Buralara uğramadığım zaman zarfında gene bir halı yıkatma macerası yaşadım. Ama bu sefer her şey pek düzgün gelişti. Ayrancı'da Detay Halı Yıkama diye bir yer buldum, aynı gün gelip aldılar, süratle yıkayıp sağ salim geri getirdiler. Arada telefon açıp "Şöyle bir durum var, bunu yapabiliriz ya da şunu yapabiliriz. Naapalım?" diye sordular filan. Memnun kaldım çok.
Fotoğraftaki Milas halı, ben büyürken Karşıyaka'daki evimizin salonunda seriliydi. O evden 21 yaşımda ayrıldım, yıllarca bu halıya bakmışım, kafama kazınmış. Annemin "Fakirlikten çıkar çıkmaz aldığımız ilk şey" olarak tarif ettiği bu halı aslında fotoğraftakinden biraz daha büyüktü. Yıllar içinde pabucu dama atılmış, Urla'nın tropik ikliminde harap olmuş, güveler saldırmış. Mecburen kenarlarından bir miktar kesip overlok yaptılar. Overlok moverlok, "Çocukluğumun üçgenleri kareleri çiçekleri!" diye alıp bağrıma bastım. Çalışma masamın önüne serdim, sanki Karşıyaka buraya gelmiş gibi oldu.
Biz geçen pazartesi akşamı toplaşmış Game of Thrones seyrederken Notre-Dame yanıyormuş, bölüm bitip de telefonlarımıza bakınca dehşete kapıldık. Sonra takip eden günlerde yazılanları çizilenleri okudum. Mesela Can Dündar'a hiç katılmıyorum:
Yorum yazısı yazmış herhalde ama o kadar üşendim ki bu minvalde bir yazıya vakit harcamaya. Sesi evet, Sivas'tan hatırlıyoruz. Ama kaza sonucu yanan bir yapı ile kundaklanan bir otelde öldürülen 35 kişiyi karşılaştırmak en azından hıyarlık bence. Ayrıca o köklü miras neden bir avuç fanatiğin elinde hapsolmuş olsun? O yapı neredeyse bin senedir orada duruyor, gördüğü ilk vicdansızlık bu değil, ki koca katedralin Yeni Akit'ten haberdar olduğunu da pek sanmıyorum. Göreceği son vicdansızlık da bu olmayacak çünkü en az bir bin sene daha duracak orada; bütün görkemiyle, insan türünün elinden çıkma şeylerin en ihtişamlılarından biri olarak. Nereye hapsoldu allahaşkına? Ben mesela buraya hapsoldum biraz, Yeni Akit'e maruz kalıyorum, Notre-Dame aldığı bütün hasara rağmen kuşlar kadar özgür bence. Yeni Akit ve o gece sosyal medyada "kilise yanıyor" diye coşan güruh son yıllarda iyice semirmiş olmalarının rahatlığı içinde, daha neleri alkışladı o güruh, kaç senedir ne katliamlara sevindiler. Yeni Akit'in tweetinin bi yerinde "Türkiye'nin ahı tuttu" da yazıyordu, neye referans veriyorlar, onu dahi anlamadım. Merak etmiyorum.
Neyse yani demem o ki, bu güruha cevap vermek gerzeklik, ciddiye alıp da tartışmak daha büyük gerzeklik. İnsanın gerçekten başka işinin olmaması, söyleyecek orijinal bir lafının olmaması lazım bunlara cevap vermek için. Tarih, bir hayli yavaş yazılan bir şey; bizim 70 senelik ömürlerimizin hiç bir manası yok tarih ölçeğinde. Eminim 1930'larda 1940'larda da insanlar Nazi rejimi asla sona ermeyecek zannediyordu mesela ve son derece normal bir ruh hali o. Ha sona erdi mi tamamen, o da ayrı bir mesele. Ermedi. Ve faşizmden rahatsız biriyseniz içi bomboş ağlak tweet atmak dışında mücadele yolları da var, en basitinden oturup anlatabilirsiniz neden yanan bir katedralin insanlık için önemli bir hadise olduğunu. Öğretmenseniz çocuklara anlatırsınız, tarihçiyseniz yazar yayınlarsınız, turist olarak gidip gördüyseniz size ne ifade etmiş olduğunu anlatırsınız, ne güzel olur.
