February 18, 2015

Ben Buradayım (24) The First Time

Yani ne yapayım bilmiyorum, burada durmaksızın küfür mü edeyim? Olanı biteni yok sayıp her gün köpeklerden, çiçeklerden mi bahsedeyim? Hepimizin ruhu eziliyor, tek başıma düzeltebilir miyim bir şeyleri? Aklıma bir tek şu geldi; ben dinlemeye hazırım. Dayanamıyorsanız, çok dolduysanız, öylece durup sadece ağlamak istiyorsanız, ben buradayım. Yandaki mesaj kutusundan, telefondan, emailden ulaşabilirsiniz. Dinlerim, beraber lanet ederiz, hiç de avutabilen biri değilim ama beraberce deneriz. Farzedin ki en dibe vurduk, ben o kafasını yukarı kadırıp gün ışığını gören sinir bozucu iyimser tipim. Korku filmlerinde ilk ölecek olan karakterim, gerçek hayatta biraz daha uzun dayanabildim. Çünkü güneş, hep vuruyor suyun yüzüne. Balçığa da vuruyor, görmesi biraz zor.

Hiçbir şey yokmuş gibi O Ses Türkiye'yi açtım, Dersimli Kaya'ya sms atacağım. Dün gece de attım iki tane. Dersimli diye değil, sesi de çok güzel, gümbür gümbür. Bakın;



Ki Zülfü Livaneli'nin de protest müziğin görüp görebileceği en büyük hazıryiyicilerden olduğunu düşünüyorum. Bana da verseniz bu dünya güzeli şiirleri, ben de böyle ağır aksak, oğğğ oğğğ diye sürünen besteler yaparım. Allaaaaşkına? Bir de üstüne detone. Bir de üstüne kızı var. Kızına beş yıldızlı otelde düğün yapan solcuyu kaale almakta güçlük çekiyorum. Bir nevi prensip olarak. (Evet evet, sabahları Mao'nun küçük kırmızı kitabıyla kültür-fizik yapıyorum.)

Kaya'yı desteklemek için 1890'a KAYA yazıp yolluyoruz. Ha farzedin olmadı, stüdyosu olan arkadaşım var, aradım "Orda plak dolduruyo musunuz?" diye sormak için, dolduruyorlarmış. Sevgili Kaya, bir şekilde halledeceğiz bu işi.

24. sorunun cevabı, sevdiğim filmden bir şarkı. Meydan okumanın babası Zihnin Arka Sokakları ile aynı cevabı vermeye karar verdim.Milla Jovovich'in korkunç abartılı oyunculuğu falan bir yana, o sinema salonundaki kırık kalpli mutluluğum, hayatın bir kenara itelediği karakterleri ve büyük aşk-nefret girdabımın tam ortasındaki U2'nun Bono'sunun yazdığı senaryosu ile Million Dollar Hotel, kalbimde yeri olan bir film.

Bu da film müziklerinden.

Bir sevgilim var,
Kimselere benzemeyen...
Görecek bir tanesi bile yokken
Bana renkleri gösterir,
İlk defa sevgiyi hissettiğime
İnanamazken
Bana umut verir.



Şarkıdaki gibi malikanenin arka kapısından tüyüp anahtarları da fırlatıp atan herkese selam olsun. (KAYA 1890. Unutmayın!)



27 comments:

  1. ya şimdi söylesem mi bilemedim ama o film çok kötü değil miydi. şarkıya bir sözüm yok ama film. :(

    ReplyDelete
    Replies
    1. Ay öyle orta karar bir film, kadına bok attım yazıda ama oğlanın da oyunculuğu çok itici aslında. Ama yıllarca yatıp kalkıp U2 dinlemenin üzerine gidip filmi seyretmek, bebeklik battaniyeme sarılıp uyumak gibi bir histi benim için. Aradan 15 sene geçmiş, U2 da dinlemiyorum artık, geriye bir hoş sada kalmış :)

      Delete
    2. Bono gelsin yüzüme bassın o kahkahayı, iki çift lafım var! Ahahhahha :D

      Delete
  2. Acun'u da Acun'un yaptığı proğramları da hiç sevmiyorum daha doğrusu televizyonu hiç sevmiyorum izlemesini geçtim bulunduğum ortamda televizyon sesi bile fazla geliyor ..
    Bu bahsettiğiniz filmi cidden merak ettim kimisi yerlere göklere çıkaramazken kimisi yerin dibie sokuyor bu akşam kesin izleyeyim ben bunu :)

