Ay ne yazacağımı bilmiyorum. Faydalı bir iş de yapabilmiş değilim kaç gündür. Bir şey yapacak gibi de durmuyorum. Ne zamandır sorayım dediğim şeyler vardı, onları sorayım bari.
Dergi alıyor musunuz komşular? Düzenli okuduğunuz dergiler neler?
Yavaş yavaş kaybetmişim dergi okuma alışkanlığımı. Yeni bir aylık kitap mecmuası çıktığını görünce sipariş ettim.
Yavaş yavaş okuyorum, bir İrlandalı polisiye serisi keşfettim mesela, sevindim. Valla aslında içindeki kitap reklamlarına bile sevindim, neler çıkmış bu aralar haberim oldu en azından. Dergi alayım istiyorum, tavsiyelerinizi merak ediyorum.
Peki rosacea/roza/yetişkin aknesi/cayır cayır cüzzam ateşi derdiyle yananlarınız var mı?
Hiçbir şeyin işe yaramadığı, her sokağa çıktığımda soğuktan daha da beter hale gelen bir rosacea atağının orta yerinden sesleniyorum. Gece yüzüme üzüm çekirdeği yağı sürüp yatıyorum, neden bilmiyorum bir tek o sakinleştiriyor biraz. Bu allahın belası cilt problemine aşina olmayan şanslı komşular için tek bir cümleyle açıklamaya çalışayım: yüzüme su değdiremiyorum. Soğuk, sıcak ya da ılık suyla yıkayamıyorum çünkü yıkadığım anda daha da çok yanmaya başlıyor yüzüm. Daha çok kızarıyor, kuruyor; halihazırdaki lekeler, kırmızılıklar, aknemsi şeyler, pütürler çoşuyor suyla. Sadece sudan bahsediyorum, yüz temizleyici filan yok işin içinde.
Ben ergenlik akneleri için Roaccutane kullandım, üzerine yıllarca güneş kremi sürmeden kazılarda çalıştım, marketten alınma çamaşır suyundan hallice temizleyicilerle foşur foşur yüzümü yıkadım, peeling şeyleri ile kazıdım yüzümü. Şu son yıllarda temiz içerikli, kaliteli cilt ürünlerine yaptığım yatırımın da haliyle bir faydası olmadı. O ürünlere yatırım yaparken bir yandan da hayatımın en stresli, anksiyeteli dönemi yaşıyordum. Uyurken diş gıcırdatmaktan dişimi kırdım, çenemde kemik erimesi başladı; hangi nemlendirici bastırsın benim rosacea ataklarımı?
Şimdi kırmızı bir elma gibi oturuyorum evde. Yazın güneşten, kışın soğuktan ciyak ciyak kaçan bir zavallı vampir oldum. Bunları yazdım, bir çözüm yolu filan bildiğimden değil, beraber ağlarız diye.
Gideyim ıspanak pişireyim. Gene kış mevsiminin o sebzesel tıkanma noktasına geldim. Ne yiyiyorsunuz? Naapıyorsunuz, iyi misiniz?

Bugünlerde dergi adına hiçbirşey okumadığımı farkettim, Cumhuriyetin kitap ekini çok severdim eskiden, gazetelere hızlı bir sanaldan bakışın kötü yanları, hala var mı bilmiyorum gazete almıyorum, birkeç kez şu yeni dergilerden almıştım fena da değillerdi, "bavul" "tuhaf" gibi ama devam etmedim nedense,ne ara bu kadar elimi eteğimi çektim bilmiyorum. Kitap okursam seviniyorum. Örgü çoraplarla hepten nineye bağladım zaten, benimde sivilce sorunum vardı aslında hala var, yağlı cildin tek iyi yanı çok kırışmamam sanırım :) roacutane bende kullandım mucizeydi o dönem, ışıl ışıl parlıyordum resmen :) roscoa ile ilgili birşey vardı yolladım, çok şey denemiş ve sonunda beslenme şeklini değiştirip kurtulmuş bir arkadaşın deneyimi ile ilgili, kış yemeklerinde bizde de var o tıkanma, bir kuru- bir sebze ama bıktık valla.
ReplyDeleteVar Cumhuriyet'in kitap eki :) Aldığımdan değil, babam alıyor hala düzenli, ondan biliyorum. Gazete alma alışkanlığım öleli daha da uzun zaman oldu. Bir gazeteye aboneyim, onu da her gün düzenli okumuyorum.
