March 17, 2017

Yeni Yedim Ben, Çok Mersi

Bir daha şalanj olur da yeteneklerim sorulursa kitap özetleyicisi ve isim hatırlayıcısı yazacağım, neden aklıma gelmedi daha önce bilmiyorum. Harper Lee'nin Tespih Ağacının Gölgesinde'sini okumadıysanız aşağıda spoylır olabilir, söylemiş olayım.



Her zaman şırank diye hatırlayamıyorum tabii, Harper Lee'ye bozulmuştum açıkçası, hiç haz alamadım o kitaptan, o yüzden fırsat bulunca içimi döküverdim. Bahsi geçen filmi de seyretmedim hala, kitabını okumuştum. Penelope de bazen içimi bayıyor, iç bayması bir yana kitap çok acıklıydı, acıklı film seyretmek istemiyorum.

Sabah iş ilanı gördüm twitter'da, hemen başvurabilecek durumdaki arkadaşlarıma yolladım:


Henüz menfi ya da müspet bir cevap alabilmiş değilim, ben ise başvuramam çünkü 5 sene alan yöneticiliğim yok, zaten uzmanlığım tutmuyor. Aslında birkaç 5 senelik ecnebi ekip-yerel yönetim idare etmişliğim var. O  kadar çok şeffaf bıyıklının elini sıktım, her dediklerine kibarca kafamı salladım ve aynı anda o kadar çok "Bir kere daha sütten ve yoğurttan şikayet edersen tokadı basıcam, dağdayız allahın beyazgötlü ergeni!" diye çıkıştım ki İtalyan Kültür Bakanlığı bilse takdir ederdi bu kariyerimi. Yerel yönetimlere bir faydam olmadı ama bir grup beyazgötlü İngiliz öğrencinin işçi abilerle çömüp Adıyaman tütünü sardığını, ince belli çay bardağında ısrarcı olup içerken serçe parmaklarını havaya kaldırdıklarını filan gördüm. Görevimi başarıyla ifa etmiş sayıyorum kendimi.

Kendime yapılacak iş listesi yapayım, buraya yazınca utanıyorum ve aynı gün içinde olmasa da yapıyorum o işleri.

1. Ütü yap, artık inkar edemeyeceğin bir yığın haline geldi. İnkar edeceksen de dolaba kaldır bari ütülemeden.
2. Yerde sürünen aynayı yerine as.
3. Kitaplığın camlarını sil. Neden? Çünkü tam giriş kapısının karşısında kitaplık, köpenkler eve her gelene histerik karşılama töreni düzenliyor kapının önünde, ağzıları bir karış açık zıplarken uçuşan salyalar ve tükmükler camlı kitaplığın camlarına yapışıyor. Maalesef bu oluyor.

Üç madde yeter, sen Mina'sın küçük düşün, anca. Haydin güzel bir hafta sonu olsun cümleten.

4 comments:

  1. Filmi ben izledim, kitabından daha az acıklıydı. Sevdiğim tiplerden nefret ettim, nefret ettiğim tipleriyse sevdim. Soyadını hatırlayamadığım o Saadet isimli kıza ise kıl oldum, çok gıcıktı. Ve filmde savaşa ait neredeyse bir şey yoktu. Kitap o duyguyu çok daha iyi vermişti, seyretmemekle iyi etmişsin.
    Şu Kolezyuma ben de başvursam mı ki? Arkeolog değilim ama öğretmenken epey tarihi eser yaratıkla çalıştım, tecrübeli sayılırım. Öğrenciler de taş devrinden kalmış kadar cahildiler, beni seçerler muhtemelen :)
    Ütü yaparken fil aç, kolay oluyor, kitaplığın camlarını da köpeklere yalattır, opak cam olsun. Aynaya da sor bakalım, senden güzel var mıymış bu dünyada :)

    ReplyDelete
    Replies
    1. Ay iyi bari, hiç kalkışmayayım seyretmeye, kitabın anısını bozmasın.
      Lütfen başvur Kolezyum'a, geçen biri ismini mi ne kazımıştı duvarına, İtalyanlar sınırdışı ettiler adamı, sen olsan daha yaratıcı fikirlerle ders verebilirdin o allahın ayısına.
      İşte Benim Stilim filan açıyorum ütüyle, film de olur tabii, zaten olduğu gibi duruyor ütülenecekler :D

      Delete
  2. Sen Dünyaya Gelmeden efsaneli bi kitaptı. Ama filmi sinirlenip yarısında kapatmıştım sırf Penelope'nin oynadığı karakteri kitaptakiyle en ufak bi şekilde dahi ilişkilendiremedim diye.

    ReplyDelete
    Replies
    1. Yaa di mi ama? Ben de oyunculara bakıp aynı şeyi düşünmüştüm, adı sanı bilinmedik bir kadın oyuncu olamaz mıydı, neden illa ki Penelope'nin ıslak kirpikleri? Aman kalsın o zaman film bir kenarda, zaten onlarca başka film var listemde.

      Delete