Ay gene aylar geçmiş abavv! Hemen özetleyeyim vaziyetleri; aşure çok güzel oldu, Ada dünyanın en mutlu öğrencisi, direksiyon dersleri de bitmek üzere. Yazılı sınavdan 92 aldım; pratikte ise önlemez bir şekilde gaza basmak, U dönüşü yapamamak gibi sorunlarım var. Gaza basmadığım zamanlarda ise rahatlıkla vites değiştiriyorum, ani frenle durabiliyorum ve kamyonlardan korkmuyorum. Yarın son derse gideceğim, artık ondan sonrası kader kısmet, belki geçerim sınavı. Belki de geçemem, gaza basıyorum çünkü.
O yazılı sınava soğuk algınlığından sürünerek gitmek zorunda kaldım. Herkes Sambucol diye bir şey övüyordu, efervesan gıda takviyesi diye satılıyor, kara mürver bilmemnesi. Ucuz da değil ama o kadar duydum ki "Mucizevi bir şey!" diye; grip olmuyormuşsun, öyle ayağa kaldırıyormuş, böyle zımba gibi yapıyormuş. Bende kalp çarpıntısı yaptı komşular. Bütün geceyi bir fırlamış tansiyon balonu olarak geçirdim, bir daha da elimi sürmem. Gribe bir faydası oldu mu onu da bilemiyorum, yavaştan düzeliyordum zaten, aynı ivmeyle düzelmeye devam ettim.
Buradan da şuna geleceğim, bu Instagram herkes gibi benim de dengemi bozdu. Bilmiyorum açarken ne düşünüyorlardı, fotoğraf paylaşım platformu filan, devasa bir tavsiye platformu olarak çalışıyor. Uyanana kadar millet ne övüyorsa ciddiye aldım, kremdi, gıdaydı, tekstil markasıydı. Yedim yani bütün o reklam sıvamalarını.
Bazısı ürünün tanıtım için geldiğini yazıyor, çoğu yazmıyor. Geçenlerde gazetede okudum, sadece Instagram'daki "sağlıklı beslen" hesaplarında görüp arada benim de aldığım sebze tozlarını üreten el kadar bir firma geçen sene 1 milyon lira ciro yapmış, röportaj vermişler gazeteye. Ispanak tozu, sarımsak tozu, nohut unu. Bu pazarın hacmi akıl alır gibi değil. Bakın Instagram'dan başka hiçbir yerde görmedim diyorum firmayı, normal marketlerde satılmıyor, Ankara'da sadece toptancı Metro Market'te gördüm bir ara. İnternet sitesinden sipariş veriyorsunuz, allah için gayet güzel yolluyorlar filan da nasıl bir kulaktan kulağa yayılmaktır bu?
Ve bu binlerce takipçili "fit yemek" bloglarında yemek tariflerini markalı yazıyorlar. "Bir su bardağı şu marka nohut unu, bir yemek kaşığı bu marka soğan tozu...", süte ve yumurtaya kadar markalı. Soran olursa da "Ben hep bu markaları kullanıyorum" filan diye çıkıveriyorlar işin içinden. Sen para veriyor musun bacım o süte? Belli değil.
Açıkça reklam işbirliği yaptığını yazan sosyal medya kullanıcılarıyla ise başka türlü bir derdim var. Onların alışveriş deneyimi ile benim gibi sıradan bir tüketicininki aynı olmuyor. Pek tatlı bir kızı takip ediyordum, gene sadece internet üzerinden satış yapan bir tekstil firmasıyla anlaştı. Ahlaklı bir insan olarak bunu ilan da etti. Firmanın çok geniş bir beden aralığı var, ben de 44'ün üzerine çıkmıştım, bir miktar pantolon ve tişört sipariş ettim.
Siparişim manasıza parçalara bölündü, bazısı geldi, bazısını kendileri durduk yere iptal etti, bazılarının elime ulaşması bir ayı buldu. Çizgili large beden tişört yerine geometrik desenli, yakası fiyonklu ve bir yemek masası ebatlarında bluz yolladılar. Böylece stok kontrolü filan olmadığını anlamış oldum, bir diğer düz renk tişört yerine de dantelli ve göğüs pencereli bluz geldi çünkü. Firmanın bedenleri standart değil, 38'e de girdim, 42'ye de. Olmayanları geri yolladım, sorunsuz bir şekilde para iadesi yaptılar. Ama devasa bir çileye dönüştü bu alışveriş, iki ayımı filan işgal etti.
