September 22, 2014

(8) Ne Buldunuz Bu Kitapta Anlamıyorum

"Baba ve Piç" bu, yazarın ruhuna uygun bir şekilde İngilizcesinden, yani tuhaf bir şekilde orijinal dilinden okudum.

En sonda söyleyeceğimi en başta söyleyeyim, bu kitap kapsamlı bir gezi rehberi. İstanbul, manzaralarıyla, çokkültürlülüğüyle, yemekleriyle ve soykırımlarıyla meşhur bir yerdir.

"Ama Ermeni soykırımından bahsetti diye çok cesur bir iş yaptı", bana sonuçlarla gelin. Ben de size iki satır fikrini yazdı diye hayatını cezaevinde geçiren yazarlarla, gazetecilerle, şairlerle geleyim.

Elif Şafak'ın herhangi bir hareketinin ona kötü sonuçlar olarak döneceğini hiç zannetmiyorum. Son derece zeki, bir hayli havalı ve süper planlı programlı bir kadın. Hep kazanan tarafta olacak, hiçbir zaman gerçek bir tehdit oluşturacak kadar cüretkar olmayacak. Bu konuda benden sempati toplayamaz.

Düğümü de düğüm değil hikayenin, daha ortasına gelmeden anlıyorsunuz kim kime naapmış da kederler neden oralarda birikmiş.

En büyük savunucusu kardeşimdir, ben anlamıyorum bu "İngilizce düşünüyorum, İngilizce yazıyorum" meselesini. Takır takır, kupkuru bir dil. Mekanik cümleler. Ne bir ateş var insanın içini yakan ne bir pırıltı. Ruh yok. Bütün motifler, olmaları gereken yerlere dikkatlice yerleştirilmiş. Elif Şafak yazıyor allah için de iyi edebiyat mı bu, bilmiyorum.

Goodreads'e baktım, insanlar neler yazmış kitap hakkında diye. Beğenenlerin ezici çoğunluğu gavur, buram buram kilim kokan, oryantalist övgüler. Kendi memleketime turist değilim ben, bana vereceği bir şey yoktu bu kitabın.

Soykırımları meze yaptı, Mevlana'yı kuruttu, araya gebelik maceralarını da soktu. Çok merak ediyorum burdan nereye gider Elif Şafak. Elinde koyun beyniyle ortalığa çıktığına göre yakında anlarız gibime geliyor, herhalde yeni kitap geliyor.

20 comments:

  1. Sorma.. Bir ara herkesin dilinde Ask kitabi.. Ne buldular bilmem o kitapta.? Ben Sevemedim..

    ReplyDelete
    Replies
    1. Ay bilmiyorum ya valla, ben hala neden soyadını da İngilizce yazıyor, onu anlayabilmiş değilim :D

      Delete
  2. Gahahahahahaha Elif umrum değil , o karıya hiç ısınamadım, benim şuan ilgilendiğim tek şey, geçen sağ kulağı uykuda ters dönmüş şu vatandaşın kenardan kıvrık pembe dili.

    ReplyDelete
    Replies
    1. Ay onun da hiçbir şey umrunda değil, varsa yoksa yanlarını yalasın.

      Delete
  3. Kitabı köpengin kıçına dayamış bak şuna yav, Elifime yapılır mı bu :P

    ReplyDelete
    Replies
    1. Ya nereye dayayacağıdım? Ahahhahha :D

      Delete
  4. ohh Elif Şafak sevmeyen birini daha buldum. Arafı ve Mahrem'i okumaya çalışıp okuyamamıştım. (ki benim kitabı yarı bırakma gibi bir huyum yoktur.)
    hem zaten tasavvuf pek bana göre değil de... bu kadının tasavvufi aşkı sırf birilerini mutlu etmek için yazdığını düşünüyorum. yaptığı her hareket her kitap reklammış gibi.. çok haklısın. hiç bir zaman tehdit oluşturacak kadar cüretkar olamayacak. çünkü bu cüretkarlık ona kazanç sağlamaz.
    (of ne nefret varmış bende de susamadım:D)

    ReplyDelete
    Replies
    1. Ahahhaha :D İyi ki geldin, buralarda iç ferahlığıyla çemkiriyoruz biz hep :D
      Elif Şafak tek başına değildi ama başı çekti o tasavvuf furyasında, Ahmet Ümit'in Bab-ı Esrar'ını da okudum, o da aynı ara çıktı. Tabi Elif Şafak'ın kitaplarından daha çok facebook statüsüne malzeme çıkıyor, aşklı maşklı, yanmalı sönmeli.
      Ona yapılan halkla ilişkileri yukardaki dombili köpeğime yapsalar, dombilinin yazdıkları da fena satmazdı :D Ay ben de başladım mı duramıyorum, burda keseyim bari :)