Mesleği gazetecilik olan Can Bey'in bu canhıraş çığlığındaki elle tutulur tek şey Notre-Dame'ın köklü bir miras olduğu. Ve çok katmanlı bir miras, Parislilere başka şey ifade ediyor, Hristiyan dünyasına başka şey; benim gibi gidip görmemiş, dindar da olmayan, kendi halinde birine ise başka bir şey. Parçası olduğum insan türü muhteşem şeyler yapmaya da kadir. Bu hayat sadece yıkım, keder, savaş ve sonu gelmeyen gündelik itiş kakıştan ibaret değil. Binlerce yıllık geçmişimizde muhteşem şeyler de var. Çünkü ben evde oturup Twitter'a bakarken topluca beyinsiz olduğumuzu düşünüyorum, halbuki değiliz. En azından Patti Smith var mesela.
O gece gördüğüm (gerçek gazetecilik çabalarını ayırıyorum) en anlamlı şeyi Patti Smith paylaştı.
Altına şöyle yazmış:
"Bu
Jan Dark,
kazığa bağlanarak
yakılmıştı.
Sureti,
yanan katedralin içinde
dua ediyor."
Çalakalem çevirdim ama böyle işte. Hisleriyle yazmak işi konusunda herkesin bir Patti Smith olmasını beklemek tabii mümkün değil. Zaten artık yeniden inşa zamanı, olan oldu, ben bundan sonrasını merakla bekliyorum. Restorasyon-konservasyon hep ilgimi çekti, bu kadar büyük bir işin altından kalkmak için nasıl plan yapacaklar bakalım. Macron sevimsizinin "BEŞ YILDA DAHA DA GÜZEL YAPICAZ" açıklaması bende biraz ağaç kesip beton döken belediye başkanı hissiyatı yarattı ama Fransızlara güveniyorum.
Ve gidiyorum, köpenkler diz battaniyemi gasp etti, geri almaya çalışacağım. Böyle köklü bir battaniyenin, bir avuç köpeğin elinde, ne kadar acı. Meh meh meh. Haydin öbtüm.



EVET! Dün gördüm ben de. Yangına dair okuduğum en etkileyici ifade Patti'nin yazdıklarıydı. Zaten o kadınla Roger Waters olmasa ne yapardık. Bazı sanatçılar yaşlandıkça temiz delirirken bu insanların üzerine bilgelik çöküyor. This is... serisi çok hoşuma gidiyor. Instagram'ım yok ama takipteyim :)
ReplyDeleteFransızlara güveniyorum da Macron'u düşündükçe "yok 'murdar' edecekler yapıyı vah vah" diye hayıflanıyorum. Çünkü bir yetkilinin yazısında yapının tekrar düzeltilmesi 20 seneyi geçebilir diyordu. 700 senelik camları görememiş olmanın derin üzüntüsünü taşıyorum. İnsanlığın ortak değerinin yanması üzerinden siyasi okumalar yapmak veya oh çekmek nedir inan bilmiyorum. Yorum yok.
Ay ben de çok beğeniyorum "This is.."lerini <3 Patti'nin bizzat kendisi bir modern zaman azizesi, ne biçim insan yarabbi, valla her seferinde şaşırıyorum.
DeleteValla Notre-Dame kendine gelene kadar kaç Macron gelir geçer, adamın o yersiz kendine güvenine ve kasım kasım kasılmasına umarım Fransızlar da göz deviriyordur.