DeleteBen de aldım o bavulları mavulları, sonra türlü şeye illet olarak bıraktım :D Dekorasyon dergisi alırdım, onları neden bıraktım hatırlamıyorum bile.
Ay Derya o Roaccutane benim hayatımı kaydırdı ahahhhaha :D Tedavi sürecinde balkondan atlayacak hale geldim, psikolojimi mahvetti. Bir yandan da yüzüm öyle soyuldu ki acıdan ağlayarak yatıyordum geceleri yatakta. Neredeyse dilim dilim soyuldu yüzüm, okula giderken merhemlerle filan yerine yapıştırıyordum soyulan yerleri ahhahhha ay korkunçtu! Tedaviden sonra bir süre düzgündü cildim, sonra bir daha eskisi gibi akne çıkarmadım ama pütürlerdi, kızarıklıktı, şişkinlikti bitmedi derdim. Seyrettim videoyu, deneyeceğim kızın önerdiği şeyleri. Valla çok mantıklı geldi anlattıkları. Çok teşekkür ederim ♥
Galiba bir kere daha kereviz yapamayacağım, öylesine fenalık geldi o yamrı yumru kökten :/
İlacın ruh halini etkileyen yanlarını okumuştum beni olduğumdan az daha depresif yapmıştı sadece ama yüzüm o kadar tepki vermemişti, hatta geçen sivilceler ışılayan suratla ruh halimdeki etkileri dengelenmişti sanki :) çok uzun devam etmedim belki de ondandır, epey yan etkisi var diye o zamanlarda tırsaktım ilaçtan falan korkardım sırf sivilcelerden kurtulmak için başlamıştım. Videodakiler umarım işe yarar :) yarında bizde kereviz var,sorma çevir çevir ye, şu ara dondurulmuş gıdalara el attım, bamyadır bezelyedir, biraz değişiklik.
DeleteAy ben de aldım biraz dondurulmuş bezelye, haftada bir yaparak ailemizi bezelyeden bıktırmayı planlıyorum :D Bir de yeteri kadar patates pişirmediğime kanaat getirdim, bu açığımı da kapatırsam kışı atlatırız bence :)
DeleteBen de "Ay bana bir şeyler oluyor?!" diye prospektüsünü bulup okumuştum, bir daha da o kadar kapsamlı yan etki listesi görmedim hayatımda ahhahha :D Ergen aknelerinden kurtulduk, ben bu 40 yaş cüzzamından da kurtulursam ne güzel olur :)
Geçmiş olsun, üzüldüm valla sıkıntılı bi süreç bildiğim kadarıyla. Ve sen halâ kahve içiyorsun sanırsam di mi??? bak buna hakkaten ağlamamız lazım galiba.
ReplyDeleteKış sebzelerinin bir kısmını fırın poşetinde yanında et, balık, tavukla, ot gibi olanları kavurarak yada buharda haşlayıp sarımsak-limon-zeytinyağı eşlemesiyle tüketiyoruz. Kuru börülce haşlaması (ekşili tertip), meyhane pilavı, ev makarnası, yeşil mercimeğin erişteli yemeği ve yine ekşili tertibi vs vs yaz gelmesin diye dua ediyorum yemek konusunda bir tek asma yaprağı için baharı istiyorum. Karnabahar kısırı denedin mi, harika oluyor mesela. Bulgurlu lahana dolması da mumbarı hatırlatıyor şööle bol sarmısak-soğanlı ;)) Susim ben, susim di mi? ;)))
Ay süreç sıkıntılı ve tatsız. Ve daha acıklısı şu, sıkıntını kimse ciddiye almıyor :D Kocama anlatamadım henüz tam olarak, dışarıdan sadece kırmızı yanak ve bozuk cilt olarak görünüyor. Allah daha kötüsünü vermesin, ne diyeyim :/
DeleteKarnabahar kısırı bir kere denedim, valla güzel de oluyor ama rendelemeye çok üşeniyorum karnabaharı :D Of erişteli yeşil mercimek çok seviyorum, bak unutmuşum yapmaya yapmaya. Bugün yapayım, yaşasın! Kuru börülceyi de meyhane pilavını da bayılarak yiyiyorum. Ay ne iyi oldu yazdığın, bence bunlar beni idare eder havalar ısınana kadar :) ♥
Bak hiç kahveden bahsetmeden cevap yazıp tüymüşüm ahhahhhah :D
DeleteEn son Dream Dergi, Billboard Türkiye ve Rolling Stone alıyordum. Sonra tabii dergi devri kapandı ve ben de koptum. Sinema dergisini de severek okurdum. Kapandı gitti tabii. Edebiyat dergilerini öneriyor dostlar bana ama üşengeçliğimden midir nedir elim varmıyor.
