December 11, 2019

Büyük Oyunlar, Küçük İnsanlar

Bir ara sabahları hızlıca gazeteye, 5 dakika filan da twitter'a bakıp kapatıyordum, günler sanki normalmiş gibi geçiyordu. Kaçmak ne kadar mümkün? Hiç mümkün değil. Ceren Özdemir'in öldürüldüğünden haberim vardı, sadece bu kadarından haberim vardı. O akşam barbar kocamla akvaryuma bitki dikiyorduk, aldığımız ıvır zıvırın kullanma kılavuzlarını okuyorduk, arkada televizyon açıktı. Güvenlik kamerası görüntülerini gördüm, "Şafak, kız fark etmiş herifi. Ah allahım fark etmiş" dedim, oracıkta ölecek gibi oldum. Kalktı kanalı değiştirdi. Kocamın böyle şeylere tepkisi hep bu, gözümüzün önünden kaldırıyor. Bilmiyorum sonra kendi içinde neler oluyor, neler düşünüyor. Eskiden kızıyordum, artık kızmıyorum. Herkesin baş etme yöntemi farklı.

Ertesi gün twitter'a bakınca fark ettim ki milyonlarca kadın anlamış Ceren'in o hafifçe yana dönen başının ne demek olduğunu. Oturup ağladım.

Sonra bunlar dökülmeye başladı:



Bu insanlar akıl hastası mı yoksa bu "büyük oyunu görelim"cilikten kariyer mi yapıyorlar bilmiyorum.

Soner Yalçın'ın yazısına tıkladım, "Ben, Silivri, kitap çalışmalarım, Kırmızı Kedi" filan diye gidiyor, bu kelimeler koyu renkli basılmış. Polisiye okumanın faydalarından söz ederek girmiş lafa. Daha fazla okuyamadan kapattım.

Ben bunların öldürülen bir kadına üzülebildiklerini sanmıyorum. Sanıyorum ki bunlarda hiç empati filan gibi insan duyguları yok.

Dün akşamüstü Yavuz Oğhan'ın programını dinliyordum, Şerif Turgut bağlanıp da anlatana kadar bu Nobel alan Avusturyalı herifin kim olduğunu bilmiyordum. Göz ucuyla protesto edenler olduğunu görümüştüm. Şerif Hanım sayesinde herifin sadece faşist ve faşizm destekçisi değil, aynı zamanda psikopat olduğunu da idrak etmiş oldum. Miloşeviç köpeğinin arkadaşı olmak, soykırım inkarcısı olmak filan bir yana, herif kalkıp Boşnak kadınların sistematik tecavüze uğradığı o korkunç otelde tatil yapmış savaştan sonra.

The Intercept'ten iki yazı bırakıyorum;

https://theintercept.com/2019/11/28/peter-handke-nobel-prize-bosnia-rape-hotel/

https://theintercept.com/2019/12/10/the-king-of-sweden-gives-peter-handke-a-disgraceful-nobel-prize/

İlki, herifin otel tatili hakkında. İkincisi dün akşamki töreni anlatıyor.

Nobel komitesi bu herifi ve bunu kahraman olarak gören milyonlarca faşisti tasdik etti dün akşam. Bunların önünde eğilip dünyanın en prestijli ödülünü takdim etti. Marquez'e, Toni Morrison'a verilmiş bu ödülü bu sene bu sadist lağım çukuruna verdiler.

Bosnalıların yanında durmayı "Din kardeşlerimizi kesiyorlar!" diye bağış toplayıp o milyonlarca lirayı iç edenlere, Bosnalıların başına gelenleri kendi ajandası doğrultusunda kullanmaktan utanmayanlara bırakmamak gerekiyor. Yaşımız tutuyor, hatırlıyoruz, fotoğraflar var, videolar var, tanıklar var. Bunlara rağmen inkar ediliyorsa olanlar, inkar edenlerin sırtı sıvazlanıyorsa, durum görünenden de berbat.

