December 27, 2012

bugünkü program

tam yazmaya başlayacakken bi güvercin gelip camın önündeki kırıntıları yemeye başladı kıtkıtkıt, arada göz göze geliyoruz. dikkatim dağıldı. neyse, şu kahveyi bitirip giyineceğim, sonra okula gideceğim.

bugün meşhur stadyumumuzda toplanıyoruz, geçen hafta okulda olanları protesto etmek için. şahsım adına sadece güzelim kampüsün cehenneme çevrilmesini değil, canımı sıkan her şeyi protesto etmek için orda olacağım. aptal yerine koyulmamızı, fakirliği, sefaleti, hakaretleri, habire ikiye üçe beşe bölünmeye sevkediliyor oluşumuzu.

kendimi hiçbir zaman herhangi bi gruba dahil hissetmedim. 10küsur yıldır odtü'de olmama rağmen "bizim okul" demeye başlamam bayağı yenidir, böyle aidiyetlerim olmadı pek hayatım boyunca. çaba göstermeden parçası olunan şeylerden gurur duyma hissini anlamıyorum, buna milliyetinden, etnik kökeninden gurur duymak da dahil. fakat şu koca memlekette "yahu işler yolunda gitmiyor" diyebilen, "bunlar bizim öğrencimiz, ses çıkarma hakları var" demeye cesaret eden tek üniversite bizimkiyse eğer, kırık dökük yanlarını göz ardı ediyorum ve çok gurur duyuyorum okulumla.

sahip çıkmak önemli bi şey, pastanesinden stadyumuna kadar. inci pastanesi kapandıktan sonra arkasından "aman zaten profiterolleri de çok kötüydü" diyenler oldu, tüylerim ürperdi. o güzelim bina gitti, içimiz dışımız alışveriş merkezi oldu, biz doğalgaz faturasına dertlenirken birileri trilyonlar götürüyor? hiçbi şeye mi canınız sıkılmıyor yahu?

stadyumdaki devrim yazısı hakkında türlü efsane dolanır ortalıkta, silinmez boyayla yazıldığını söylerler. hoşuma gidiyor böyle hikayeler ama boya silinmez falan değil, odtü yönetimi düzenli olarak yeniler yazıyı. yıllar önce bi sabah gözlerimle gördüm, mavi gömlekli okul çalışanları fışır fışır üstünden geçiyordu. kampüsün çeşitli noktalarında anıtlar vardır, küçük anı ormanları falan, okulun tarihine, eski öğrencilerine adanmış. herkes mi devrimci okulda? değil tabi ki, hayat öyle bi şey değil artık. ama bi hikayesi var ve bu hikayeye saygı duyuluyor.

o eski öğrenciler bugün 70li yaşlarına geldi, biri de babamdır. zaten okula gelecekmiş bugün, bi konuşma varmış dinlemek istediği. bu yaşta hala konuşma dinlemek için sokaklara dökülmek. babam trenle istanbul'a gider konuşma dinlemek-yapmak için, hiç uyumadan gene trene binip eve döner. arkadaşları da böyle. bu eski öğrenciler o zamanlar "vatan haini" diye damgalandıkları için yazıyorum bunları. hala biraradalar, bugünün öğrencilerine burs veriyorlar, içlerinden biri hasta oldu mu tavuk suyuna çorba yapıp gidiyorlar, kitap yazıyorlar. çoğu zaman cenaze yerine "anma toplantısı" yapılıyor içlerinden biri gittiğinde, çünkü kendilerini tıp fakültelerine bağışlıyorlar.

iyi insanlardır. kendi fikirleri var, ona göre yaşadılar hayatlarını. geçen hafta kafası gözü yarılan öğrenciler uyduyu falan protesto etmiyordu, memleketin halini, seçilmiş bi başbakanın kendini binlerce polisle çevirmesini protesto ediyordu. kendi fikirleri var etraflarında olup bitenle ilgili, televizyonda her şeyin iyi olduğu söyleniyor diye hallerine şükretmiyorlar. çünkü içlerinde yol parası olmadığı için okula yürüyerek gelenler var. 300 lirayla bi ay geçirenler var. 300 lira bazı milletvekillerinin bi günlük telefon faturasına tekabül ediyor sanırım. bazıların oturduğu evlerin bi günlük kirasına yetmiyor bile.

velhasıl, gazetelerde falan görecek olursanız eğer "odtülü azgınlar anarşi istiyor" falan diye, durum hiç öyle değil. ben anamı babamı alıp gidiyorum bugün devrim stadyumuna, kütüphaneye kitap bırakacağım, akşam eve dönüp yemek yapacağım, anarşik biri değilim. tam tersi oldukça uyuz biriyim. daha iyisini hakettiğimizi düşündüğüm için, biraraya gelirsek daha güzel günler göreceğimize inandığım için kalabalığın arasında olacağım. zira buralarda hak verilmiyor, alınıyor.

7 comments:

  1. tüylerim diken diken okudum yazını . Benim yerime de bağır bol bol bugün. Yumruğun havada olsun , inancın ve öfkende içinde. Boşver "eee gittin ne değişti "diyenleri.Senin için değişti birşeyler o anda ben eminim :)

    ReplyDelete
  2. bunları yazabilen eline,yüreğine sağlık.

    ReplyDelete
  3. yaninizda olmayi isterdim, istanbuldan kalbimiz sizlerle!!

    ReplyDelete
  4. f.d. Hanım; eyleminiz ses getirdi tebrikler...

    akp hükümeti üniversitelere dalaşmakla hem kendi sonunu hazırlıyor hem de ülkeyi mechule sürüklemek istiyor.

    ReplyDelete
  5. Önceden, benimle aynı şeyleri düşünen insanların varlığı mutlu ederdi beni, yalnız olmadığımı hissederdim, şimdiyse o kadar çok ki boğazım düğümleniyor. Bu yazı da aynı etkiyi yarattı bende. Eminim birçok insan da hemen hemen aynı nedenlerle oradaydı. Ellerine sağlık.

    ReplyDelete
  6. hepinizi taşıdım yanımda, çok teşekkür ederim bu yorumlar için, çok kıymetliler çünkü.

    ReplyDelete