April 19, 2018

16. Hafta

Sabah kalktım, kahve içtim, kahvaltı ettim, bir süre çalıştım, çıktı alsam iyi olurdu, gidip çıktı aldım. Çıktı alırken bir de loto oynadım, hazır çıkmışken sigara aldım, markette ne yapacağımı bilemedim, dondurma ve Türk kahvesi aldım manasızca. Akşam Sevda gelecek, gelirken de cips getirecek, benim de aklıma bunlar gelebildi. Kırk yılda bir akşam oturup film izleyeceğiz diye yaşadığımız coşkuyu cips ve dondurma ile taçlandıracağız, biraz acıklı evet. Yarın çorba ve pazı pişirip normal hayatıma devam ederim.

Eve dev bir sinek girmiş, 10 dakikada bir vozlayarak yer değiştiriyor. O vozlayıp havalanınca köpenkler de HOAV HOV HAV diye havalanıyor, camları tokatlıyorlar, koltuklara uçuyorlar. Bir şeye sadece 10 dakika dikkat verebiliyorum, sonra sineği dışarı çıkarmaya çalışmam ve bu ayılara laf geçirmem gerekiyor. Sinek yok oluyor ortadan, ayılar uyuklamaya başlıyor, ben de yirmi kere okuduğum paragrafı yeniden okumaya başlıyorum.

Ay uzatmayayım, şalanjı cevaplayıp gideyim. 16. haftada daha az yapsam dediğim 5 şey yazmam icap ediyor.

1. Sigara içmek. Valla hiç ekleyecek çıkaracak bir şey yok, berbat bir şey. Keşke bari tek tük içen biri olsaydım, öyle de değilim.

2. Bazen günler ben öyle gerzek gibi dururken geçip gidiyor. Böyle günler azalsın.

3. Elalemi didiklemek. Sosyal medyada gördüğüm biri, ne zamandır görmediğim biri, herhangi birileri. Beyinsizse beyinsiz, naapalım? Ben de harika bir insan değilim. Valla didiklerken kükremiş seller gibi bendimi aşarak taşıyorum ama sonra kendimi iyi hissetmiyorum.

4. Ertelemek. Ya hiç yapma ya da erteleme, ömür geçiyor o arada.

5. Yersiz coşku/sinir/duygu patlaması/halay. Bu kontrolsüzlük beni sinir ediyor, neyse söyleyeceğin söyle, niye epik bir dışavurum haline getiriyorsun? Bir hadiseyi aktarıyorum mesela, zaten hadise sinir bozucu, ben anlatmayı bitirdiğimde ortalık moloz yığınlarıyla kaplanıyor, ayakta kalmayı başarmış son tuğla da dayanamayıp pıtonk diye düşüyor, öyle bir yıkım. İyi ki antik dönem gezici hikayecisi, tarih yazıcısı filan değilim; kitleleri depresyona sürüklediğim yetmezmiş gibi üç nesil sonra yazdıklarımdan da bir bok anlaşılmazdı. 

Sinek ya dışarı kaçmayı başardı ya da kaderini yaşadı, bilemiyorum. Ses seda yok bir süredir. Gideyim çeşitli şeylerle meşgul olayım. Öbtüm.

10 comments:

  1. Anlatımın güzel. Bir deneme yazarı potansiyelini taşımanız umut verici diyebilirim. Belli mi olur yeni nesle hitap eden bir kitabın çıkar da rehber özelliği taşır. Başucu kitabı gibi.

    ReplyDelete
    Replies
    1. Çok teşekkür ederim, çok naziksiniz. Deneme yazarı deyince aklıma Nurullah Ataç geliyor, ayrıca seviniyorum :) Ama hiç kitabım çıksın gibi bir arzum yok, bence gereğinden fazla yeni yazar olmasına rağmen pek o kadar yeni laf yok, ben eksik kalsam da olur :)

      Delete
  2. O sinek acaba bizim iş yerine de mi girmiş ? Ofiste hayvanı kovalamaktan helak oldum da :/

    ReplyDelete
    Replies
    1. Ya kesin aynı sinek, kesin! Hayvan sörvayvır resmen, her yere aynı anda musallat oluyordur, eminim.

      Delete
  3. Bu sabah yazdıklarını okurken gülümsüyorum, halbuki çokta keyifsizim işler yüzünden. İş arkadaşım şaşırdı neden sırıttığıma. Dedim ki bu kadar olumsuzluklar içinde kendimden bir şeyler okuyorum. 3. maddene aynen katılıyorum ama didiklerimizde hak ediyorlar sonuna kadar o kadar sığ olmasınlar zaten yeterince çoklar. 5.madde de kendimi buldum, daha iyi ifade edemezdim herhalde.

    ReplyDelete
    Replies
    1. Ahhahhha yaa 5. maddeciler birleşip aynı anda konuşsak belki dünyanın sonunu getirebiliriz :D Ya da belki sonsuz bir halayla yavaş yavaş uzaklaşır gideriz, bu da fena bir ihtimal değil.
      Ya hak ediyorlar ama sığlığın kenarında durup da içine içine baktıkça sığlık da bize bakıyor (Nietzsche'den utanmazca çaldım), iyi değil bu ilişki, bizden de götürüyor diye korkuyorum :/

      Delete
  4. Eşim sigarayı bırakalı 1 sene oldu birkaç gün önce. İnan bırakamaz sanıyordum ama bıraktı:) Deliler gibi içerdi şimdi hiç aramıyor. Hani sigara içenler sinir olurlar bu tip söylemlere, ben de saygı duyup karışmam ama bırakmayı düşünürsen olumlu örnekler olduğunu hatırlatmak istedim yalnızca:)

    ReplyDelete
    Replies
    1. Valla çok takdir ediyorum bırakanları, sinir de olmuyorum :) 20'li yaşlarda insana hiçbir şey koymuyor, 30'ları bitirmek üzereyim, her şey tokat gibi çarpıyor artık :D

      Delete
  5. Elale mi didikleme kısmını ben nasıl yapardım biliyor musun ?
    Offf , ağzına ağzına çakardım herkesin. Sonra da aynı senin gibi yatağın içine girip büzülür , " Hayır ne biliyorum , belki gerçekten değişti artık" diye kendimi yerdim.
    Sonra şu sosyal medyayı bıraktım da rahatladım. Çok şükür. Ama gazete okuyunca , haber izleyince o kadar çok konuşuyorum ki ; annem " Yeter sus artık !!!" diye isyan ediyor.

    Sinek var mı ki oralarda peşine düştüler yahu. Biz de geçen gün küçücük bir salyangozu zor aldık adamın elinden.

    ReplyDelete
    Replies
    1. Ay bak sen vicdan muhasebesi yapıyormuşsun, bende o da yok. Benim büzüldüğüm, kendimi yediğim çok nadir. Elalemi gömmenin kötü bir şey olduğunu yazarken bile hala eminim beyinsiz olduklarına, asla değişmeyeceklerine ahhahhha :D Ben gömme işinin beyhudeliğinden ve saatlerce berbat şeyler söylemenin insanın kendi ruhunu da berbat ettiğinden şikayetçiyim.

      Sinek var, bayağıdır varlar. Arı da var tek tük. Ay ne bayılıyorlar ufak tefek hayvan peşinde koşmaya gerçekten ya. Valla hiç mahal vermiyorum, gırtlaklarına kadar sokup elimi çıkarıyorum ne yuttularsa. Sinek hariç, çok çabuk oluyor her şey, yetişemiyorum.

      Delete