Bodrum burası; eskiden Farilya'ydı köyün adı, sonradan Gündoğan diye değiştirdiler. Hatçe Teyze ile kocası Yetim Mustafa evlerinin bir kısmını pansiyon olarak işletirdi, her yaz aşağı yukarı aynı aileler gelirdi, bütün yazı burada geçirirdik. Fotoğraftaki Hatçe Teyze değil, köyde annemin ahbap olduğu başka bir teyze, adını hatırlayamadım bir türlü.
1980'lerden bahsediyorum, turizm patlaması henüz Farilya'ya ulaşmamıştı, kendi halinde bir deniz kenarı köyüydü. Bir tane köy kahvesi vardı, bir tane bakkal. Bizim pansiyonun arka tarafı alabildiğine ayçiçeği tarlasıydı, akşamüstleri inekler ve danalar köyün tek yolundan salına salına evlerine dönerdi. Sabahları uzaklardan gelen pat pat pat motor sesleriyle uyanırdık.
Bazı sabahlar odada tek başıma uyanır, aşağı inerdim. Hatçe Teyze annemlerin nereye tüydüğünü söyleyip önüme süt, peynir, yumurta dayayıp zorla kahvaltı ettirirdi. Baktı olmuyor, elime bir ayçiçeğinin kafasını verirdi, evin önüne oturturdu, gelen geçene bakarak çekirdek çitlerdim. Benim gibi bir tane de Barış vardı, onlar İstanbul'dan gelirdi her yaz. Benden daha it kopuk bir çocuk olduğu için çok yanaşmazdım ama Teksas Tommiks değiştirirdik.
Valla hayatımın en güzel günleriymiş, dert yok tasa yok, neşeli inekler var, bütün dün deniz ve güneş var. Şişme botum vardı, bütün yetişkinler fosur fosur sigara içtiği için haftada bir patlıyordu o bot sigara yanığı yüzünden. En büyük derdim botu Bodrum'a inen birine verip tamir ettirmekti. Bir de bakkala gelen 2-3 tane Gırgır'dan birini kapabilmek.
Gene annemin feysbukunda bir de şunu buldum:
Babam Suudi Arabistan'da çalışıyordu, izne gelecekti, İstanbul'da karşılamaya gittik. Halamların evinde buluştuk. Babam eve böyle mi gelmişti, yoksa kostümlü aile fotoğrafı çektirmeye mi karar verdiler hatırlamıyorum. Apartmanın önünde giyinip gelmiş olabilir çünkü bunların hepsinde böyle bir kostüm merakı var. Daha entarili, terlikli filan fotoğraflar da var. Bu bir şey değil tabii, halam ve eniştem yıllarca haber maber vermeden, tanınmayacak halde kapımıza dayanıp kalp sektesi geçirttiler hepimize. Bu ikisi Tatbiki Güzel Sanatlar mezunu olduğu için çıtayı hep çok yüksek tuttular.
Böyle şeyler işte. Gideyim kendimi ev işlerine vereyim bari, köpenklerin patlattığı yastığı dikeyim, anamı arayayım, halamı arayayım. Siz naapıyorsunuz bu parçalı bulutlu salı gününde?


Ay ne şirin bişisin be :)Annen de sen, ilerde nasıl olacağını görmek ne saadet :)
ReplyDeleteBir güneşli salı da burada var, Selda'dan "O Günler"i dinliyorum gözlerim açık :) En sevdiğim şarkısı, az evvel sesiyle övündüğü yazıyı okudum, övündüğü kadar var mıymış diye tecrübe ediyorum. Meşhur olduğunda ben ortakokuldaydım. "Çemberimde Gül Oya" idi piyasada dolanan, bir gün sınıfta söyleyecek oldum, arkadaşın biri "Bu ne be, bunu bizim köyde kına gecelerinde söylerler" dediydi.
Akşam Füsun Demirel'den "Aşk Dersleri"ni izlemeye gidecem, ben de entelliğimde övüneyim, Selda'dan geri mi kalacam :)
Evet, düzenli olarak toplu taşıma araçlarında kusmam dışında pek bir arızam yoktu, şirinliği yan cebime koyuyorum hemen :)
DeleteYav ben de bir video gördüm Selda Bağcan "Sesim mesim, dünyada eşsiz" filan diyordu, çok üşendim seyretmeye. Ben pek bilmiyom zaten kadının sanatını.