ReplyDelete"Sebzesel tıkanma"... nihayet birisi şunu tanımladı. Kışın resmen ölüm grubuna düştüğümü hissediyorum. Pırasa, karnabahar ve lahana. Çünkü ben tertemiz delirmiş bir organikçi, "mevsiminden yemeli"ciyim :D Kışın domates yiyememenin verdiği kahvaltı krizlerimi anlatamam. Domatessiz kahvaltı etmek çok zor. Bu muhteşem üçlemenin yanında dediğin gibi ıspanak da tüketirim (o da ilk aylarda zehirlenme ayağına gümledi gitti). Kereviz var ama sevmiyorum. Tek tesellim kış sebzelerini sevmem. Hani "ıyy lahana" demem. Yapmasını bilmek gerek sadece, yoksa heder oluyor :D
Ya dergi devri kapanmış hakikaten, benim ondan da haberim olmamış :/ Aslında Ada'yı dergi abonesi yapayım diye bakınıyordum, tasarım dergisi ararken şiştim. Eskiden ne çok mimarlık/tasarım dergisi vardı, ben bile oturur okurdum. xxi hala çıkıyormuş, bilmiyorum içi nasıl ama can havliyle ona abone ettim çocuğu. Bari biraz çatı konstrüksiyonu, akıllı lavabo mavabo bir şeyler görsün. Eskiden döviz kuru bu halde değildi, insan kendine kıyak geçip yabancı dergilere de abone olabiliyordu :/
DeleteBen de bıraktım mevsimi olmayan sebze-meyve almayı. Allahtan domatessiz de yaşayabilen biriyim :) Zihnibeyciğim o zaman senin yaz domatesleri bitmeden konserve yapman lazım. Suya yakın orman evi/hayvan barınağı konutlarımıza taşındığımızda imece usulü yapabiliriz domatesleri :)
Geçmiş olsun birlikte ağlayalım bence.Son on yıldır yüzüme o kadar taktım ki tıp okurdum bu kadar araştırmaya diyorum.Ben ergenlikte bu kadar sivilce yada siyah nokta ile uğraşmamıştım.Senin söylediklerine bakınca bende senden farklı sayılmam her şeyi yüzüme sürdüm güneşten korunmadım netice bu.Şimdi evde dermo kozmetik ürünler var görünce gülüyorum.Tek farkımız roccutane kullanmadım (iyi ki)Ben doktorlardan sağlıklı bir teşhis alamadım.Hormonlarımda yağlanmayı arttıracak bir sorun yok ona da baktırdım.Bi ara eve sürekli süzme peynir alıyordum onu bıraktım yüzde elli yağlanma azaldı inek peynirini komple bıraktım sivilce sorunu kayboldu.Bu ara konyada meşhurdur küflü peynire dadandım yeniden bir kaç sivilcem oldu.Kozmetik kısmı destan olur burada yazamayayım.Yediklerine dikkat et roza soğuk havada alevleniyor kuru havada egzamaya yaklaşıyor.Mina sana tavsiyem duşa girmeden zeytinyağı sür yüzüne asidik olur canını yakarsa başka bir yağda olur.Bu seni o iğrenç klorlu suya karşı koruyacak,banyoda yüzüne köpük gelmemesine dikkat et şampuan ve duş jelleri,bulaşık sabunları kadar yüzey temizleyici ajanlar barındırıyor.Banyodan çıkar çıkmaz pıt pıt kuruladığın oldukça nemli yüzüne beyaz vazelin sür:)Kulağa çok iğrenç gelebilir ama nemli ciltte asla yağlı durmaz.İçeriğinde petrol var dersen diyeceğim o ki sana kortizon mu petrol mü daha organik kesinlikle petrol.En azından kışın bir süre dene.Gün içinde suyunu da aksatma iç bol bol.Ev temizliğinde içerik azalt eğer kullanıyorsan.Yumuşatıcı sokma eve ben alerji ilacı almadan bu zamana geldim se ev temizliğinde kullandığım şeylere borçluyum.Çamaşır deterjanım boron,yumuşatıcım beyaz sirke,yerleri camlarıda şampuanla siliyorum birde buharlı temizleyicim var dezenfekte noktasında onu kullanıyorum.Yapay ev kokusu asla kullanmıyorum.Beyaz vazeline bende soğuk yaklaşıyordum geçenlerde fugnal akne denen mantar sebepli yetişkin aknesinde en güvenli nemlendiriciler arasına koymuşlar yabancı sitelerde içerik analizi yapan bir kaç sitede karşıma çıktı.Bendeki fugnal mı daha çözemedim ama araştırmaya devam:)
ReplyDeleteAy gerçekten birlikte ağlayalım, hale bak :/ İyi ki bulaşmamışsın roaccutane lanetine, bence halihazırda alerjik ve hassas ciltleri mahvediyor o ilaç. Bir de onunla birlikte kullanmak için Cleosin T filan vermişti bana doktor. Ha çamaşır suyu dökmüşüm yüzüme ha Cleosin T sürmüşüm, allahım ne korkunç bir tedavi süreciydi o.
