October 2, 2013

Ev Terliği ve Ev Köpeği

Bu yandaki saçma şeylere yıllar içinde bir tür bağımlılık geliştirdim. Bir önceki çift giyilmeyecek hale gelince bunları sipariş verdim. Sipariş verene kadar da bir içsel hesaplaşma yaşadım çünkü ota boka para harcamamak için çabalıyorum. Ayaklarım sürekli donduğu ve neticede bir çift terlik olduğundan kelli bastım satın al düğmesine. Kargo bedavaydı, kartta birikmiş puanı kullanayım falan derken 6 liraya almış oldum, biraz içim rahatladı.

Barbar kocamın ayakkabıları yırtılmış, ona yenisini aldık. Bütün "sana da alalım" ısrarlarını reddettim, ayakkabıya ihtiyacım yok. İmelda Marcos gibi özenle biriktirmişim zaten, her okazyona ayakkabı var, biraz da utanmıyor değilim. Ayrıca aylardır aynı 2 çift ayakkabıyı giyiyorum dönüşümlü olarak, bu çarpık tek taraflı ilişkiyi herhalde böylece çıkardım hayatımdan.

Yarın sabah Urla'ya gidiyoruz, Kahve'ye aylar sonra talip çıktı, onu teslim edeceğiz. Hiç inanasım gelmiyor, şüpheler içindeyim ama bir deneyeceğiz.

Petarkadaş diye bir internet sitesi var, oraya ilan verince İstanbul'dan bir adam aradı önce, çok istemeler, hayvan nakil aracı ayarlamalar falan. Küçükçekmece'de bahçeli bir evde oturuyorlarmış, çocukları varmış, onlar çok istiyormuş. "Ben bir köpeği kurtarmak istiyorum" deyince iyice umutlandık. Derken "Isırır mı?", "Bahçemde çok nadide çiçekler var, onlara bir şey yapar mı?", "Karım çok titiz benim"ler başladı. Benim için o çok titiz karısı zaten kırılma noktası oldu, bunu dedirten bir kadınla aynı eve hayvan girmesi mümkün değil. "Sizin karınız çok titiz, biz hayvan bakan diğer insanlar kendi kakamızda yuvarlanmaktan hoşlanıyoruz" diyebilmeyi çok isterdim ama ne gerek var böyle histerilere ve aslında hijyen standartlarımız arasında bir fark var gerçekten. (Bir ara koltuklarımızın halini anlatmak istiyorum ama çok korkuyorum.)

Neticede vazgeçti bey'fendi ve titiz karısı. Belki de Kahve'nin çok yüksek sesli ve oldukça kokulu gaz çıkardığını da ilana eklemek lazımdır. (Çok ciddiyim, hayatımda böyle bir şey görmedim.)

Sonra Tire'de oturan bir ailenin üniversite öğrencisi oğlu aradı. Kahve'nin av köpeği kırması olduğunu görünce istemişler, avcılık yapıyormuş baba-oğul. Hoşlandığım bir şey değil avcılık, ne düşüneceğimi bilemedim. Çağatay Bey'in ava gittiği fotoğrafları hatırladım sonra, kedilere falan karşı ne kadar merhametli olduğunu. Bu ailenin daha önce de köpekleri olmuş, gidip evi ve bahçeyi görmemizi de istediler. Böyle bir ümitle yola çıkıyoruz bakalım. Ben gene de en ufak bir sıkıntıda bizi aramalarını, hemen gelip geri alacağımızı söyleyeceğim. Bu kadar zamandır bakıyoruz, kışın da gider ben otururum Urla'da Kahve'yle ne yapalım. Gerizekalı biraz ama kader bizi karşılaştırdı bir kere.

