İlk önce Ceren'in bugünkü yazısına link bırakacağım, psikolojik sağlığımızı korumak hakkında yazmış. Buraya tıklarsanız gidebilirsiniz, içinde daha önce yazdıklarına linkler de var.
Niye Ceren'i dinleyeceğiz peki? Çünkü Ceren uzman klinik psikolog. Bir ayı geçirdik bu koşullarda, ne zaman biteceğini bilmiyoruz, tepe noktasını da görmüş değiliz, yardıma ihtiyacımız olabilir. Kendi kendimize yardım etmek durumunda kalabiliriz. Kendimizden uzağa gidebilmek pek mümkün görünmüyor zira bu aralar.
5 sene kadar önce bir gün, sıradan hayatım alt üst oldu, kendi kendime başa çıkabilirim sandım. Başa çıkanlar vardı ama ben onlardan değilmişim, ne yaşıyor olduğuma dair en ufak bir fikrim yoktu. Ve geçmiyordu, düzelmiyordum.
Amerika'da yaşayan ve yine bir klinik psikolog olan kuzenimin itmesiyle, halime endişelenen kızkardeşimin organizasyonuyla terapiye gittim bir süre. Orada kaptığım bazı şeyleri, ufak tefek yöntemleri, başka psikologların yazılarından okuduklarımı hâlâ kullanıyorum. Özetle şunu demeye çalışıyorum, bu insanların mesleği bu, bunun için eğitilmişler yıllarca, söyledikleri şeyler işe yarıyor.
Geçen gün şu fotoğrafı internetlerde görüp çok beğendim:
Ne güzel kızlar, ne güzel fotoğraf. Bence insan türü olarak buralara kadar gelebilmemizin başlıca sebeplerinden biri uyum sağlama kabiliyetimiz. Kendimizi berbat durumların içine sokma konusunda da çok kabiliyetliyiz tabii, ama en azından berbat durumlara uyum sağlayıp hayatta kalmaya çalışarak bir denge sağlıyoruz. Çok gerzekçe bir döngü değil mi? Valla evet, gerzekçe.
Müzikli şalanj için playlistimizi açıyoruz, "karışık çal" diyoruz, ilk çıkan şarkıyı şaapıyoruz. Eskiden çok sadık bir iTunes kullanıcısıydım, artık hayatımı Spotify ele geçirdi. O yüzden Daily Mix 1 listesine karışık çal deyip tıklıyorum şu anda, ay çok heyecanlıyım.
Canlı kayıt koydum, Robyn pek tatlı çünkü. Pop müzik yapan 41 yaşında bir kadın olmanın tamamen Robyn'e has bir versiyonu; yüzünde mimiklerini görebiliyoruz, alnı kırışıyor şarkı söylerken. Kırışan popçu kadın alnı, nesli tükenmekte olan bir alın.
Ha böyle yazıyorum, fırsat bulsam gidip her tarafıma sıktırtmaz mıyım botoksları filan? Ay hem de nasıl sıktırtırım! Çok üşeniyorum. Emin de değilim. Saçlarımı kendi haline bıraktım, beyazlarım vardı, çıkmaya devam ediyorlar. Bu prensip doğrultusunda yüzümü de rahat bırakmam gerekiyor sanırım. Bilmiyorum, düşünüyorum.
Öberek gidiyorum, sanırım giyinip kuşanıp en yakın cam kumbarasına yürüyeceğim, evde dağ olmuş şişeleri geri dönüşüme atacağım. Gene tam bir "senin de derdini sevsinler" kapanışı oldu. Eveth.


kadını ilk kez görüyorum, botokssuz ünlü çölde su gibi.
ReplyDeleteValla öyle, sadece eğlence dünyası da değil üstelik, aklıma politikacılar da geliyor kaskatı suratlı. Niye sadece kadınlara yüklendim bilmiyorum, Madonna'yı düşünüyordum yazarken, herhalde o yüzden.
DeleteEvde olanlar aslında kendilerine oyalanacak çok fazla şey bulabilirler. Yeter ki istesinler.
ReplyDeleteBence de bulabilirler, şu anda evde oturabilmek bir lüks. Ben herkes için ruh sağlığı lazım demek istedim; kendimiz için endişeleniyoruz, ana babamız için, geçinebilecek miyiz diye, hayat normale dönecek mi diye. Endişe çok artınca insanın dengesi bozuluyor. Ceren böyle aşırı kaygılanma durumları için öneriler yazmış.
Delete<3 vallahi bazı geceler bana da oluyor, ben napayım, dünya üstüme üstüme yürümece.... Geçecek de işte süründürüyor.
