September 14, 2020

Doğa İntikam Mı Alıyor, Yoksa Biz Mi Gerzeğiz?

Ay tabii ki biz gerzeğiz. Sağda solda çok görüyorum, "Covid aslında doğanın intikamı, doğanın yeniden dengeyi sağlamaya çalışması" filan diye. Bu aşırı romantik, mesnetsiz saptamalar benim içimi kıyıyor. En son bir sosyal antropologdan da duyunca bu saçmalığı, isyan etmeye karar verdim buraya.

Neden öfkeli bir hayali karakter yaratıyoruz durduk yere? İntikam alan doğa, sanırsın ki Taş Çağı köylüsüyüz. Sonra yağmur duasına çıkanlarla alay ediyoruz, gözlerimizi deviriyoruz. 

Doğanın denge sağlamaya çalıştığı filan da yok, doğanın hiçbir şey yapmaya hali yok. Ha farz edelim dengeyi sağlamaya çalışıyor olsun, pandemide bile fabrikaları kesinlikle kapatmayan, delirmiş gibi inşaata devam eden, bulduğu ilk fırsatta da alışveriş merkezlerini açan insan türüyle başa çıkması pek mümkün görünmüyor. Üretim, tüketim, yayılım, tahribat asla durmuyor. Hem bencil hem de gerzeğiz.

Yani kabahat tamamen bizde. Doğaya kişilik ve karakter tayin edip konuyu muğlaklaştırmayalım. Başımıza gelen her tuhaf felaket, bizzat bizim bozduğumuz bir şeylerden kaynaklanıyor.  Kendi virüsleriyle gül gibi yaşayıp giden yaban hayatla aramızda sınır kalmadı, orman kalmadı. Yaban hayatı kendi içinde halledemiyor artık hiçbir şeyi, hemen dibinde insan yerleşimi var. İnsan türü yerinde durmuyor, fıldır fıldır seyahat ediyor, seyahatlar son derece süratli; bugün Çin'de virüs kapıyorsun, yarın Roma'da selfie çekiyorsun. 

Neyse, esas demek istediğim şu, böyle osuruktan tespitler benim endişemi arttırmaktan başka bir işe yaramıyor. Doğa intikam alıyor. Peki ne yapacağız biz? Çözüm ne? Belli değil. Çünkü karşı tarafta böyle Zeus meus gibi bir şey var ve çok sinirli, elimizle tutup gözümüzle göremediğimiz için işte en fazla keçi filan kurban edebiliriz belki. 

Derli toplu bilimsel açıklamalar okuyunca sakinleşiyorum. Bilimsel yöntem, şeffaf veriler, gerçekçi öngörüler. Bilim de maalesef filmlerde filan gördüğümüzün aksine, yavaş bir süreçmiş. Ama bir düşünün lütfen, "Ay belki intikam almaktan vazgeçer doğa" diye keçi kesip beklemeyi mi tercih ederdiniz, yoksa bilim insanlarının aşı bulmasını beklemeyi mi? (Bir arkeolog olarak ipucu veriyorum: keçi işe yaramıyor.) 

Zaten gıcık kapmıştım, bir de dün üzerimize kum yağınca iyice sinirlendim. Şimdi bir beş dakika sessizce durup kafamı boşaltacağım, sonra da hâlâ havaya uçurmadığım mutfağa gidip fırına sebze sokuşturacağım. Öbtüm, gittim. 

18 comments:

  1. Ay resmen kum yağdı değil mi üstümüze? Yatak odasına sessizce kaçıp uzanmıştım, oğlanı televizyona kilitledim, kocam kendi halinde, dikkat çekmezsem bir yarım saat kendi kendime yatarım hatta belki uyurum diye hayaller içindeydim. Sonra perde uçtu, ve tadaaaaa ortalık kahve turuncu bir bulut içinde... ev 12. Kat, o yüksekliğe çıkmış uçan şeyleri görünce şok oldum.
    İğrenç yaratıklarız bunu biz yaptık hem de hak ettik desek ne güzel olacak...

