Annem dün gece rüyasında küçük bir köpek görmüş. "Ay üstelik küçük, yaşar gider evde, yer kaplamaz" diye peşine düşmüş köpeğin. Annem yaklaştıkça köpek uzaklaşmış, yakalayıp eve sokamadan uyanmış. Rüyayı anlatırken bile bozuluyordu yakalayamadığı için.
Bazen köpenklerden kaçıp saklanıyorum evde, bir on dakika sessizce oturmak istiyorum.
Gelip buluyorlar. Bulunca çok seviniyorlar. Mutfağın o tarafa bir bank koydum, hava güneşliyse insanın sırtına güneş vuruyor, pek hoş oluyor. Buralara saklandığımı kısa sürede öğrendiler. Koko banka çıkıp sırtını bana yaslıyor, Kudi dizlerime yaslanıyor. Herhalde sürü hayatı böyle bir şey.
Gidip pırasa filan alayım. Dün okudum, zaten her şeyde pestisit var, mevsiminde almadığımız meyve sebzede daha da çok varmış. Yani bu aylarda aldığımız domates, salatalık, biber böcek ilacı kaplıymış. Bir kenara kaydetmedim yazıyı, yüzdeler filan veriyordu. Nasıl kaçacağız bu kimyasallardan bilmiyorum. Boynumu büküp pırasa ve kereviz alıp geleyim.
Güvenlik Caddesi üzerindeki Aksel Mandıra, Tire Süt Kooperatifi'nin mamüllerini satmaya başlamış. Yoğurt ve kaşar peyniri aldım geçen gün. Et yiyiyorsanız, sucuk ve hazır köfte de var. Hem lezzetli hem de doğrudan üreticiden almış oluyoruz. Tire Süt Koop, sevdiğim kooperatiflerden.
Cumartesi sabahına da diş hekiminden randevu aldım, karı koca el ele tutuşup sabahın 10'unda gideceğiz. Başıma gelecekleri yazmak istemiyorum, dev bir tatsızlık diyerek geçeceğim. Geçen yazdan beri dişlerimden başka çok az şey düşünebildim.
Dişçiden çıkınca Cafe Vengo'ya yürüyüp Kars Belediyesi peynirlerinden alırız belki diye kendimi avutuyorum. Kars Belediyesi de Ovacık gibi doğal ürünler satmak için kooperatif kurdu. İnternetlerden satılmıyor henüz sanırım, Ankara'da Cafe Vengo'dan almak mümkünmüş. Bal, tereyağı, peynir çeşitler filan. Biraz çay da içeriz, güzel gözleme de var Vengo'da, arka tarafında oturulacak ferah bir yeri var.
Saat 4, gideyim hazır hâlâ biraz güneş varken. Hava çok soğuk değil mi ya? Gaz faturası geldi, ondan da bahsetmek istemiyorum. Kaloriferi kısıp kalın kazak giydim, sinir içindeyim.

Diş sorunu bende de var erteleyip duruyorum hep. Doğalgaz sorma hiç hastam olduğu için kısamıyorum da ben:(((
ReplyDeleteNormalde ben de ağrıdan gece uyuyamayınca gidiyorum dişçiye. Mesela üç hafta uyuyamayınca pes edip gidiyorum :D Bu da çok ertelenmiş bir diş sorunu aslında, kendi standartlarıma göre erken gidiyor sayılıyorum, henüz uyuyamayacak hale gelmedim.
DeleteHayatımda görmediğim bir rakam gaz faturasının üstündeki. Evde hastayla mecbur açıyor tabii insan, ay çok geçmiş olsun :( ♥♥
Geçen gece kar fırtınası vardı burada ama baktığında yerde bir gram kar yoktu.Zemheri bir bize zemheri galiba,dün antalya 16 derece deyince spiker sinir oldum.Sana söyleniyordum geçen,bende ota boka sinirleniyorum aslında:)
ReplyDeleteAy nasıl sinirlenmeyelim ama ya, mümkün değil sakin olmak. Evden çıkmadım, internetlere bakmadım, hiçbir şeyden haberim yoktu, sinirlenmeden oturuyordum. Küt diye posta kutusuna fatura bıraktılar :/
DeleteHayatta tıbbi anlamda en rahat gittiğim yer diş hekimi diyorum da kimseler inanmıyor. Ben ki ölme aşamasına yanaşmadan doktora gitmeyen biriyim, aile hekiminden bile ürkerim ama dişlerim o kadar arızalı ki gide gele alıştım. Bir vakitler ön dişlerimi de narkozsuz kestirmiştim, biraz salakmışım kabul ediyorum.
