Saat 05:00, barbar kocam bir buçuk saat önce İstanbul'a doğru yola çıktı, iş için. Ağzıma geleni söyledim ama müşteri çağırmış, pazarlık yapılacakmış. Bir saat sürmeyecek bir toplantı için saatlerce yol gidip gelecek, o arada yolda duracak, benzinciye girecek. Neyse. Dün gece bir tepsi poğaça yaptım, çıkarken eline tutuşturdum. Evde 400 gram un kaldı ama belki daha az yeri ellemek zorunda kalır yollarda.
New Yorker'ın kapağı ne güzel olmuş, ne güzel kapaklar yapıyorlar her seferinde:
Evde kalmak isteyen ama kalamayan herkese selam olsun; paspaslanacak yerler, dağıtılacak kargolar, kapıya kadar çıkarılacak su damacanaları var. Böyle bir hayat inşa etmişiz, gayet de memnunduk kısa süre öncesine kadar.
Neyse, uyuyamadım yani anlayacağınız. Kahve yapıp terasa çıktım, Kudi'yle sarı sokak lambalarının aydınlattığı boş sokağa baktık; ne kadar sessiz her yer, hava ne güzel filan derken ayı çocuğum daha fazla kendini tutamadı. "HOAAVHAV HAV HAĞV ay naapıyorsun delirdin mi HOOAĞĞV ay yürü yürü ohh allahım NOAAĞRV" diye içeri girdik. Özür dilerim bütün mahalleden.
Radyodtü açıp sesini kıstım, aydınlanmamış havayla beraber bir ödev yetiştiriyorum ambiyansı oluşuverdi. İnternetten radyo dinleyebilmek bana insanlığın çıkabileceği en yüksek teknolojik zirve filan gibi geliyordu. Teknoloji konusunda alabildiğine öngörüsüz biriyim.
Mubi üyeliği satın aldım, sanat filmleri gösteren bir online platformmuş, sağda solda görüyordum. Biraz indirimli filan bir üyelik kampanyası yapmışlar, belki biraz cahilliğimizi alır, bütün hayatımızı Netflix işgal ediyor.
Ezan okunuyor, kazıda olsaydık kalkıyorduk şimdi yataklardan. Bu sabah ezanını en çok kazılarda duyduğum için herhalde, bana hava 50 derece olmadan önceki o kısacık sabah serinliğini, sokaktaki fırından gelen odunla karışık açık ekmek kokusunu ve günün ilk neskafesini hatırlatıyor. Son birkaç senemde french press götürmeyi akıl etmiştim. Zaten son dönem gittiğim kazı, vejetaryen yemek de çıkan bir kazıydı. Şimdi başkaları kazıyor o höyüğü. Kazı deposunda araziye giydiğim eski Adidaslarım, mataram ve bir ufak bavul Indiana Jones kostümüm kaldı. O Eylül ayrılırken geri döneceğiz sanıyorduk, her yaz geri dönüyorduk, bir sonraki yaz dönemedik.
Eski sevgiliye ağıt gibi eski kazıya dövünesim tuttu sabah sabah. Ay ben de bilmiyorum ne istiyorum, seviyor muyum bu işi yoksa sevmiyor muyum? Yıldım, cevabı bu herhalde, feci şekilde yıldım.
Ben bir tur daha kahve yapayım, biraz bu konuyu düşüneyim, eski fotoğraflara filan bakayım. Herkesler blog yazmış, onları okuyayım. Hava hafifçe aydınlanmaya başladı bakınız:
Hello perşembe. Belki ufak tefek iyi bir şey duyacağımız bir gün olursun.


Kapak gibi kapak, New Yorker yine yapmış :) Barbar Bey'e şans diliyorum. Herkes evde kalsın deniyor ama hala çalışanlar işlerine gitmeye zorlanıyor, pek ilginç.
