June 23, 2012

the one who bit the apple first

alan turing'in 100. doğumgünü kutlu olsun, google sayesinde haberim oluyor böyle şeylerden. hikayesini okurken ağlamıştım, 2009'da ingiltere adına gordon brown resmi olarak özür dilerken de ağlamıştım. özür dilemeleri 50 seneyi bulsa da hiç bi şekilde kimseden özür dilemeyen bi ülkenin vatandaşı olarak etkileniyorum bundan. özür dilemek insani bi şeydir, üstelik kolaydır da.

isimleri zaman zaman yan yana geçtiği için bu vesileyle steve jobs'tan hiç hoşlanmadığımı da belirtmek isterim. habire televizyonda belgeseller görüyorum, arkadaşları anlatıyor "paradan hiç hoşlanmazdı, o kadar ki evinde eşya yoktu, canım canım peygamber gibiydi" falan diye. benim gözümde herhangi trilyoner bi patrondan farkı yok, bill gates ne kadar sevimliyse o da o kadar sevimli. ve bu işlerden pek de anlamayan biri olarak mac ürünleri bu kadar pahalı olmasalardı o ürünlere bu kadar talep olmazlardı gibime geliyor. ulaşması ne kadar zorsa o kadar havalı. stay hungry, stay foolish my ass.

apple'ın elması turing'e bi selam mıdır diye konuşulup durur, stephen fry sormuş steve jobs'a, o da şöyle cevap vermiş, "it isn't true, but god, we wish it were." ne kokarım, ne bulaşırım.

dolanırken bi makale buldum, forbes dergisi'nde çıkmış olmasından anlamam gerekirdi aslında. efendim steve jobs hayatı boyunca hiçbi yere para bağışlamamış diye eleştiriliyormuş ama onun yarattığı iş imkanları, o harikulade ürünler falan bağışmış aslında, bunu anlamamız gerekiyormuş. insanların çalışmaları karşılığı aldıkları paranın charity'den sayılması vahşi kapitalizmin sözlük karşılığıdır.

amerika'da şirketler çalışanlarını gizlice sigortalayıp ölmeleri halinde ökküz gibi paralar alıyorlarmış. ne çalışanın ne de geride kalan ailesinin haberi bile olmadan. hem dirisinden hem ölüsünden yağ çıkarmak yani. kanserden ölen adamın karısı hastane masrafları yüzünden evinden olurken adamın çalıştığı şirket havadan para kazanıyor. seversiniz sevmezsiniz, michael moore'un capitalism:a love story filmini izlemeniz lazım.

şimdi gidip evi toplamam lazım, yarın amerika'dan kuzenimin oğlu geliyor. hayatında ilk defa amerika'dan dışarı adım atacak, tek kelime türkçe bilmeyen 3. kuşak mensubu 19 yaşındaki bu çocuk da bizim sınavımız olacak, kültür şokundan ağzı burnu yamulacak diye düşünüyorum. maceralarını bilahare paylaşırım.


5 comments:

  1. Steve Jobs'tan ben de hic hazzetmem, ayrica apple Cin'deki iscilerini karin tokluguna, soguk fabrikalarda filan calistiriyordu. Hic bir hayir kurumuna da faydasi dokunmus bir sirket de degildir. Ayrica o kadar vahsi marketing stratejileri vardir ki, insanlar güyaa kendi hür iradeleriyle ac gezerler ama gereksiz apple edevatlarindan edinirler.. Bu kadar sevilmesini ise cözemedim gitti, cözerseniz bana da haber verin...

    ReplyDelete
  2. yaauuuww yarısı başka dilde bu yazının :P ben az anlıyor o dili :))
    bi yazı yazdım üstüne sen de yaz istedim... evet böyle yediğim iyi boklar vardır yok değil :))

    (bu kelimeleri yazarken sen kendiliğinden gördün yazıyı, ama bnm kelimeler dursun yine de şuracıkta) ((:

    ReplyDelete
  3. dur haklısın, yarısı başka dilde hakikaten.
    başlığı, "elmayı ilk ısıran" diye attım. alan turing'in tabelasında "kompüter biliminin babası, matematikçi, mantıkçı, savaş döneminde kod-kırıcı ve önyargı kurbanı" yazıyor.
    "stay hungry, stay foolish" steve jobs'un bi üniversite mezuniyetinde yaptığı konuşmadan alıntı. öldükten sonra daha da popüler oldu, "aç kalın, aptal kalın" diyor. aç kalmak pahasına hayallerinizin peşinden gidin temalı bi konuşmadır o. ben sonuna "my ass" ekleyerek mabadımı işin içine sokuyorum ve de inanmadığımı vurguluyorum.
    elma sorusunun cevabı da "doğru değil, ama allahım, çok isterdik doğru olmasını."

    ReplyDelete
  4. tevekkeli boşa değil bir lisan bir insan gerçekten :)

    teşekkür ederiiiim ^_^

    Steve Jobs hakkında bu kadar detaylı bilgilere sahip olmadığımdan kendisiyle ilgili iyi/kötü bir hissiyatım yok ama ayfon, aypet güzel şeyler. Ha, bende var mı? Onlara ayrılacak bir param yok, olsa alır mıyım? Evet alırım :))

    Tabii ki burada "ayranın yok içmeye atla gidersin çeşmeye" tipi insanlardan bahsediyoruz ki o kısımlara çokça ve bolca katılıyorum :D

    ReplyDelete
  5. çok oyuncaklı aletler çünkü, bi de tabi statü sembolü gibiler.
    ipod'lar ilk çıktığında meşhur insanların ipodla koşu yaparken falan resimleri çıkardı hep gazetelere. meğer arayıp haber veriyorlarmış, "victoria beckham hanfendi ipod'uyla sabah koşusuna çıkacak" diye. böyle acayip bi sistem.

    beni esas sinirlendiren leyla'nın dediği gibi gayet çin'de üç kuruşa üretilmiş aletlerin böyle bi "rüya"ya sarılıp satılması. steve jobs tabi ki korkunç zeki biriydi ama bu onu iddia ettikleri gibi iyi kalpli biri yapmıyor.

    altında çin malıdır yazan her eşya, tasarımının yapıldığı ülkede insanların işsiz kaldığını hatırlatıyor bana ve hiç hoşlanmıyorum bundan.

    apple elinden çıkma bi ipod, bi de iphone kullanıyorum, ikisi de hediye. ben zaten acıklı asistan maaşımla öyle işlere kalkışamazdım. ipod'a diyecek lafım yok, hunharca kullandım ve çok sevdim. ama iphone'un koca kafalı bi kütük olduğunu düşünüyorum.

    ReplyDelete