January 17, 2020

Şalanjlar

Bizim Büyük Challenge'ımızda bu sene daha az madde var, tema da Sait Faik. Geçen senenin şalanjını bitirmeye muvaffak oldum, kendi kendime çok sevindim, bu sene de yapacağım.

Yani insanı sıkıştırıyor bazen, "Okumak istediğim şeyleri okuyamıyorum şalanj yetiştireceğim diye!" isyanlarına sebep olabiliyor. Allah biliyor, bıraksanız ben bütün seneyi cinayetli polisiye okuyarak geçiririm. Harlan Coben üzerine Jo Nesbo okudum, onu da bitirip bir adli antropolog David Hunter macerasına başladım. Demek istediğim, kendi halime bırakıldığımda asla Sait Faik okumuyorum ben.

Bir yandan da hoşuma gidiyor mesela kapağı mavi kitap aramak, kahramanı kadın karakter olan kitap bulmak filan. Neyse, Bizim Büyük Challenge'ımız 2020 böyle.

Geçen gün Sevda'yla kitaplardan ve şalanjlardan bahsediyorduk, önüne bir kağıt çekti, kendi kitap şalanjımızı yapmayı teklif etti. Gözlerimi kısmış durumu değerlendirirken ilk kitabı yazıverdi kağıda, Roberto Bolano'dan 2666. "Ay naapıyorsun?!" demeye kalmadan ikinciyi de yazdı. Proust'tan Kayıp Zamanın İzinde 1.

Altta kalmayayım diye İnce Memed 1 ve Hasan Ali Toptaş'ın son kitabı Beni Kör Kuyularda yazdım.

Biz Bolano okumaya kalkıştık geçen sene, Vahşi Hafiyeler. Niye hatırlamıyorum İngilizcesini okumaya başladık, ben 200. sayfa civarı pes ettim. Gece uyumadan okunacak şey değildi, konsantrasyon istiyordu, yolumu kaybettim, içinden çıkamadım, bıraktım. Bir süre sonra Sevda da bıraktı. Niye yazdı o kitabı? Çünkü iki ay önce şunu yolladım:


Çünkü Patti Smith Bolano okuyor, ne zaman okusa uzun uzun övüyor. Patti'yi sevdiğimizden, o postallarına, o küçük turne bavuluna hayran olduğumuzdan bu sefer 2666'yı deneyecekmişiz. Kitap 900 küsur sayfa, ohh allahım.

Proust ise bir kangren haline geldi yıllar içinde. Düzenli olarak Proust ihtimalleri belirdi ve yok oldu, belirdi ve yok oldu. Proust okuyacak insan olmadığımı defalarca belirttim, bir işe yaramıyor, o ihtimal hep yeniden beliriyor. Boynumu büküp kabul ettim bu sefer. (Kayıp Zamanın İzinde serisi 7 kitap mı komşular?! Ay hiçbir şeyden haberim yoktu, şu anda biraz daha üzülüyorum o şalanj kağıdını Sevda'nın elinden alıp yakmadığıma.)

Neyse, onar adet kitap yazdık, yirmi kitaplık bir şalanjımız oldu. Patti Smith'in okuduğu başka kitaplar da var listede, araya bir Stephen King sokmayı başardım, listedeki bazı yazarlarıysa hayatımda ilk defa duyuyorum. Ben Hasan Ali Toptaş yazınca Sevda karşı hamle olarak Orhan Pamuk'tan Benim Adım Kırmızı yazdı. Böylece yarısı hayatta okumayacağım kitaplardan oluşan bir şalanja girmiş oldum.

Kalkayım masadan, bir şeyler yiyeyim, evi süpüreyim. Çamaşır asılacak, ütü yapsam iyi olur. Çorba yapsam da iyi olabilir mesela. Kitap okusam ne hoş olur tabii, bu şalanjlar nasıl bitecek yoksa. İyi hafta sonları diliyorum, elinizden tutup zorla çekerek 20 yıldır görmediğiniz deli teyzenizmişim gibi manasız bir neşeyle öbüyorum.

