September 21, 2020

Tombalak

Spotify'ı açtım, sağ taraftaki "Arkadaşlarınız" listesinde Mansur Yavaş Bey belirdi, dün en son şu aşağıdaki listeyi dinlemiş:


Ay olur ya, neden olmasın akustik cover şarkılar, ben de açtım dinliyorum.  Hello sonbahar. Meteoroloji şu anda 21,4 derece veriyor hava sıcaklığını, güneş de yok. Ankara grisi var, yekpare.

40 yıl düşünsem şunu söyleyeceğim aklıma gelmezdi ama söylüyorum, valla sevindim ben bu serin ve kapalı havaya. Ne yazdan ne de bahardan istediğim randımanı alabildim bu sene, bari en azından bir değişiklik oldu. Randıman derken tatilden filan da bahsetmiyorum, bahar ve yazın bana verdiği hafiflik ve yersiz sevinçten bahsediyorum. Olamadı yersiz sevinçler.

Zorrrrla yeniden egzersiz yapmaya başladım evde. Yine sıfırdan başlar gibi, her yerim ağrıyor. Aylar sonra tartıldım, tahmin ettiğim kadar yüksek bir rakam çıkmadı ama bir disiplin abidesi gibi canımı dişime takarak vermiştim ben bu kiloları. Olduğu gibi geri almışım. Bir başka ruh ikizim kediyi takdim edeyim:


Ben anlıyorum seni Tombalak, yemin ederim anlıyorum.

Bugün Stephen King'in doğum günü, 73 oldu en sevdiğimiz kâbusların yazarı. Dün gece bunun şerefine bir kitabına başlayayım dedim. Gene tabii Maine'in bir yerlerinde geçiyor, karakterlerden biri ise Ohiolu. Bir aksan çatışması var kitabın ilk sayfalarında, Ohiolu kız ilk geldiğinde anlayamamış filan buranın yerlilerinin konuşmasını. Derken herkes birbirine "E, ya!" demeye başladı. "E, ya" Türkçe ne demek anlayamadığım için İngilizcesini de tahmin edemedim maalesef. Dolayısıyla hiçbir şey anlamadım. Garson kadın masaya yanaşıp, "E, ya... Burada işiniz bitti mi?" diyor mesela. "E, ya ne kadar da aptalım. Senin buralı olmadığını unuttum." "E ya, o kadarını da başarabilirdi." Bilmiyorum, gerçekten bilmiyorum. 31. sayfada pes edip yattım. Başka bir Stephen King ile deneyeceğim şansımı bu akşam.

Salonumuza yapışık inşaatta metal kesiyorlar, daha fazla dayanamayacağım. Evin diğer tarafına gitmek üzere kalkıyorum. Diğer tarafta da çok üzücü bir şekilde mutfak var. Cacık yapayım bari, cacık iyi bir şey. 

Nasıl geçti pazartesiniz? İyi misiniz? 

17 comments:

  1. Stephen King benim için Kara Kule serisi demektir, aşırı severim.

    Tombalağı ben de iyi anlıyorum, karantinada İstanbul'da ekstra verdiğim kiloların fazlasını ailemin evinde bir güzel aldım. Tek moralim hala pantolonlarımın üstüme oluyor olması :D Bir de gizli moralim var dönünce zaten veririm :D

    ReplyDelete
    Replies
    1. Ya ben neden bir türlü Kara Kule'ye başlayamadım? Belki de önümüzdeki kışı sadece Kara Kule okuyarak geçiririm :) Bir yandan da seviniyorum, o kadar üretken bir yazar ki, hâlâ okumadığım bayağı kitabı var, ne güzel :)

      Pantolon testi bence çok iyi bir yöntem, üstüne oluyorsa tamam, dönülmez akşamın ufkunda değilsin, vakit de hiç geç değil :D Ben bu son fasıldır ey ömrüüüüm, naaasıl geçersen geç diyerek bir büyük beden 2 şort ve 2 pantolon sipariş ettim iki ay önce. Yazı öyle geçirdim.