    ReplyDelete
    Replies
    1. Ahhaha ay dikkat çekmeden yatma hayaline güldüm :D Ama acı acı güldüm :/ :D Ya resmen yağdı kum. Polatlı'da olsaymışız hortum filan da görecekmişiz. Şehrimizde atraksiyon hiç bitmiyor.

      Kum hortumu mu çıktı, istiyorum ki şunu okuyayım, "Sebepleri şunlardır, kum hortumu böyle böyle bir şeydir, çözümü de şunlardır." Ne bileyim, varsa bir çözümü eğer. Kum hortumuna gelene kadar zaten mevsim normallerinin altında ve üstünde coşan hava sıcaklıkları da var ama kum hortumu kadar sinematografik değil tabii cayır cayır ısınan beton.

      Delete
  2. Doğa bence akışına uygun ilerliyor. Bir engel veya bozulma ile karşılaştığında ne yapması gerekiyorsa onu yapıyordur. Sistemi açıp kapatmanın derdindedir. Neden ellerini ovuşturup "hihi intikam peşindeyim" desin ki ahaha :D İnsanlar bu konuda bile insanı merkeze oturtup kendilerine pay çıkarma derdinde. Oysa bu "intikam"dan diğer masum canlılar da etkileniyor. Neden bu konuşulmuyor? Doğa manyak mı? Kendi halinde evrimini yaşıyor bence.

    Zeus Bey ahaha :D Uçkuruna düşkün tanrı yaratmak da ne bileyim. Adamın işi gücü ona asılayım, bunu balığa çevireyim. İtlik kopukluk serserilik :D :D Almış eline şimşeği sağa sola yolluyor. Tanrı ağırlığı yok adamın, alçak puşt :/

    ReplyDelete
    Replies
    1. Gerçekten, doğa manyak mı? Doğa manyak olsaydı homo sapiens nasıl gelecekti buralara kadar? Bugün seyrettim BBC'de, Çernobil'in etrafında yaban hayat coşmuş. Bir bilim insanı yıllardır çalışıyormuş bu bölgenin yaban hayatını, ne güzel anlattı. Biz durduğumuz sürece doğanın kendini düzeltmesine imkan yok anlaşılan, Anca Çernobil'de kendine gelebilmiş.

      Bu intikam alan doğa motifinde bir buram buram spiritüel hava var, beni çok sinirlendiriyor. (Sen hippie bile olamadın.) Git başka yerlerde spiritüel ol, virüs sarmış dünyayı, aşı bekliyoruz, binlerce insan öldü. Bilime, doktorlara canı pahasına sarılacağına "Doğa intikam alıyor." Nefret ediyorum böyle sloganımsı tespitlerden. Nerede bir sloganımsı tespit, orada çok az zeka, arkası bomboş, hiçbir işe yaramıyor.

      Ay allah kimsenin başına Zeus vermesin, tam bir namus düşmanı ahhahhhah :D

      Delete
    2. Bu arada yazı hazırlarken farkettim, geçenlerde bahsettiğin video sorununu çözdüm (galiba). Eski blog görüntüsüyle devam ediyordum fakat yenisine alışmak için biraz kurcalayayım dedim. Ve ben de video koyarken boyutlandırmada sorun yaşadım :D Söylene söylene dolaştım. Edit kısmındayken sol üstte bir kalem imgesi var. Oradan html görünümüne geçince kodlar paylaşılıyor. Boyutları oradan elle değiştirebiliyorsun. Ama neden bu kadar kullanışsız olmuş anlamadım. Eskiden küt diye oluyordu. Belki daha makul bir yolu vardır da biz henüz bulamadık :D Neyse, o kutlu güne kadar biz manuel değiştirelim ahaha.