20 comments:

  1. H. Ali Toptaş'ın söz konusu kitabından nefret ettim. Dön dön aynı şeyleri anlattı sanki, bunu söylediğimde de recmedilmekten zor kurtuldum. o adamdan sadece "Kuşlar Yasına Gider" ve "Heba"yı sevdim. Gerisi benim için boş. Ha bir de,son Altın Portakal Şiir Festivali'nde Şükrü Erbaş için yaptığı konuşma güzeldi. "2666" benim evde 2666 yıldır beklemede, karşılıklı göz süzüyoruz, bakalım ne zaman kısmet olur, olur mu? Proust okumaktansa ilk kitabın sonuna yaklaşırken caydım ben. Zor zenaat, edebiyatı üzerine doktora yapmayı düşünmediğime göre bu saatten sonra gereksiz ama senin için vakit hala erken :)))
    Şalanjı bir kere yaptım okuyacağım tüm kitaplar evde birikti onu yetiştirmeye çalışırken, daha da yeter, kendi kendimin şalanjıyım ben. Küçük Kadınlar'ı izlersen Lady Bird gibi düşünebilirsin ama o kitap benim idolüm olduğu için yine de severek izledim. Beklentini düşük tut...

    ReplyDelete
    Replies
    1. Ay kesin Sevda da nefret edecek. Ben de zaten Proust okuyabilir miyim belli değil. Orhan Pamuk okumak istemiyorum. Gerçi Orhan Pamuk'a hep direniyorum, sonra okuyunca alışıyorum. Masumiyet Müzesi'nden asgari şikayet etmiştim.

      Sevda akşam oturmaya geldi, ben kokteyl yaptım. Bir de son aldığım kitapları getirip koydum masaya. Tabii netice bir şalanj olacaktı, ne bekliyordum :/

      Sinemaya gitmeyeyim, önüme düşmesini bekleyeyim bari Küçük Kadınlar'ın. Dün akşam Woman At War seyrettim, İzlanda-Ukrayna yapımı. Sende görmüştüm galiba kaç zaman önce, çok beğendim.

      Delete
    2. Ben sinemada izlemiştim Woman At War'ı, o yılın en sevdiğim filmlerindendi. Sana bir link yollayım istersen Küçük Kadınlar için hala silinmedi ise. Çok beklentiye girme ama işte nerden baksan Küçük Kadınlar, izlenir. Masumiyet Müzesi'ni okurken defalarca kaldırıp atma moduna girdim, bence en kötü, en salak kitabı, bir de Yeni Hayat. Onun dışında severim ben Pamuk okumayı, özellikle ilk kitaplarını. Sessiz Ev'i okudun mu, en sevdiğimdir.

      Delete
    3. Kara Kitap ve Masumiyet Müzesi okudum sadece. Kara Kitap'ı da okuyalı çok oluyor. Belki Sevda'yı ikna ederim, Benim Adım Kırmızı'yı Sessiz Ev'le değiştiririz.

      Delete
  2. Ben bir tane kitabını okudum Orhan bey'in iyiydi adı gelmedi aklıma:PNe güzel azim etmişsin benim geceden geceye okuma serüvenimle yiyeceğim lokma değil bu şalanjlar

    ReplyDelete
    Replies
    1. Ay azim ettim de bir netice alabilecek miyim bilmiyorum :D Gündüz vakit ayırıp okumazsam mümkün değil. Gece yatakta kitapların üzerine uyuyakalıyorum :/

      Delete
  3. Patti Smith'in kitaplarından müziğine, saçlarından fotoğraflarına pek çok şeyini pek çok seviyorum. Ama en çok sevdiği kitapları anlatışını seviyorum galiba... Okuyamama günlerimde google'a "Patti Smith's favourite books" gibisinden bir şeyler yazıp onun kitaplar hakkındaki tutkusunu kendimi kendime getirmek için kullanıyorum:)
    Not: "elinizden tutup zorla çekerek 20 yıldır görmediğiniz deli teyzenizmişim gibi manasız bir neşeyle öbüyorum." İyidir öyle teyzeler; insanı en azından güldürürler ya da "N'oluyoruz?" dedirtirler (ki bu bence otomatik, öyle dümdüz yaşadığımız günleri bölen/silkeleyen anlar).