10 comments:

  1. Ahh yine ne güzel yazmışsın. Kahvem yeni bitmişti kahveyle okuyamadım ama olsun:) Mektup gibi dönüp dönüp okuyorum valla yazılarını. O bey ile titiz karısına sinir oldum. İnsanlar ilk seferde reklamları oynamayı ne kadar seviyorlar. Valla hayvan bakmak zor iş herkese göre değil gerçekten sevmek lazım, sevgi işin içine girince o bok kokuları osuruk durumları falan komedi oluyor hele koltuklar ve kıyafetlerdeki tüy kısmı ise tamam sevimsiz bir hadise ama alışıyorsun. Ben oldum olası manyak titiz biri olmadım ama kendime göre titizliklerim vardır. Yine de kedimle güzel bir çizgide ilerliyoruz. Ortalığa sıçmadıkça sorun yok. Ben kedimin minik kakalarını bile çok seviyorum:) Onları toplamak ayrı bir hobi benim için. Hımmm kedim yokkenki halimi düşününce evdeki bokunun kokusunu özlüyor ki insan:) Ki ekleyeyim evimiz hiç de kedi kedi ve çiş kokmuyor. Temiz bakınca bir şeycik de olmuyor, kedi köpekli evler kokar diyen zihniyete söylüyorum bunu. Neyse gelelim kahveye:) Kahvecik umarım bu sefer iyilliksever dostane birilerine denk gelmiştir. Ben şurada takılı kaldım ama titiz insanları sevmiyorum sanırım:) Ruhunda biraz dağınık olmalı insan..Haberlerini bekliyorum merak ediyorum kahveyi..Kokoya da selam. Kocaman patileri hep aklımda söyle ona:)

    ReplyDelete
    Replies
    1. Bak işte ne güzel özetledin hayvan bakmak konusunu: bok, kaka, çiş, çiş, kaka :) Ya vallahi, ev hayvancılığına hiç bulaşmak istemeyen insanları anlıyorum ben, ben de isterdim koltuklarımız beyaz kalsın, kimse kolunu yemesin ama gerizekalı köpeklerimiz daha ağır basıyor. Öbürü alt tarafı koltuk, bunlar can.
      Her gün kaka toplayınca kokmaz ki ev, haklısın. Hele kediler daha da sorunsuz yahu :) Çok titiz insanların evlerinde geriliyorum ben, insan elindeki bardağı nereye koyacağını bilemiyor.
      Bakalım Kahve'nin maceraları nasıl devam edecek, iyiliksever ve dostaneyi geçtim, umarım köpek bakmaktan anlayan, yemek ve su verip dövmeyecek insanlardır. Ava gitmesine falan karşı değilim, hatta çalışması daha iyi, çok enerjik çünkü :) Neyse, gözüm tutmazsa geri döneriz Kahve'yle, osura osura otururuz naapalım :)

      Delete
  2. Umarım şansı yaver gider Kahve'nin. O sesli gaz bombası benim oğlumda da var. Yemişim titizliği , hayvancıklar mutlu olsun , o titizliğin veremediği huzuru onun bir bakışı veriyor.

    ReplyDelete
    Replies
    1. Çok haklısın, yazdıklarının üstüne ekleyecek bir sözüm yok. Şunları yazarken ayağımın üstüne oturmuş fıyyy fıyyy diye ağlıyor olsa da böylesi gene daha huzurlu :)

      Delete
  3. Ben de giyiyorum ev terliği, en sevdiğim şeyler!
    Ya bi 3 sene daha talibi çıkmasa ben alırdım belkim Kahve'yi. Belki evimiz olurdu, belki yüksek lisansa başlardık :(

    ReplyDelete
    Replies
    1. Ya valla hayatta neler oluyor, sen umudunu yitirme çünkü çok bahtsız bu Kahve, 3 sene sonra kendini gaz bulutları içinde bulabilirsin :)

      Delete
  4. bi hafta önce gelseniz denize girerdik :)

    ReplyDelete
    Replies
    1. Terliklerimle geliyorum, artık her şey için çok geç. Denizi geçtim, buluşabilsek bari.

      Delete
    2. Çeşmealtı'ndan İzmir'e geldik bugün, Kahve'li Kahve'siz müsait olunca ariyiniiiz çök rice ediciiim :)

      Delete
    3. Cuma için umudum var, ariycim, bunu yapicim :)

      Delete