DeleteBen yediklerimle de alakalı olduğunu ikna oldum, haklısın. Günde 2 litre su içeyim diye hedef koydum, içmiyorum çünkü doğru dürüst su. Rafine şekeri kestim, bakalım ne olacak. Gluteni de kesin diyenler var, glutensiz beslenmek biraz efor istiyor. Mümkün olduğunca azaltayım, öyle bir deneyeyim dedim. Yani aslında diyet yaptığım zamanlar gibi yemem lazım, hatta neredeyse vegan beslen demeye getiriyorlar. Dün Derya bir video yolladı, dur şuraya ekleyeyim:
https://youtu.be/Pa7_qK_-Bkw
Valla duşa girerken yüze yağ sürmek çok iyi fikir, yüzümü yıkamıyorum duşta ama gene de pancar gibi oluyor yüzüm. Okuya okuya temiz içerikli bir şampuan bulup aldım, normal zeytinyağı sabunuyla yıkanıyorum. Ama bak ev temizliği ve çamaşır için aldığım şeyler hiç aklıma gelmemişti.
Ya ben de okudum geçenlerde, vazelinin içeriği bir çok nemlendiriciden temiz aslında diye. Bir senedir sürekli nemlendirici alıp deniyorum, daha bulamadım yüzüme batmayan bir tanesini. Batıyor, yakıyor, bir işe yaramıyor. Ve bunların hepsi "süper hassas, mahvolmuş ciltler için" serilerinden. Oturdum içeriklerini okudum, bir tanesinin içinde mentol vardı ya. Mentol koymuşlar hassas ve kızarık cilt nemlendiricisine. Hemen hepsinde parfüm var, bazılarında alkol var. Bu yüzden yağ sürmeye başladım zaten, en azından içinde başka bir şey yok diye.
Bence bir yerlere varacağız çalışmalarımız neticesinde :) Şu konuştuklarımızın hepsi çok farkettirecek gibime geliyor. Ay çok teşekkür ederim ya, uzun uzun yazmışsın, valla çok makbule geçti ♥♥
Rosacea stresle alâkalı değil mi? Ben bir kere yaşadım, boynumdaydı. Neyse ki tekrar etmedi. Stres kaynaklı demişti doktor. Stresten uzak durmanı tavsiye edeceğim ben ama özel hayatımızda rahat olsak bile dünya ve ülke gündemi nedeniyle bunu sağlamak zor olacak sanırım. Cilt hastalıkları fena oluyor. Ben de seneler önce zona olmuştum. İç kaynaklı ama cilde vuruyor malûm. Ağrılarını hâlâ çekiyorum. Biraz üzüleyim ya da biraz direncim düşsün hemen zonklamaya başlıyor. Strese bağlayacağım yine yani. Dışarıdan da anlamazlar, ciddiye alınmaz, çok haklısın. Geçmiş olsun. Umarım şimdi daha iyisindir.
ReplyDeleteDergiye gelince :) Severek, istikrarlı okuduğum tek dergi Socrates. Evet bir spor dergisi ama hem bugünden hem geçmişten çok iyi dosyalar oluyor. Sloganları "Düşünen Spor Dergisi". Bazen NG Türkiye ve NG Travel alıyorum. Kapak ilgimi çekerse Tuhaf dergisi de alıyorum ara ara.