      Delete
    3. Aşırı normal geçen bir günün ardından sıkılıp balkona çıkayım dedim ve kendimi mad max setinde buldum :D Bu Ankara her gün şaşırtabiliyor beni.Yakın zamanda meteor ve uzaylıları da görürüz umarım. Bu arada merak ettim arkeologlar meteorları da inceleyebiliyor mu?
      Köpüşlere selam. ^.^

      Delete
    4. Zihnibeyciğim, geçen sana ağlaştıktan sonra bir yardımsever komşu gelip anlattı html görünümüne geçince embed edilebildiğini. Yav hakikaten adeta sene 2003, sanki Myspace sayfama kod ekliyorum 😒🙄

      pengwingciğim, arkeologlar meteor inceleyemiyor. Herhalde astronominin ilgi alanıdır meteorlar. Bizde en fantastik hadiseler olarak depremler, seller ve volkanik faaliyetler var. Yani yanardağın da kendisini değil, bir eski yerleşimde bıraktığı izleri inceleyebiliyoruz, mesela Pompeii gibi.

      Valla ben psikolojik olarak hazır sayılırım Mad Max'e, yıllardır hep aklımın bir köşesinde. Ama karantina yüzünden formdan düşüp şişmanladım, o yüzden Mad Max hemen başlamazsa sevinirim :D

      Delete
  3. ibrahim Tatlıses in dediği gibi "Allah belamızı verecek"

    ReplyDelete
    Replies
    1. Ahhahhaha bir sosyal antropolog olarak İbrahim Tatlıses :D

      Delete
  4. Doğa intikam alıyor söylemleri de çözüm değil kesinlikle. Fakat bilime, bilim adamlarına olan güven de yerlerde sürünüyor. Hepsi küresel sermayenin borusunu öttürüyor. İnsana olayları seyretmekten başka yapacak bir şey bırakmıyorlar. Hatırlayın bir zamanlar yumurta kolestrol yapıyor diye yan etkilerinin ne olduğu bilinmeyen bir sürü ilaç pazarladı bu bilim adamları bilerek ya da bilmeyerek. Maskenin koruyuculuğu yok, sadece virüs kapanlar taksın diyenler de bilim adamları ve dünya sağlık örgütüydü bir zamanlar. Dolayısıyla hiçbir şeye güven kalmadı maalesef. Tedbirlerin uygulanmasında bir takım tutarsızlık ve eşitsiz uygulamalar insanları isyan ettiriyor.

    ReplyDelete
    Replies
    1. Ay o kadar haklısınız ve o kadar önemli bir konu ki bu. Mesela hâlâ neden diyet ve beslenme konusunda bilim insanlarını dinliyoruz? Amerika'da şeker endüstrisinin Harvard'a para verip şekeri göz ardı eden ve bütün sağlık sorunlarını yağa yükleyen araştırma yayınlattığı ortaya çıktığı halde. Ta 1967'de, dünyanın en iyi üniversitelerinden birinde.

      Aynı sistem işliyor 50 senedir, üstelik şimdi sermaye sadece üniversite araştırmalarını fonlayıp sonuçları manipüle etmiyor; öyle bir para harcıyor ki bütün medyayı manipüle ediyor. En ciddi dergideki makaleden tutun, instagram meşhuruna kadar 7/24 pompalıyorlar. Ve bir milim alan bırakmamacasına işgal ediyorlar bütün platformları. Aklı başında bilim insanlarının sesini duyamıyoruz, o insanların halka ulaşabilecekleri bir yer kalmıyor. Ulaşabilse bile ne kadar dayanabilir bu vampirlerin karşısında.

      Ben de gözlerimle gördüm ya CNNTürk ya da Habertürk'tü, bir profesör doktor "Maske takmaya gerek yok" dedi, aksini söyleyenleri de küçümser bir tavırla üstelik. "Deli misiniz, maske takın!" diyen birkaç doktoru youtube'dan yayın yapan alternatif medya kanallarında duyabildim. Maske takmamızı söyleyen doktor dinleyebilmek için saat 17:30'da programın başladığını hatırlayıp youtube açmam gerekirken maskeye gerek olmadığını söyleyen doktor sabah akşam her kanaldan evimizin içindeydi.

