğuk bir soğuk anlatamam ..
Adınıza sevindim hayırlı olsun ehliyet. Darısı bana 😊
Benden de selamlar sevgiler
Merhaba :) Kış herhalde tatsız geçecek memlekette, ayaklarımı bir türlü ısıtamıyorum :/
DeleteÇok teşekkür ederim, darısı başınıza o zaman bir an önce :)
Ankara'dan selamlar yolluyorum ben de <3
Ay vallahi tebrikler! Bi de yaza dogru (Ankara da kisin araba kullanilmayacagina yurekten inanıyorum cunku) arabayi aldim gezmelere gittim falan yaz da belki ben de kendimden utanip harekete geçerim...
ReplyDeleteZenginin hep zengin olmasi konusunda agzimda cevirip durdugum cesitli küfürler var bu ara. Bin yillar once de boyle olmasi konusunda ne hissetmem gerektigini bilemedim su an. Bezginlik? Evet belki...
Yaa çok teşekkür ederim <3 Ay hakikaten nasıl araba sürülüyor acaba karda kışta? Kar yağınca evden çıkmıyorum, bırak araba sürmeyi :D O yüzden evet baharda ses vereyim ben en iyisi :) Ya valla sevimsiz bir süreç sürücü kursuydu, direksiyon dersiydi, sınavdı. Bitince insan delice seviniyor, en hoş kısmı o :)
DeleteAy senelerdir "Al, al, al! İnsana lazım ehliyet!" deyip durdular, bakacağım şimdi ne değişecek hayatımda. Ben de merak ediyorum.
Zenginin hep zenginliğini yolsuzluk haberlerinden çıkardım. Bin yıllar önce anca birleşip bir sığır kesmişler, şölen düzenleyip bütün köy yemişler, zengin mengin yok pek :) Vardı muhakkak farklar haneler arasında ama bugünle karşılaştırılacak gibi değilmiş. Hatta makalede et yemenin nadir bir faaliyet olduğunu, özel günlerde et tüketilmiş olmasının daha büyük ihtimal olduğunu söylüyordu hoca.
Ay aman kendimden korktum su an... Hirsimin icinde kaybolmuşum ki yazını bile anlamamisim😊
DeleteHırs değil o, öfke. Bende de var, oradan biliyorum :) Ayrıca lazım bir şey gibime geliyor, belki bir gün birleşiriz ve iyi bir şey olur.
Deleteehliyet işi zor iş ama becermişsin süpersin:)güle güle yat şimdi.Ankara trafiği için biraz daha sıyırman lazım şaka şaka umarım yaparsın ben gibi darlanıp vazgeçmezsin
ReplyDeleteÇok teşekkür ederim! Valla yatacağım biraz evde :)
DeleteYa yollarda yürürken filan devamlı trafiğe bakıyorum, naapıyor millet diye. Hiç kendimi içinde bulmak istediğim bir ortam değil Ankara trafiği. Birkaç kere direksiyon dersinden dönerken kaldım akşamüstü trafiğinin içinde, arabayı oracıkta bırakıp kaçasım geldi :D Bakalım, ben de bilmiyorum ne yapacağım :)
BRAVOOOO! Ehliyeti almana çok seviniyorum Mina çünkü hayatındaki başarısızlık öykülerini parlatıp, cilalayıp özenle en görünür yerlerine yerleştiriyorsun. (Ben de öyleyim) En azından ehliyet konusunda bunu yapamayacaksın! Ankara gerçekten bok gibi, üşümekten yaşamaya fırsat bulamadığım günler kapıda, çok üzülüyorum.
ReplyDeleteA dur daha trafiğe filan çıkacağım ve allah bilir ne boklar yiyeceğim ahahhahha :D Zaten bütün bu işi ekonomik krizin göbeğinde yaparak bütçeme devasa bir delik açtım, bilmiyorum bir araba alabilecek miyim kendime.
DeleteBugün devlet dairesinde işim vardı, Dışkapı'nın oralarda pes ettim. Duvara dayanıp sigara içtim, kendimi eve dönebileceğime ikna ettim. Ankara gerçekten kışın insanı çok zorluyor.
Hayırlı olsuuun! Bol gezmeler, keyifli sürüşler olsun:)
ReplyDeleteÇok teşekkür ederim! Ay umarım olur gezmeler ve keyifli sürüşler, heyecanlar içindeyim :)
DeleteTebrikler, gecmis olsun :) Ozel direksiyon dersi tavsiye ederim cok siddetle. Hem super gaz veriyorlar iyi hissettiriyor, hem de ogretmenin tarafinda da gaz ve fren olmasi iyi geliyor, biliyorsun ki bir aksilik olursa mudahale edebilir, daha rahat oluyorsun.
