Annem birilerine düğün hediyesi almak istiyordu, internetlerden almak istiyordu, haftalarca kaçtım bu işi yapmaktan, geçenlerde pes edip oturdum kompüterin başına. Biliyorsunuz bu ailenin internetler sorumlusu olarak görev yapmaktayım.
Karaca'dan yemek takımı beğenmiş. Sepete attım, ödeme ekranında "satın al"a tıkladım, ekran dondu falan filan. Aldık mı tabakları, almadık mı, hiçbir şey belli değil. Neyse, esas şoku kredi kartından indirimli fiyatı değil, indirimsiz fiyatı çektiklerini gördüğümde yaşadım. İşte efendime söyleyeyim çağrı merkezi aramalar, ulaşamamalar, yeniden aramalar, "Lütfen iptal edin"ler. Ayh bütün günümü yedi bu iş.
Karaca'da indirim var diye yemek takımı almaya kalkarsanız aklınızda olsun, eğer annem gibi sonsuza kadar taksit olsun isterseniz indirim ortadan kalkıyormuş. Yalnız yanlış hatırlamıyorsam eğer, taksit menüsünden taksit seçerken hiç de öyle görünmüyordu. Çok da emin değilim, belki de ben farketmedim. Ay zaten kargoya verme tarihi olarak da 20 Aralık filan yazıyordu. Neden almaya kalktık o yemek takımını bilmiyorum.
Bu siparişi iptal edince (umarım iptal olmuştur tabii, bundan da emin olmak mümkün değil henüz) başka bir hediye almak icap etti. Annem yeniden peşime düştü:
Pazarları çalışmıyorum. Aslında cumartesileri de çalışmıyorum. Akşam 5'ten sonra da çalışmıyorum. Fakat kimse takmıyor çalışma saatlerimi.
Ben kendimi hazırlamıştım başka bir yerden hediye almaya, annem dün eski usül alışverişe çıkmış. Bir dükkandan satın almış yemek takımını, onlar kargoya vermişler. Çok sevindim bu gelişmeye.
Kediler, kalorifer yatağının hakkını vermeye devam ediyorlar:
Peteklerin arasına itinayla soktuğu arka patilerine dikkatinizi çekerim. Hayvanlardan bahsediyorum madem, kardeşim ve damadın köpeği Mara'yı hatırlıyor musunuz?
4 sene önce "Çok hasta, kendini arabaya attı, veterinerde kalıyor" diye ilan görüp "Yazık veterinerde helak olmasın, bir yuva çıkana kadar biz bakalım" diye almışlardı. Ecnebilerin "foster fail" dedikleri geçici yuvaya kalıcı kapak atma işinin yarı kör ve dişsiz kraliçesi Mara, kardeşim ve damatla birlikte Ankara'dan Almanya'ya, oradan Romanya'ya, derken Avrupa'yı enlemesine katederek Portekiz'e ulaştı. Artık bir okyanus köpeği olarak hayatına devam ediyor.
Karayoluyla biraz geze geze gittiler Portekiz'e, o yüzden yol boyu fotoğrafları var salağın. Eyfel Kulesi ile, Sacher kekle filan.
Ay saat 3 olmuş, gidiyorum ben. Zaten bir yere bağlayacağım yoktu yazıyı, beri çorba filan yapayım, kitap okuyayım. Nasılsınız, iyi misiniz?



:))
ReplyDeleteIyiyiz sayende daha da iyi minik patilere bayıldım yerim onu yerim.
Ay patiler minik, her şey pek tatlış fakat bu Pamuk bir canavar ahhahhha :D Vallahi demir patiyle yönetiyor ofisi.
DeleteKediye bak ya:) Bu kediler gerçekten hayattan nasıl keyif alacaklarını bilen hayvanlar :))
ReplyDeleteYa valla, hem de nasıl keyif almak :) Yalnız bütün gün kalorifere yapışık uyuyunca bir yanık yün kokusu oluyor bunlarda :D
DeleteKeyiften yandığının farkında değil minnoş :)
Deleteuyarılar için teşekkürler
ReplyDeleteAilenin internetçisi olmak nedir çok iyi bilirim :D bir de bunun sözlük olma versiyonu falan filanı var çok çilelidir.