Ben bunlarla uğraşırken Instagram'daki bu tatlı kıza, üzerine uyacak kıyafetleri çat çat yollamaktaydı bu firma, o da giyip Instagram'a koymaktaydı. Kızla hiçbir derdim olmamasına rağmen dayanamayıp takipten çıktım.
Ve bakınız bunların ortak bir noktası var, ben neden yakalanmışım bu reklam girdabına? Kilo vermeye çalışıyordum, üzerime olan kıyafet bulamıyordum. Çocuğuna doğru dürüst gıda yedirmeye çalışanlar da bir başka hassas grup. Bu sosyal medya hesaplarını idare eden insanlar, bilhassa da reklam yaptığını açıkça yazmayanlar, binlerce dertli ve paniğe kapılmış insanın üzerinden para kazanıyor.
Kardeşim şu hesabı tavsiye etti: https://www.instagram.com/bugundederdimbu/
Ben çok az bir kısmına maruz kalmışım aslında, tam bir delirmişlik hüküm sürüyormuş. Bu reklamların yanında bir de şarlatan dolmuş ortalık; niyet atölyeleri, ücret karşılığı bereket enerjisi yollayanlar. Şu nasıl?
1000-1200 lira arası bir ücretle iştirak edebiliyorsunuz. Taksit de yapıyorlar. Zengin olmanın yollarını öğretiyorlarmış. Dünya işinde gözüm yok, mühim olan iç huzuru diyorsanız şöyle şeyler de var:
Hem de online.
Valla şükür dediğimiz şeyi insan kendi kendine de yapabilir gibi geliyor bana ama bilemiyorum.
Ben de tavsiye vermek istiyorum gitmeden, arkadaşlar eğer 3 gün yataktan çıkmadan ağlıyorsanız, kıpırdayamıyorsanız, gündelik işleri yapamayacak hale geldiyseniz doktora gidin. Şükürle, niyetle olacak iş değil o. Bu raddede değil ama gene de mutsuzsanız, bunu sizden başkası tamir edemez. Başkasının şükrüydü, enerjisiydi filan bir boka yaramaz. Mutluluk içten gelen bir şey, böyle dışarıdan müdahaleyle bir yere varılmıyor.
Nasıl olacak o iş diye soracak olursanız, cevabı bilmiyorum. Kendi kendine telkin bende en azından hafif anksiyete durumlarında işe yarıyor mesela, "Geçecek, geçecek, sakin olabilirim, önemli değil, hiçbir şey o kadar önemli değil". Biraz elimin titremesi filan kesiliyor, nefesim düzene giriyor. Arabalar benzinle, ben telkinle çalışıyorum meh meh meh.
Ay çok uzun yazdım, gideyim. Arayı açmam, yarın yazarım umarım. Öbtüm.
Kız o ne? İyi ki sesin çıkmıyordu, meğer instagram didikliyormuşsun :) Hayatta denk gelmedim böyle şeylere, sen kimleri takip ediyorsun :)))
ReplyDeleteŞöferliği iyi öğren, bu yaz görüşemedik, seneye arabana binip "Otomobil uçar gider" şarkısı çığırmak istiyorum :)
Bereket enerjisi temin ederim diye giriyorum hep Instagramlara ama ona taksit yapmıyorlar. Ya ben işte hep yağsız yemek, kalorisiz börek filan diye girdim buralara. Şimdi de kurtulamıyorum. Niyet atölyelerini o koyduğum hesabın sayfasından aldım, onlar daha verimli didikliyor :)
DeleteAy işalla sen dönene kadar yollara çıkacak hale gelirim de sağa sola gideriz, valla çok istiyorum şöfer olmayı.
Ama lütfeeen!
ReplyDeleteSevgili bloggerlarımızın Instagram'a kaçmasını istemiyoruz. Gerekirse tutup bağlayıp önlem almalıyız. Acucuk kaldık zati buralarda. Arizona çöllerinden hallice oldu buralar :(
* Ya workshopa koptum. Zengin olmanın yollarını mı öğretiyorlarmış 1000 liraya?