      Karantinada kilo vermiş başka tanıdıklarım da var, NASIL OLABİLİYOR BU?! Ben karantinanın k'sini duyduğum anda kilo almaya başladım ahhahhha :D

      Delete
    2. Hahahah, üşengeçlik azizim.

      Tek öğün besleniyordum yemek yapmaya üşeniyordum akşama kadar çünkü bulaşığı falan da var :), tek öğünle geçiriyordum günü öyle gitti :D

      Delete
    3. Çok mantıklı bir açıklaması varmış karantinada kilo vermenin ahhahhha :D Şu yaşımda hala bir mucize açıklama bekliyor olmama da ayrıca inanamıyorum 🙄

      Delete
  2. Tombalak yine iyi, bu gün ekmek fırınına geçiyorum ( evin karşısı) park etmiş arabanın içinde 2 kız çocuğu ben geçerken şişko dediler, döndüm arabanın kapısını açtım içinde aileden kimse yok, kimsenin kilosu seni ilgilendirmez.... dedim. Kızdan cevap vallahi biz demedik abla, tırstılar yani. Daha bu yaşta mobing uyguluyorlar insana....

    ReplyDelete
    Replies
    1. Birbirlerine de mobbing uyguluyorlar, çocuklar çok acımasız. Bütün ilkokulu ve orta okulun bir kısmını hem tombalak hem de koca gözlüklü geçirdim. Öğretmen tahtaya kaldırırdı, yerimden tahtaya yürürken adımlarıma uygun şekilde DIRRŞ DIRRŞ diye tempo tutarladı. Çok şişmanım, bastığım yeri göçertiyorum gibilerinden.

      Ne güzel müdahale etmişsin, iyi yapmışsın. Ben olsam içime atar, eve gelip kendimi yerdim.

      Delete
  3. E,ya lar uzatmalı olsaydı nidaalı şaşırmış olabilirdi belki...eeeee? Yaaaa! Anlaşılır olmaması anlaşılır olan bence :)

    Forma girme hususunda kolaylıklar diliyorum.

    ReplyDelete
    Replies
    1. Valla beni çok şaşırtan (Eeee? Yaaaa!?) şeylerden biri de çevirmenlerin hiç "Ne yazdım ben şimdi?" diye şaşırmıyor olmaları. Ne bileyim, insan bir durup düşünmez mi "Ay uydurdum galiba ben bu e, ya lafını" diye ahhahha :D Neyse dün akşam 1982 basımı bir Stephen King'e başladım, hiç takılmadan 40 sayfa kadar okudum, seviniyorum.

      Çok teşekkür ederim, zorlu bir macera olacak sanırım forma girme hususu :)

      Delete
  4. ÖF! Yorum yazarken çevrimdışına düştüm. İnşallah önce attığım gelmemiştir. Neyse.

    Gerçek ya da pr çalışması, bilemiyoruz, ama bu listeler fena listeler :D Müzik zevkinde Trump'ı da tek geçerim. Zira seçim çalışmalarında adam Aerosmith, Neil Young, Creedence Clearwater, Stones falan çalıyor. Bunun bir üst seviyesi Zihnin Arka Sokakları zaten ahahahaha :DD

    (şimdi farkettim, scroll down kısmının hemen altında sign out yazıyormuş galiba ona tıktırdım :/)

    Amazon Prime delirmesi halindeyim. Yazarım yakında. Evin her tarafı gelen kargolarla doldu taştı. Günaşırı sipariş veriyorum. Hazır korona da geçirdiğime göre galiba paketlerden korkmam gerekmiyor :D Ahahaha.

    ReplyDelete
    Replies
    1. Yok, sadece bu yorum vardı, önceki gelmemiş. Niye orada bir sign out opsiyonu var inan hiç anlamıyorum.