ReplyDeleteBence bir çatı altında örgütlenmeliyiz, emeğimizi sömürtmemeliyiz :D
DeleteMara benden çok gezmiş, kendisini tebrik ediyorum. Artık yerleşik hayata geçmesinin vaktidir ;p
ReplyDeleteBirer sene yaşadı da buralarda, AB pasaportu var ahhahhha :D Ya valla, Bükreş'te mahalle kilisesinin papazının köpekleriyle arkadaş oldu. Almanya'da kardeşimle okula gidiyordu. Paris'te Hemingway'in takıldığı bara gitti, Jim Morrison'ın mezarını ziyaret etti. Ankara Mamak çöplüğünden çıkan bir köpek daha nerelere gidebilir inan bilmiyorum :D
DeleteFakat hayvandaki kaderin çalkantılı gidişatına bak; sen kendini araba önüne at, ordan sahiplenil, avrupayı gez. Hayır aklıma çok pis fikirler geliyor da, "evde kendi başınıza denemeyin" uyarısına takılıyorum.
ReplyDeleteAhhahhhahha :D Ya valla, yazsa roman olur :) Kronik bir idrar yolları sıkıntısı var, alt dişleri aşınıp yok olmuş, gözleri de pek iyi görmüyor, bu halde almıştık yani salağı. Dişsiz mişsiz, tozunu attırdı Avrupa'nın :D
DeleteKitap hariç internetten hiçbir şey almıyorum, alamıyorum. Cesaretim yok:)
ReplyDeleteBen esiri oldum internet alışverişinin :D Bu yüzden sürekli evde kargo bekliyorum, hayatım mahvoldu ahhahha :D
Delete“Pazarları çalışmıyorsun demek?” Nasıl nazik bir laf sokmadır ahahahhahaha😂
ReplyDeleteBen de ailenin “google”ı olarak görev yapıyorum, fakat verdiğim cevaplar hoşlarına gitmezse “herşeyi çok bilmekle” suçlanıyorum! Pardon ama o yüzden bana sormadınız mı zaten asdfasdf...
Bir de, yine grip olmuşken gelip o peteğe dayanıp yatmak hayalimde canlandı. Hatta İzin verirlerse pamuk hazretlerini de bir miktar mıncırabilir ve sarılıp uyuyabilirim. Ay! Çok güzel bi hayal oldu.
Ya hayatım böyle laf yiyerek geçti, nazikler diye bir şey de diyemiyorum, aklıma cevap da gelmiyor verecek. Çok ezildim yıllardır ahhahhha :D
DeleteAy demek google da olunabiliyormuş! Lanet olsun böyle modern zamanlara, gerçekten ne biçim hayat bu ya ahhahhhahha ay sinirlerim bozuldu :D
Ben birlikte yaşamaya yaşamaya unutmuşum kedinin nasıl bir şey olduğunu, sarılıp uyumak mümkün mü bilmiyorum. Bazen sevdiriyor, bazen sevdirmiyor. Halbuki köpek öyle mi, sarılmak istemese bile "Aaa delirdin herhalde, tabii ki sarılıcaz!" diye ikna etmek mümkün. Saf bunlar. En kötü bir parça bisküvi veriyorsun, her şeyi unutuyorlar.
Kedileri köpenkleri yerim. Kamptan bir arkadaşımız askere gitmişti, o geldi hocaya. Onu görme bahanesiyle evdeki anneden kaçıp hocaya gittim, 3 gündür oradaydım. 1 satır bir şey okuyamadım, keşke bu gün okusam. Hoca kadın kazağı bulmuş, "Cemile kadın kazağı buldum, ister misin?" dedi, istedim. Lacivert, güzel. Giyilir. Şimdi evimde kıvranarak kanıyorum... Regl ağrıları çok zor.