Hahahahaa bir süre daha gülerim ben buna
Ay ben o influencerlarla, Instamomlarla filan aşık atamam, 6 ayda bir fotoğraf koymak aklıma geliyor Instagram'a :D Ama işte girip dolanıyorum, sinirlerim bozuluyor çoğu zaman ahhahhha ay :D
DeleteWorkshop gerçekten gördüklerimin en iyisi olabilir, hiç utanmadan fotoğraflarını bile koymuşlar afişe <3
Yazılarını ve samimiyetini özlemişim Mira.Hiç karşılaşmadık ama çok yakın geliyorsun bana. Kilo sorunu herkeste var sanırım.Tatlı benim bağımlılığım özellikle sinirlenip, sıkıldığımda.Bazen telkin yarıyor bazen saldırıyorum tatlıya gözüm kararıyor. İnstagrama girmiyorum ne zamandır, tansiyon ilacı kullandığımdan beri bütün bitkisel takviyeleri de takibi bıraktım.Kişisel gelişim ve koçları da çok uzak bana:))neyse bence sen buralara daha çok zaman ayır lütfen, arkadaşça ve içten yazılarını okumayı seviyorum..Sevgiler...
ReplyDeleteYa ne güzel, demek ki anlaşacak insanlarız <3 İyi ki okuyorsun, çok teşekkür ederim ince sözlerin için :)
DeleteValla ben de tatlıya saldırıyorum. Kilo alınıyor, veriliyor filan da dengede tutmak çok zormuş. Başlayınca duramayan biriyim çünkü :D
Galiba bana da en iyi burası geliyor; en azından bir ahbaplık var, nezaket var. Daha sık yazmaya çalışacağım, bizden de sevgiler <3
Ahahaha :) Puhaha:)
ReplyDeleteDün bir arkadaşımla bunu konuştuk biz de! Etraf workshoptan, reklamdan geçilmiyor. Mesela ben ortaokul-lise yıllarımda aldığım gazla (Kadınca Dergileri, Duygu Asena, sınıfta bolca yapılan kadın erkek eşitliği tartışmaları eşliğinde) büyüdüm. Her boku yapabilceğime inandım. Kadındım ben yahu! Hem kariyer yapardım, hem de çocuk; bir de pırlanta yüzük alacaksam kendim alırdım :)
Vallahi eşek gibi çalıştım (sabah 6-gece 10), çocuğu da yaptım. Uykusuzluktan zombi gibi gezdim ortalıkta...
sonra birden yorulduğumu fark ettim. Her şeye sinirleniyor, öfkemi kontrol edemiyor ve ufacık şeylerden kriz çıkarıyordum. Ne düzeldi ben bunları fark edince? Hiçbir şey. Bir kere kendine değer vermemeyi öğrenince devam ediyorsun. Alışmışsın bir kere her şeyi üstlenmeye. O zamanki sevgilim, şimdiki kocam taksimde birbirimizden ayrılırken 1-2 kez beni eve bırakmayı teklif etti. Ben de, "Niye ben gidemiyorum eve kendi başıma?" diye cevap verdim. Eh, şimdi yirmi seneden beri özgürlüğün tadını çıkarıyorum. :)
Ben de ig'de en çok muhteşem insancıklara ve etrafındaki insanları kullanan insanlara taktım.
Hayatı boyunca bir gün bile çalışmamış biri nasıl üretici olabileceğimizi, zamanımızı nasıl daha verimli kullanacağımızı falan anlatıyor. Çantasını göstermek için çantasının yüzünün yanına getirip poz veren insan tipleri var. Çocuğuna asla şekere vermeyen, muhteşem anne, muhteşem eşler.
Yahu ben niye normal bir insan olamıyorum diyorum kendi kendime. :)
Bu zaman bana hiiiç yetmiyor. Hiç böyle başarılı olamıyorum. Yataktan yüzüm hep şiş kalkıyorum. Her selfiede de boynumun altından gıdım gözüküyor. Sonunda karar verdim. Hayat adil değil şekerim.