ReplyDeleteTire Çiftliği ürünlerini Antalya'da evin dibindeki şahane peynirler satan markette geçen yıl keşfettim, o zamandan beri başka yoğurt ve tereyağı almıyorum. Denemediysen tereyağı da nefis, ayrıca günlük çiftlik sütleri de vardı sanki.
Cuma günü uyarsa buluşak mı? Ben biraz iyileştim, tekrar hastalanmaya ihtiyacım var :)))))
Ay keşke ben de bari bir tanesine rahat gidebilseydim, hepsinden kaçıyorum :/ Aile hekimine de bir kere gittim, "Ooo hiçbişiyiniz yok" diye oturmamla kalkmam bir oldu :D
DeleteTereyağını Migros'ta bulup almıştım bir sefer, ben de çok beğenmiştim. Günlük süt de var evet, bizim evde gitmiyor hiç süt. Yoğurt yapsam ne güzel olur aslında, son denememde tutmadı yoğurt, çok bozulup bıraktım yapmayı :)
Haydin yarın görüşürüz madem ♥
Çok geçiş olsun. Benim de hekim/dişçi kriterim o :D Ölmezsem gittiği yere kadar. Geçenlerde bir ağrı tuttu. Allahım duvardan duvara çarpıyorum kendimi. Kedi sonunda "git şu dişçiye uyuyamıyoruz iniltinden" bakışı atınca gittim. Koko duymasın da Kudi'nin muzip bakışlarına hastayım <3
ReplyDeleteÇok teşekkür ederim Zihnibeyciğim, sana da geçmiş olsun, diş terörü çok feci :) Ya yemin ederim şu son 1 sene yekpare sağlık şikayetiyle geçti. Sanki doktora gitsem çorap söküğü gibi gelişecek olaylar, muayenehanelerden çıkamayacakmışım bir daha asla gibi geliyor :/
DeleteKudi'nin genel hali tavrı, hayata bakışı filan öyle neşeli bir ilkokul çocuğu gibi :) Hiç ödev yapmıyor, hep ağaçlara tırmanıyor, dizleri yara içinde :)
Çok tatlılar, arayıp bulup mutlu olmaları daha da tatlı :) yeni yereler öğrendim yine, Cafe vengoyu merak ettim. Bazen tamam yemek yapmayı sevmiyorum falan ama pişirecek birşey bulmakta da zorlanıyorum, o zararlı, bu kötü diye diye bişey kalmadı elde, bende mevsiminde tüketmekten yanayım allahtan kışın köründe kavun veya domates salatalık görünce hiç canım istemez, ah diş, yakın diildir umarım bana da bir dişçi yolu görünecek ama şimdilik öteleyip erteliyorum kaçınılmazı, oldum olası sevmiyorum o koltuğu, şimdiden çok geçmiş olsun, dilerim kolay ve çabucak halledersin :)
ReplyDeleteKeşke her seferinde bulmasalar, keşke bazen tek başıma saksı gibi oturabilsem ahhahha ay :D
DeleteYa gerçekten, dün pırasa yaptım. Zorla yaptım, zorla yedim. Sevmediğim bir şey de değil aslında ama hem yemek yapmaktan yıldım hem de kış sebzelerinden. Domatesi salatalığı da yarınlar yokmuşçasına alıyorum yıllardır, üstelik marketten aldıklarımızda pazardan aldıklarımıza göre daha fazla kimyasal oluyormuş. Almayacağım mevsimi gelene kadar.
Tek umudum çabucak hallolması gerçekten :/ Çok teşekkür ederim ♥