ReplyDeleteSabah ezanı ile güzel bir ilişkim var. Bana da hep sporu hatırlatıyor. Normalde sabah 5te kalkıp koşuya çıktığımda bana eşlik ederdi. Hey gidi non karantina deyler hey :/ Şişman ve mutsuzum. Evde sıkıntıdan Arap ülkelerinden aldığım yerel kıyafetlerle dolaşıyorum :D :D O kadar sıkıldım.
P.S. Kahve çekirdeği stoklayamadan kafeler kapandığından mütevellit sadece Türk kahvesi yapabiliyorum, evde başka şey yok. Allahım sen aklımı koru :(
Gittiği yer de özel hastane, bayağı global salgının göbeğinde yüz yüze toplantı talep ediyor memleketimin hastanesi :/
DeleteYa hayatımda koşmaya çıkmışlığım yok, şu anda içimde bir koşma arzusu alev aldı ahhahhah :D Ay allahım :/ Ben de şişman ve mutsuzum ama biraz önce The Sims 4 yükledim, belki şişman ama neşeli bir Sims olabilirim, umut dünyası :D
Bizde de bir hayli azaldı kahve çekirdeği ve bunu hiç düşünmemiştim ouuvvvv, ben yakarım bu evi, apartmanı, mahalleyi! Eyvahlar olsun :(
Ben Mubi'ye üye olmuştum, çok da güzel filmler oluyordu ama uygulamada mı bir sıkıntı vardı bilmiyorum, filmler açılmıyordu. Bekle manasında dönüp duran bi yuvarlak çıkıyordu, film bi türlü başlamıyordu.. Filmi görüp heveslenip, her seferinde hevesim kursağımda kalınca eh dedim kapattım hesabı sonunda. Sende de bu problem çıkarsa haber versene, merak ettim. Netflix cahilliğinden kurtulmanın yollarını ben de arıyorum evet.
ReplyDeleteAaa tamam, gözüme bir film kestirdim, deneyip haber veririm. Ay Netflix'e de bok attım ama son 3 saattir seyrediyorum, bir yandan da hala ütü yapıyorum. Bir satır kitap okumadım bugün, neredeyse 10 saattir ayaktayım, bugünkü bütün başarım dünden kalan makarnayı yemek oldu :D
DeleteDünkü son verilerden ve bildirimlerden sonra iyice umudumu kestim bu işin belki yaza biteceğinden, kimsenin umurunda değiliz. Gemisini kurtaran kaptan. Sağ salim sıyırsak sürecin uzunluğuna da razıyım ama en akıllı dediklerimden eski bir öğrencim balkonda gün toplantısı diye foto paylaşmış facede. Eleştirenlere de evden alındık eve bırakıldık, sokağa çıkmadık yazıyor. Yahu yanındakiler, nasıl eminsin sağlam olduklarından. Bilmiyorum ben de abartıyor olabilirim ama bugün biraz karamsarım. Sabah B12 damlamı düşürüp dökerek ve de dolaba kaldırırken pancar turşusunun o muhteşem renkli suyunu tüm raflara yayarak güne başladım. Funda'nın telefonunu bekliyorum, o beni biraz titretip kendime döndürüyor, birkaç saati normale yakın geçiriyorum.
ReplyDeleteMubi'nin son halini bilmiyorum ama birkaç yıl önce oradan üye falan olmadan epeyce sanatsal film izlemişliğim vardı. Neredeyse bütün Kieslowski filmlerini oradan izlemiştim. Dekalogları izlemediysen mutlaka seyret. Haydı kal sağlıcakla, öbdüm sanal sanal...
Sanayici olsaydık ilgilenen olacakmış, ya da neden bir banka filan kurmadık zamanında bilmiyorum.
