February 1, 2018

Filmler, Filmler Filmler Dırınırın (Melodili)

Pek kıymetli komşum ve kızkardeşim Saçaklı'aanım mimlediği için şimdi oturup engin deneyimim, rafine zevklerim filan dahilinde filmli mim cevaplayacağım efendim.

1. Sinemada ilk izlediğin film?

Ya gerçekten, bu mimi yapan komşuları şöyle bir dolaştım, Saçaklı'nın bizzat kendisi Aslan Kral yazmış. Ben Aslan Kral'a kardeşimi götürmüştüm, aramızda 9 yaş var çocukla, siz düşünün. Bir de ağladıydım bir sinema dolusu çocuğun ortasında. Acıklı bir filmdi Aslan Kral.

Neyse, annemi arayıp sordum, "Ne kadar acayip sorular soruyorsun iki gündür?" dedi. Dün ne sorduğumu da hatırlamıyorum, uzatmadım. E.T.'ye gitmişiz, işte 1984 filan olması lazım. Hiç hatırlamıyorum E.T.'yi sinemada seyrettiğimi, sonra televizyonda defalarca seyrettim. Filmin sonunda E.T. evine dönünce çok bozulup ağlamaya başlamışım, sinemadan çıkıp Kemeraltı'nda dolanırken de kesilmemiş ağlamam. Bir esnaf amca anneme neden ağladığımı sormuş, annem açıklamış. Amca bana dönüp "E niye üzülüyorsun, evine gitmiş işte sonunda. Ne güzel eve gitmek!" deyince susmuşum.

Hep dramlı biri oldum. Posteri ne güzeldi filmin:


Sinemada izlediğimi hatırladığım ilk film ise Süpermen 3.


Bunun da 1985 olması lazım, herhalde ananemle gitmiştik, annem hatırlamadı Süpermen'i. Sci-fi'cı bir insan yavrusuymuşum.

2. Film en güzel ....de/da izlenir.

Valla her yerde izlenir. Kazılarda bazen yemek masasına laptop koyup 5-10 kişi film izlerdik, ne olursa artık. O stresli tempo içinde ve medeniyetten uzak şartlarda dünyanın en hoş şeyi oluyordu sandalyelere dizilip bir film izlemek.

Evde de güzel izleniyor, "AAAAAOOOO AMA NEDEN BÖYLE OLDU ŞİMDİAAA?!" diye haykırırken bir yandan da ayaklarımı ısınsınlar diye köpeklerin altına sokmaktan hoşlanıyorum.

Bir arkadaşımla sözleşip sinemaya gitmeye de bayılıyorum herkes gibi. Karanlığın içinde parlayan o dev ekranın verdiği heyecanı başka bir şey vermiyor. Filmden sonra oturup konuşmak, aktör övmek ya da gömmek filan da pek sevdiğim bir aktivite.

3. Film izlerken olmazsa olmazın var mı? Varsa neler?

Dev gözlüklerim çünkü tek gözüm çok miyop. Öbür gözümle idare ediyorum günlük hayatta ama sinemada muhakkak barbar kocamın tiksintiyle nefret ettiği devasa gözlüklerimi takıyorum. Clark Kent de bunlardan takardı.


4. Filmi tek başına mı, kalabalık mı izlemek?

Evlilik müessesesi, beraberinde karı-koca film izlemeyi de getiriyor. Her zaman anlaşmak mümkün değil. Barbar kocamın sevmeyeceğini düşündüğüm filmleri tek başıma izliyorum. Evet, neyi sevip neyi sevmeyeceğine ben karar veriyorum. Çorap, kazak, don ve gömleklerini ben satın aldığıma göre buna da hakkım var. Çünkü ne mozaiği ulan, mermer mermer!

Sinemaya da genelde hafta içi gündüz seanslarına gidip asgari bir kalabalıkla sessiz sakin oturmayı seviyorum.

5. Film izlerken mısır mı cips mi?

Mısır. En büyük boy.

