Koko'nun patisinin üzerindeki kütleyi aldılar, iki dikiş atmışlar, bir süre bandajla dolaşacak. Pazar günü antibiyotik iğnesine götürdük. Gene ailece gittik tabii.
İşimiz bittikten sonra çay may içerek veterinerin önünde oturuyorduk ki orta yaşlarda bir çift, French Bulldogları ile veterinere doğru gelmeye başladı. (French Bulldog, bulldog suratlı ama ufak tefek, neredeyse kucak köpeği ebatlarında bir cins.)
Koko, kendinden başka hiçbir hayvanı umursamıyor, başka köpekler yokmuş gibi davranıyor. Kudi öyle değil. Kudi önce ayı gibi havlıyor, eğer diğer köpekle birbirlerini koklama filan fırsatları olursa kuyruk sallamaya başlayıp oyuna davet ediyor. Eğer diğer köpek iyi huylu, sakin bir köpekse. Değilse, biraz kıyamet kopuyor.
O French Bulldog'un simli pembe tasmasından anlamam lazımdı aslında ahhahhha! Neyse, geldiklerini görünce Kudi ayağa kalktı, gözünü dikti gelen çocuğa. Gelen çocuk aniden avazı çıktığı kadar havlayarak Kudi'nin üzerine koşmaya başladı.
Kudi altta kalmadı, arka ayaklarının üzerine dikilerek misliyle cevap verdi. Buraya kadar şaşırtıcı bir şey yok. Şaşırdığımız şey, Koko'nun yattığı yerden kalkıp Kudi'nin yanında saf tutması ve French Bulldog'a had bildirmesi oldu. 9 yaşında nihayet evde iki köpek olduklarını kabullendi sanırım gerizekalı. Hayatında ilk defa "Kardeşimi sana yedirmem Pembe Simli Tasma!" diye olaylara dahil oldu.
Buradan sonrası "Ay hay allah hiç de böyle yapmazlardı?" "Evet tabii kısır ikisi de" "Yok biz tutuyoruz, siz buyrun geçin içeri" filan. Pembe Tasma'nın annesi gelip "Ay bizim kız çıkarmıştır kesin olayları" dedi ama biz gene de bizimkileri paketleyip arabaya kapattık.
Çünkü her zaman Pembe Tasma'nın anası babası gibi makul insanlar olmuyor köpek sahipleri. Ve köpek sahibi olmayanlar. 9 sene boyunca anladık ki en ufak bir şeyde bizim alttan almamız gerekiyor. Çünkü bizimkiler büyük, siyah, yetmezmiş gibi bir tanesi Doberman.
Belki Dobermanların kötü şöhreti biraz 80'lerde kalmış olabilir, şimdi başka cinsler aynı kaderi yaşıyor. Bilse millet bizim evdeki tek gangster, cins mins olmayan şu gerizekalı:
Kış ortasında çıkıp terasta betona yatıyor, kar altında oturup etrafı seyrediyor. Mahalledeki bütün kedi ve köpeklerin ve hatta saksağanların çetelesini tutuyor, üç sokak öteye laf yetiştiriyor. Sokakta sevmeye kalkan olunca anında insanların genitalyasına meylediyor çünkü insanmış, köpekmiş filan öyle şeyleri ayırabildiği yok. Utançtan ter içinde kalıyorum, insanlar sevmeye kalktıklarına pişman oluyor.
Dobermanların kötü şöhreti eskide kalmış olabilir dedim ama geçen gün barbar kocam şunu yolladı:
Yalnızlığın fotoğrafı diye güldük kendi aramızda. Gerçekten Koko'yu görüp de sevmek isteyenlerin sayısı bir elin parmaklarını geçmez, çoğunu yıllar sonra bile hatırlıyoruz. Bir tane tatlı teyze durdurup "Kurban olurum, kurban olurum" diye döve döve sevmişti bir seferinde, kaç sene oldu hala unutmadık. Geçen gün de lise öğrencisi bir kız sevmiş yolda, barbar kocam sevine sevine geldi eve. "Çok mutlu oldum" dedi, siz düşünün ne kadar ezildik kaç senedir ahhahhha!
Ay Twitter'da bir "tehlikeli köpekler" kavgası gördüm, aslında ona çemkirecektim ama vazgeçtim. Yazarken bile içim öldü, sildim oraları. Böylece köpenklerden haber vermiş olayım ve gideyim.
Nasıl geçiyor haftanız? Çok fena astrolojik kehanetler gördüm, sanırım çarşambadan sonra başımıza gelmeyen kalmayacakmış. Mars, Satürn filan, tabii anında unuttum detayları.



Ahaaahaa Thug Life olmuş bunlar yaff : p
ReplyDeleteBen de o teyzelerdenim. Doberman dört hiç farketmez. Buldum mu mıncırıyorum. Sadece 1 kez bir sokak köpeği hırladı. Normal tabii, kimbilir nelerle karşılaştı yavrucak.