      Ay Neil Young filan olay çıkarmadı mı "Çalmayın müziğimi" diye? Birileri çıkardı diye hatırlıyorum, Neil Bey kesin onlardan biridir. Ankara ölçeğinde böyle pr çalışmasına can kurban ahhahhha :D Neler gördük allahım tahtaya vuruyorum :/

      Yaz lütfen Prime deneyimini. Bizde bir Amerikan Amazon Prime aboneliği var, biliyorsun barbar kocam eski araba sileceği filan sipariş ediyor, kapı kolu, efendime söyleyeyim tavan camı :( Ya bir de Türkiye Amazon açıldığında girip dolandım ben, doğru dürüst hiçbir şey bulamadım. Bunca zamandır ala ala anneme bir tane kettle aldım sadece Amazon-kom-tr'den.

      Zihnibeyciğim artık paketler senden korksun ahhahhhha :D

      Delete
  5. Ay yeminle yorumları okurken yine unuttum ne yazacağımı :D Bayılıyorum yorumcularla polemiklerine. Hepsinin yorumu da ayrı şahane ya, tebrik ederim arkadaşları.
    Ben bu sabah acaip bir şey tecrübe ettim ancak yarın yazabileceğim ama özetle: evde crossfit makinasında sanal gerçeklik gözlüğü! Yok böyle bi'şi! Bıraksalar 5 saat falan inmem o makinadan öyle diyeyim (arkası yarın blogda hahahah, sana adayacağımm, çünkü işte bilirsin sporda rejimde vs motivasyon herşey).
    Ay bir de Cream - White Room alalım ne oluuuuuur!
    Dün Bill Murray'in de doğum günüydü, o da 70 olmuş. Lost in Translation izledim ben de. Bıraksalar Japonyaya iltica edeceğimdir.

    ReplyDelete
    Replies
    1. Valla itiraf etmek gerekirse ben de sırf yorumları okuyayım ve cevap yazayım diye blog yazıyorum. Yoksa yani evde kendi kendime de konuştuğum için bana tekrar oluyor gelip buraya yazmak. Kalpten kalbe akışlarlaaa, alkışlarla yaşıyoruuum :)

      Ay lütfen bekliyorum yazıyı! Ben de birikmişlerimi basıp bir fitness oyunu aldım, evde egzersiz yapıyorum dediğim o. Bir haftanın ardından yorumum: ALLAH RAZI OLSUN NINTENDO! :D

      Ya geçen hafta kendi kendime bir 90s Heavy Metal rönesansı yaşadım, bak şimdi Cream ile başlayıp bir de late 60s şeysi olur mu? Olur. Niye olmasın.

      Lost in Translation'ı izlemedim ben ya, neden izlemedim bilmiyorum. Halbuki Bill Murray'i de pek severim. Dur araya sıkıştırayım ilk fırsatta.

      Delete
    2. Ahahaha beşi bir'liğimi bozdurup dercesine! :))))
      İzlemelisin!

      Delete
  6. kilolu halin bu kadar güzelse bırak verme o kiloları.Bir Sibel can birde mina başkasına yakışmaz der susarım.kıskıvrak dansı da yaparsan bitti gitti.36beden olmasın ama herkeşler çekici olsun

    ReplyDelete
    Replies
    1. Ay allahım tam da ihtiyacım olan iltifatlar bunlar! ❤❤❤ Ya ben herhalde Sibel Can ile yarışacak hale geldim "yeni albüm çıkana kadar diyetle ver-bir sonraki albüme kadar geri al kiloları" konusunda ahhahhha :D Şimdi gidip kıskıvrak dansına çalışacağım çünkü kilo verememe ihtimalim her zaman var :D

      Delete
  7. 73 oldu mu King?!
    Daha geçen gün blog'um 11. yaşını bitirip 12'ye girdi, ara vermeden yazan blog'ları görmek pek hoş oluyor :)

    ReplyDelete
    Replies
    1. Valla oldu 73 :) Ay doğum günü kutlu olsun blogunun ❤ Ben de seviniyorum canlı bloglar görünce.

      Delete