Yazının çooook eğlenerek okudum. Bak, çok gerçek geldi inan.
Ya ayakkabısından gözlüğüne markaları etiketleyip altına "Elimizdekiyle yetinelim, öyle mutlu olalım" diye yazmış da yazmış kadın?! Haydi bunlar manyak herhalde, takip edip layklayanlar noolacak? Valla o anneli-çocuklu hesaplar daha da fena, durmaksızın akıl öğretiyorlar. Çocuk büyütme konusunda akıl verip bir yandan da cins köpek üretip satan var, bak o tam multi-tasking, kadın ahtapot gibi her yere yetişiyor.
DeleteBir yandan da ergen kızları oğlanları düşünüyorum ya da yeni doğum yapmış anneler filan, bu tip "kusursuzzz mükemmeeeel" hesaplar psikolojik tahribat yaratır yahu. Bir "kilo verdim" hesabı var, zaten sadece selfie ve yediği yemekleri paylaşıyor. Kadın profiline "bir adım atıp başladım, sonra koştum" gibilerinden bir şey yazmış. Okuyunca ne anlıyorsun? Diyet yapmış, koşmuş, kilo vermiş di mi? Değil. Mide küçültme ameliyatı olmuş, benim gibi manyaksan yüzlerce fotoğraf geride bir yerlerde yazıyor. Yazsana güzel kardeşim neler yaşadın o ameliyat öncesinde sonrasında, madem açtın bu hesabı, madem başkalarına ilham olmak istedin? Bahsi geçmiyor ameliyatın artık, ayıp mı ameliyat olmak? Bence değil, sen neden ayıpmış gibi saklıyorsun? Butiklerin soyunma kabinlerinde kıyafet deniyor, oralardan selfie koyuyor. Yetmezmiş gibi bir de "Mini etek çok güzel ama eşim izin vermez kalp kalp kalp dua eden emoji" yazıyor altına. Bir de böyle bir adam var yani evde. Ya da adamın umrunda değil, bu kendi kendine cilve yapıyor. Zira o izin verilmeyen mini etekli fotoğrafını binlerce insanla paylaşıyor, bilemiyorum o.O
Ay içim öldü yazarken :D
Yaşasın sabahları patates gibi uyananlar! Yaşasın gıdılı selfieler! Bence biz daha kalabalığız <3
Ozlemcim simdi soyle yapiyorsun, telefonu havaya tutup basini da tamamen yukari kaldirip gokyuzune bakiyormus gibi yapip selfie cekiyorsun. Altina da "hayat kisa kuslar ucuyor" #nofilter" #serce #hayatbanaguzel yaziyorsun, bunlari konusmustuk ama "Gıdısız selfie" atolyemde, ne cabuk unutmussun, daha taksitleri bitmedi odemelerinin :)))
DeleteBen Instagram hesabimi kapayali cok uzun zaman gecmis sanirim, o zamanlar story paylasma yoktu, vlog ne demek yeni yeni ogreniyordum. Ucretli, taksitli zenginlik workshoplari falan gorunce baya sasirdim o yuzden. Bir kac basit sarti yerine getirince o kadar kolay ki su donemde bol sifirli takipci edinmek, unlu(!) olmak, para kazanmak. Sadece bir kac fotograf, bir kac videoyla. Bilmiyorum belki de bu kadar kolay olmasi, hic bir vasif aranmamasi degerini yitiriyor gozumde.
Motive etmek/olmak, ilham vermek/almak icin bir cok sosyal medya ortami kullanilabilir ama o delirmislik duzeyi ve seviyesizlikler (ozellikle yorumlardan bahsediyorum, sok edici oluyorlar cogu zaman) nedeniyle yine uzak durmayi tercih edecegim sanirim.
