October 14, 2013

Haftasonu Bunlar Oldu, Domestik Karadelikler Vardı

Cumartesi ben dışarı çıkmayınca sarıkafalı arkadaşım bana geldi. Hava sıcaktı, güneşten alnım yandı, çay demledim, gerizekalı gibi terasta oturduk, Koko her şeye ağladı.

Hastaneden tatsız haberler geldi, moralimizi önce bozduk, sonra düzelttik biraz.

Sarıkafa'yla yokuşaşaaaaa vurup Rumeli Çorbacısı'na gittik. Ben pilav-üstü-kuru yedim yoğurtla, o eski günlerden kalma bir çorbanın peşine düştü. Pilav-kuru bildiğiniz gibiydi, nostaljik çorba öncelikle sıvı değildi, ayrıca içinde ilik varmış. Benim diyen etoburu (bahsi geçen etobur, sarıkafalı arkadaşım oluyor yazının bu noktasında) zorlarmış. Çay da içip kalktık.

Yeni çıkan albümlerin İstanbul-Ankara arası nakliyesi deve kervanlarıyla yapılıyor bildiğiniz üzere, bundan daha önce şikayet etmiştim. Neyse sonunda buldum Yüzyüzeyken Konuşuruz'un albümünü.


Eve gelip öğlenden kalan çayın altını yaktım. Geçen gün aldığım yıldız kurabiyeleri çektim önüme. Koko içeri gidip yattı. Albümü 4 kere dinledim baştan sona, beğendim. Kurabiyeler Güvenlik Caddesi'ndeki Nimet Ekmek Fırını'ndan, arkadaşım S.'nin evinde yemiştim, çok güzeller.


3 yıldır evden gelip geçen köpeklerin canına okuduğu güzelim koltuklarımızı attık. Yenilerini alıp monte ettik. O kadar feci haldeydi ki eski koltuklar, kimse evden çıkarılırken görmesin istedim, abiler de taşımak için sabahın köründe gelince sevindim. Koltuklar gittikten 10 dakika sonra bir komşu aradı, merdivenlerde memory stick bulmuş, içindeki dosyalarda adımız yazıyormuş. O memory stick, koltuklardan birinde Kahve ve Koko'nun elbirliğiyle kazdığı deliğin içindeydi kesin, taşınırken düşmüş. Aynı yerden bazen televizyon kumandası falan çıkardığım için biliyorum. Mahalleli de 3 yıldır o koltuklarla yaşadığımızı biliyor artık.

Deneme oturuşunu Koko yaptı, oturmadan önce kendi etrafında 3 kere dönerken biraz hakaret ettim, o yüzden böyle anlamamış gibi bakıyor.


Kitaplıkları falan çektik, temizlik yaptık biraz. Her anında itinayla ayakaltında olmayı başardı Koko.


"Çekil Koko!"
"Hayır."
"Kalk ordan Koko!"
"Zannetmiyorum."
"Tornavida getir bari?"
"Köpeğim ben, getiremem."
"Yatmışken bir kitap okusan?"
"Okumam yok, biraz yazabiliyorum."


Hafta sonu böyle geçti, hala tozu alınacak kitaplar, silinecek yerler, monte edilecek 3 çekmece, nereye koyacağımı bilemediğim ayılar falan var.

Bayram için yollara döküldüyseniz iyi yolculuklar, evdeyseniz çok selamlar, herkese iyi bayramlar.

Bunları yazarken gene bir helloradio müzik listesi dinliyordum, şurdan siz de dinleyebilirsiniz.

12 comments:

  1. Koltuklarınızı güle güle kullanın. Hastanıza acil şifalar, aileye iyi bayramlar diliyorum.
    Koko' ya ( derisinin parıltısına ve en çok da bakışlarına) bayılıyorum.

    Sevgiler...