ReplyDeleteKomunal solen duyunca kulaklarim dikildi hemen. Kizim 6. sinifta tarih fuarina katilacak, proje konusu ariyoruz. Gecen yil 'ancient burial practices' ile 3. oldu, komunal solenler de ilgisini ceker eminim. Birkac konu basligi, isim falan alabilir miyim senden lutfen?
Çok teşekkür ederim! Ya evet, birkaç arkadaşım o özel derslerle günlük kullanmaya başladılar, ehliyet aldıktan yıllar sonra hem de. Otomatik vitesli araba bakınıyorum aslında, debriyajdan kurtulursam hayat çok daha kolay olacak gibime geliyor, bakalım :)
DeleteAy benim de ancient burial practices projesi yapan çocuk duyunca kulaklarım dikeldi :D Ne güzel!
Şölenler, malzemesi çok bol bir konu değil aslında, arkeolojik olarak ispatı da zor zaten. Ancak Hititler gibi yazı yazan, kayıt tutan halkların ne yaptıklarını biraz öğrenmek mümkün. Kaydı tutulanlar da çoğunlukla yönetici tabakanın ziyafetleri, şölenleri.
O arada aklıma başka iki konu geldi. Biri ekmek/yemek tarifleri. Diğeri de köpek.
Anadolu'da prehistorik mutfak diye en kolay ulaşılacak topluluk gene Hititler, şurada hem bir miktar tarif, hem de yazının altında bir miktar kaynak kitap var:
http://arkeofili.com/hitit-mutfagi-ve-yemekleri-et-yemegi-tarifleri/
Şurada bir ekmek haberi var:
https://www.smithsonianmag.com/smart-news/archaeologists-recreate-4000-year-old-hittite-feast-better-understand-their-history-180956661/
Projesine dahil belki bir ekmek de yapılabilir :)
Köpek de gene nispeten az çalışılan ama benim pek sevdiğim bir konu. Ve dünyanın her tarafından çıkıyor insanlarla yaşamış, hatta insanlarla gömülmüş köpekler. Bir de şimdi Alpha diye bir film varmış, belki ilgi çekici olur "dogs, even stone age people's best friends" gibi bir konu.
https://news.nationalgeographic.com/2018/02/ancient-pet-puppy-oberkassel-stone-age-dog/
Şu fena bir yazı değil, biraz İsrail ve Suudi Arabistan odaklı ama faydalı detaylar var:
https://www.haaretz.com/archaeology/MAGAZINE-the-archaeology-of-dogs-1.5627348
İnsan-köpek ilişkisi de popüler bir araştırma konusu:
https://phys.org/news/2016-03-explores-prehistoric-relationship-humans-dogs.html
Bir de sanırım son dönemde köpeklerin kurttan evrilmediği ile ilgili bir teori de çıktı ortaya. Bunlar hep güzel tartışma konuları olabilir. Hızlıca bakındım, bunları buldum. Biraz daha düşünebiliriz bence hep birlikte :) Biraz daha makale filan bakayım ben.
Cok cok tesekkurler. Bu linklerdekileri bastim goturdum. O et yemekleri nasil nefis gorunuyor yalniz:)
DeleteRica ederim, işe yarar inşallah :) Ya sanki bir ara Çorum'da bu tariflerden yemek yapan bir lokanta vardı, acaba uyduruyor muyum? Umarım uydurmuyorumdur, ne iyi fikirmiş çünkü :D
DeleteHafta boyunca ara ara sizin şu ehliyet olayını düşündüm,bugün yazıyı görünce çok mutlu oldumm. Hayırlı olsunn kendim almış kadar sevindim.
ReplyDeleteAyrıca balkabaklarını fırın torbasında tatlı yapıyorlar öyle şeyler önerebilirim sonuçta ne kadar kötü olabilir ki?
Ankara'nın gri soğuğuyla baş edemiyorum kar yağsa da manzara güzelleşse keşke
Yaaa çok teşekkür ederim <3 Valla gece yatakta duvara bakarak aklımdan paralel park hamlelerini geçirir hâle gelmiştim, bittiğine çok seviniyorum :D
DeleteAy biliyor musun benim de aklıma geldi fırın torbasında balkabağı! İnternetlerde görüp bir kere yapmıştım, fena olmuyor. Üzerine tahin filan dökünce biraz, gayet yenecek bir şey oluyor. Yapayım bari :)
Bugün açık hava bak :) Yarın için de kar gösteriyor meteoroloji, bakalım yağacak mı.
Tebrikler! Oh üzerinden br yük kalkmış, rahatlamışsındır. Keyifli sürüşler dilerim :)
ReplyDeleteÇok teşekkür ederim, yük kalktı gerçekten :) Umarım sürerim de bu ehliyet cüzdanımda çürümez :)
DeleteTebrikler,kazasız belasız günler inşallah.
ReplyDeleteÇok teşekkür ederim, sağolun iyi dilekleriniz için :)
Delete