8 comments:

  1. Çok minik bir kısım izledim, o ürkek ve korku dolu hafif dönüşü gördüm, içim ağladı sadece gözüm değil. Öyle belli ki, kalbi güm güm atıyordu o an, çok belli ki... Yazıklar olsun, etraf psikopat ve cani dolu, özene bezene, allana pullana dolduruyorlar bu şerefsiz köpekleri. Sövüyorum bari yazmadan gideyim.

    ReplyDelete
    Replies
    1. Aynı şey geldi aklıma, kesin kalbi boğazında atıyordu güm güm. Bu kadar insanız, 2 saniyelik görüntüden aynı şeyi anlamışız; daha da çok sinirleniyorum bu insanların çıkıp da böyle laflar etmelerine. Sen gene uyar iktidarı ama böyle şizofren gibi uyarma, de ki mesela "Bu adam nasıl açık cezaevindeydi? O cezaevi kurulları gerçekten çalışıyor mu? Gerçekten bir psikiyatrist gidip de görüyor mu bu mahkumları? Yoksa 3 dakika uğrayıp imza atıp gidiyor mu?"

      Ama tabii "BÜYÜK OYUN VAR" yazmak daha kolay, oturduğun yerden yapabiliyorsun.

      Delete
  2. Valla şu aşı mevzusundan beri beyefendiyi bıraktım, okumuyorum. Hanımefendiye zaten diyecek bir şey bulamıyorum. Her zamanki gibi; her seferinde beni şaşırtıyor, bu sefer olmayacak diyorsun ama oluyor. Allah'tan hayatımın hiçbir döneminde kendisinin takipçisi olmadım. Sinirden parmaklarımı ısırırdım.

    Komplo teorisyeni, büyük resimci "uzmanlarımız"dan bol bir şey yok bu ülkede. Hamdolsun! Televizyonu açıyorsun herkes uzman. Orta yaşlıların Facebook paylaşımları bir, bunlar iki. Hayat çok basit bu güzel insanlara. Amariga her şeyin arkasında. Uzaylılar dünyayı yönetiyor. Üllümünati falan. Yahudi ailelerin istemediği hiçbir şey olmuyor. Biz anca öylece yaşıyoruz ^_^

    Ceren mevzusunu yazmayı düşündüm ama vazgeçtim. Kadınların sesinin daha çok duyulmasını istiyorum. Erkekler olarak biz zaten her haltta konuşuyoruz, bir kere de dinleyen taraf olsun erkekler. Konuşmayıversinler. Dinlerlerse belki anlarlar. Ben erkek halimle bazı erkek görünümlü primatlara bulaşmamaya dikkat ediyorum. Kadınları düşünemiyorum bile.

    ReplyDelete
    Replies
    1. Bu adam, çocuk ölümlerine sebep olabilir. Ve hiçbir vebali olmaz, üzerine yapışmaz. Gazeteci yazar diye ortalıkta dolaşmaya devam eder. Biz parmaklarımızı ısırırız.

      Ay Amariga! Akşamları televizyonu açarken öyle soruyorum, "Amariga Amariga seyretmek istiyor musun?" diye. Ecnebilerinki gibi drinking game'e kalkışsak, her Amariga'da bir shot yapmak zorundasın diye, 10 dakika ayık kalabileceğimizi sanmıyorum.

      Ne incesin Zihnibeyciğim ♥

      Delete
  3. Nice mazlumların ahı var. Boşo mı!.. Elbette boşa olmaz. Zulüm bumerang gibidir yapanı vurur.

    ReplyDelete
    Replies
    1. Canı gönülden inanıyorum mazlumların ahının tutacağına, zaten başka tutunacak bir şey kalmadı. Ama vurmuyor hocam o bumerang bir türlü :/

      Delete
  4. bir ananın kuzusu toprak oldu,ülkenin aydını o yavruya seküler alevi demiş...

    ReplyDelete