Koko'ya geçmiş olsun şimdiden 🐕
Ay hem nasıl thug life, gangsta livin' ahhahhhah :D
DeleteBen de yakaladığımı mıncırıyorum, mıncıramazsam yanından geçerken laf atıyorum. Bir kere çok hödükçe refüze edildim, Pitbull'du ve çok güzeldi, "Ayy naapıyosun sen hududududu" diye yanaşmaya başladığımda sahibi "NO NO! NO! DON'T TOUCH!" diye haykırdı. O kadar bozuldum ki "Sosyalleştirsene hayvanı allahın ayısı. Senin gibiler yüzünen korkuyor millet bu cinsten" diyemedim. Ha yok, köpek huysuz ve saldırgansa neden ağızlık takmıyorsun, o zaman yanaşmazdım, neden yardım almıyorsun saldırganlığını düzeltmek için? O dünya güzeli köpekler bu hıyarların elinde heder oluyor, çok sinirleniyorum.
Koko'ya bir kemirme çubuğu eşliğinde ileteceğim geçmiş olsun dileğini :)
Evrensel bir ebeveyn cümlesi “hay Allah hiç böyle yapmazdı” ahahahahha çok güldüm, kedi köpek ya da insan yavrusu için fark etmiyor demek ki...
ReplyDeleteDobermanın kötü ününü bilemeyeceğim ama daha kedicik boyutundayken aldıkları dobermanın aylar içinde kocaman oluşunu ve sırf oynayıp sevimlilik yaparken 1,85lik enişteyi hooop yere devirişini görünce ben biraz tırsmıştım. zaten o sırada sevgili siyah dostumuz benden ağırdı, hiç yanaşamamıştım 😁 sevenleri unutamıyoruz falan deyince içime battı bak şimdi...
Astroloji bu sene hakkında hiç iyi bişey söylemedi zaten, detaya gerek yok sanırım, 2019 çok pis bi sene hepiniz mahvolacaksınıza çıkıyor bütün yollar😬 bitse de kurtulsak.
Ahhahhha ay demek öyleymiş :D Ya valla hiç düşünmeden fırlayıveriyor insanın ağzından ve bizim durumumuzda %50 yalan. Kudi hep böyle yapıyor, Koko'nun boşluğuna geldi o gün :D
DeleteŞimdi nasıl Pitbull köpeklerin kötü bir şöhreti varsa 80'lerde filan Dobermanlar öyleydi. O dönemin korku filmlerinde filan hep bunlar var, bir de "Laboratuvarda üretildikleri için bir yaştan sonra beyinleri büyüyor, sahiplerini yiyiyorlar" hurafesi var. Yani nasıl bütün dünyaya yayılmış bu saçmalık, hayret ediyorum. Laboratuvarda nasıl köpek üretildiğini düşünüyordu acaba insanlar, tüplerin içinde filan herhalde :D
Ya beni de deviriyor. Ama benim esas şikayetim devirmesi değil, çelme takması. Sabah akşam sürekli peşimde ve sessizce gelip dikiliyor. Orada olduğunu farketmezsem koluna bacağına takılıyorum. Bunca senedir nasıl kafamı yarmadım, burnumu kırmadım, gerçekten bilmiyorum.
Köpekleri severim ama öyle teyze gibi kurban olurum moduna hiç girmedim.Köyde anneannemin çoban köpekleri vardı ben çocukken ve onlar çok mesafeli hayvanlardı.Ne zaman mıncıralalım desek söver gibi bakar kalkar az öteye yatardı.Sezgin Kaymaz okumasam dobermanlara mesafeli olurdum ama değilim.Dediğin gibi sahipleri yüzünden bu hayvanlara haksızlık ediliyor.
ReplyDeleteAy ne güzel tarif etmişsin, "Ne zaman mıncıralalım desek söver gibi bakar kalkar az öteye yatardı." Çoban köpeklerinin yanında bizimkiler köpek gibi bile kalmıyor. Ben de hiç denk getirip sevemedim ama bir defasında Maraş'ta köyde, istersem yavrulardan birini alabileceğimi söylemişlerdi. Bugün bile almadığıma pişmanım. Çok pişmanım.
DeleteBen hala okuyacağım Lucky'i, artık utanıyorum okumadığım için :/
Valla tamamen sahipte bitiyor iş, beni bunca senelik köpek mıncırma kariyerimde bir Golden, bir de Yorkshire Terrier ısırdı ki bu ikincisini mıncırmıyordum bile, anasıyla bir şey konuşuyordum :D
tiplere bak :)
ReplyDeletebi yerde sivas kangalı vardı çok korumacı oluyor bilirsiniz. ben de köpeklere fısıldayan adam misali içimden dedim bununla da tanışırsam doktora mı yapmış olacağım. uzak kale direğinden laf ata ata gittim yanına. sapıtıyor tabii sinirden. çömelip elimi uzatıp konuşmaya devam ettim, geldi kokladı. "ruh hastası bu." deyip saldırmadı :) o gün bugündür arkadaşız.
Ahhahhha bence arkadaşlarına anlatıyordur bu tanışma hikayesini :D Kangal, köpeğin özü resmen, ay ne güzel hayvanlar ya gerçekten. Biraz gugıllayıp fotoğraflarına bakayım bari :)
DeleteKudi’ye bak heleee...
ReplyDeleteKoko da bence golden’a doğru yiyecek veriyorlarsa diye bakıyordur sanırım :))
Yaaa o çoraplarla filan herkesi ayakta uyuttu kaç senedir Kudibey.
DeleteYa o kadar mümkün ki söylediğin şey, sinirlerim bozuldu ahhahhhaha :D
Yalvarırım bi gün çocukları sevmeye geliym *.*
ReplyDeleteGüneşli bir gün gel, terasta saksı gibi otururuz.
Delete