    ReplyDelete
    Replies
    1. Ah ben de ben de, hayatı algılayışına da çok özeniyorum. Keşke biraz Patti Smith'e benzeyebilseydim :)

      Ya bence ben bu hayata teyze olmak için gelmişim. Bir teyzede aranacak bütün özellikler var bende. Fakat şartlar el vermiyor teyze olmama. Hiç çocuk yok, hep köpek var.

      Delete
    2. Herkese zaman zaman birer doz Patti Smith verilmeli:)
      "Earlier this year a writer for Elle asked what books she would suggest. "I could recommend a million," Smith responded. "I would just say read anything by [Roberto] Bolaño. Re-read all the great classics. Read The Scarlet Letter, read Moby Dick, read [Haruki] Murakami. But Roberto Bolaño's 2666 is the first masterpiece of the 21st century." http://www.openculture.com/2015/04/patti-smiths-list-of-favorite-books.html
      Okuyamadığım zamanlar, kendimi kendime getirmek için kullandığım Patti Smith'in kitaplar hakkındaki yazılarından biri; ilk bulduğum hatta...Bu seferlik Patti Smith dozajınız benden olsun diye, bir de listenizde Bolano ve 2666 olduğu için:) Sarı-beyaz, pabuç kadar patili bir kediciğin adını Patti koymuştum: kocaman patileri ve Patti Smith yüzünden.
      Teyze olabilmek içsel bir şey.
      Ve kedi, köpek teyzesi olmak... güzel (kelime bulamadım ama siz anlarsınız:))

      Delete
    3. Yazıyı, başıma bu şalanjı saran Sevda'ya da yollayacağım :D Patti'nin listesi de başlı başına bir şalanj olurmuş zaten, sadece 2 tanesini okumuşum.

      2666'yı Pegasus basmış Türkçe, valla Pegasus beni çok endişelendiren bir yayınevi. Çeviri, redaksiyon filan açısından. Şimdi de bunu düşünüyorum, alsam mı Türkçesini ne yapsam diye. (Kızılay'daki kütüphanede varmış bir kopyası, belki kütüphane kullanmaya başlamama da vesile olur. Biraz heyecanlandım şimdi.)

      Teyzeliğe gereken önem verilmiyor bence :D Kedi ve köpek teyzeliği, çocuk teyzeliği, toplumun teyzelik müessesesine ihtiyacı var.

      Delete
  4. Bende sizi çok öpüyorum, bu tatlı yazınızn üstüne :)
    Ekim 2019'da bir kaç arkadaş 7 ciltlik Proust okumaya başladık. Her ay bir tanesini. Sürekli omumak yorucu Proust'u. Zormuş gerçekten de. Çünkü olay örgüsü yok, diyalog yok...anlatım durağan.
    Yalnız okuduktan sonra kendi adıma diyebilirim ki tam bir edebi şölen....
    Orhan Pamuk severim. Ama Masumiyet Müzesi'ni değil. Evet okudum ama okurken çok daraldım çokkkkk....
    Bu sene bende yapıyorum şalanjı. Hoşuma gitti, evdeki kitaplardan tamamladım sayılır listeyi.
    Öyle işte
    İyi geceler, selamlar 🍀

    ReplyDelete
    Replies
    1. Peki o zaman ben küçük bir liste hazırladım, Proust destekçileri listesi. Şu anda 3 kişisiniz. Okumaya başlayınca buradan size sesleneceğim, hislerimi paylaşacağım :D