      Delete
  5. Uzun bir yazı olacak Mina kusuruma bakma :)

    Aslında Şafak (yeni-Shafak değil eski Şafak) iyi bir yazardı. Sevmiştik onu. Bir arkadaşım vardı. Orhan Pamuk #1, Elif Şafak #2 diyorduk. Gerçekten de başlarda iyidi. Spiritüel kitaplar yazıyordu. Aradan vakit geçti. Popülerliği arttı. Okuyucu sayısı ve baskılarının miktarı arttıkça yazdıkları da evrildi. O eski ruhani hava yerini plastik ve fevkalade oryantalist (nefret ederim oryantalizmden) kitaplara bıraktı. Öyle kendini tekrar etmeye ve samimiyetten uzaklaşmaya başladı ki.. Üslubu yavanlaştı. Şaştık kaldık. Herhalde yeni-Shafak (yeni Türkiye falan ya..), Konyalılardan daha fazla ekmek yemiştir Mevlana üzerinden. İki sözünden biri "aşk" olan birinin her çıkan kitabını "pazarlama" isteğiyle yanıp tutuşması, televizyon programlarında koşturması,.. Ne yaman çelişkidir yarabbim ! Pop şarkıcılarından en ufak bir farkı yok bence. Eğitim görümüşü kendisi sadece..

    "Independent'ta köşem var, kitaplarımı İngilizce yazıyorum, soyadımı da 'evrenselleştirdim', eh siyasal işlerle de pek ilgim yok etliğe sütlüğe karışmam, ama sansasyonel olmak için bazı sinir uçlarına dokundum zamanında, şimdi o işleri de bıraktım, evli ve çocukluyum, 'ilahi aşk' peşinde koşuyorum". Nasıl ben Galata mevlevihanesindeki sema gösterilerinin özelleştirilip bilet karşılığı (40 lira!) izleyenlere sunulmasına karşıysam bu olayın da karşısındayım. Sen eğer "aşk" diyorsan, maddi bir karşılık beklemeyeceksin. İşin tabiatına aykırı neticede. Pop şarkısı değil bu. İlahi aşk. Başka şeyle karıştırılmasın mümkünse.

    Kimse yanlış anlamasın. Sevenleri olabilir. Doğal. Ama ne olur çıkıp da birileri Shafak'tan Türk edebiyatının yıldızı olarak bahsetmesin. Yaşar Kemal'leri Oğuz Atay'ları Adalet Ağaoğlu'larını falan geçtim (klasman dışılar), Shafak'ın döneminden Orhan Pamuk'a haksızlık etmiş oluruz en başta. Yeni Hayat neredeeee Shafak kitapları nerede. Kar neredeeee Shafak kitapları nerede. 301 dönemlerinde ifade özgürlüğü ayağına kendisini destekledik falan ama bugünkü siyasi konumuna bakıyorum da.. Zaten ne geliyorsa başımıza iyi niyetten geliyor. Zamanında kimleri desteklemedik ki, haksızlıklara karşı duracağız, ifade özgürlüğü cart curt diye.. Yine olan bizlere oldu !

    ReplyDelete
    Replies
    1. Ay estağfurullah, ne kusura bakması :)

      Eski Şafak'ı çok bilmiyorum, ben böyle tanıdım, senin yazdıklarından anladığıma göre de yazık olmuş. Gerçi eski Şafak'ı sevmiş olsaydım da bugün gene aynı yerde olacaktım anlaşılan. Oryantalist di mi ya? Hiç denk gelip de okumadım şöyle iyi yazılmış bir Şafak eleştirisi, birileri umarım burdan vuruyordur kadının yazdıklarına. Oryantalizmin her türlüsü kötü ama bu hem doğulu ol hem oryantalizmin dibine vur, bir de bundan para kazan hali beni daha da çok sinir ediyor. Çok ayıp yahu. Ay güldüm "Konyalılardan daha fazla ekmek yemiştir Mevlana üzerinden" demene ahahhaha :D

      Ve nasıl oluyor da normal şartlarda alt tarafı bir bestseller yazarı olan biri, Independent'larda falan memleket hakkında bir otoriteymiş gibi yazıyor, onu da hiç anlamıyorum. Gezi sırasında biri twitter'dan yüzyılın cevabını verdi Elif Şafak'a, "Ticari, sağa çek" diye. Üstüne ne söylesek boş :D