Ben profesyonel mısır yiyicisiyim arkadaşlar, bir ceylan kadar sessiz ve narin sokuyorum elimi mısırların içine. Sinemada yanınızda oturup sizi delirten mısır yiyicisi ben değilim. Zaten tek derdim "Aman kimseye yapışmayalım, allahım lütfen yan yana oturmayalım" olduğu için yanınızda oturan da ben olamam.

6. İki boyutlu mu, üç boyutlu mu?

İki boyut. Üç boyut beni tutuyor, muvaffak olamadım seyretmeye. Zaten bir keyif de alamadım, hiç öyle hayallerimdeki gibi değildi.

7. Avm sineması mı, sokak sineması mı?

Yani ne kadar seçme şansımız kaldı bilmiyorum, her film her yerde oynamıyor. Hatta bazı filmler hiçbir yerde oynamıyor. Mümkün olduğunca avm sinemalarından uzak durup eski sinemalara gidiyorum. Kızılay'daki Büyülü Fener, Kızılırmak filan. Başka Sinema seansları hayatımıza bir hayli heyecan getirdi, aklıma gelmişken şubat filmlerine bakayım bir.

8. Filmden önce fragmanını mı izlemek, yorumunu mu okumak?

Sinema yazısı okuyup fragman izliyorum. Nadiren başka izleyicilerin yorumlarına bakıyorum. Arkadaşlarımın tavsiyelerini de dinliyorum.

Ay vallahi bitirdim mimi. Bugünü de böyle yedim, sabahtan Romanya Konsolosluğu'na gittim, bir saat sonra tekrar gideceğim pasaportumu almaya. Ya süratle vize veriyorlar ya da süratle reddedildim, bilemiyorum.

7 comments:

  1. Süratle reddedilmemişsindir umuyorum. :) Filmleri kocamın izleyip izlemeyeceğine bende kendim karar veriyorum. Don gömlek durumu aynen bizde de geçerli. Şu erkekler de hiç bir şeyden anlamıyormuş yahu. :D

    ReplyDelete
    Replies
    1. Reddedilmemişim ama gene tam seyahat süresi kadar vize vermişler. Yav herkeslere 6 aylar, maltipıl entriler, ben hangi ülkeye başvursam 4 buçuk günlük filan alıyorum. BENİ NEDEN SEVMİYORSUNUZ ELÇİLİKLER?!! (Vesikalık fotoğraflarımdan şüpheleniyorum şu anda.)
      Sizin evde durum nasıl bilmiyorum ama bu evde dün gömleklerin bana yıkılması tamamen kocamın tembelliğinden. Valla bak, düşündüm ve gözlemledim, "Ay ben bilemiyorum nerede don satılıyor?" külliyen numara. Gitmeye, almaya, sırada beklemeye filan üşeniyor.

      Delete
    2. "dün gömleklerin" değil tabii, don gömleklerin, yazamamışım :)

      Delete
  2. beni de ablam götürmüştü Aslan Kral'a... beni bırakıp arkadaşlarıyla takılmıştı. :)) 11 yaş, yalnız izlemek için uygun görülmüş demek ki...
    yalnız o gözlükler seninkinin yanında normal boyutlarda değil mi yeaa! euheuheuheh :D:D

    ReplyDelete
    Replies
    1. Ya sus evet bunlar resmen küçükmüş benimkilerden aooooaaaaa çok fena oldum şimdi ahhahhhahha :D Kırılmıyor da, nasıl helal bir 5 lira verdiysem artık, allahın kaldırımdan alınma plastik çerçevesi. Kriptonit maşallah.
      Zeynep 6-7 yaşındaydı, 11 olsa ben de götürmezdim.

      Delete
  3. O E.T. amcanın ellerinden öperim.
    Bu dünyanın onun gibi amcalara ihtiyacı var

    ReplyDelete
    Replies
    1. Ya valla di mi? Ne tatlı insanmış, dayanamamış müdahale edip çözmüş olayı :)

      Delete