Her gün yeni bir aktivite ilen entelliğinize entellik katmaktasınız Leylak Hanım, darısı cümlemizin başına zira ben Sörvayvır izliyorum sessiz sessiz akşamları :D
Anlatımın çok güzel. Biz de İzmir4in köylerinin birinde, yani köyümüzde yazı geçirirdik. Dondurmacı gelince bütün köy çocukları kıpraşırdı. Dondurmacının israfilin suru gibi bir düdüğü vardı ki, bütün çocuklar sanki uykudan uyanır gibi harekete geçerlerdi. Kimisi annesine, kimisi babasına, ninesine ve dedesine ağlar gibi sızlayarak para ister dondurmacıdan bir külah dondurma almak için adeta debelenirlerdi. O da olmadı folluklara koşulur, taze yumurtaları aşırıp sonunda yalanacak bir külah dondurmaya nail olunurdu.
ReplyDeleteÇok teşekkür ederim, sizin de anlatımınız çok güzel. Eski yazlar çok güzelmiş bir de, ne şanslıymışız.
DeleteNe güzelmiş Bodrum anıları... Hakikaten en güzeli çocuklukmuş, büyüyünce özlüyor insan. :)
ReplyDeleteYa valla özlüyor insan, bir daha böyle tatil nasıl yapılır? Yapılmaz. Olmuyor aynısı :)
DeleteEski fotoğrafları özlemişim..ne güzel anılar.
ReplyDeleteBen de aynı şeyi düşündüm, eski fotoğraflarda başka türlü bir şey var. Heyecan mı, sükunet mi, bilemedim.
DeleteAnneye bu şekilde yaslanarak çekilen bir fotoğrafta ben de var . Garip bir güven ile güvensizlik var gibi.
ReplyDeleteHem tutar gibi , hem de " seninle uğraşamam sürekli" isyanı.
En güzel günler ; o günler.
Ben bir de halanın fotoğraflarından görmek isterim lakin. Yardımcı olabilirsen sevinirim. Tşk.
Ben bunların ikisine de yapışık bir çocuktum, zaten pek arkadaşım da yoktu. Sabah ben uyurken tüymelerinde bir mesaj mı vardı, hala düşünüyorum :D
DeleteOff halamın tabii ki platin sarısı ve devasa saçlı fotoğrafları var fakat Urla'da. İlk gittiğimde bulup bir hala yazısı yazayım, söz. Delice bir kadın o da :)
Ilk fotoda terlikler ikincisinde koltuklar💓 nasil bir algida secicilik bilmiyorum ama direkt gözüme carpti!
ReplyDeleteBir kalp de turizmin patlamadigi yillara!
Ay hatta bi de merakla bekleyecegim "hala" yazisina...
Ahhahha dönem koltukları, dönem terlikleri :D
DeleteHala yazısı için Urla'ya gidip fotoğraf bulmam lazım zira kelimelerle tarif edemeyeceğim fosforlu renkler ve küpeler ve tatiller var :D
çok güzel kış güneşi gibi...
ReplyDeletedur atlamadan annen çok trendi bir kadınmış,80lerde espadril varmış,eteği,üstündeki kazağı,tişörtü çok ince bir zevki varmış.Demek ki döneme bok atmamalıyız herkes kötü giyinmiyormuş moda diye
ReplyDeleteYa ama tabii ki dev vatkaları ve ıslak permalı saçları da vardı. O vatkalardan annemi ayırmak için neler çektik, hala var bazı ceketlerinde filan ufak vatka. İşte biraz daha sakinmiş demek ki üstü başı, hiç topuklu giymedi, tırnaklarını hiç uzatmadı, bir tane sedefli ojesi vardı zaten hepi topu. Ve hala güzel espadril arıyor :D
DeleteÇocukluğumdaki yaz tatillerini hatırladım.Bizim zamanımızda Eskişehirliler Erdek Ocaklar köyüne giderdi.Yaklaşık anlattığına benzer hikayeler, beni o günlere götürdü, teşekkürler...
ReplyDeleteYa rica ederim, hepimiz özlemişiz demek ki eski tatilleri <3
Delete