DeleteCeren Hanım psikolog mu:) Ben bu blogları yeni keşfediyorum da. Hay Allah:)
ReplyDeleteDediğiniz ne kadar doğru. Kendimizi en saçma durumlara sokmakta pek yetenekliyiz.
Psikolog valla :) Aslında bayağı geniş bir yelpazede meslek var bu taraflarda, "Bu inşaatın temelini doğru mu kazıyorlar?" diye sorup cevap almışlığım var :D
DeleteValla hakikaten çok korkunç şeyler icat ediyoruz ama olumlu şeylere odaklanalım biz, mesela mantı. Mesela gözleme. Ne bileyim, bir halay olsun, bir edebiyat olsun, gene fena değiliz, güzel şeyler de var :D
Blogunun arka planına ve camdaki kızlara bayıldım :) Kesinlikle ihtiyaç halinde profesyonel yardım alınması hayat kurtarıyor.
ReplyDeleteAy bu arka plan herhalde 7 senedir filan böyle duruyor, ben de çok seviyorum, değiştiresim gelmiyor :)
DeleteAy beni de kaygısız oluşum tedirgin ediyor,lise yaz tatilinde gibi bir his😆çünkü en son ozaman bu kadar boş vaktim var idi.
ReplyDeleteSenden antikor alıp herkese enjekte edelim :D "O-hooo ben zaten hep evdeyim pfff" diye gözlerimi devirmiştim her şeylerin başlangıcında, şimdi bir günü normal, ertesi günü yerlerde geçiriyorum. Kendime "Tamam ayol, bu da geçecek" deyip göz devire devire bir hal oldum :D
Deletemigrene de iyi geliyor ama yine de ne bileyim... kafaya iğne saplatmak... :))
ReplyDeleteŞöyle düşündüm, aşırı mantıklı bir insan olduğum için, dövme yaptırmaya dayanan insan kafaya iğneye de dayanır. İyi düşünmüşüm di mi, bence çok mantıklı. Fakat gerçekten çok üşeniyorum ve o kadar para vermek istemiyorum. O kadar paraya dövme yaptırırım. Bak gene son derece mantıklı bir yere vardım.
DeleteSelamlar sizleri takipteyim sizde son yazıma yorum yapıp takip ederseniz çok ama çok mutlu olurum :)
ReplyDeleteKatılıyorum her işin uzmanı ayrı, kendi kendimize başa çıkamadığımız, üstelik çıkamadığımızı bile farkedememe gibi bir durum olabilir. Link için teşekkürler, bende ara ara acaba neler deniyor öneriliyor diye bakınıyordum bazı yerlerden iyi oldu. Uyum sağlama konusu çok doğru, uyumsuz biri olarak biraz korkutucu kendi adıma ama ben bile bazen uyabiliyorum onu gördüm bu yakında :) Robyn bence de çok tatlı çünkü sadece kendi ve olduğu gibi o yüzdem bu kadar güzel. Saçlarımı en son 20li yaşlarımda bir-iki kere boyadım şu ara beyazlar hücüm etmişken asla düşünmedim düşünmüyorum, hele botox çok ürkütücü geliyor, ifadem mimiğim tipim değişsin istemem, bir arkadaşım geliyor botox deyince alnındaki kırışık için gidip kaşlar havada gelmişti, çok fenaydı :)) yalnız şarkıcı 41 ona bakınca kendimi baya iyi gördüm bak bu sabah da bu moral oldu şimdi :)
ReplyDeleteBugün hava çok güzel şişeleri atarken keyfini kısa da olsa çıkar Mina sevgiler... ;)
Ay bu Robyn İsveçli, biraz da Kuzey Avrupalı olmakla alakalı sanırım. Kaç sene önce bir müzik programında evini görmüştüm, gazetecileri evinde ağırlamıştı, bir günü birlikte geçirmişlerdi. O 3 oda 1 salon evin sadeliği, o hayatın basitliğine filan inanamamıştım. "İşte ben de kağıtları, plastikleri ayırıyorum, geri dönüşüme götürüyorum" filan diye anlatmıştı ahhahhha :D Geri dönüşüm yapma gazını da Robyn'den alıyorum yıllardır :)
DeleteDün çıkamadım, bugün çıkacağım. Bir de lavabo açıcı almam lazım. Tek maddelik alışveriş listemle dünya saçması bir sokağa çıkma olacak.
Ya evet o kaşlar havalara kalkıyordu ama sonradan tıp ilerlemiş, şimdi kalkmıyor. Botoks değil aslında, bir dolgu var aklımda. Ay buluşabileceğimiz günler gelip de buluşunca ben sana 3 saat anlatıcam Derya, sen hiç merak etme :D