      Ankara'da VIP test uygulaması var, bunu da sadece bir muhalif gazete yayınladı. Bu şehrin "önemli" insanlarının evine düzenli olarak devletin doktorları gönderiliyor, semptomsuz oldukları halde test yaptırıyorlar. Muhalif gazeteye de gerek yok, çıkıp söylüyor zaten bazıları. Sadece milletvekillerine yapılıyor bu uygulama sanıyoruz halbuki değil. 1 milletvekili, en az 50 VIP insan demek, yeğeniydi, amcasıydı. Ve sadece şu anda gücü olanlar da değil, sadece iktidar partisi de değil; şu anda muhalefet olan partilerden hayal meyal hatırladığımız eski isimler de VIP. Zenginler zaten VIP. Sadece bunlardan kurtulsak bile ülke biraz nefes alırdı.

      Delete
  5. yazıdan bağımsız, gerzek kelimesini bu ve bundan bir önceki yazıda kullandınız. ondan önceki yazının yorumunda da ben kullanmıştım. benden etkilenmiş olabilir misiniz? eğer öyleyse bunu belirtmiş olmanız gerekmez mi? teşekkürler.

    ReplyDelete
    Replies
    1. Sırayla cevap veriyorum: Evet. Hayır.

      Şimdi de gidip instagram hesabını dolaşacağım, yeni kelimeler çalacağım ve hepsini buralarda kullanacağım.

      Ben teşekkür ederim.

      P.S. Helikopterle savcı yollama lütfen. Helikopter sinirlerimi bozuyor.

      Delete
    2. ashshshsh. hatırlıyorsunuz. bir geçmişimiz var, bunu çok seviyorumg.

      Delete
  6. Aman bırak ya, temel psikoloji 101: anlayamadığın şeye ulvi anlamlar yükle (hattâ tap).
    Sorunun cevabı yani "e peki n'apcaz?", bence, kendimize bakıcaz.. Vallahi bakıcaz yani doğru beslenme spor stresten uzak kalmak için elinden geleni yapmak, yani kendimizi içten güçlendirmek işte, bağışıklığı diyorum. Yoksa covid gider hovid gelir, artık böyle demek ki...

    ReplyDelete
    Replies
    1. Ya adam sosyal antropolog, üniversitede profesör, düzenli yazı yazıyor ve haber programlarına katılıyor. (Eskiden ana akımdı, şimdi alternatif medya. Çünkü muhalif de bir yandan.) Ve fena bir adam değil, bir yandan ekolojiden ve sistemi bozduğumuzdan da bahsediyor, hakkını yemeyeyim. Anlayamadığından değil, böyle sloganların gideri var diye. Zaten çok updated olmadığını düşünüyordum kendi alanında da, yazılarını okuyorum, en son 1991'de filan literatür taraması yapmış gibi bir havası var. Bir de üstüne böyle DOĞA İNTİKAM ALIYOR gelince iyice sinirlendim.

      Kendime bakma seferberliğinin ilk adımı olarak şimdi gidip tartılacağım. Gerçeklerle yüzleşerek başlamakta fayda var :/

      Delete
  7. O kadar haklısın ki şu yazının altına imzamı atarım. Nedir yani deprem olduğunda bak cezamızı verdi demekten ne farkı kaldı. Her şeyi dine yüklemenin bir benzeri, bu sefer de doğaya cezalandırma yeteneği ve yetkisi tanıyorlar, cahil yorumların modernleşmiş versiyonu gibi bir şey.

    ReplyDelete
    Replies
    1. İçimizde var demek ki, illa bir yerlere yükleyeceğiz :D

      Delete