    ReplyDelete
    Replies
    1. Ayh Ebru Gündeş'e kimler tahammül etsin? Çok haklısın, Acun tek başına bu memleketin yozlaşmasının büyük kısmından sorumlu. Zaten aptaldık, biraz daha aptal etti herkesi. Çok mutsuzum sevgili MariPo Sa, televizyon seyretmezsem sabaha kadar tek başıma içip kendimi kesmekten korkuyorum.
      Ben iki grubun ortasındayım galiba. Yakalayabilirse eğer, hassas bir yerlerinden yakalar film. Yoksa baygınlık geçirirsin :) Merakla bekliyorum :)

      Delete
    2. Televizyonsuz çok rahat günler geçiyor emin olabilirsiniz. Bence tam tersi, seyrettikçe insan kendine zarar vermeye meylediyor. Kitap candır. Hoş, bu ülke yüzünden son zamanlarda paso distopya okuyorum :D Gerilim orda da bitmiyor.

      Ben çok severim filmi <3

      Delete
    3. Zaten Kaya da kazanamadı, bilmiyorum belki daha iyi olmuştur. Oğlanın bir ruhu var gibi görünüyor buradan bakınca, Acun'un sirk malzemesi olmamak belki daha iyi olmuştur.
      Bugün biraz toz alıp evde biriken dergileri okiycam, telefon da hiç çalmazsa akşama doğru kendime gelirim biraz.
      Filmi ben de seviyorum ama imdb'de aldığı 5,9'a da katılıyorum canı gönülden :D

      Delete
  3. Buradan insanlara sesleniyorum, Mina harbiden ağlayıp sızlamalarınızı dinliyor. Az önce ben küçük yaşamımdan melih gökçeğe, kafamdaki her şeyi bir boşalttım. Ben de anlatmak isteyeni dinlerim, ama umut verici konuşamam maalesef.

    Ayrıca, ben de kendimi astrolojiye ve Bu Tarz Benim'e vermek istiyorum.

    ReplyDelete
    Replies
    1. Ahhahhaha :D <3
      Yarım saattir köpenkleri içeri sokmaya uğraşıyorum, ondan önce de yarısı yenmiş bir kemiği paylaşamadılar. Yeni kemik verdim, yüzüne bakmadılar. Çok seviyeli, inanılmaz yetişkin bir hayatım var gerçekten. Bu Tarz Benim tekrarı bekliyorum, iyice aptal olana kadar yatmamaya kararlıyım.

      Delete
    2. Gerçekten ileride sana dönüşeceğime inanıyorum. Sen de bir mektubunda seni kendime benzetiyorum demiştin, fikrin değişmediyse popom çok havalanacak ahah. Hep diyorum hem bana güç veriyorsun hem idolümsün. Her konuda bık bık öten bazı blogların iki kelime yazmamasına ayrıca içerledim.

      Delete
    3. Aaa sana attığım ilk karttı galiba o, kartlaşma etkinliğinde :) Daha yeni okumaya başlamıştım seni, şimdi benim 20'li yaşlarımdan daha aklı başında bir kız olduğunu düşünüyorum :D
      Ay demek ki işte birbirimize dayana dayana, düşe kalka çıkacağız bu zamanlardan. Sabır.

      Delete
  4. Bakele ne diycem.. Buranın saati ile 23.25 gibi o ses Türkiye denk geldim. Baktım final varmış. Sırf sende okuduğum için orda kaldım. Malum nedenlerden dolayı o kanalı ve acunu izlemiyorum gerçekten. Neyse işte, baktım final. Senin için Kaya kazanır diye umdum. Ama finale kalan ikisininde performansını izlemedim hiç bimyorum. Ama kafadan senden duyduğum için kayayı tuttum güya. Ili dakika sonra sonuç açıklandı. Şaşırdım mı? Hayır? Azeri bi yarışmacı... Ebrunun takımındanmış!!.. Ve acunun programı.. Hadı canım, dedim. Gerçi kayayı dinlemedim hiç, ve bu konuda önyargılıyım evet:)

    ReplyDelete
    Replies
    1. Ay benim de ikinci günümdü bugün, hiçbi fikrim yoktu. Meğer Reza torpil yapmış da, paraları saçmış da falan kıyamet gibi dedikodu varmış. Saf saf bekledim oğlanın kazanmasını. Öğretmenmiş, Urfa-Siverek'e atanmış, oraya gidecekmiş. Bunu da duyunca iyice büzüldüm. Hiç mi kazanamıycaz ya biz?