ReplyDeleteEn güzel kazaklar, buluntu kadın kazakları :D Sıcak su şişesi yapıştır sağına soluna, aklıma da başka bişiy gelmiyor, regl ağrısı gerçekten çok zor :/ Yarına azalır ♥
DeleteVallahi misafir kediyi yapıştırdım, hiç de şikayetçi olmadı sağ olsun :D buluntu kazak M beden olmasına rağmen üzerime oldu, çok mutluyum.
DeleteValla billa anneye bayıldımmm ;)) Nasıl nahif bir dürtmedir ooo ;)))Ah bu internet alışverişi işleri, üç aşağı beş yukarı benzer durumlar yaşıyorum ;)) Ama benim ki, ilk mesajı gönderdikten 5 dakika sonra arıyor, mesaj attım, görmedim arayayım dedim, karttan çekti ama hiç bilgi göremiyorum, gir bak, sen ara bakalım, n'olmuş" filan ;))) Nefret ettim internet alışverişinden yeminle. ;))) Her telefon çaldığında yüreğim kabarıyor ;))))))
ReplyDeleteAy benim de, benim de! Her telefon çaldığında yüreğim kabarıyor ahahhhahha :D Bugün kontrol edeceğiz Karaca parayı iade etmiş mi karta, etmemiş mi diye. Şimdiden ruhum öldü :D
DeleteKendime daha korkunç bir görev belirledim, bir Urla'ya gittiğimde bunlara internet alışverişini öğreteceğim. Bence kendileri de uğraşabilirler, zaten düzenli olarak 3 kalem ürün alıyorlar, en azından onları almaktan kurtulabilirim. Haydi bakalım :D
Valla ben öğrettim ama bu sefer daha kötü oldu zira "valla ben ona tıklamadıydım aslında sayfa kendiliğinden bunu seçmiş -sen bir düzelt bakim-, ben taksit yap dediydim o tek çekmiş -sen bir düzelt bakim-, Şurdaan alacağım ama demin vardı şimdi yok -sen de gir bir bak bakalım-, şu kumaş güzel mi -gir de beğenirsen haber ver-"... şeklinde işi ikiye, üçe katlayan durumlar da var bilesin dedim ;)))))
ReplyDeleteYa resmen ciğerim söndü okurken, "Ben ona tıklamadım, demin vardı ama şimdi yok" filan o kadar sık duyduğum şeyler ki ahhahhahha ayyy korku filmi gibi :D
Deleteİnternet bankacılığını da ben yapıyorum, tabii ben yapıyorum, kim yapacak başka, bütün bilgileri girdim, annemin telefonuna sms ile şifre gelecek. Gelmedi. Çünkü sim kartını değiştirdi geçenlerde, sim kartı yuvasına oturmuyormuş, yıpranmış diye değiştirdiler. Neyse, bankayı arayacak, sim kartım değişti diyecek. Olmadı bir türlü, çok sinirlendi. "Kartınızın üzerindeki numarayı tuşlayın" diyormuş karşı taraf, tuşluyormuş, kabul etmiyormuş. Meğer bankayı değil Vodafone'u aradığını zannediyormuş, tuşladığı numara da yeni sim kartla verdikleri karttı zarftı, onların üzerinde gördüğü çeşitli numaralarmış.
Neyse Karaca iade etmiş yemek takımının parasını. Ama 9 taksit olarak. Bu yüzden de hır çıktı :D
;)))))))) Valla birbirimize bile yazarken içim bi tuhaf oluyor, senin de oluyor anlıyorum ;)) Bi de şunu yazayım bak söz başka yazmayacağım ;))) hani sesle arama yaptırabiliyorsun ya google'a ;)) hah işte, oraya şu da denilebiliyor arasın diye "filanca sitedeki kaşmir kumaşı bul, taba renkli olan." O diyor ki; "bunları buldum" bizimki diyor ki "yok bunlar değil"..... ;))))))))
Delete...
;)))
Ahahhhahhha ayy çok güzel ♥ Benimkiler bilmiyor sesle arama yapıldığını, böyle kalması için elimden geleni yapacağım.
Delete