O yuzden bloglara yazmayi birakmayin :D Mina bir daha bloguna reklam alacaksan zamanlamaya dikkat et lutfen, su zenginlik workshopunu da kacirdik iyi mi ;)))
Ya bana bir kere bir email gelmişti, yöresel ürün satan bir firmadan, görmemezlikten gelmiştim. Halbuki tam bu bloga göre reklam şeysiydi, kilim kilim peynirler, burcu burcu sucuklar. Çok pişmanım şimdi :) Delireceksem kayısı pestiliyle, cevizli sucukla delirirdim en azından :/
Deleteİnstagramda sadece ayakkabı firmalarının tuzağına düşüyorum. Ayakkabı bende bir kanayan yara... :D
ReplyDeleteAh bende de, bende de! Fakat bayağıdır bıraktım internetten ayakkabı almayı çünkü o kadar çok geri gönderdim ki ayağıma olmadığı için. Ayaklarım mı büyüdü bu yaşta, ne oldu bilmiyorum. Hala bakıyorum ama almadan kaçıyorum :D
Deletebağımlı olduğum instagram ve youtube. azaltarak bırakma cabasındayım kardeş, birden olmuyor. o zaman da benim anksiyetem tutuyor. bugün fikibok ne yemiştir, çükübik doğal zıvırt sütünü nasıl yapmıştır diye meraklanıyorum elim ayağım titriyor. günde bir iki youtube ve azcık instagramla şu an kontrol altına aldım bu durumumu. alış verişi hiç sevmeyen, iki kazakla bütün kışı geçiren ben, kendimi alış veriş sitelerinde gezerken görünce sosyal medyama dur demeye çalışıyorum. şimdi daha kendim gibiyim sanırım. "merhaba, ben B. 2 gündür instagrama bakmadım. 2 gündür temizim." "teşekkürler B"
ReplyDeleteAhhahhha ya hakikaten ama ben de kırk yılda bir makyaj yapan insanım, neden saatlerce makyaj videosu seyrediyorum? Beni en fena yapan Twitter, azaltarak bırakmaya çalışıyorum dediğin gibi. Sabah gazete okuyup akşamüstü de beğendiğim bir haber programı var radyoda, onu dinlesem yeter. Belki de çok bile :/
DeleteAy açma tabi,özledim gerçekten :)
ReplyDeleteGazı kesince bu iş tamam,ehliyeti alırsın :)
İnstagram evet ayrı bir alem. Ben de 1-2 şey aldım kıyafet mahiyetinde, sorun yaşamadım. Yaşasam ortalığı birbirine katardım kesin. Facebook ilk zamanlarında yaşamıştım sahtekarlık. Tüm arkadaşlarına tek tek yazmıştım dolandırıcı bu diye, sonra kendisinin tüm resimlerinin altına bıkmadan kopyala yapıştır aynı şeyleri yazıyordum, o siliyordu, hergün yapmıştım. Sonunda pes edip paramı iade etmişti. Hatta ortak dolandırılanlarla grup kurmuştuk, hepsi aldı parasını :))) Çok çirkefmişim yaa
Bugün de ters yönden üzerime araba geldi, insan gibi duracağıma arabayı stop ettirdim. Sonra çalıştırdım, gene stop ettirdim çünkü dev bir panik içindeydim :/ Ay insanın morali ne fena bozuluyor yahu. Haftaya biraz daha çalışayım, valla bozuluyorum yapamayınca ahhahhha :D
DeleteYa ama ne biçim bir mücadele vermişsin, çok takdir ettim ben. Hiç çirkeflik filan değil, hakkını aramışsın. Üstelik bir de organize olup herkesin hakkını almışsınız :D
Ben de buralara yazıp sonra böyle üstüne konuşmayı özlemişim valla, açmayayım arayı gerçekten :)
Ay yazdim yazdim yollayamadim... O milyon kazanan "minik" firmadan ben de alisveris ettim, eminim ki aynisindan bahsediyoruz, cok da memnun kaldim. Ay ben bu cocuga düzgün ne yedirecemmmmm bunalimlarimin yansimasiydi, tahminin dogru, o kitleyi muthis etkiliyor ig alemi.
ReplyDeleteBir de icinde zararli madde yok, fda onayli bilmem ne diye ig de ovulen bir amerika menseili sampuan aldım, bir zaman sonra -ironik bir sekilde- yine ig den ogrendim ki ayni markanın "eczama"li cocuklar icin olani gercekten temiz icerikliyken benim aldigimda yine bilmemne bilmem nesi varmis...