Stres azdırıyor diyorlar evet :( Zona feci bir şey, arkadaşım olmuştu, çok geçmiş olsun. Bunlar bir türlü tamamen de geçmiyor işte dediğin gibi, insanın canını çok sıkıyor :/ Ben özel hayatımı dışarıdaki hayattan ayırabildiğimi pek sanmıyorum, işin acıklısı ikisini ayırmak için bir sebep de yok bana kalırsa, bu yüzden mutsuzum ben. Çevirip sorsalar "Mutlu musun?" diye, cevabım "Hayır." Bu şekilde yaşıyorum, içim dışım dökülüyor :)
DeleteBakıyorum şimdi Socrates'e, merak ettim. Ben de ara sıra National Geographic alıyorum ama her ay gidip de almak aklıma gelmiyor :/
Sana en uygun takipçi benim sanırım, dergi de seviyorum, rozam da var, kapuska yaptım en son :))
ReplyDeleteAhhahhahhha ay :D Keşke her şeylerde birleşip rozada ayrılıyor olsaydık, bana gelen sana gelmeseydi :/ Ya o kapuskadan annem soğuttu beni, dayadı kapuskayı yıllar boyunca, şimdi görünce kaçıyorum :D
DeleteAhaha fotografta, arkadaki kara kafayi, anca bir sure baktiktan sonra gordum.
ReplyDeleteRosacea hk senle yazismistik, simdi uzuncana buraya ayni seyleri yazmayim ama bir seferlige mahsus kullandigim, icinde az biraz kortizon olan o losyon SAK! diye 2 gunde herseyi gecirdi. Bilmiyorum icimden bir ses surekli durtup, bir kucuk tupte sana yola diyor. Efendim, ben Socrates okuyorum ve de seni biraz taniyorsam seni Socrates sarmayabilir. Almanya ekibi benim yakin arkadaslarim. Editorlerini de taniyorum. Cok sporla ilgili bir yayin. Ancak sporun cesitli dallarina gonul vermis kisiler ile guzel sohbetler yapip yaziyorlar ya da arastirma/haber raporlari oluyor vs. Ama futboldu basketboldu tenisti yuzmeydi vs, bunlara biraz egilimin varsa, dosya konularindan daha cok zevk alirsin.
Elimde dergiyle nereye dönsem arkada bir kara kafa mevcuttu, pes edip çektim fotoğrafı.
DeleteAy aslında yolla losyon diyeceğim ama yollama çünkü GÜMRÜKTE KALIYOR KOZMETİK. Neden bilmiyorum, niye hiç anlamıyorum, Zeynep anamlara mini paket yollamıştı, olduğu gibi geri yolladılar Türk gümrüğünden. Üzerine de KOZMETİK! yazmışlar. Dur sana mesaj yazayım bir ara bununla ilgili.
Valla şimdi baktım biraz derginin son sayısında neler var diye, sarmayabilir çok haklısın ahhahhha :D Ama alıcam bir sayı. Eskiden NBA takip ederdim (Michael Jordan vardı, o kadar eski :D), tenis, yüzme filan da seyrederdim. Ne bileyim, belki gene ilgimi çeker. Şafak yüzünden 7/24 araba dinliyorum, klasik araba, İtalyan araba, yarıştı, pilottu, vitesti. Ben okumazsam o okur.
bu yazını okumuştum sonra yorumlara geldim güzel dergi önerisi varsa yanlayayım diye. sokrates'in bir iki sene önceki sayıları var bizde. sadece güncel yazılar olmadığı için bence okunabilir. konsere geleceğini kesin varsayıp hemen paketleyeyim ben, mayısa ne kaldı?! ^.^
ReplyDeleteAhhahhhaha ona küçük paketler hazırlayın ♥♥♥ Ay şubat sayısını aldım Sokrates'in, fakat kitap mecmuasının ocak sayısını daha dün bitirdim, daha açıp bakamadım Sokrates'e. Bir de kitap mecmuasının şubat sayısını sipariş etttim. Böyle birkaç ay geriden gide gide şaapıcam herhalde. Tam bana göre o bir-iki sene öncenin sayılar. Anca çünkü :D
Delete