Valla ben kar sevmiyorum. İzmir'de yaşar ve ara sıra Ankara'ya gelirken ilginç bir şeydi kar. Bunun işe gitmesi var, dolmuşa yürümesi var; kar değil zaten esas mesele, buz.
Barbar kocam terastaki karları küredi dün akşamüstü, şu anda bütün teras bir buz pisti. Köpenklerin dört patisinin dört ayrı istikamete kaymasını seyredip hunharca gülüyorum, bunun dışında gerçekten ne kış mevsiminde, ne de karda buzda bir hoşluk bulamıyorum.
Kızılay'daki terziye gidip fermuarı değişen paltoyu almam lazımdı bugün, kendimde o gücü bulamadım. Havanın da pek sıfırın üzerine çıkacağı yok gibi görünüyor, artık kısmet. Bozuk fermuarın yol arkadaşı bozuk saç kurutma makinasından da haber vereyim. Çünkü çok merak ettiğinize eminim, yani insan neden hiç tanımadığı birinin bozuk küçük ev aletinin başına gelenleri merak etmesin değil mi? Eve getirdim, barbar kocam sevinçle duşa girip çıktı. Makina 1 dakika kadar sağır edici bir gürültüyle hava üfledikten sonra pıt diye gitti.
Tamircinin kartını bantla yapıştırdım üzerine, kocamın sık sık göz göze gelebileceği bir yere bıraktım. Bence benim gerzek olduğum dışarıdan anlaşılıyor, anlaşılmıyorsa bile ben artık sürekli kazık yiyeceğimi düşünmekten kafayı yedim. Bence ben sürekli kazık yiyiyorum esnaftan. Ve bu tür hadiseler bende kangrene dönüşüyor, içimde dev bir kan davasına dönüştürdüm bile tamirci ile olan münasebetimi. Bu yüzden geri dönemem o küçük dükkâna çünkü allah biliyor geri dönüp camlarını kırmak istiyorum.
Neyse işte, pembe Krups'u yeniden bağrımıza bastık anlayacağınız. Hazır böyle aşırı pozitif duygular sarmışken garbın afakını, şunu da yazmayı bir borç biliyorum. Bu filmi seyretmeyin, iki saatinize yazık:
Agatha Christie, oyuncular da fena değil, Glenn Close filan diye başladık. Hayatımda seyrettiğim en ruhsuz, en ölük film çıktı. Katil kim diye merak bile ettirmemeyi nasıl başarabildiler inanın anlayabilmiş değilim. Gerilim, karışık ilişkiler, aslında herhangi bir aile üyesi katil olabilir gibi normal Christie şeyleri bekliyordum, karşıma ortaokul seviyesinde piyes gibi bir şey çıktı. Bütün aile neden histerikti, bu toplam iki mimiği olan içi geçmiş patates gibi oğlanı neden başrol yapmışlar gibi sorularıma cevap bulamadım.
Terasın buzları bir miktar eridi. Gideyim suda vitamin eritip içeyim, yünlüleri yıkayayım, bir makale okuyayım bir şey yapayım. Hafta başlangıcında devcileyin bir böceğe dönüşmüş olarak buldum kendimi resmen.
Siz naapıyorsunuz pazartesi pazartesi?

"Green Book"u izlemeni öneririm. Dün gece 3 Altın Küre kucakladı, ben de çok beğendim.
ReplyDeleteOlur, bakayım. Şafak'ı "Yeter artık daha kaç tane Mars'a giden ekibin içine yarı yolda uzaylı yaratık girdi filmi seyredicez?!" diye azarlayıp Mudbound'u açtım dün akşam. İkimiz de pek o kadar beğenmedik. Biraz zaman geçsin, biraz daha Marslı film seyredelim, Green Book'u sokarım araya. Ne çileymiş evde adamla film seyretmek :/
DeleteEvet en kötüsü işe gitmek bu iğrenç kar-buz-soğuk üçleminde, hiiiç sevmiyorum...
ReplyDeleteBozulan hertür malzemeyi tamire götürmek benim işim, çok severim ama artık eşim yapıyor o işleri. Kazık olayı kötü olmuş.
Bütün bir hafta sonunu grip olarak evde yatarak geçirdim, kafam yastık, vücudum koltuk izi oldu, başım halen ağrıyor. Pazartesi Pazartesi iş yerinde akşam olsada yatsam diye düşünerek geçiriyorum. Blog listemi okuyorum.Hastayım çok kötü ama izin alamıyorum. Yaşlandım ben yaşlandım, eskiden olsa o hoooo banamısın demezdi grip, çıkışta birde AVM. gezer, üstüne yemeğimi yer, birde bira yuvarlardım mekanlarda :))) Şimdi belim kırılıyor...-Bir sor, bin ah işit :)))-
Ay ben de severek tamire götürürdüm ama son zamanlarda hep böyle darbe üstüne darbe yiyiyorum, valla gaz döküp yakacağım bozulan şeyleri bundan sonra.
DeleteBu senenin gribi pek fenaymış, ben henüz yakalanmadım. Yakalananlar kendine gelemedi kaç haftadır. Ya, bırak iş çıkışı aktiviteleri, cumartesi akşamı evde oturup kötü film izlemekler filan nereden çıktı? Ühühüühü insan içine çıkardım, bira içerdim, bir şeyler olurdu. Dizime kadar bir kazak giyip içinde yaşadım bütün hafta sonu. Bir H&M indiriminden üç kuruşa süet taklidi pantolon almıştım, aylardır dolapta duruyor, baktıkça sinirleniyorum :D Ne yapıyorum da süet pantolon giyeceğimi zannediyorum bilmiyorum.