      Valla gene çullansalar üzerine linç etmek için, gene savunuruz naapalım. Ben gocunmuyorum artık destek vermekten de çok ağlıyor bu yeni nesil yazarlar. Aklıma Ece Temelkuran geldi, o da işten çıkarıldı diye ortalığı ayağa kaldırdıydı ki çok haklıydı. Ama sadece kendisi için olay çıkardı. Haberimiz bile yok kaç kişiyi işten attıklarından sırf muhalif diye, sırf omurgası var ve eğilip bükülmüyor diye. Banu Güven'i mesela, ben hiç ağlaşırken görmedim. Banu Güven yahu. Gitti imc tv'de canavar gibi çalışıyor. Gezi'nin en başında bir kadın istifa etti NTV'den, Dilara Eldaş, ben de hep unutuyorum adını ama kocamın içine oturdu kadının cesareti, o unutmuyor. "İstifa ettim. Sanırım simit satmam gerekecek." diye çekti gitti. Bu kadınlar gazeteci tabi, ağlayarak para kazanmıyorlar.

      Çok güzel yazmışsın valla, katılıyorum hislerine.

      Delete
  6. Bu arada demeyi unuttum. Yedinci günkü kitabı sana mutlaka tavsiye ediyorum. Marquez'cisin sen de :)
    http://zihninarkasokaklari.blogspot.com.tr/2014/09/kitap-meydan-okumas-7gun.html

    ReplyDelete
    Replies
    1. Aaa yazdım alınacaklar listesine okur okumaz senin blogta, kaçırır mıyım hiç :)

      Delete
  7. Yorumu o kadar beğendim ki önce seni , sonra fotoğraftaki şekeri kocaman öpüyorum. Ben hiç sevemiyorum Elif Şafak 'ı , manyak gibi de çoğu kitabını okudum , ama para verip almadım diye kendimi avutuyorum :) O derece yani. Reklamı iyi yapıldığı için var , iyi bir tüccar gibi , işini biliyor o kadar :) Bence ...

    ReplyDelete
    Replies
    1. Hemen ileteyim fotoğraftaki tombalağa öpücüğünü :) Şu anda karga kovalıyor terasta.
      Ben de aynı şeyi yapıyorum, sevemiyorum ama okuyorum, para vermedim diye içimi rahatlatıyorum, yalnız değilmişim :) Elif Şafak okumam ama herhalde bir kere daha, onun yerine Orhan Pamuk okurum, ona da çeşitli sebeplerle gıcık kapmıyor değilim ama daha iyi yazıyor adam.

      Delete
  8. Bizden şahane klüp olur ben söyleyeyim. Elif Şafak sevmeyenler. Ve iddia ediyorum daha 1 milyon kişi bulabilirim

    ReplyDelete
    Replies
    1. Bul 1 milyon kişiyi, Taksim'e çıkalım :) Olmadı bir yerde oturur bir kadeh bişiy içeriz çemkire çemkire, o da olur :)

      Delete
  9. Merhaba Elif Şafak sevmeyenler klübü:):)
    Valla ne de güzel yazmışsınız. Özellikle Zihnin arka sokakları harika tespitlerde bulunmuş,içtenlikle katılıyorum. Elif Şafağı önceleri seviyordum ben aslında. İlk çıkarttığı kitabından beri sanırım hepsini okudum, belki birini okumamışımdır. Bilerek isteyerek severek okudum çünkü kelimeleri ve yazışı yakın geliyordu bana, röportajlarlarını falan da dinledim zaman zaman. Bir defasında tanıştım o zamanlar daha yeniydi, sıcak bir kadın gibi gelmişti bana,şimdiki gibi vampirleşmemişti henüz, donuklaşmamıştı. İşte o tanıdığım zaman sevmiştim. Mailleşmiştik de, bana geri dönmesini de sevmiştim, içtenlikle cevap yazmasını. Sonrasında acayip bir kendini tekrar durumuna girdi, fazla medyatik oldu, hep aynı sorulara aynı cevaplar, kitaplarında aynı cümleler okur oldum. İlk kitaplarıyla şimdikiler arasında çok fark var bu kendini çok hissettiren bir fark. Zamanla donuklaştı, ifadesiz biri haline geldi. Şimdi karşıma alsam konuşsam eminim kurduğu cümleleri binlerce kez dinlemiş gibi olacağım. Keşke üniversite yıllarında onu tanıdığım haliyle kalabilseydi. Yine de okuduğum için pişman değilim, bana hiçbir kitap kötü gibi gelmiyor, ne olursa olsun hepsinin kendine has bir hikayesi var, hem kötüler olmasa iyilerin kıymetini de bilemiyor insan. Eminim kiminle konuşsak eğer ki iyi bir gözlemci ve okursa, elif şafaktaki değişimleri anlamış ve ondan bir nebze de olsa uzaklaşmıştır. Kitapları tanındıkça, okundukça, daha çok yazdıkça, kelimeleri arttıkça içtenliğini, duygularını kaybetti sanki. Şu an gözümde twilight'ta kan içmemek adına kendini sıkan o tuhaf ifadeli vampirden farkı yok! Ama belki değişir, dönüşür umuduyla yeniden yazsa, yeniden okurum, en azından denerim...