Ya yapsınlar siyasi okuma da büyük ihtimalle elektrik kontağından yangın çıkmış, binlerce kilometre ötede bir grup Türk seviniyor diye bunları bir de Sivas'a bitiştirip analiz etmek de artık biraz zorlamak değil mi yahu? Bari röportaj yapsınlar her çeşit insanla, okuyup anlayalım ne düşünüyor sokaktaki insanlar. Ne bileyim, birileri o bağışlanan milyonlarca euro'yu dert edinmiş, oturup yazıyorlar "dünyada açlık kalmaz o paralarla" diye, onları okuyorum. Bir perspektif var en azından. Bir analiz var. Trollere cevap vermek de gazetecilikten sayılmasın artık lütfen :/
"Patti'nin bizzat kendisi bir modern zaman azizesi" ay o kadar haklısın ki, bir gün bir şeye dönüşeceksem, ya ona ya sana dönüşmek istiyorum, halılarının başına bir iş gelmemesine çok seviniyorum.
DeleteKurban olurum Patti'ye dönüş lütfen, ben halimden hiç memnun değilim. Çoğu şeyden memnun değilim, her şeye ağlıyorum, hiçbir şey bilmiyorum. 40 yaşımı böyle hayal etmemiştim :)
DeleteMuhtemelen Can Dündar o yorumu "Benden olmayan ölsün, iyi de olur" yorumlarına yaptı, Adı geçen gazete çakmalarının tarzını biliyoruz zaten. Çok takip edemedim ama yazılan bazı şeyler benim de canımı yaktı. İnsanın doğasında daha mı baskın acaba kötülük ne dersin?
ReplyDelete* Game of Thrones beklediğimis kadar neyi bekledik biss bilemiyorum nalan
Valla ben bir beş dakika dolandım Twitter'ın o karanlık tarafında ve gerçekten eskisi kadar mahvetmiyor beni o yazılanlar. Şaşırmıyorum, o şok ve dehşet etkisi kalmadı artık. Yeni bir şey de yok yazdıklarında. Bunlar Paris'te konserde öldürülenleri kendi skor hanelerine puan olarak kaydetmiş tipler. Memur gibi çalışıyorlar, bazıları zaten para da alıyor bunun için. Bu gerzeklere kalırsa savaştayız zaten, cihat var yani, islam versus kafirler. O yüzden her şey mübah. Bu saate kadar dini anlamamış, ahlaktan nasibini almamış insana bizim yapabileceğimiz bir şey yok. Geçer bu havalar, bu hava geçince de başka bir davanın askeri olurlar. Yakın zamanda geçeceğini düşündüğümden değil, Suriye'de Irak'ta teslim olmuş/alınmış Işidliler kadınlı erkekli hala "Halifelik de halifelik" diye konuşuyor gazetecilere. Bir gram değişiklik yok. 3 ayrı adamdan çocuklar yapmış, bir o kadar çocuğu ölmüş, adamlar da ölmüş, gözünün önünde kafalar uçmuş, sonunda kampta çamur ve sefalet içinde oturuyor ve hala bir yanlışlık olduğunu düşünmüyor olanlarda. Bizim ömrümüz yetmeyecek bu havaların değiştiğini görmeye, bunlar başka türlü bela olmaya devam edecek.
DeleteBenim bunlar yerine Can Dündar'a sardırmamın sebebi gazeteci olması, gazeteciliği yüzünden başına bir yığın iş gelmiş biri bu adam. Almanya'da mesleğini yapabilmesi için dünyanın parasını alıyor gazetecilik vakıflarından, fonlardan oradan buradan. Ve çıka çıka bu çıkıyor adamdan. Bu kadarı bizden de çıkıyor bak, herkesten çıkar bu kadarı. Kötünün kötü olduğunu anlayabiliyoruz kendi kendimize. Biraz önce girip Özgürüz'deki yazısını da okudum Notre-Dame yangını üzerine. Gerçekten vakit kaybı oldu, tweetindekinden fazla bir şey yok. Ben bu mesleğini alnına koca harflerle yazmış ama yazdıklarıyla taş üstüne taş koyamayan meşhur insanlardan bıktım Sibel :D
Game of Thrones'a da gıcığı kaptım kapacağım, ikinci bölümde bir şeyler olmazsa gelip onlara da çemkireceğim :D
Sibel özür dilerim ya, bu kadar uzun yazdığımın farkında değildim ahhahhha pes demek istiyorum kendime! Kendimi durduramamışım :/
Delete