October 8, 2013

Ev Yapımı Akıllı Telefon ya da Babam Otobüs Canavarıymış

Geçen cuma İzmir'de bir sergiye gittik, bilahare yazacağım. Arabamız olmadığından toplu taşıma kullanıyoruz, Urla'dan şehir merkezi en az iki vesait, 1,5 saat falan sürüyor.

Annemle oturduk, babam da yan tarafta boş bir koltuk buldu. Bir ara kafamı çevirdiğimde babamı yanda gördüğünüz halde buldum. Meğer evden çıkmadan gazetelerden okumak istediği yazıları kesip iç cebine yerleştiriyormuş. Okudukça da atıyormuş. Kalınca bir dürüm halinde gazete kesiği. Bütün yolu böyle gitti.

Sanırım babam kendine bir nevi akıllı telefon yapmış.

Akşam Urla'ya dönerken toplu taşıma böyle sevimli değildi, bütün yolu ayakta gittik ailece. Babam sürekli otobüsün arkalarına o kocaman sesiyle bağırarak insanları ilerlemeleri konusunda taciz etti. Benimle birlikte hiç tanımadığımız sarışın bir kızı da önüne katarak otobüsün ortalarına kadar itelemeyi başardı. En sonunda "BABA NE ZAMAN TUTUNACAK BİR YER BULSAM ELİMDEN ALIYORSUN, YAŞAM ALANI BIRAKMADIN BANA!" diye ağladım, sarışın kız "Ay beni de sürdü amca, nasıl geldim anlamadım buraya?!" dedi.

Urla dolmuşuna binmeyi başardık ama babamın enerjisi tükenmedi. Önünde ayakta duran kızın çantasına taktı, "Açık mı bu? Çantan açık kızım. Açık gibi bak. Ağırsa bana ver." diye, kız çantasını vermediği gibi "Açık değil, tasarımı öyle." dedi. Babam ikna olmayınca da demonstrasyon yapmak zorunda kaldı. Açık değilmiş çantası, bütün dolmuş ahalisi olarak anladık, rahatladık.

O gün ben gece yarısına doğru köpeklerle yattım, babam peynir yiyip bulmaca çözüyordu mutfakta.

Annem aradı biraz önce, bayramda Urla'ya gidecekmişim, hepberaber otobüsle dolmuşla Karaburun'a gidecekmişiz. Hayatım gözlerimin önünden film şeridi gibi geçti, "Hı hı" deyip kapattım telefonu. Çekilecek çilem varmış.

16 comments:

  1. Replies
    1. Bayram yollarını gözüm yemiyor ama ay sonuna doğru giderim herhalde. Karaburun'u bilmiyorum, şu anda hazır değilim düşünmeye :)

      Delete
    2. Karaburun benim Ege kasabam.... Bizimkiler de bayramda oradalar, ananemi de görecekler... Keşke ben de orada olsam... Bizimkilere uğrarsanız sevinirler aslında, misafir seven insanlardır :) Balık yiyecekseniz iskeledeki "kalyon"da yiyin, kalamarı da sakın esgeçmeden.. İyi bayramlar

      Delete
    3. Kalyon, tamam. Ben yemiyorum hala ama benimkiler yer ara sıra. Babam tanımadığı insanlarla konuşmaya da bayılır, gidersek allah bilir seninkilerin de bayramını kutlayacağız Karaburun sokaklarında:) İyi bayramlar size de, küçük kıza bilhassa selamlar.

      Delete
  2. Ahahaha baban çok tatlı ya! Ailece çok orjinalsiniz. Biriniz beni evlat edinin diye türlü şirinlikler yapasım geliyor *.*

    ReplyDelete
    Replies
    1. Belediye otobüsünde önüne katıp sürüsün seni de bir, ondan sonra tekrar konuşuruz :) Gel ben edinirim seni evlatlık, fazladan bir yatak da var evde ama o odaya çamaşır asıyorum, bir de Koko bazen o yatakta yatıyor, artık anlaşırsınız bir şekilde :)

      Delete
  3. hihihihi, bize gel bize, daha eğlençeli olabilir :) Sinema sinema gezmek yüzünden bitiremediğim işleri de sana ettiririm :)

    ReplyDelete
    Replies
    1. Ouuvv kaçacak yerim de yokmuş benim! :) Size gelme hakkımı Ankara'nın iyice sislenip puslandığı günlere saklanıyorum ki Antalya vaha gibi gelsin :)

      Delete
  4. aahahaha ama çok eğlenceliler :)) ben nasıl demedim size cuma akşam oranın trafiği ve yoğunluğu fena olur diye :/ gerçi ben de bir saatten fazla sürede ulaşabildim eve, ehii :)

    ReplyDelete
    Replies
    1. Valla suçu da bana attılar, Alsancak'tan binseymişiz Üçkuyular otobüsüne, böyle olmazmış ama ben Konak'a yürüyelim diye tutturduğum için sefil olmuşuz. Halbuki yolda kumru mumru yediler, şipşakçıya fotoğraf çektirdiler, ihale bana kaldı :)

      Delete
  5. hihih :) hay allahım ne kadar doğal bir baban var öyle :)

    ReplyDelete
    Replies
    1. Doğallık mı, kimse umrunda mı değil, bilemiyorum :)

      Delete
  6. ahah:) ev yapımı akıllı telefon fikri çok güzel. Böyle süpersonik fikirler mütemadiyen emekli babalardan çıkıyor değil mi:)

    ReplyDelete
    Replies
    1. Bak emekli ortak paydası hiç aklıma gelmemişti, bir de böyle değerlendireceğim durumu :) Evde sürekli gazete okunuyor, bu okunmayan köşeler ne ara birikiyor bir de onu çözersem kapatacağım bu konuyu.

      Delete
  7. Ay bu yol maceralarınız harika. Bir gün ben de dahil olmak istiyorum:) Bence ne olursa olsun konağa uğramakla iyi etmişsiniz kumru foto falan güzel olmuş. Otobüs hikayelerini seviyorum bazen çok acıklı olsalar da. Otobüse binmeyi öyle özlüyorum ki özellikle de ankaradakilere. Birlik mahallesinden otobüse biner pencereden sabahın ilk saatlerinde etrafı izler ve o 20 dk hiç bitmesin isterdim. Yokuş ve çevredeki yeşil manzarayı hatırladım. O sokaklarda sakince yürümeyeli çook oldu. Bi gelsem benle tüm ankarayı yürür müsün:):) Aaa unutmadan babanın bu gazete küpürlerini cebine koyması fikri pek hoşuma gitti okumayı çok sevsem de genelde arabada giderken midem bulanır benim. Çanta da nasıl bir modelmiş ki merak ettim doğrusu? abuk bir şeymiş kanımca:)

    ReplyDelete
    Replies
    1. Dahil ol tabi ki, eninde sonunda İzmir'de buluşacağız, çok eminim :) Ankara'yı da yürürüm seninle, dura kalka gezeriz, en güzeli o. Beni de tutuyor araba-otobüs bir şeyler okumaya kalkınca, o yüzden ya uyuyorum ya da kulaklıkla müzik dinliyorum mecburen.
      Çantanın sahte bir ön cebi vardı, yani cep gibi görünüyor ama sadece fazladan bir çıkıntı. Eminim kız da eve gidip bunun üzerine düşünmüştür :)

      Delete