      Ay ben de Masumiyet Müzesi'ni sıkıntıdan zaman zaman bağırarak okudum. Bitirdikten sonra susmamacasına şikayet ederim diye düşünmüştüm, az şikayet ettim. Belki de bitirdiğime şükrettim, konuyu kapatıverdim, bilmiyorum :D

      Pazar gününü şalanja kitap bakarak geçireceğim ben de. Bizden de çok selamlar, iyi Pazarlar ♥

      Delete
  5. Ne güzel, bende örgülerden sonra biraz da kitap konusunda kendime bir meydan okuma yapmalıyım belki, ama dürüst düşünürsem başarısız olurum gibi geliyor :) Orhan Pamuk'un Kafamda Bir Tuhaflık kitabını okumuş ve çok beğenmiştim. Sait Faikle bu yıl tanıştım, geç bir tanışma oldu o yüzden kızıyorum kendime. Benim de sıkça söylediğim şey kendime, daha çok okusam keşke..

    ReplyDelete
    Replies
    1. Valla bana da sonunda başarısızlık var gibi geliyor bu meydan okumaların ahhahha ay :D Neyse, ne okusam kârdır di mi? Sait Faik okumadığım gibi Yaşar Kemal de okumadım hiç, daha kimler var okumadığım. En azından onları okusam sevinirim.

      Delete
  6. Hayatta okumayacağın kitapları nasıl bulacaksın merak ettim şimdi:) Paylaştıkça öğreniriz.
    2666 uzun zamandır listemde fakat sıra gelmedi bir türlü. Bu sene okusam bari.
    Herkesin zevki ne kadar farklı. Yorumları da okudum. Masumiyet Müzesi'nden asgari şikâyet etmişsin. Ben ise nefret ettim mesela:) Ama Benim Adım Kırmızı en sevdiğim Orhan Pamuk kitabıdır.
    Haydi! Keyifli okumalar diyeyim ben o zaman :)

    ReplyDelete
    Replies
    1. Valla ben de merak ediyorum ahahhhah :D Ya aynı şeyi düşündüm, Orhan Pamuk ne kadar acayip bir yazar bu konuda, kim hangi Orhan Pamuk romanını sevebilir diye tahmin bile yürütemiyorum, en ufak bir standart yok resmen.

      Ay haydi bu sene çok okuduğumuz bir sene olsun lütfen, bence hepimize iyi gelen bir şey okumak ♥

      Delete
  7. kapağı mavi kitap önermeye geldim: "alis, harikalar diyarı'ndan tüymüş bulunuyor"
    ben de okumadım henüz ama rağmen serisi gibi kadın yazarların toplaşıp yazdığı bir kitapmış ama bu gülümseyen versiyonuymuş. içinde seray şahiner'le hatice meryem var diye daha çok merak etmiş olabilirim. yarın 2020 kitap hedeflerimi yazacağım becerebilirsem ben de, dur hazır aklıma gelmişken bunu da ekleyeyim.

    ReplyDelete
  8. ay yeni blog açtım ben. onu yazmayı unuttum.

    https://sonipan.blogspot.com/

    ReplyDelete
    Replies
    1. Ay yeni bloga çok sevindim! Hemen koşup yerimi belli ettim. 2020 kitap hedeflerini de heyecanla bekliyorum.

      Alis, Harikalar Diyarı'ndan Tüymüş Bulunuyor'un baskısı bitmiş. Ama sahaflarda var, baktım şimdi nadirkitap.com'da 7-8 liraya var. Ben de henüz okumadığım başka bir mavi kapak önereyim, Kara Karga Yayınları'ndan Edebiyatta Pati İzleri. Araya gene polisiye soktum dün gece, rabbim bana akıl versin, diyecek bir şey bulamıyorum.

      Delete