    ReplyDelete
    Replies
    1. Çok teşekkür ederim, bizden de size iyi bayramlar, Pupa'ya bilhassa sevgiler :)
      Koko'nun yediği mamalar yarıyor galiba derisine, çocuk olsa tombulluktan yanakları al al olurdu :)

      Delete
  2. KOKOOO İYİ BAYRAMLAR : SEN NE ŞEKER ŞEYSİN ÖYLE ..
    CANIM SANA DA İYİ BAYRAMLAR DİLERİM BENDE EVDEYİM BU BAYRAM :)

    ReplyDelete
    Replies
    1. İyi bayramlar Nesrin, ailenle, neşeyle huzurla inşallah :) Koko'ya da iletiyorum hemen mesajını :)

      Delete
  3. Kim hasta? Şifalar diliyorum öncelikle...
    Sonra da ben çok hastayım; dökülüyor kırılıyorum, boğazıma binlerce iğne batıyor, ayakta duracak halim yok. Bebelerim ve babam geldi onlarla bile tam ilgilenemiyorum. Sinema manyaklığının sonu budur, yorgunluk tepeme vurdu. Bayramından başlayacağım, ne halt yiyecem bilmiyorum :) Koltuklarında sefa ile otur, baryamın da kutlu olsun.

    ReplyDelete
    Replies
    1. Ya teşekkür ederiz, Şafak'ın babası kalp krizi geçirdi, 10 gündür falan yoğun bakımda, durumlar pek parlak değil.
      Hava soğuk algınlığına çok müsait, festival koşturması da çanak tutmuş anlaşılan :) Aile içi bayram hallolur bir şekilde bence, zaten gelin bebe enerjik bir Arı Maya, sen yatar dinlenirken ona güveniyorum ben ablacığım :)
      Güneşli Ankara'dan sevgiler, iyi baryamlar!

      Delete
  4. Ben her ne kadar hayvanları sevsem de küçüklüğümde falan çok içli dışlı olmadığımdan çekiniyorum onlardan. Bazen bana zarar vermelerinden korkuyorum bazen de ben yanlışlıkla zarar verirsem diye korkuyorum. Geçenlerde kampüste bi köpeğin ağzına elimi sokturdu bi' arkadaşım. Bu tecrübeden sonra Koko'yla tanışmaya tam anlamıyla hazırım galibağ! :D

    ReplyDelete
    Replies
    1. Bence de artık bu buluşmayı organize etmeliyiz. Arkadaşının yaklaşımını çok pratik buldum, acaba köpek neler hissetti? :)

      Delete
    2. O çok mutluydu, zaten ağzına bir şey girsin de gevelesin istiyordu. Başını falan okşamaya kalkışanın elini ağzına almaya çalışıyordu :D Sevindi yani.

      Delete
    3. Ay kıyamam, bütün sokak köpeklerini eve almak istiyorum, alamadığım için de çok üzülüyorum. Urla'da ev arayan doberman varmış bir deri bir kemik, dün geceden beri başka bir şey düşünemez oldum. Gidip çay yapayım ben en iyisi.

      Delete
  5. senin 'güzel müzik' etiketini arada tırtıklıyorum biliyorsun. artık hem "yol şarkıları"nı takip ediyorum hem de "yüzyüzeyken konuşuruz"la tanışmış oldum, 'ateş edecek misin" favorim oldu, du bakalım...

    hadi tamam kediler her ortamda kendilerine yatacak bi köşe buluyo da, arkadaş sen camış görünümlü bi dobermansın ne ara kaçtı içine o yavru kedi ruhu? :)) çok seviyoruz ama Koko'yu... görünce boynuna sarılmak istiyorum, o kadar... :)

    ReplyDelete
  6. O koltukta yattığı fotoğrafta maşallahı var hakikaten, ayıboğan :) Bence birbirinizi çok seveceksiniz, bu aralar eve gelenlerin dirseklerini yalıyor, o konuda anlaşabilirseniz eğer sakladığı kemiklerinden bile ikram eder :)
    "Ateş edecek misin" benim de favorilerimden biri, bir konsere gelseler de gitsem diye bekliyorum.

    ReplyDelete