Geçen akşam Frances Ha'yı seyrettim, kaç senedir seyredeceğim, bir türlü olmamıştı. Beğendim.
Yalnızlık, arkadaşlık, evler, "ben bu hayatta ne yapacağım"lar filan üzerine sakin ve tatlı bir filmdi.
Dün akşam da The Dirt'ü seyrettik, Mötley Crüe filmi. Fakat yazmaya üşeniyorum çok. İyi bir film değildi, 1980'lerin Sunset Strip hadiselerini ve hairbandleri sevenler herhalde bir şeyler bulur filmde.
Kudi, çalışma masamın altında yatmayı seviyor diye ince bir yatak aldım.
Özür dileyerek kaldırdım yatağı, tabii benim ne haddime. Neyse ki diğer ayı yazları terasta yere yatmak istiyor ama hassas bir kelebek olduğu için dirsekleri filan acıyor betonun üzerinde. Tamamen boş yere alınmış olmadı yatak. Kısmen boş yere alınmış oldu.
Geçen sene bizim sahaftan şunu almıştım:
"Oh ne güzel, grotesk grotesk" diye başladım, birkaç öyküyü çok beğendim. Lakin bitmek bilmiyor kitap, arada hiçbir anlam veremediğim bazı öyküler ve okurken içimi fena eden tuhaf detaylar içeren öyküler de vardı. 50 sayfa kadar kaldı, bari oturup bitireyim.
Aydan size ne oldu peki acaba? Eğer adında kalp geçtiği için "Ay tatlış aşk kitabı bu!" diye okumadan etmeden hediye ettiysen bu kitabı adama, kabahatin birazı da sende olabilir Aydan.
Öberek gidiyorum, çay may içeyim, bir şey yapayım.



Ay bu kadının her kitabı iç karartır. Heli bu tam karanlık. Böyle yazdığına bakıp ben de bunu amanvermez Avni benzeri bir hatun sandıydım. Sonra kocası öldü, bir kitap yazdı onun üstüne. aman ne ağlak, ne ağlak, ne çaresiz, dünyada ondan perişan kimse yok. ülen bizim köylerde beş parasız fadimanım teyze bile böyle ağlak yapmaz kocişkosunun ardından. Kadın Mercedes görünümlü Murat 124 çıktı anlayacağın, o zamandan beridir okumuyorum haspayı :) Bir yerlerde "Woman at War" filmini bulursan izle, çok iyi film. izlanda yapımı...
ReplyDeleteBen hiç okumamıştım, böylece öğrenmiş oldum. Valla editörü filan olsaydım, öykülerin en azından yarısını çıkarırdım bu kitaptan. Bazıları neredeyse birbirinin aynıydı, bazıları sanki egzersiz olsun diye yazılmış ama yanlışlıkla kitaba dahil edilmiş gibiydi. Ayh neyse, tecrübe oldu :) Bir yandan da hâlâ kitaplarını sevdiğim insanların tanısam hiç sevmeyeceğim insanlar olabilecekleri gerçeğiyle barışmaya çalışıyorum. Gerçi kitabı da sevmedim bu örnekte, neyse bak kendiliğinden halloldu mesele :D
DeleteAy o filmin sanırım fragmanını gördüm, en son sinemaya gittiğimde, ilgimi çekmişti. Bakayım bir.
Aydan çok güzel yazmış :(
ReplyDeleteAydan umarım sevgisini, hediye kitabı sahafa satmayacak insanlara yöneltmiştir zamanla. İlk bir-iki sayfasını da yırtmış -adam diye tahmin ediyorum- kitabın, oralarda neler vardı diye merak etmiyor da değilim.
DeleteBen de Denizli'de bir sahaftan bir Kemal Varol kitabı aldım bu yaz, içinde benim de tanıdığım, hatta facede arkadaş olduğum bir yazara ithaf vardı. Onun yerine ben utandım. Herif tutmuş kendine imzalanan kitabı sahafa satmış şerrefsiz :))))
DeleteAhhahha ay keşke daha erken gelip baksaydım blogger'a, şu yorum kaynadı arada diye çok üzülüyorum şu anda :D
Delete