February 16, 2011

they came, we saw, ears conquered


verba volant'ın çektiği bu kareyi konserin özeti olarak çaktım yukarıya. finn andrews kendinden sarhoş çalar söylerken zavallı davulcu çaresizce "davulu kısın, davulu kısın bismillahirrahmanirrahim" diye ağladı. babylon sana sesleniyorum, her şey çok havalı, avangart falan ama sağır olduk biz? nike'ı sponsor edene kadar bi ses teknisyeni bulaydınız. vokali duyamadık, ta ki finn sahnede tek başına kalıp da söylemeye başlayana kadar. bi de ben olsam başka türlü playlist yapardım, konseri soran canım arkadaşıma bu cevabı verince "yapmasan şaşardım" dedi. hadi o benim huysuzluğum olsun da ağzımız burnumuz yamuldu yahu donk donk.

gene de allah razı olsun tabi, ankaralı insanlar olarak bu bile çok bize, buraya anca bülent ortaçgil geliyor düzenli olarak. o da azarlamaya geliyor zaten.

iki yeni şarkı çaldılar, bunu yeni albümün geliyor oluşuna ve dahi yeni bi konser ihtimaline yorarak sevindim. "bu şarkıyı da yılbaşından önce yazdıydım da, londra da pek soğuktu da, mırmırmır" falan derken taşkın bi hayran olarak "first frooooooost" diye bağırdım, "ehehe very good" dedi. bana dedi. vallahi dedi. içimdeki çocuğun gözlüklü, tombul ve çok gıcık bi tip olduğunu düşünüyorum, karnesi de hep pekiyi.

konser akabinde dj mabbas güzel çalacak gibiydi ama biz biraz daha fazla ayakta duracak vaziyette değildik. güneşli, güzel birbuçuk gündü istanbul'da. ne frida ve diego görebildik ne robert mapplethorpe, multi-tasking bi insan olamadım şu hayatta, en fazla kahve demlerken ütü yapabiliyorum.

1 comment:

  1. evet, ben de şahidim, dedi. valla. finn sana yıldızlı pekiyi verdi çaktırmadan :)

    ReplyDelete