Boyle boyle delirmek uzereyiz yemin ederim. Bi bakiyorsun nimet bi bakiyorsun lanet bilginin bu kadar ulasilir olmasi... Ya da insanlarin tercihlerinin böyle rahatça ulasilabilir olmasi. Gercekten bilmiyorum ne yapmali da akli selim bir yol tutturmali...
Cok uzattım ama bir de reklam alma konusunda asiri tepkili kitleye de uyuz oluyorum ben. Biri reklam alinca hemen saldiranlar var. Saldirma arkadasim, aklin yok mu, o kullandi diye sen de almak zorunda misin? Biraz da kendin arastir. Yukarida kendimden verdigim ornekteki gibi bazen arastirmalarin da yanlis cikabilir ama cicikiz bilmem ne hanim onerdi diye hemen bisey aliyosan ariza bence sende... Hoşumuza gitsin ya da gitmesin sosyal medya da artik bir gelir kaynagi ve birileri bundan faydalanacak. Bizim yapacağımız trk sey uyanik olmak.
Masallah destan yazdim.
Kursuyu bana ayırdığınız icin sevgiler, hormetler efenim...
Aynı firmadır kesin, ben de memnunum valla soğan-sarımsak tozlarından, bakliyat unlarından filan. Pek kimsenin haberi yoktur sanıyordum, o ciro bana şok geçirtti görünce :)
Deleteİşte sonra oturup düşündüm, ben saf saf bakıyorum "Ay bak kadın şu şampuanı kullanmış, memnun kalmış" diye. Halbuki para kazanıyor olabilir o şampuanı övmekten, bir kere bile kullanmamış olabilir. Reklamsa, reklam yazsın bir yerinde o gönderinin. Bir ara feşın blogır kızlar Waikiki giyip duruyordu, normalde o kızı öldürsen giymez Waikiki filan. Ama reklam işbirliği olduğunun farkındaydım bakarken, o kız giymesin, ben giyerim mesela üstündekileri. Gider bakarım dükkandan filan.
Beni giyim kuşam pek o kadar değil ama gizli gıda reklamları sinirlendiriyor. Çünkü yiyiyoruz onları ahhahhha :D Ve neredeyse hiç kontrol yok Instagram'da. İnternetten satış yapılıyor, kim bu firmalar, nasıl yerlerde üretiliyor hiç bilmiyoruz.
Yeme-içme meselesi de senin şampuan gibi, işte hindistan cevizi yağıydı, fıstık ezmesiydi; bir anda yayılıyor, sonra sönüyor. Bıraktım peşini, kuru fasulye pişiriyorum, pırasa pişiriyorum neşeyle :D
Ya bu ülkede yaşamak için her şeye karşı sürekli uyanık olmak gerekmiyor mu sence de? Devamlı nereden kazık yiyeceğiz diye alarm halinde yaşayıp gidiyoruz ahahhhaha yemin ederim korku tüneli gibi memleket offf :D
Kürsü her zaman müsait, gene bekleriz, sevgiler hörmetler bizden <3
Ben de instagramdayım ama bu tür fasvata şeylere inanmam. Zenginlik , şükür bunlar kişinin kendinde yaratabileceği şeyler.Para beni seviyor de de, alışverişte son noktaya kadar git sonra zengin olacağım de:)))
ReplyDeleteValla inanmamak lazım, en iyisi o. Ama inanan var anlaşılan ki bu insanlar ortalığa saçılmış bu şükür atölyeleriyle filan. Yazık bunlara verilen paraya, ne kadar zor kazanılıyor halbuki.
DeleteHer şeyin çözümü insanın kendisinde saklı, hem böylesi daha ucuza gelir :)
hesabı kapattım geçen ay gitti.Allahım sigarayı bıraksam bu kadar iyi hissetmezdim sanırım.Ben hiç alışveriş şu bu muhabbetine girmemiştim zaten,ama halsının kızı,eltinin bilmem nesi, totosu büyükse profilden,profil bozuksa boydan pozlarıyla darladılar beni.İnsanların beğenilme isteğinin altında yatan çaresizliklerine üzülmeklerim son buldu.Birde yorum okuma hastalığım başlamıştı,kadın koymuş bir foto,altıa döşemişler vay zenginsin,vay dekolten şöyle ahlaksızsın,koyan ayrı edepsiz yorumlayan ayrı.Benden tavsiye sil gitsin hesabı inan arındığını hissediyor insan:))
ReplyDeleteAy iyi yapmışsın. Benim takip ettiğim hesaplarda sorun yok aslında, ara ara temizlik yapıyorum, geriye makul insanlar ve kedi-köpek hesapları kalıyor. Benim problemim o ara/keşfet kısmına girmek :D Kendimi oraya sokuyorum, sonra da gördüklerime sinirleniyorum, öyle bir manyaklık.