Bari bahar gelsin :/
Kar kış soğuk film en iyisi
ReplyDeleteEvet :) İyi film olursa daha da iyi.
DeleteSabah bende seke seke geldim buz her yer konyada.Post giresim vardı cümleleri toparlayamadım,belli konularda sinirim geçmeyince sen gibi sakince yazamıyorum nasıl yapıyorsun bilmem hastayım sana bknz fön kazığı sonrası sakin post.Konumda şu bana yardım edersin belki 250 mt uzaktaki spor salonuna arabası ile giden arkadaşlar normal, benim 1km lik büroya yürümem anormal.Uzaylı gibi davranıyorlar sana bakma/sen değişiksin zaten,türevinde tutumlar filan neyse bak yine sinirlendim toplayamadım.Garip olan ben değilim sizsiniz demeklerden yoruldum bezdim sadece yürümek de değil bin tane mevzu üzülsem mi sevinsem mi bilemiyorum bazen
ReplyDeleteAy iyi bari okuyunca sakin intibası bırakıyorsam, yoksa içimde fırtınalar kopuyor ahhahhha :D Pek pratiğe dökemiyorum fırtınaları, iyi mi kötü mü bilmiyorum.
DeleteAy ne var ayol 1 kilometrede?! Delirmiş insanlar gerçekten. Bir de algılayamadıkları şeylere dudak büküp "değişik" demiyorlar mı, vallahi tekme tokat girişesim geliyor. Ay vallahi bayılıcam, bir de üstelik yürümek tuhaflarına gidiyor. Yürümek yahu, insan ırkı binlerce yıldır yürüyor allah allah? Garip de değiller, güdük ruhlu cahiller bunlar, öldürsen yeni bir şey öğrenmez, öğrenmediği gibi öğrenen başka insanlar da tuhafına gider. Boşver, bunlara laf anlatmak mümkün değil. Yokmuşlar gibi davran, minimum ilişki sürdür. Benim de vardı çalışırken böyle bir-iki tane etrafımda, akşamları eve bozuk bir şey yemişim de zehirlenmişim gibi geliyordum. Kaçarak kurtuldum :)
Soğuk hava da dışarı çıkmak işkence, her yer buz.İşe gitmek daha fena. Tamir maceralarını gülümseyerek takip ediyorum, ahiri ömrümde çok az iyi usta gördüğüm için değeri yüksek değilse uğraşma diyebiliyorum.Hiç unutmam Beko servisi bulaşık makinesi yüzünden beni verem etmişti, hırs yaptım adamları bölge müdürlüklerine şikayet ettim, 250 tl lik arıza bedelini 40 tl ye indirdim. Şimdi hiç halim yok gibi geliyor ama hırs yaparsam içimden nasıl bir canavar çıkar bilmem.:)) Biz hafta sonu dogs of berlin dizisine başladık ve beğendik.
ReplyDeleteBu arada bizim evdede en az 50 yıllık kavuniçi bir mikser var dayımın Almanyadan getirdiği hala taş gibi:))
Ya valla, hele bir de grip filansan. İzin alamazsın, mecbur düşe kalka durağa yürü, kat kat kazağın paltonun altında soğuk soğuk terle. Bilmiyorum bu kar kış romansı nereden çıkıyor, kendi etrafımda okullar kar tatili olunca sevinen çocuklardan başka mutlu insan görmedim :)
DeleteAh aslında saç kurutma makinası filan hikâye, evi tadilata sokmuştuk 2 sene önce, esas o zaman yemişiz kazığı. Tadilatın üzerinden 1 sene geçmeden kırılan yer seramiği mi istersin, bozulan pimapen mi, yağmurda akan çatı mı. Banyoda lavabonun altındaki dolabın kaplaması kalkmaya başladı mesela, herhalde banyo ortamına uygun malzeme değil. Sözleşme yaptığımız herif Ankara'dan taşınmış, ustaları da herhalde yoldan bulup sokmuştu eve, böyle kalakaldık. Fırsat buldukça dökülen yerlere yama yapıyoruz.
Ahhahhha annemlerin evde de var kavuniçi mikser ve o da hâlâ çalışıyor :D Babam bir ara Suudi Arabistan'da çalışmıştı, bavulla taşırdı. Gene o zaman getirdiği kahve makinası var, o da çalışıyor.
Dogs of Berlin'i duydum, beğenirim gibime geliyor. İnanılmaz sıkıcı bir Finlandiya polisiyesi seyrediyoruz, bitince ona başlayacağız.
Merhabaalarrr. Agatha Cristie kokusu alıp geldim :) And then there were none diye minik dizi var (3 bölüm ) ben aşırı sevmiştim tavsiye ederimm. Cumartesi de fare kapanı oyunu varmış Şinasi sahnesinde ona gideceğim beğenirsem yazarım.
ReplyDeleteBu karlı ve buzlu havada finallere gitmek ölüm gibi olsa da yazdan on kat iyi mevsim bence. Lahana gibi giyinmeyi bile seviyorum.
Köpeklere çok selamm ^.^
Ay çok güzeldi And Then There Were None, seyrettik onu. Ben de çok beğenmiştim. Bu Crooked House bayağı kötüydü, hele bir de iyi örnekleri düşününce.
DeleteValla eskiden çok yazcıydım, şimdi yazı da pek o kadar sevgiyle savunamıyorum. En güzel şey bahar sanırım :D Hava şu anda -6'ymış, gerçekten kendimi kesesim geliyor, ya eksi filan offf ahhahhhah :D