DeleteO balkon, corona balkonu olmuş haberleri yok. Ama ondan da saçması var, bizim ecnebi damat bey bütün itirazlarımıza rağmen kalktı Amerika'ya gitti, arkadaşıyla yol macerasına çıktılar. Ülkeyi enlemesine geçerlerken nihayet Amerika da uyandı salgına. Nevada Çölü'nün ortasında 2 erkek, 1 köpek, 1 cipin içinde kaldılar. Ellerinde iki rulo tuvalet kağıdı, bir paket tuzlu fıstık, bir paket salam ve biraz köpek maması vardı. Evine dönmeye çalışıyor günlerdir.
Ben de üçlü prizin üzerine bir bardak su döktüm demin, bozuk sinirlerden oluyor allah bilir. Sabredersek eğer, eninde sonunda bitecek, sonra pastanede milföy yiyip kahve içicez. Hem yaz da gelmiş olacak ♥
Bu hafta eşim evden çalıştı ptesi gidecek gibi görünüyor,kabusum oldu, dediğin gibi değişik bir hayat inşa etmiştik, pekde gidesi yoktu sanki öyle, yanlış birşeyler vardı içten içe biliyorduk ama elden gelen değişim için yapılan birşey yoktu. Yetişilemeyen bir sürü şey, koşturmaca,kaos, uzaklaşmıştık birşeylerden hem duyguca hem fizisel, toparlayamıyoruz gibi geliyor. En çok da sona, sonuca dair netlik olmaması yorucu. Günlerdir bişeyler örüp duruyorum, asla kendime bu ne olacak ne işe yarayacak diye sormadan. Minik balkonumsu yerden hava alıyorum evde havalandırsam da bitmiş gibi geliyor bir süre sonra hava. Dün bahçeye çıktık, şanslıydık pisimizden biri koştu geldi, sevdik,okşadık bolca süründü, derken o beş-on dakika tekrar yaşadığımızı hissettik. Tıpkı şimdi az önce kazıyle ilgili kısmı okurken olduğu gibi..
ReplyDeleteAy valla inşa ettiğimiz hayat pamuk ipliğiyle bağlıymış resmen. Biraz önce terasa çıkıp güneşte öylece oturdum biraz. Baktım köpekler öylece yere uzandı güneşi görünce, arada gözlerini açıp kapatmaktan başka bir şey yapmıyorlar. Ben de onlardan ilham alıp emekli amca gibi oturdum sessiz sessiz. Başka bir şey yapmaya gerek yokmuş, güneşte oturmak zaten başlı başına bir işmiş.
DeleteBöyle inişli çıkışlı hisler içindeyim :D Ör ya, kurban olurum ör. Ben de günün yarısında ütü yapıp kalan yarısında bilgisayar oynadım. Mühim olan gece uyuyabilmek, sabah yataktan kalkabilmek :) ♥
Go home Corona!..
ReplyDeleteAy gerçekten go home corona!
DeleteBende boş İstanbul sokaklarını gördükçe deliriyorum ama belli etmiyorum zira evde tatile gitmek isteyen iki tane şuursuz erkek var😟erken başlamış gün umarım sağlıklı kararlar alırsın.seni yıldım dedirten şeylere değilde bu şeylerle mücadele edebilme konusunda düşün belki farklı olur sonuçlar💗
ReplyDeleteAlamadım sağlıklı kararlar, bilgisayar oyunu aldım :/ Birkaç saat oynayıp bir yandan da kendimi avuttum, "Bu da lazım ya, oyun da lazım şu anda" diye.
DeleteAy evet ya, "O niye öyle oldu, bu niye böyle olmuştu" diye eskiyi düşünmenin bir anlamı yok gerçekten. Neler yapabileceğimi düşüneyim ben ♥
oleeey sonunda başardım ben de teknoloji öğreniyorum cok mesudum
ReplyDeleteAy yaşasın! Bak bu derdin çözümü de bu günlerde olacakmış demek ki :) Sen:1, Karantina:0
DeleteMubi'yi hayatıma soktuğun için teşekkürlerimi Corona dansıyla iletmek istiyorum. ♥
ReplyDeleteSan'at filmine doyacağız hep beraber :D
Delete