    ReplyDelete
    Replies
    1. Klüp yönetmeliğine uygun olarak, yiğidi öldürüyoruz belki ama hakkını yemiyoruz :)
      Ya valla, bilmiyorum işte o erken dönemlerini, bir yandan da hala çok mu saldırıyoruz diye şüpheler içindeyim. Saldırmıyoruzdur herhalde. Kendimi dahil etmiyorum, ben iyi bir okuyucusu değilim ama sizin her türlü hakkınız var eleştirmeye, bir nevi kazık yemişsiniz çünkü :)
      Ahahhaha ay güldüm Twilight benzetmesine :D

      Delete
  10. hahaha hemen bana da laf carptirmis :D ben de hic sevmiyorum bu kadini ama eger yazarim diyorsa istedigi gibi yazar diye dusunmustum. ve ingilizce gercekten bazen daha direkt yazip konusmaya yardimci olabilir diye kadini savunmustum. cunku o roportajinda "ingilizce yazinca kendimi daha serbest birakabiliyorum" diyordu. ama bu, elif safagin ne kadar icten gelen bir dusuncesi ne kadari pazarlama onu bilemiyorum. kadinin bu konudaki sicili temiz olmadigi icin, hic de emin olamayacagim. ilk okudugumda da anlamistim yabancilar icin yazilmis bir kitap diye. icindeki her sey ama her sey gevurlar icin anlatilmis. acikcasi elif safagin umrunda oldugunu zannetmiyorum turk insaninin. o sadece kilimi, ilahi aski, bogaz'i filan aliyor, gerisi yok. anadolunun tarihini, acisini, topragini romantiklestiriyor; hic sevemeyecegim o yuzden. ayrica sonraki baskilarinda (belki elindekinde de vardir) onsoz yazdi beni bu kitap yuzunden yargiladilaaaarrrr diye isyanlar. o onsozu yazmasi bile pazarlama gibi geliyor iste. bi sktir git. kim yargilanmiyor ki bu ulkede? 18 yasinda cocuklar omur boyu hapisle yargilaniyor; sen yazarsin bir de o kadar goz onundesin. senin birsey degistirme gucun var. ama hayir sadece kendi onsozu onemli. bangir bangir bagir butun yargilananlar icin. ama hayir. bak bu kadin devamli bbc'de filan. goruyorum hep. miymiymiy konusuyor; ulan hayati mesele var, sunucu kadin diktatorlukten filan bahsediyor, kadin haber bultenine cikip hala "politics of memory" "stories can heal" filan diyor ben devamli sinirden zipliyorum evde. ben is edindim butun kose yazilarini da okuyorum, nasil baglantilari varsa ingilterede, devamli da yaziyor, devamli televizyonda. o kose yazilarina girmeyecegim bile.
    yeni nesil kose yazari, yazar, gazeteci filan diyince de aklima ceren kenar geliyor. ben sarap koymaya gidiyorum, cok mutsuz ettim kendimi su anda. (ay lav yu)

    ReplyDelete
    Replies
    1. Ceren Kenar çok düştü bu arada, geçen gece öyle osman tv gibi bir yerdeydi, belki biraz sevinirsin :D
      Geçen gece Cüneyt Özdemir Suruç'a bağlandı, BM Mülteciler Yüksek Komisyonu'ndan bir kadınla konuştu. 10 dakika falan Türkiye'nin bu mülteci konusunda ne kadar başarılı olduğunu anlattı kadın fönüyle manikürüyle, arkasında günlerce yürüyüp gelmiş, bir kenara büzülüp oturmuş insanlar vardı. Aklıma sen geldin.
      Elif Şafak'ın hüzünlü ve steril güzelliği, herkesler için ağlamasına müsaade etmiyor. Bendeki kitapta önsöz yok, Eyüpü ile Şehrazat Zeldasına ithaf etmiş. Hayati olaylar karşısındaki tutumları bir yana, insanları çocuklarına koydukları isimler üzerinden de tahlil etmek mümkün bence.

      Delete