DeleteBiraz kafam çalışsa internette geçirdiğim zamanı olabildiğince azaltır, eskisi gibi normal hayatıma dönerdim. Bazı günler oluyor, bazı günler işte niyet atölyelerine kadar batıyorum :/
Instagram'ı çok seviyorum ama bahsettiğin mecralardan uzak duruyorum. Instagram'dan hiç alışveriş yapmadım. Oraları boş ver buralara gel sen:) Samimi yazılarını özlemişim.
ReplyDeleteYaa çok teşekkür ederim <3 Valla ben de yazmayı, sonra da üstüne böyle konuşmayı özlemişim :)
DeleteBen de seviyorum Instagram'ı, o kadar güzel hesaplar var ki. Keşke biraz kendimi kontrol edebilsem de sırf sinirlenmek için gidip bakmasam bu saçma sapan hesaplara :)
Onlar kendilerine zenginlik workshop yapmislar aslinda, anlasilan ise de yariyor. Sadece katilimci degil de duzenleyen olmak lazim :) Valla ben de ne dense inaniyorum, aa bu sampuan sac uzatiyormus, aa bu ayakkabilar cok pahali olmasina ragmen cok rahatmis diye diye bakiyorum, Ama artik bunlarin hepsi reklam, reklam gibi olmayan bile reklam diye kendimi frenliyorum. Kusursuz ciltler de genellikle filtre.
ReplyDeleteAy evet ya, eskiden kahve falı filan baktırılırdı kafelere gidip, çok büyümüş bu piyasa. Ve çeşitlenmiş tabii, zenginlik atölyesi ölsem aklıma gelmezdi :)
DeleteYa ben de inanıyorum, hala kendimi düşünürken yakalıyorum "Ay acaba gerçekten yumuşacık ediyor mu saçları bu şampuan?" diye. Kozmetik konusunda beni frenleyen de hayvanlar üzerinde deney. Sosyal medyada sokuşturup durdukları markaların neredeyse hiçbiri cruelty-free değil, çok şükür öyle yırtıyorum.
Kusursuz ciltler filtre, o uzun ince bacaklar fotoşop. İyi ki o gözlüklü, diş telli, akneli, tombul ergenlik yıllarımı şimdi yaşamıyorum, herhalde evden çıkmazdım.
Bu yazini okumadan 1 gun evvel ben de ayni krize girip kendi hesabimda verdim veristirdim. Ayar oluyorum o cok sevdigim arkadaslarimin ticari kaygilara dusup o reklamlari herrrrr yere girmelerine. Ozelden gelenleri de kalayladim. Bazilarini da coktan takip listemden cikardim. Instagrami ne icin ve nasil kullandigimi ben biliyorum ama izledigim hesaplarin sekli semali (amaci) degisince ayyy bana birseyler oluyor ahshshjsd. Neyse bununla alakali ve buna ek olarak bir kac konu hakkinda daha aklimda iki laf var, yazicam sonra.
ReplyDeleteBiz dün gece Nadire'yle karar verdik, annesinin buğday tarlasını gasp edip organik unlu mamül işine gireceğiz. Naapılcağını bilmediğimiz için annesini de gasp edeceğiz. İşte sonra sana yollıycam kolilerle, sen gidip Kreuzberg'te, diskolarda filan yufkaları havaya kaldırıp havalı fotoğraf çekeceksin. Tarçın'ı yufkaya saracaksın, bak bir yerlere geliyoruz bence.
DeleteÇünkü sanırım toplam 10 kişi kaldık sosyal medyadan para kazanmayan :/
O tarcin o yufkaya girerse buyuk sikinti bir lokmada yerim :((((
ReplyDelete