      Delete
    2. azanıcaz kazanıcaz. Umutlar tükenmesin yeter.

      Delete
  5. Haa, ayrıca film müziği denince aklıma ilk gelen yıllardır şudur.. Ve uzun yıllarda bu olacak.. Hiç bıkmam bundan. http://www.youtube.com/watch?v=ufxbZ61hndw&list=RDJSUNhx9-I3Q

    ReplyDelete
    Replies
    1. Ben hala seyretmedim bu filmi. Müzik çok güzelmiş ama. Acıklı sanki biraz.

      Delete
    2. Neeee izlemedin mi? Diye höykürmeyeceğim.. Olabilir.. Ama bi ara izlemeni tavsiye ederim. Seni tanıdığım kadarı ile seveceğinden hatta çok seveceğinden eminim. Akılda kalan, etkileyici bir film. Ne zaman denkgelsem hep izlerim bıkmadan. Hele o müzikleri, peh!!

      Delete
    3. Valla ne yalan söyliyim, kaçtım biraz ben bu filmden Berfin yaa. Bir de geçenlerde salak gibi son on dakkasını gördüm televizyonda, piç ettim bütün filmi. Ama dur zaten hava kar kıyamet, bu ara seyrederim bulup.

      Delete
  6. Acun batıyormuş öyle duydum.birinci baştan belliydi.ben izliyordum yarışmayı ne yalan söyliyeyeyim şimdi.güzel şarkı söyleyenler vardı.acun u eleştirmeyeceğimde.onun yerinde ben olsam bende şımarırdım sanırım.evet şımarırdım.biz insanlar yargılamayı çok severiz.neyse sanırım biraz gerginim.bende senin gibi bir tipim.aynı.lakin şöyle birşey var.insan topluluklarının içinde bu şekil davranınca anlaşılamayan bir tip olarak tozlu raflara kaldırılıyorum.herkes yağmura küfrederken ben yağmur damlalarını biriktiriyorum.sonra işte ne bileyim.şimdi biz günlerce ağlasak o gözyaşları yine içimize akacak.hiç bişey temizlenmeyecek.hayat sanki oyun gibi.kimileri işte oyunbozan.öyle çok yazasım var ki.ama aklımdakileri dizemiyorum.karmankarışık .karışıyor.içmeden sarhoş gibiyim bu aralar.düz çizgide yürüyemiyorum.biri parmağınla bi dokunsa düşüp kafamı sert zemine çarpacağım.çarptım belkide bilmiyorum.belki bitkisel hayattayım.çünkü yaşananlar gerçek olamayacak şeyler.sanki matrix filminin hiç anlayamadığım bir sahnesi.bunları bu düşüncelerimi anlatamıyorum işte.iyi değilim değil mi?

    ReplyDelete
    Replies
    1. Valla çok bozuldum dün gece, kalplerin birincisi değil bence o bereli. Acun'u da şımardığı için eleştirmem, bilmiyorum zaten o kadarını. Ama hem muhafazakar insanım diye dolan ortalıkta, hükümetle yanak yanağa pozlar filan, hem de bir yandan karın, öbür yandan sevgilin, sevgilin çocuk doğursun, karın hala dursun bir kenarda? Yani insan aşık olur, ne güzel şey ama para olunca hayatlar çok liberal maşallah, bunu anlamıyorum.
      İnsan toplulukları, içinde varolunabilecek şeyler değil :) Çok kalabalık, çok anlayışsız, çok yorucu. Ben kısmen sarhoştum dün gece bu yazıyı yazarken, sms yollarken filan. Uyuyamadım yatınca, dön dön dön. Uyuyamayınca bitkisel hayatta olmadığımı anladım mesela.
      Bence olabildiği kadar iyisin sevgili mat, ben de anca o kadar iyiyim. Kafamı sokacak evim var, aç değilim falan diye şükrede şükrede buralara kadar geldim; bakalım daha ne kadar idare edeceğiz.

