May 24, 2016

Chasing Emre

Şunu kaç kere seyrettim bilmiyorum. James Corden'ı pek komik bulmuyorum ama bu carpool karaoke fikri çok güzel.



Sesini mi kıskanayım yoksa yazdığı şarkıları mı karar veremiyorum. Birinden birazcık olaydı bari. YU ŞUT Mİ DAAAAAVN BAT AY VONT FOOOL AY EM TAYTENİİİİYUUUMM!

Sia'nın sanatsal dışavurumlarından kendi derdime geçiyorum hemen, ben de önümü göremiyorum.


(Bahaneyle fotoğrafını koydu -gözlerini devir-) Eski blog komşularım hatırlar belki, bir berber girdabındayım. Derdimi anlayan, fiyatları da makul tutan, varlığımı varlığına armağan etmekten çekinmeyeceğim Emre'yle maceramız 6 sene önce başladı. Dükkanı alt sokakta, annemlerin yan apartmanındaydı, pijamayla gidebiliyordum. Sonra Emre bunaldı; varoluşsal buhranlar, otoriteye isyan, telefon kullanmayı reddetmeler, patlayan kanalizasyon borularıyla filan bezeli o 6 sene boyunca ben Ankara'yı boydan boya gezdim Emre'ye ulaşabilmek için.

Çok iyi berber, o arada arkadaş olduk, gözüm kapalı oturdum o berber koltuğuna hep. En son Kızılay'da bir yerlerde buldum, saçımı kesti ve kötü haberi verdi, yeni dükkan açıyormuş. Size google maps'ten gösteriyorum vaziyeti hemen:


Ben alt taraftaki gri yuvarlaktayım, Emre'nin yeni dükkan ise en üstteki kırmızı iğne. Aslında o kırmızı iğne bile değil, mahallenin göbeği orası, dükkan biraz daha yukarlarda. Havaalanı yolunun yarısına tekabül ediyor bu mesafe, Havaş'a binsem olur yani. Buna yakın mesafeleri gittiğim oldu benim, Altınpark'ı filan hep Emre sayesinde gördüm. Ama artık yapamayacağım.

Saç kestirme işinin bu kadar teferruatlı olmaması gerekiyor, teferruat olunca hemen vazgeçiyorum ben. Son berber görüşüm bu okul dönemi başıydı, 4 ay içinde önce kendim kısalttım kahküllerimi, sonra pes edip tokayla tutturmaya başladım. Son iki aydır filan kafamın tepesinde bir topuzla dolaşıyorum. Ve bıktım.

O yüzden şimdi evden çıkıp bizim sokaktaki Efsane Kuaför'e gidiyorum. Çok mutsuzum ama yapılacak en mantıklı şey bu. Beni affet Emre.


15 comments:

  1. şu kahlül sorunsalı ne olacak acaba bende her seferinde bir kuaför kahkülü nasıl birbirinden bu kadar ayrı kesebilir diye soruyorum hala da içime sinen bir yer bulamadım. çok dertliyiz çok!

    ReplyDelete
    Replies
    1. Ah işte Emre o içime sinen yerdi benim. Hakikaten hepsi ayrı kesiyor kahkülü, alnıma üç ince perçem kesti bu yeni berber, "Alnım görünmesin, alnımı görmekten hoşlanmıyorum" diye diye biraz eski haline benzer bir şey oldu. Ama bütün her şey sadece 20 dakikamı aldı Mutlu Keçi, biraz seviniyorum bu yüzden :)

      Delete
  2. sonuç ne oldu mina? göster bize *.*

    ReplyDelete
    Replies
    1. Fotoğraftakinin kısası oldu, ben sana mesaj atayım kendimi dur.

      Delete
  3. kikiki ben ama önümü göremiyorum :) tarz olacağım diye değişik değişik şeyler yapıyprlar . önünü görümüyor ama öyle tarz yapıyor yada millet topuklularla iş yerine gidiyor yok ben ağrıdan ölüyorum yok bacım benim tarzım rahat olan ne varsa :)
    artık yeni saç modelini merak ediyorum bir post daha isterim :)

    ReplyDelete
    Replies
    1. Tamam bir başka bahaneyle koyarım kafamın fotoğrafını buraya :)
      Dün aynı şeyi düşündüm, yağmur indirdi akşamüstü, yokuş aşağı eve yürüyordum. Önümde yürüyen kadın o bir karış topuklularla titreye titreye mücadele veriyordu. Böyle mücadeleler vermek istemiyorum, çok lüzumsuz :)

      Delete
  4. Tesadüfen geldim. Hoş bir anlatım. Mizahi...

    ReplyDelete
    Replies
    1. Hoşgeldiniz. Çok teşekkür ederim :)

      Delete
  5. yaşanmadan biten maceralar... :/ sen saçı yine mahallede kestir ama Emre'nin yanına git arada :))

    ReplyDelete
    Replies
    1. Gidemem, başkasının kestiği saçla çıkamam karşısına :/ Girdim artık bu yola, geri dönüş yok.

      Delete
  6. Gitti saçlar! :)

    Ben de bekliyorum, sevgiler! :)

    ReplyDelete
  7. James Corden ve car pool karaoke ile ilgili benzer hissiyattayım. Adam bana da komik gelmiyor, ama fikir ve uygulama iyi gerçekten. Bir şekilde takip eder oldum. Geçenlerde Gwen Stefani'li versiyonu seyrettim. On dakikalık videonun sonuna doğru 'ben böyle şeyler de dinlemiyorum ki' deyip kendime geldim. :)
    Arada uğruyorum. Dilinizi beğeniyorum. Yazmaya devam. Sevgiler..

    ReplyDelete
    Replies
    1. Ben de kendimi Justin Bieber'li olanı seyrederken buldum, insan kendini durduramıyor :)
      Gene uğrayın lütfen, ben çok seviniyorum. İltifatınıza çok teşekkürler, bizden de sevgiler.

      Delete
  8. Bugün Euronews'da dört dizi oyuncusuyla yaptıkları car pool haber olmuş. Hanım hanım, seninkiler çıktı diye içeriden çağrıldığımda anladım ki bu car pool olayı üstüme yapışmış bile! :)
    Ben de beklerim, sevgiler..

    ReplyDelete
    Replies
    1. Ahahhahah :D Hemen bakayım yeni carpool'a.
      İade-i ziyarette bulunacağım efendim, ne demek :)

      Delete