January 3, 2012

bi düğün hikayesi

verba volant 20küsur yıllık arkadaşımdır. geçtiğimiz 10 eylül'de evlendi. okuyacağınız, düğün çerçevesinde başıma gelenlerin hikayesidir.

10 eylül sabahı kalktık, planımız çok basitti; arabaya bin ve istanbul'a git, düğüne iştirak et. ben kazıdan döneli 2 gün falan olmuştu, saçımın boyası gelmişti, tuhaf şekillerde güneş yanığıydım, sinirlerim yıpranmıştı ve ziyadesiyle yorgundum. aynaya bakıp kendimden hiç hoşlanmadım ve saçlarımı yaptım. "nikaha giyeceğim şeyleri giyeyim üzerime, ayağıma da birkenstockları geçireyim, topukluları nikah salonuna girerken giyerim" diye düşündüm, çok beğendim bu planı, topukluları kapının yanına bıraktım, çıkarken elime alayım diye. tahmin edeceğiniz üzere o topuklular istanbul'a hiç ulaşmadı.

yola çıktık ve biri tankerli olmak üzere 5 ayrı trafik kazasına takıldık istanbul'a varana kadar. gişelerden çıkarken önümüzdeki arabanın şoförü inip sallana sallana 100 metre ilerdeki kulübeye ogs kartı almaya gittiğinde şaşırmayacak kadar aptala döndüm yolda. conan adamın ailesinden yüksek sesle bahsederek başka bi gişeye sürdü arabayı. bu noktada nikahın başlamasına 20 dakika vardı.

o 20 dakikayı birkenstockların içindeki ayaklarıma bakarak geçirdim. nasıl oldu bilmiyorum ama yetiştik nikah dairesine, bunu conan'ın hanesine artı puan olarak kaydediyorum. bi de telefondaki gps uygulamasının. nikah dairesinin önünde kendimi attım arabadan, terlikli bi görevimiz tehlike ajanı gibi. başka gelinleri iterek koşmaya başladım. dağınık topuzlu gelin annelerini iterek koştum, kurtlar vadisi damatlarını dirsekleyerek koştum. verba volant'ın annesini görene kadar bi yandan kalp krizi geçirerek koştum. bu nokta da "ne diye bu kadar koştun?" diye sorduğunuz nokta olabilir, ben nikah şahidiydim gelinin. anne beni damada, damat da şahit olarak kaydolmam gereken yere götürdü. kendimi kaydettirdim. sonra gidip gelini buldum. fotoğraf çektirdik. o an neden bana ölümcül hastaymışım gibi davrandıklarını anlamamıştım, sonra anladım. panikten ellerim titriyormuş ve yüzümde kırmızı kabartılar belirmiş. şahidi olduğum nikaha geç kalıyorum diye cüzzam olmuşum yolda, farkında değilmişim. farkında olmadığım bi diğer şey de evden çıkarken giydiğim bluzun yarı-transparan olduğuymuş. bunu da fotoğrafları alınca farkettim, kısmen böbreklerim görünüyormuş.

şahit olarak masaya çağrılınca "gelinin nikah şahidi nambır 2" ile tanıştım. nambır2 yaptığım esprilere cevap vermeyince "ulan belki de ben nambır2'yim" diye düşünüp sustum. ben dağlardan eve dönmeye çalışırken bu herhalde gelini saça makyaja taşıdı, koşuşturdu, ben şurdan sessizce şahitliğimi yapayım da ineyim dedim. ama nambır2'yle mesaimiz böylece bitmedi tabi ki. gecenin ilerleyen saatlerinde beni önce donmaya mahkum etmeye çalıştı, akabinde de aile yadigarlarıma laf sokuşturdu. ama buraya yazıyorum, bi dahaki karşılaşmamızda sana iyi davranmayacağım ince kaş! bu sefer terlik giymiyor olacağım ve intikamımı alacağım yanardönerli kadife elbise!

düğün yemeğinde gençsel masanın ucuna oturduk, bütün gün aç duran conan mezelere ekmek banmaya başladığında ben artık vazgeçmiştim görünüşü kurtarmaktan, rakı söyledim akabinde. gecenin kalanını nambır2'yi conan'a çekiştirerek, fotoğraf çekerek, damada ölen kedimizi anlatıp ağlayarak falan geçirdim. ben post-ekskavasyonel depresyon geçirirken verba volant da evlenmiş oldu.

fotoğrafta gelinin kolyesini düzeltiyorum şefkatle. piksellemeye rağen gıdım kaybolmadı ama renkle azıcık oynayıp kollarımın güneşten degrade halini azaltmayı başardım.


5 comments:

  1. hahaha, ayy! sabah sabah simit-peynir yerken kişneye-anıra güldüm :) boğazıma kaçtı susamlar!

    cat fight durumlar olmuş meğer, hiç haberimiz yokmuş! olsun, yetiştin ya. indiana jones gibi girdin salona. hem ben de mezeni-şalını eksik ettim mi ha, söyle :)

    bu arada blur etmek yetmez, bi de gözlere siyah bant çekeydin, m.e. (32) :P

    temem nikah tazelersek, tek şahit olsun madem; masa karışmasın. biz basmadık ya birbirimizin ayağına, siz birbirinizinkine basacakmışsınız, az kalmış :)

    ReplyDelete
  2. bu arada sayande gelinliğimin v sırtını gösteren bi sürü fotoğrafım var he :)

    ReplyDelete
  3. cat fight'ın da bi asaleti var, nambır2 her cırban türk kızı gibi kaçak dövüşüyor ahahahaha :)
    nikah falan tazelemeyin, bi nikah ömrümden ömür götürdü, bi tane daha olursa başıma neler gelir ürperiyorum düşününce!

    ReplyDelete
  4. nambır2 irregular warfare taktikleri uygulamış, sessiz ve derinden. bunu taliban da yapıyo. yani nambır2'nun bunu devam ettirip kazanması için popüler desteğe ihtiyacı var, görüyorum ki çok desteği yok. o sebepten ya daha zekice davranması lazım bi sonraki karşılaşmada ya da karşı tarafın eline koz verir, mortal kombat olur. (ders çalışıyorum da)(ağlıcam)

    ReplyDelete
  5. ahahhahaha, i'll finish her!
    o zaman şunu yapabilirim, iltifat eder gibi hakaret edebilirim mesela, "aaa elbise annenin miii? ben de bayılırım 80'lere ama komik görünüyor diye giyemiyoruaam." daha da evil olamayabilirim, dikkatim dağılıyor.

    ReplyDelete