      Delete
    2. inan bana böyle karısı,çocuğu,sevgilisi durumlarından haberim yoktu.:) sadece çok küçük bir programla başlayıp televizyon kanalı olması gibi durumlarından bahsetmiştim.bazı insanlar küçüktür ,büyür büyür,sonra tekrar küçülür.evet olabildiğim kadar iyi.ve olabildiğim kadar da kötüyüm.bugün bana bir arkadaşım senin gibi birini tanıdığım için çok şanslıyım dedi.biliyorum yağ çekmiyordu.:)mutlu oldum ben de.

      Delete
    3. Ergenliğimden beri çöp haber meraklısıyım :) Bir de yani son 10 yılda zenginleşen insanlara bir miktar şüpheyle yaklaşıyorum. Aslında çok zengin herkese şüpheyle yaklaşıyorum. Annem yıllar önce bir dava almıştı, çok meşhur bir armatör aile şirketinin bir gemisinde çalışan genç bir oğlan, gemiden düşüp boğulmuştu. Yüzme de bilmezmiş meğer. Annem oğlanın ailesinin avukatıydı. O meşhur şirket, o davaya avukat ordusuyla girdi. Oğlan hakkında demediklerini bırakmadılar. Kendileri için ufak bir meblağ olan tazminatı ödememek için yapmadıkları korkunçluk kalmadı. Böyle böyle zengin olunuyor bence bizimki gibi memleketlerde.

      Yaa bence tek bir arkadaş bile yetiyor insanın kendini iyi hissetmesine :) Ne güzel demiş, ben de mutlu oldum şimdi.

      Delete
  7. Nedense senin yeni yazılarını en son ben okuyorum. Aaa diyorum Fermina yeni post girmiş. Herhalde ilk okuyan benim diyorum. Altına bir bakıyorum 21 yorum. Öhhh. Neyse mesele değil.

    Kaya'nın sesi çok güzel. Livaneli hakkındaki düşüncelerine de katılıyorum. Çok güzel çok yetenekli insanlar var bu ülkede.

    Ama asıl demek istediğim, benim ümidim sizsiniz. Sen ve senin bloguna yorum yazan şahane insanlar. Böyle insanlar da var diye bilmek çok büyük bir güç veriyor bana. Hiç blog okumayan birini biliyorum mesela, netle pek arası yok, az buçuk tv izler, bol gazete okur. Bir de normal insan gibi iş yerindeki insanları çevresindeki insanları bilir. Onun Türkiye algısı çok farklı. Bu ülkenin uyutulanı, filan bol evet ama bir de yemeyeni var. Az olsun. Var. Ki az mı çok mu Gezi'de de gördük birazını.

    ReplyDelete
    Replies
    1. Ya bazen ben yazıp yolluyorum, saatler sonra anasayfamda görüyorum kendi yazımı, bilmiyorum nasıl çalışıyor bu sistem :) Yorumların da yarısı gene benim zaten :)
      Kaya'nın sesi çok güzel hakikaten. Annem "Ruhi Su havalarında söylüyor ama bazen detone oluyor" dedi dün gece. İşim gücüm yok zaten, takip edicem bakalım naapıcak.
      Ne güzel dedin, az mıyız çok muyuz gördük evet o yaz. Bana da çok güç veriyor buraları okuyup yorum yazan bir avuç insan, onların bloglarını okudukça moralim düzeliyor. Ki aslında bu da bizim elimizin-gözümüzün yetişebildiği Türkiye, bizim algımızın çapı da bu herhalde. Bu twitter'da #sendeanlat'a biri yazmıştı, "Bu binlerce taciz hikayesini anlatan kadınlar elinin altında bilgisayar, telefon falan olan, bunları buraya yazabilen kadınlar. Bir de geriye kalan kadınları düşünün" diye. Düşündükçe sinirlerim bozuluyor.
      Bu kadar çok ses çıkmış olmasına seviniyorum ama, züğürt tesellisi mi acaba bu halim?

      Delete
  8. heheee, "dersimli diye değil" diye yazmışsınız, ben buna biraz inandım :), fahri hemşehri nasıl ilan ediliyor acaba, sizi fahri hemşehri ilan etmek isterim.

    ReplyDelete
    Replies
    1. Twitter'da Munzur'un Sesi diye bir hesap var, güzel fotoğraflar koyuyorlar, onlar yazınca haberim oldu aslında Kaya'dan. Beni takip etmeye başladıklarında ekran görüntüsü alıp bir kenara koydum, herhalde böyle böyle fahri hemşehrilik alırım diye :) Lazım olursa senden de bir referans mektubu reca ederim artık sevgili şenaybeyciğim.

      Delete