March 9, 2018

Lazergöz Bozkır Köpenkleri / Yeraltı Demiryolu

Ay kendime gelemiyorum, bu güzel cuma gününün yarısını kendime gelemeyerek yedim. Dün akşam meyhaneye gittik kız kıza, Kadınlar Günü/ben ve Nadire toplu doğum günü şenlikleri/Sarıkafa İstanbul'a taşınıyor vedası kombinli meyhanesi. Akşamdan kalma değilim ama yorgunum ve uykum var.

Dün akşamüstü evden çıkışım şüphe ve boksuratlılık ve lazer gözlerle karşılandı köpenkler tarafından.


Durup bana bakmaktan hoşlanıyorlar, ben de bu evin içindeki Serengeti vahşi yaşam ambiyansından hoşlanıyorum ne yalan söyleyeyim.

Yeraltı Demiryolu'nu okuyup bitirdim geçen hafta. Geçen sene Pulitzer almış, bir de üzerine Oprah kitap kulübüne tavsiye edince çoksatan olmuş Amerika'da. Satın almadan önce yazarı gugılladım, eğer beyaz bir Amerikalı çıksaydı almayacaktım kitabı. Çünkü 1800'lerin ortalarında kölelikten kaçan bir siyah kadının hikayesi, bıktım beyaz erkeklerin ve kadınların kendilerine ait olmayan hikayeleri anlatmasından.

Colson Whitehead Afrikalı-Amerikalı çıkınca sevindim.

Sonra biraz daha gugılladım, Yeraltı Demiryolu denilen şey, Afrika'dan koparılıp getirilen ve Amerika'da köle olarak alınan satılan canına okunan bu insanların Amerika'nın kuzeyindeki özgür eyaletlere ve Kanada'ya kaçarken kullandıkları güzergahın adıymış.

Yani ortada ne demiryolu ne de tren var, çeşitli güvenli rotalar, saklanacak güvenli evler, güvenebilecekleri siyah ve beyaz insanlar var; Yeraltı Demiryolu bunlardan oluşuyormuş. Gece yol alıp, gündüz saklanıyorlarmış.

Şöyle bir şey:


National Geographic'te buldum haritayı, biraz yazılar da var.

Yazar kitabında gerçekten yerin altında işleyen bir demiryolu hayal etmiş, başı sonu belli değil demiryolunun, nerede hangi istasyon var belli değil, trenin gelip gelmeyeceği de belli değil. Kitabın kahramanı Cora'nın kaçışına biraz daha gerilim katıyor bu durum. Kitabın bir yerlerinde bir karakter Amerika'nın en güzel trenle gezilip görüleceğini söylüyor, Afrikalı kölelerin payına düşen ise canları pahasına çıktıkları bu kapkaranlık yeraltı yolculuğu.

16. yüzyıl ve 19. yüzyıl arasında, sadece Atlantik köle ticareti rotasında 12 milyon insanın Amerika kıtasına taşındığını hesaplamışlar ki Afrika'dan satın alınan insan sayısı çok daha fazlaymış muhtemelen, yolda ölenleri de düşününce. 12 milyon, Amerika'ya sağ varabilenlerin sayısı.

Cora, köle anneden doğma bir genç köle kadın, Georgia'da bir plantasyonda yaşayıp çalışıyor. Annesi plantasyondan kaçmış, bebek Cora'yı arkasında bırakıp, bir daha da kimse haber alamamış anneden. Cora bir başına büyümüş diğer kölelerin arasında. Plantasyon hayatı en kötü kabuslardan daha kötü, tahmin edeceğiniz gibi; beyazların uyguladığı sistematik/gelişigüzel şiddet, kölelerin kendi içlerinde şiddet. Cora bir gece yola çıkıyor sonunda, insan olabileceği bir yere varma umuduyla.

Pulitzer filan almış ama bana nedense biraz kuru geldi dili de anlatımı da, bilmiyorum neden. Kendimi bir türlü Cora'nın yanında köle avcılarından kaçarken bulamadım, içine giremedim olayların. Ama tavsiye ederim, okuduğuma memnun oldum. Yani mesela liseye, üniversiteye giden çocuğum olsa ona muhakkak okuturdum; yaşıtım arkadaşlarıma ise derli toplu bir tarih/araştırma kitabı tavsiye ederdim bu konu hakkında. Kendim için bakınıyorum öyle bir kitap; belgeler, tanıklıklar, hayat hikayeleri filan içeren. Ya da şu anda aklıma geldi, Toni Morrison'dan Sevilen'i tavsiye ederim ki bu kitap da Pulitzer almıştı, Morrison gerçekten muazzam bir yazar.

Bu kitap, Bizim Büyük Challenge'ımızın 31. maddesine tekabül ediyor, "Kahramanı kadın karakter olan bir kitap."

Çelıncı da bir daha ekleyeyim buraya, "Ne diyor ayol bu kadın?" demeyin.


Gideyim çamaşır asayım, evi bir dolaşayım. Bazen durduk yere yaşadığınıza sevindiğiniz oluyor mu? Ya bana haftada en az 3-4 kere oluyor. Güzel bir kış çayı getirmişti barbar kocam bir yerlerden, kendime ondan yapayım bari. Haydin öbtüm.

2 comments:

  1. O kadar güzel yazmışsın ki , kitaplar , demir yolu , bir sürü açıklama ama ben yazının ortasında o lazer gözlere geri dönüp güldüm yine.

    ReplyDelete
    Replies
    1. Yüzlerine doğru flaş patlatarak lazergöz elde etmek mümkün. Aslında Saçaklı bir takım sorularına cevap aradığı için çekmiştim fotoğrafı; "Olacak mı olmayacak mı?" diye soruyor, yeşil gözler olumlu, kırmızı gözler olumsuz cevap yerine geçiyor. Ama bu gerzeklerin biri hep yeşil, diğeri de hep kırmızı yaktığı için bir türlü emin olamıyoruz.

      Delete